Türkçede kullanılan “bahçe” kelimesinin aslı Farsça “bağçe” olup “küçük bağ” anlamına gelmektedir. Arapçada bahçe karşılığında hadika, ravza, firdevs ile bazen Farsçadan geçmiş olan bustan (bostan) kelimeleri kullanılır (Evyapan 1994). Bahçe Sanatı veya Bahçe Düzenleme Sanatı, ziraat, orman, inşaat ve diğer mühendislik dallarının da ilgilendiği, güncel olarak da Peyzaj Mimarlığı bilim ve meslek dalının ilgilendiği bir konudur. 

Mimarlık varlığın bütün alanlarını kapsayan bir disiplindir. Bu sebeple başarılı bir mimarlık faaliyetinin gerçekleşmesi, kültürel oluşumun temel bir göstergesidir. Dini inançlar, bütün değer sistemlerinin ve tercihlerin,  bilinçli insanın bütün eylem tarzlarının davranışlarının, bilgi ve yeteneklerinin ruhi hayatının belirleyicisidir (Cansever, 2000). Günümüzde bazı kesimler tarafından İslam mimarisi diye bir şeyin söz konusu olmadığı, bunun yerine mahalli mimari geleneklerin ve onların İslam öncesinde geliştirilen ilkelerinden bazılarının İslam toplumları tarafından kullanılmaya devam edildiği iddia edilmektedir. Oysa bu varsayımlar pragmatist ve tarihselci görüşlere dayalı ortaya atılmaktadır (Cansever, 2000).
Bu çalışmada İslam kültür ve medeniyetinin bir parçasını oluşturan İslam Bahçe Sanatının dayandığı ilkeler, etkilendiği fiziki ve ilahi faktörler, mekânsal ve zamansal gelişimi, bahçe sanatına hiçbir dönem ve devirde değişmeyen tevhidi bakış açısı ele alınmaktadır. Bu yolla, her meslek ve ilgi grubundan İslam inancına sahip, kendi medeniyetini tanımak ve sürdürmek isteyen bireylere, özellikle de Bahçe Sanatıyla tasarım ve uygulama aşamalarında ilgilenen mimar ve mühendislere bir bilgi ve perspektif oluşturulması amaçlanmıştır. 

 

2. Bahçe sanatının kaynakları, mekânsal ve zamansal gelişimi

Tarih boyunca iklim, coğrafya, medeniyetler ve inançlar peyzaj mimarisine ve bahçe sanatına yön vermiştir. Dünyada bilinen tüm bahçe sanatı örneklerinde bu etkiler görülmektedir.  Toplumların bir biri ile ilişkileri (savaşlar, ticaret, aynı dine inanma vb.) iklim değişiklikleri, bahçe sanatı unsurlarının yaygınlaşması ve kıtalar arası kolayca ulaştırılabilir olması, felsefi düşünce ve eğilimlerin yaygınlaşması bahçe sanatında mekânsal ve zamansal değişimleri, gelişimleri beraberinde getirmiştir. 
Yağışlı ve tropikal iklimlerde uygulanan bahçe tasarımları ile orta kuşak ılıman iklimleri, yağışın çok az olduğu yarı kurak ve kurak iklimlerdeki ana tema ve uygulamalar farklı farklı olmuştur. 
Gelenek, beşeri, ihtiyaçlar ve toplumsal ilgiler bahçe sanatı tasarımını etkilemiştir. Her toplumun ilgileri ve gelenekleri farklı olduğundan oluşturdukları bahçelerde biçim ve fonksiyon da farklı şekillenmiştir. Daha çok yürüyüş amaçlı tasarlanan Avrupa bahçelerinin (İngiliz ve Fransız) aksine İslam bahçeleri dinlenme, derin tefekkür ve ruhi huzur amaçlı tasarlanmaktadır. 

Bu nedenle İslam bahçeleri genellikle çok sayıda oturma dinlenme mekânlarına sahiptir. 

İster semavi ister insan kurgusu olsun dinler ve dinlerin dayandığı yazılı metinler, temel prensipler bahçe sanatı üzerinde tüm çağlar boyunca etkili olmuştur. Bahçe sanatının kaynağında dini inanışlar yatar. Bilinen en eski örneklerin yer aldığı Mısır, Mezopotamya, İran gibi yörelerde, daha sonra Yunanlılar ve Romalılarda bahçe kutsal ruhların yaşadığına inanılan toprak parçaları üzerinde ve tapınaklarla ilişkili olarak düzenlenirdi (Evyapan 1994). 
Son yüzyılda ulaşım ve haberleşme imkânlarındaki, bilim teknolojideki gelişmeler toplumların bahçe sanatı tasarımı ve uygulamalarını da etkilemiş, özgün sanat ve tasarımlar, diğer bahçe sanatlarının az çok etkisi altında kalmıştır. Küresel eğilimler ve uygulamalar baskınlaşmış sonuçta kozmopolit bahçe sanatı tasarımları yaygın hale gelmiştir. Bu süreçte doğu bahçe sanatları (özellikle Çin Japon geleneksel bahçeleri) batıda tanınmış ve uygulanmaya (Fransa, İngiltere, Kuzey Avrupa Ülkeleri) başlamıştır (Pang 2012).

3. İslam bahçe sanatının kaynakları ve tasarım unsurları 

İslam Medeniyeti İslamiyet, Arabistan’da doğuşundan itibaren hemen hemen yarım asırdan az bir zaman içinde, süratli bir yayılış göstermiş ve Filistin’den başlayarak Irak, Suriye, Mezopotamya ve Mısırı takiben İran, Türkistan, Pencap’ın bir kısmı ile Kuzey Afrika’dan İspanya’ya kadar uzanan muhteşem bir ‘İslam Dünyası’nın ortaya çıkışıyla sonuçlanmıştır. Bu sebeple, İslam Kültürü ve İslam Sanatı, belirli bir ülke veya halka ait olmanın ötesinde, çeşitli uygarlıkların kültür ve sanat gelenekleri üzerinde olgunlaşan ve hepsine, kendine öz ve ortak özellikleri yerleştiren, bağımsız bir kültür ve sanat olarak ortaya çıkmıştır (Akdoğan, 1974). 

İslam Bahçesi  “belirli fikri prensiplere göre tasarlanmış, belirli fiziksel unsurları ihtiva eden, belirli amaç ve niyetlere odaklanmış,  peyzaj veya bir manzaradır” (Daneshdoust, 2018).  Bir diğer tanımla geleneksel İslam bahçesi, dinlenilen ve tefekküre dalınan, cenneti andıran serin sakin bir mekândır. Kur’an da bahçelere (cennetlere) çok sayıda atıflar vardır, bahçe Allaha inanan ve Salih ameller işleyen müminlere vaat edilen cennetin dünyadaki bir karşılığı, bir benzeridir. 

Hangi ülkede olursa olsun, İslam bahçe sanatının şekillenmesinde din felsefesi kadar, İslamiyet’in yayılmış olduğu ülkelerdeki sıcak ve kurak iklim şartlarının da büyük rolü olmuştur. 
Kur’an’da cennet, ağaçlarla gölgelendirilmiş, nar ve hurma ağaçlarının bol meyveleriyle süslü, fıskiyeli havuzların serinlettiği ve içinde dolaşan zarif hurilerin soğuk şerbetler sunduğu, bir yaşama mekânı olarak tasvir edilmiştir. Müslümanlar, cennet mekanına olan özlemlerini, yaşadıkları âlemde de böylesine serin, yeşil ve güzel bahçeler tesis ederek gidermeye çalışmışlardır (Akdoğan, 1974).

3.1. İslam Bahçesi’nin Tasarım Unsurları 
İslam’ın doğuşundan önce bahçeler coğrafik şartların yanında toplumun gelenek, tören ve kültürel altyapılarından ayrıca iklim, belirli özelliklerdeki beğeni ve hoşlanma durumundan da etkilenmiştir.

 İslam bahçesinin hayati unsurları, orijinal olarak “anasır-ı erbaa” olarak da bilinen dört kutsal unsurdan su, ateş, hava ve topraktan oluşmuştur (Daneshdoust, 2018). Bu unsurlara ilaveten geometri, (8) sekiz sayısı ve yeşillik ön plana çıkmıştır.  

Geleneksel İslam bahçelerinin vazgeçilmez iki unsuru su ve gölgedir. 

İslam’ın doğduğu ve ilk yayılış alanlarının sıcak ve kurak iklimler olması, bu vurgu açısından bir sürpriz de değildir. Bu bahçeler Kur’an da “cennet-ül Firdevs” (Firdevs Cennetleri) olarak adlandırılmaktadır. 

Cennet ‘bahçeler’ ve Firdevs ‘en yüce, en ihtişamlı cennet’ anlamına gelmektedir. Bahçeyi tanımlayan cehar/çar (dört), bağ (bahçe), bostan ve gülistan gibi diğer tüm Farsça kelimeler, açık bir biçimde İslam Bahçelerinin dünyevi formunun kökenini İran bahçelerinden aldığını göstermektedir. 

Pairidaezalar (etrafı çevrili av sahaları) ve gelişmiş sulama sistemlerine sahip antik Sasani ve Ahameniş medeniyetlerine İslam mesajının eşsiz etkisi, sonuç olarak İslam Bahçe kültürünü ortaya çıkarmıştır. 

Bu antik bahçelerden biri Büyük Kiros’un Pasargardae‘daki bahçeleridir. İngilizce ‘paradise’ kelimesi antik Farsça’daki pairidaeza kelimesinden gelmektedir: Pairi ‘çevre’ daeza ‘duvar’ manasını taşır (Clark, 2017). 

3.1.1. Su ve Suyla İlgili Unsurlar Geleneksel olarak su, kurak iklimlerde çok kıt olduğundan bu bölgelerde yaşayan halk tarafından Allah’ın merhametinin bir sembolü olarak görülmüştür. 

İslam Bahçeleri tipik olarak merkezde bir çeşme veya pınar ve bu pınardan su alarak dört yana dağılan yürüyüş yolları veya su kanallarından (Şekil 1.) oluşmuştur. 

Şekil 1. Generalife (Cennet-ül Arif ) Bahçesi, Elhamra Sarayı İspanya 
Kaynak: https://www.flickr.com/photos/113761206@N08/37119015340/

3.1.2. Sayılar ve Anlamları Dört sayısı ahenkli planın bir sembolüdür ve karmaşık bir ruhi anlama sahiptir (Clark 2011). Dört aynı zamanda dört yön ve 4 unsurdan oluşmuş olma itibariyle kâinatın düzenini temsil etmektedir. Bu aynı zamanda cennette bulunan su, süt, bal ve şarap gibi dört ırmağı da göstermektedir (Kur’an 47:15).  Çar Bağ kavramı da bu dört unsurdan köken almaktadır.  Sekiz sayısı tasarıma sıklıkla (oktagonal) sekizgen şekilli bir havuz ya da camilerin kubbeleri olarak yansıtılmaktadır. Clark (2017) e göre sekizgen seviyeleri (tabakaları) anlamında cenneti temsil ederken kare biçim dünyayı temsil eder. Sonuçta İslam bahçesinin her dörtte biri kendi içinde bölünerek cenneti temsil eden 8 kısma ulaşılmaktadır. Her bir kısım, sekiz kanatlı yıldız ve sekiz kanattan oluşan yıldız şekilli çiçek tarhları gibi dört ve sekize dayandırılan geometrik tasarımları kullanır.  Nitekim Yunus Emre’nin bir şiirinde “ Sekiz cennetin kapısı açılır Allah deyu deyu” ifadesi yer almaktadır. 

3.1.3. Gölge Kur’an da ki cennet tasvirlerinde gölgeye de yer verilmektedir. İslam bahçelerinde çoğunlukla gölge oluşturmak amacıyla çınar ağaçları dikilmiştir. Çınar ağacının yeşil yaprak örtüsü daima geleneksel İslam Bahçesinin keskin geometrik hatlarını yumuşatmaktadır. En yaygın kullanılan ağaç Servi iken, İncir, Şeftali, Portakal ve Badem ağaçları da hoş kokuları ve meyveleri için bahçe tasarımında kullanılır. Moğol ve İran kültüründen çıkarılan kayıtlara göre çınar ağacı erkekleri, meyveli ağaçlar da dişileri temsil etmektedir. Yasemin, Zambak, Menekşe ve Gül gibi keskin kokulu çiçekler de bahçelerde kullanılmıştır. (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).

3.1.4. Renk Yeşilin, İslam’ın rengi olması bir tesadüf değildir. Yeşil, Salih müminlerin, ‘koyu gölgelikler’ altında (Kur’an 4:57), ‘yeşil yastıklara yaslandığı (Kur’an 55:76) cennet bahçelerini tarif için sık sık kullanılan renktir (Clark, 2017).

3.1.5. Ses Suyun sesi, sadece diğer insanların seslerini susturmakla kalmayıp, insanın düşüncesi üzerinde sessizliğin mucizevi etkisini göstermekte ve çok kuvvetli bir sükûnet hissi vermektedir. Öte yandan saklı ve esrarengiz olmak cennetin tabiatında vardır (Clark, 2017)

3.1.6. Mekânsal Unsurlar Kur’an-ı Kerim’de sık sık geçen ‘Altlarından ırmaklar akan cennetler, ırmakları cennetin tanımında en baskın unsur olarak önümüze sermektedir. Bu mekânsal unsurun İslam Bahçesindeki uygulama karşılığı birkaç şekilde yorumlanabilir. ‘Bir şeyin altından’ akan su fikri muhtemelen, yılın büyük bir bölümü tek su kaynağı vahalar veya İran’da olduğu gibi yeraltı sulama sistemleri olan çöl alanlarının mevcudiyetinden kaynaklanmaktadır. Bahçelerde, çiçek tarhlarını sulamak için kanallar ve dereler boyunca ve sıklıkla patikaların altından geçmek zorunda olan suların görülmesi ve tecrübe edilmesi ziyaretçilere, ‘altlarından ırmaklar akan’ cennetlerde olduklarını hissini fiilen yaşatmaktadır. Daha derin bir seviyede, alttan akan ırmaklar ‘bahçe içinden’, ‘gönül Cenneti’nin manevi alanda, tasavvuf ıstılahında ruhu arıtmaya hizmet etmek üzere, sürekli akan mana suyunun besleyici yönüne işaret etmektedir (Clark, 2017). İslam bahçesinin tasarım unsurları ile bu unsurların Kur’an ve Hadislerdeki karşılıkları, tanımlamaları Tablo 1 de özetlenmiştir.

3.1.7. İslam Bahçe Sanatının Dünü Bugünü
Müslüman milletlerin çoğu,  Arabistan yarımadası ile birlikte Mısır, Suriye, Irak’ı da içine alan Mezopotamya da yer almaktadır. Bu bölgede İslam’ın erken dönemlerinden kalan birkaç cami ve bahçesi hala “İslam Bahçesi” kavramını sürdürmekle birlikte, iklim, toprak ve su şartları nedeniyle İslam Bahçe örnekleri daha çok bu coğrafyanın dışındaki, çevresindeki ülkelerde varlığını sürdürebilmektedir. Bu bahçeler çoğunlukla bir saray, malikâne veya otağ tarafından çevrelenir. Bu bahçeler genel olarak ağaçlarla doludur, çiçekler açar sonra kurur, çiçeklerin çeşit ve pozisyonları nesillerin, bahçıvanların, bahçe sahiplerinin ilgi beğeni ve ihtiyaçlarına bağlı olarak sürekli değişir. Bununla birlikte İslam inancının sağlam temelleri bu bahçelerin tasarımında güçlü kavramlar olarak varlığını sürdürür (Ali vd. 2015) Ana yollar, patikalar, kanallar, havuzlar, teraslar ve çadırlar/otağlar, tasarımcının İslam’ın düşünce ruhunu yansıtan niyetlerini esere taşımaya yönelik, İslam bahçesinin belirleyici formları olarak devam etmektedir (El-Deen,  1994).
Geleneksel ilk İslam bahçeleri, bazen İran bahçeleri olarak da adlandırılmıştır. Bu bahçelerin tasarım ilkeleri çoğunlukla antik dönem gelenekleri, iklim ve arazi şartlarının yanı sıra semavi kitapların ortaya koyduğu bilgi ve mesajlara dayanmaktadır. İslam’ın Dünyaya yayılışını takip eden Miladi VIII. yüzyılda görülen bahçe tasarımları hala antik İran bahçelerine benzemekteyken, kişiye özel bahçe kavramı yavaş yavaş değişerek hem kişiye özel bahçelerin hem de bahçe komplekslerinin karışımıyla karakterize bir gelişim süreci yaşamıştır. Bu gelişim sürecinde İslam’ın yayıldığı coğrafyalardaki yerel halkın kültür ve geleneklerinden etkilenme ve Müslüman yöneticilerin tercihleri etkili olmuş ancak temel unsurlar ve formlar antik İran bahçelerinin esintilerini korumuştur (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).
Tarihi süreçteki ilk İslam bahçelerine karşılık İslam medeniyetinin daha sonraki dönemlerinde asıl amaç “İslam Bahçesini Kur’anın bahçe tanımına mümkün olduğunca yaklaştırmak olmuş ve hemen her bahçe Cennetle karşılaştırılır olmuştur” (Daneshdoust, 2018). İslam ülkelerinde bahçeler hem Kur’an’dan hem de daha önceki geleneklerden etkilenmiştir. Bu nedenle, Orta Doğuda inşa edilen geleneksel İslam bahçelerinde dört temel unsur ile birlikte  “Kadim medeniyetler, Kur’an, kurak iklim ve Peygamber efendimizin hadisleri” belirleyici ve etkileyici olmuştur(El-Deen, 1994).
İslam bahçe sanatında Emeviler dönemi, Abbasiler dönemi, Kuzey Afrika İslam bahçeleri (Şekil 2.), İspanya İslam bahçeleri, İran bahçeleri, Babürlü bahçeleri, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri Anadolu ve Rumeli Türk bahçeleri (Aktaş 2011), Güney Doğu Asya Malezya ve Endonezya bahçeleri belli başlı alt ekoller ve uygulamalar olarak ortaya çıkmıştır. Bu bahçe tiplerinin özellikleri Evyapan (1994) tarafından özetlenmiştir.

Şekil 2. Riad el-Arsat Bahçesi, Marakeş Fas / Kaynak: https://tr.pinterest.com/pin/519743613218280676/

 

Tablo 1. Kur’an ve Hadislerden çıkarılan Cennet (Bahçe) tasarım unsurları

No

Cennt/Bahçe 

tasarım unsuru

Açıklamalar
1 İklim/hava İnanıp; iyi işler yapanları da, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız (Kur'an 4:57); Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk (Kur'an 76:13) Gölge (serinlik) ile sıcaklık bir olmaz (Kur'an 35:21)
2 Toprak Toprak saf miskten ince beyaz bir tozdur(Buhari ve Müslim) Onun taneleri inciler ve yakutlar, toprakları Safrandır (Tirmizi ve Darimi)
3 Koku Hoş kokulu bitkiler (Kur'an 55:12), Cennet, çok uzak bir mesafeden hissedilebilen saf ve güzel bir koku ile doludur. (Ahmed bin Hanbel, Ibn Nesai Ibni Mace ve El-Hakim)
4 Renk (Orada) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel döşemelere yaslanırlar (Kur'an 55:76); (Cennettekilerin) üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın ekbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır (Kur'an 76:21) Bu cennetler koyu yeşildirler (Kur'an 55:64)
5 Ağaç (Cennette) Bahçeler, bağlar (Kur'an 78:32); İki Cennette de çeşit çeşit ağaçlar, her türlü meyveler, hurma ve nar (Kur'an 55:48, 52,54,68); Düzgün kiraz ağacı, meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları, tükenmeyen ve yasaklanmayan sayısız meyveler; (Kur'an 56:28, 29, 32)Akasya ağacı (İbn Kesir, 4098) Tuğba ağacı (Ahmed ibn Cerir ve İbn Hibban);
6 Çiçek Hoş kokulu bitkiler Reyhan (Kur'an 55:12) Kına çiçeği (Buhari ve Müslim) ,
7 Ses Çoğunlukla akan damlayan, fışkıran suyun, aktıkça akan bir pınarın sesi (Kur'an 55:66; 76:6) Rahim olan Rabbin söylediği Selam (Kur'an 36:58) Boş olmayan sözler, cennet ehlinin ''Selam'' sesleri (Kur'an 56:25,26), Selam olsun diye seslenirler (Kur'an 7:46)
8 Mekansal Unsurlar Nehirler (Kur'an 2:25) Nehirlerin kenarları (Kur'an 54:54,55), Pınarlar (Kur'an 15:45) Yükseltilmiş tahtlar, oturma mekanalrıi koltuklar, tahtlar (Kur'an 36:56, 54:54, 55, 55:76, 76:13) Yüksek saraylar (İbn Kesir, Ahmed bin Hambel, ibn Hibban) Çeşitli kapılar (Kur'an 13:23) Gümüşten kaplar, kristal berraklıkta kadehler, kaplar, bardaklar (Kur'an 56:18, 76:15, 16,17), binalar (Tirmizi ve Darimi), çadırlar (Buhari) büyük otağ çadırları (Kur'an 55:72)
9 Hayvanlar Eti yenilen av kuşları (Kur'an 56:21), Kuşlar (Tirmizi), develer (Müslim)
10 Gölge

Onları koyu gölgeler altında bulunduracağız (Kur'an 4:57), Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar (Kur'an 36:56) Yemişleri ve gölgeleri devamlıdır (Kur'an 13:35), yayılmış sürekli bir gölgede (Kur'an 56:28), Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış (Kur'an 76.14)

 

Kaynak: Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016, DİB TDV Kur’an Meali 1993; Ali vd 2015, Clark 2017

4.İslam bahçe sanatının tevhidi prensipleri

İnsan çevreyi fark eden tek canlı olduğu, çevrenin sorumluluğunu yüklendiği ve çevreyi yeniden şekillendirme ve koruma imkânına eriştiği için Allah’ın dünyadaki halifesi konumundadır (Cansever, 2000). Mekânın bütünlüğü, üslubun ilk ve en yüksek kanunudur. İkinci kanunu ise bütünlük ile ferdiyet arasındaki ilişki gibi bütüncül mekân ile onun icra edilmesi arasındaki mevcut ilişkiyi izah etmektedir. İslam’ın temel prensibi olan tevhid İslam mimarisine de yansımış olup,  bütün varlık düzeylerine ait problemlerin bütünü kapsar ve cevaplandırır. Bu sebeple Müslümana ait bir mimari ancak tevhid kavramı üzerinde geliştirilmelidir. Her şeyi doğru ve yerli yerine koymak (adalet), İslam mimarisini tasarlamak için atılması gereken ilk adımdır. Öte yandan israf ve gereksiz masraflara İslam mimarisinde izin verilmez. Her ev bir aile için inşa edilir; mahremiyet esastır; evin bahçesi ise cennetteki sükûnu hatırlatan bir güzellik köşesidir. Kısaca İslam mimarisi, İslami tutum, duygu ve ifadelerin mekâna bir yansımasıdır (Cansever, 2000).
Abdul Latiff ve Mohd Yunus (2016), İran antik bahçe tasarımı ile İslam bahçesinin temel ilke ve formlarından hareketle 21. Yüzyılda farklı bir “Tevhidi İslam Bahçe Tasarımı” kavramı ortaya koymaya çalışmıştır. Araştırıcılar bu kavramda Mülk Suresi (67:3-4)  “O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun? Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir “mealindeki ayetleri, konuyla ilgili Kur’an ın diğer ayetlerini ve Hz. Peygamberin (S.A.V) Hadislerini esas almıştır. 
Ortadoğu ve çevresinde yaşayan İslam toplumlarının yaşadığı bölgelerde onların tüm dünyaları, günlük olarak yaşadıkları çöl, kurak ve yarı kurak kesimlerle bunların komşusu olarak yer alan vahalardan oluşuyordu. Bunun bir sonucu olarak, onlara ve çevrelerine hayat veren, bahçelerini sulamada kullandıkları, en değerli ve önemli madde suydu. Su Müslümanların hayalini sadece önde gelen bir beşeri ihtiyaç olarak doldurmuyor, aynı zamanda onların dünyasında Allah’ın varlığı ve yüce gücünün ruhani bir yansımasını oluşturuyordu (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).
Suyun günlük hayattaki ve sembolik değerinin, İslam’ın getirdiği bir ibadet olarak namazdan önce müminler tarafından mutlaka yerine getirilmesi zaruri olan abdest işlemi ve abdestte suyun gerekliliği ile bir kere daha altı çizilmektedir.  Abdest de hem suyun maddi bir dış temizlik hem de ruhun batıni tarafının, insanın iç âleminin temizliğinde, başka bir ifadeyle “nefis tezkiyesinde (tezkiyetün nefs) kullanımına işaret etmektedir. Böylece günde beş defa kılınan farz namaz için suyla alınan abdest vücudun ve ruhun arındırılması, tövbe için hazır hale getirilmesi için öngörülen yollardan biridir. Abdest aynı zamanda insanın ilk saf, günahsız halini tekrar tekrar kazanabilmesi ve Allah ile namazda iletişim kurabilmesi için gerekli haletin kazanılması anlamına da gelmektedir (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016). 
O iki cennette de durmadan devamlı fışkıran iki kaynak vardır (Kur’an 55:66), orada boş lüzumsuz bir söz işitmezler, devamlı akan bir pınar (Kur’an 88:11, 12) vardır. Bu ayetlere göre İslam bahçesinin tipik unsurlarından birinin “akan su” olduğu, sakin, derin fikirlere dalınabilen, kişiye iç huzuru veren bir mekân olduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında, asıl unsurları su olan göllerin ve havuzların sakin, durgun ayna gibi yansıtan yüzeyleri de Müslümanlara “yaratılışın amaçlarını, evrenin korunmasını ve onun bir parçasını da olsa yaşanılabilecek en iyi yer olarak düzenlemeyi”  düşünme fırsatı vermektedir. (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).
İkinci olarak İslam bahçesi oluşturmanın nihai hedeflerinden biri de yüce Allah’ın kudretini daima hatırlamaktır. Allah “Onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzerinde yatarken (her zaman) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler) Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru” ( Kur’an 3:191) buyurmaktadır. Berrak yüzeyleri ışığı ayna gibi yansıtan havuzlar tevhidi (birliği) sembolize etmektedir. Havuz aynı zamanda bir merkez olarak,  gökleri yansıtmakta ve gökleri yeryüzü ile birleştirmektedir. (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).
Bundan başka, Allah’ın her yerde var olduğu, var olan her şeyin Rabbi olduğu, var ettiği bütün yaratılmışların işlerini yoluna koyan, onlar arasında hiçbir kavga ve kargaşa olmaksızın çeşitli seviyelerde karşılıklı ilişkiler içinde oldukları gerçeklerinden hareketle Allaha yalvarmak için İslam Bahçeleri birer vesiledir. Bu, zaman ve zaman ötesi (zamansızlık) arasındaki veya müminlerin hayatının temel özelliği haline gelmiş olan fiziki (görünen)  ve metafizik (görünmeyen)  alanlar arasındaki mükemmel dengeyi açıklamaktadır. Andolsun ki onlara Gökleri ve yerleri kim yarattı diye sorarsan, elbette Allah tır derler (Kur’an 38:39)  Eşi ve benzeri olmayan Allah’ın her yerde varlığı Kur’an ayetleri olan çeşitli işaret ve sembollerle gösterilmektedir. Bu ayetler, müminlerin imanlarını güçlendirmek ve ilahi kudretin yansımalarını göstermek üzere Cennetin her bir kesiminde ortaya konulmuştur.  Böylece İslam Bahçeleri ruhi gerçeklikleri tanımlamak ve içselleştirmek, Allah’ı hatırlamak ve Allah’ın evrendeki işlerinin nasıl yürüdüğünü insanlara göstermek için de mükemmel ortamlardır  (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).
İslam bahçelerinin çoğunda, derin düşüncelere sahip olmak, tefekkür derinliği veya Allah’ın hatırlanması için çoğu görsel desteklerin gelişiminde Müslümanların kutsal kaynakları kilit rol oynamıştır. Bu görsel destekler arasında hat sanatı (kaligrafi), Allah kelimesinin ritmik olarak tekrar eden görüntüleri, birbiri ile bağlantılanan geometrik desenler sayılabilir. Bir biriyle bağlantılı geometrik desenler (Şekil 4. zemin) aynı zamanda birer denge ve güzellik kavramı oluşturmuştur. Kullanılan başlıca geometrik şekiller daireler ve karelerdir. Bunlar bir mozaik desen içinde bir araya getirildikleri zaman sınırı bilinmeyen sonsuz karakter imajlarını temsil ederler (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).

5. Çar bağ bahçe sanatı ve tasarım özellikleri

İslam Medeniyetinde bahçe tasarımları için en temel tema “çar-bağ” dır. (Farsça cehar dört ve bağ bahçe anlamına gelmektedir.) Klasik çar-bağ, sembolik olarak mekânın dört yönüne vurgu yapan,  merkezi bir havuz veya çeşmenin etrafında dört yöne akarsuyun akıtıldığı dört bölümlü bir bahçedir (Şekil 3,4,5) (Clark, 2017). Çar Bağ tasarımlı bahçelerin en meşhurları; Fas Marakeş’te Riad El-Arsat Bahçesi (Şekil 2.), Endülüs (İspanya) Granada da ki Elhamra Sarayı Bahçeleri (Şekil 1.), Suriye Şam’da Mekteb-i Anber Bahçesi ve Hindistan sınırları içindeki Tac Mahal’in bahçesidir (Şekil 4,5).

Dört bölümlü bahçe tasarımı, manastır şifalı bitki bahçeleri ve ‘manastır avluları’ ile Oxford ve Cambridge kolejleri gibi en dikkat çekenlerinden akla ilk gelen Hristiyanlığa ait örneklerde olduğu gibi, diğer geleneklerde de kullanılmıştır.

 Ancak çoğu insanın zihninde hâlâ, klasik çar-bağ tasarımının özünde İslam olduğuna dair şüphe yoktur. Bu dört bölümlü plan, İslam öncesi antik İran (Pers) ilk örneği ile cennet bahçelerinin Kur’an’daki ve Hz. Peygamber’in hadislerindeki tasvirlerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Ayrıca dört sayısı, tabii dünyayı anlamaya dayalı evrensel bir sembolizmi de özünde barındırmaktadır. Dört sayısı 4 ana yönü, 4 unsuru (anasır-ı-erbaa) ve dört mevsimi ifade etmektedir. Dörtkenarı olan karenin üç boyutlu formu olan küp, dayanıklılığı, dünyayı temsil etmektedir (Clark, 2017).


Şekil 3. Temel Çar-Bağ Planı, merkezinde bir çeşme veya havuz olan dört kanal ile dağılan bir tarzdır. Bahçe dört parçaya ayrılmış, köprü ve kanallarla birbirine bağlanmaktadır.

Kaynak: https://www.slideshare.net/ShreyaSingh19/types-of-gardens-47639103

 

6. Örnek islam bahçeleri

İslam Bahçe sanatının zengin zamansal ve mekânsal boyutlara, belirgin tarihi ve güncel uygulamalara, belki bir kısmı silinmiş ama önemli bir kısmı halen yaşayan yaşatılan eserleri vardır. İslam Bahçe sanatı eserlerinden günümüze, az değişikliğe uğrayarak intikal edebilen örneklere, daha ziyade İslam’ın hüküm sürdüğü bazı ülkelerde, batıda İspanyadan (Elhamra) Fas’a (Marakeş), doğuda İran (Şiraz)  ve Hindistan’da (Tac Mahal) rastlamak mümkündür (Akdoğan, 1974).

Şekil 4. Tac-Mahal, Agra. Şah Cihan’ın eşi için yaptırdığı (1631) anıt kabrin bahçesi çar-bağ bahçe tasarımının en güzel örneklerindendir.
Kaynak: https://www.flickr.com/photos/rckr88/14150105145/

 

Şekil 5. Tac Mahal, Çar-Bağ Tasarımı Perspektif
Kaynak: https://www.slideshare.net/ShreyaSingh19/types-of-gardens-47639103

 

7. değerlendirme ve sonuç

 Yukarıda yer verilen açıklamaların ışığında, bahçe kavramından Allah’ın sınırsız kudreti ile insan kabiliyetleri arasındaki yüksek nitelikli bir dışa vurum ve mükemmel bir uyum anlaşılabilir. İlahi güç ve insan kabiliyetleri arasındaki etkileşim yoluyla bahçeler onların kullanıcılarına, zamana kayıtlı olmayan bir varlık izlemesiyle zamansal gerçekliğe ve aydınlanmaya öncülük eden bir ölümsüzlük duygusu aktarmaktadır (Abdul Latiff ve Mohd Yunus 2016).

Dünyadaki cennet arayışı esasında barış, sağlık, afiyet ve selamet arayışıdır. İslam bahçesinin bütün duyulara hitap ettiği ifade edilir ki bu çok doğrudur. İlk olarak, yemyeşil bitkiler ile düzenli plan ve su gözlere hoş gelir; ikincisi, koku duyumuz çok hoş kokan çiçekler ve bitkiler ile ödüllendirilir; üçüncüsü, işitme duyusu kuş sesleri, akan su ve esen rüzgârın yaprakları hışırdatması ile canlanır; dördüncüsü, dokunma duyumuz nane, biberiye ve lavanta gibi bitkileri okşamakla nasibini alır. Son olarak tatma duyumuz, su içerek ve İslam bahçesinde yetiştirilen çok çeşitli meyve sebzeleri yiyerek harekete geçer (Clark, 2017).

İslami anlayışta ameller niyetlere göredir. Bahçeleri anlamada asıl önemli olan, eserin arkasında yatan niyet veya ruhu bilmektir. Bir İslam bahçesinde şekillenen evrensel tasavvur, sosyal çevresi, ülkesi veya dini ne olursa olsun herkese seslenmektedir. Birçok insanın, giderek daha karmaşık ve hummalı hale gelen dünyada küçük de olsa, bir bahçenin ruh sağlığı kaynağı haline gelebileceği fikrine ulaştığını gösteren bir hayli delil var. İslam bahçelerini birçok şehir sakini için en çok cazip kılan şey, huzur ve tefekkür vurgusudur (Clark, 2017).

İnsan topraktan yaratılmıştır ve sonunda ona dönecektir (Kur’an 3:59; 18.37; 20:55; 30:20; 35:11 vd.). İnsan neslinin atası Hz. Âdem ve eşi Hz. Havva cennette yaratılmış ve orada yerleşmiştir (Kur’an 2:35, 7:19, 22) Rabblerinin koyduğu bir kuralı çiğnemelerinden, bir yasağı işlemelerin de dolayı (Kur’an 7:20) cennetten çıkarılmış ve Dünyaya gönderilmişlerdir(Kur’an 2:36,38). Âdem ve Havva işledikleri kusuru anlamış, çok uzun bir pişmanlık ve tövbe sürecinden sonra affedilmişlerdir (Kur’an 2:37). İnsanın özü toprak ve sılası cennettir.  

Dünya ise insanın gurbetidir. İnsan kendi özüne ve sılasına karşı sürekli bir özlem içindedir ve bu özlem, aslına dönünceye, sılası olan cennete kavuşuncaya kadar hiç bitmeyecektir. Bahçe, gerek toprağı, yani aslını gerekse cennetin unsurlarını içinde taşıdığı için, insanın bu özlemini gidermek, avuntusunu yatıştırmak için Dünyada sarıldığı en önemli mekândır. 

Bu bahçe cennete ne kadar benzetilebilirse, Cennetin sahibi ile olan ilişkileri ne ölçüde kurabilirse, özlem o ölçüde yerine getirilmiş olacaktır. Dolayısıyla Müslüman için bahçe sanatı, tasarımı ve uygulamasının Tevhid inancına uygun olması hayati öneme sahiptir. 

Kaynakça 

Abdul Latiff  Z., Mohd Yunus. M.Y.,2016,  The Islamic Garden Design Principles: Thoughts for the 21st Century. Research Journal Of Fisheries And Hydrobiology, 11(3): 175-178
Akdoğan, G..1974, Bahçe ve Peyzaj Sanatı Tarihi, Ankara Üniversitesi Basımevi 290 s.
Aktaş, U., 2011, İstanbul’un 100 Bahçesi, İBB Kültür AŞ Yayınları 120 s.
Ali, A., N. Utaberta, M. Surat, M. Qays Oleiwi, 2015. “Green Architecture and Islamic Architecture: The Islamic Arabic City and the Traditional Islamic House,” Appl. Mech. Mater., 747: 24–27.
Cansever, T., 2009, İslam’da Şehir ve Mimari, Timaş Yayınları, İstanbul 220 s.
Clark, E., 2017, İslam Medeniyetinde Bahçe Sanatı İnkilab Yayınları, 228 s.
Daneshdoust, 2018, Islamic Gardens in Iran https://www.icomos.org/publications/93garden4.pdf Erişim 06.04.2018 
DİB 1993, Kur’anı Kerim ve Yüce Meali  TDV İslam Ansiklopedisi Yayınları İstanbul. 
El-Deen H. S., 1994. Paradise on earth: historical gardens of the arid Middle East. Arid Lands Newsletter, 36: 5-11.
Evyapan, G., 1991, Bahçe, TDV İslam Ansiklopedisi İstanbul  IV. Cilt s.477-481
Pang, J., 2012, Ideas and Tradition behind Chinese and Western Landscape Design: similarities and differences , MSc Thesis, Swedish UAS Faculty of Landscape Planning, Horticulture and Agricultural Science Department of Landscape Architecture. Alnarp, Sweden 44 p.

 

The origin of word ‘bahçe’ which is used in Turkish, is the Persian “bağce ”and means ‘small vineyard’ in Turkish. In Arabic, in terms of gardening; hadika, ravdah, firdevs and sometimes Persian word ‘bustan’ used in texts and literature. The Art of Gardening or Garden Design Art is an issue of interest to the fields of agriculture, forestry, construction and other engineering fields, and the field of landscape architecture science and profession actually.

 

 

 

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz