PERLİTTE ORTANCA TARIMI

 

 

Araş. Gör. Fatma Seren SAĞIR

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü

 

 

Prof. Dr. Servet VARIŞ

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü

 

 

 

Bitkilerin topraksız olarak besin çözeltileriyle yetiştirilmesi olan hidroponik, esas olarak iki şekilde yapılır: İlk şekil olan tam ve kapalı hidroponik sistemde (besin filmi tekniği) katı ortam olmayıp, sürekli döngü yapan besin çözeltisi, köklenme ortamı olarak da görev yapar. İkinci şekil olan katı ortamların kullanıldığı açık sistemde ise, kökler, inorganik veya organik çeşitli ortamlar (perlit, ponza, kayayünü, genleştirilmiş kil, zeolit, vermikulit, kum, cibre, cocopeat, pirinç kavuzu, ağaç kabuğu, torf ve saman balyası) tarafından desteklendiği gibi fazla besin çözeltisi de dışarı atılır (Varış ve ark., 2012).

Perlit, öğütüldükten sonra 10000Cye kadar ısıtılarak beyaz, hafif ve parçacıklı yapıya dönüştürülmüş volkanik orijinli alüminyum silikat olup, bitki yetiştirme ortamı alarak aşağıdaki genel özelliklere sahiptir (Bunt, 1988; Munsuz ve ark., 1982; Munsuz ve Ünver, 1983; Hitchen ve ark., 1990; Varış, 1991)

1. Hücreli bünyesinin kapalı oluşu nedeniyle, su, yalnızca parçacıkların yüzeyinde ve parçacıklar arasındaki boşluklarda tutulduğundan drenaj ve havalanma çok iyidir. Hacme göre saksı kapasitesi ve solma noktası arasındaki su hacmi, perlitte (1-5mm) %18, vermikulitte (2.5-4mm) %24 ve torfda ise %51dir. Kolayca alınabilir su miktarı ise perlit için %34 torf için %59dur.

2. Perlitin kuvvetli bir kapiller çekimi olduğundan suyun girişi ve hareketi kolaydır. Ayrıca taneciklerinde elektriksel yük bulunmadığından su ve besin elementleri, bitki kökleri tarafından rahatlıkla alınabilir.

3. Steril ve taşınması kolay olup kimyasal ve biyolojik olarak fazla ayrışmadığından kalitesi değişmez ve uzun yıllar art arda kullanılabilir. Bu, üretim maliyetini düşürür.

4. Nötr (pH=6.5 - 7.5) olduğundan bitki gelişmesine uygun bir ortamdır.

5. Perlit ortamının ısı iletkenliği çok düşük olduğundan sıcaklığında ani değişmeler olmaz. Toprak sıcaklığı 10 cm derinlikte 20°C değiştiğinde, aynı derinlikteki perlit sıcaklığı 4-5°C değişir.

6. Sıkışmadığından fideler perlitten kolayca çıkarılabilir. Köklere yapışması nedeniyle çıkarma sırasında kök kaybını önler.

7. Temiz, kokusuz standart ve hafif olması nedeniyle güvenle kullanılabilir.

8. Perlitin katyon değişim kapasitesi çok düşük olup, pratikte besince yoksun olarak kabul edilir. Bu nedenle yetiştirici, besin element miktarlarını gereken oranlarda hazırlayıp, erkencilik ve verimi kontrol edebilir.

9. Kullanım öncesinde herhangi bir ön işleme gerekmediğinden seradaki üretimin bitiminde, yeni yetiştirme dönemi hemen başlatılabilir.

10. Engebeli, taşlı ve çöl bölgelerinde bile kullanılabilir.

11. Sulama ve gübrelemede toprağa göre ekonomi sağlar.

12. Perlit kültüründe tuzluluk kontrol edildiğinden, toprakta zorunlu olan yıkama işlemine gerek kalmaz.

13. Sera toprağında sterilizasyon ve toprak işlemesi zorunludur. Perlit saksı veya torba kültüründe ise toprak işlemesi yoktur ve perlit steril olduğundan ilk kullanım yılında sterilizasyon gerekmez. Sonraki yıllarda sterilizasyona ihtiyaç duyulursa, sınırlı hacimde kullanıldığından, sera toprağına göre sterilizasyonu çok daha kolay ve kesindir.

14. Bitkiler perlit doldurulmuş saksı ve torbalarda yetiştirildiğinde tekne ve yatak kültüründe gereken işçilik ve tesis masrafı yoktur. Saksı ve torbaların istenildiğinde sera dışına çıkarılabilmeleri de ayrı bir avantajdır.

Perlit saksı kültürü, açık ve kapalı sistem olarak uygulanabilir. Ülkemizde kolaylığı nedeniyle açık sistemler tercih edilmektedir. Kapalı sistemler, besin çözeltisi, su tasarrufu sağlar ve daha az çevre kirliliği yaratır. Bu makalede, açık sistemde perlitte toraksız ortanca tarımı, açıklanacaktır. Kapalı sistemde, besin çözeltisinin analizi yapılarak, eksik olan besin elementlerinin tamamlanması ve kullanılan suyun eklenmesi ile çözelti 3 ay kadar kullanılabilir. Döngü yapılan besin çözeltisinin de sterilizasyonun yapılması gerekir (Varış, 2012; Varış ve ark., 2014)

 

ORTANCANIN ve PERLİTTE YETİŞTİRİLMESİNİN ÖNEMİ

Ortanca ekonomik önemi yüksek bir saksı ve bahçe bitkisi olup, geç çiçeklenen çalı bitkilerinin kraliçesidir. Ortanca, bahçede toprakta; bahçe, balkon ve evde saksıda yetiştirilip, çiçekleri kesme ve kurutulmuş çiçek olarak kullanılır. Üretimi sera ve açıkta yapılabilir. Çoğu Hollandadan ithal olan gelişmiş bir bitkinin fiyatı süpermarketlerde 25-35 TL olup, bu, ülkemiz için büyük bir döviz kaybına neden olmaktadır. Ülkemizde genellikle torf veya cocopeat ortamlarında köklendirilip, yetiştirilmektedir. Dünyada perlit yatakları 6,7 milyar ton olup, bunun 4,5 milyar tonu ülkemizdedir. Bu da, ülkemizin perlit yönünden üstünlüğünü gösterir. Perlit yataklarınca zengin iller: Kars (1.5 milyar ton), Bitlis-Tatvan (1.4 milyar ton) ve İzmir (1.1 milyar ton)dur. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Çalışma Raporu (1999)na göre yıllık dünya perlit üretimi 1.820.000 ton olup, bunun ülkelere göre dağılımı: ABD 685.000 ton, Yunanistan 425.000 ton, Japonya 200.000 ton ve Türkiye 150.000 tondur. Perlit ortamında ortanca yetiştirilmesi, genellikle ithal edilen diğer ortamlar yerine, ülkemizde bol miktarda bulunan perlitin kullanılmasıyla, daha ekonomik olarak yapılacaktır. Perlit ortamının en büyük avantajları; steril, iyi havalanan, az su tutan, KDK (Katyon değişim kapasitesi) düşük olduğundan bitki beslenmesi kolayca ayarlanabilen ve pHsı nötr olan bir ortam olmasıdır. Ülkemizde büyük şirketler, ortancayı soğuklama süresini geçirmiş, torf doldurulmuş10 cmlik (400 ml) saksılarda, dormant bitki olarak yurt dışından ithal edip, 20 cm (4 L), 22 cm (5.5 L), 25 cm (8.5 L)lik torf doldurulmuş saksılara dikerek, 2-3 aylık zorlamadan sonra satışa sunmaktadır. Bu şirketlere perlitte köklendirilip, 10 cm (400 ml) veya 12 cm (700 ml)lik perlit doldurulmuş saksılarda yetiştirilen soğuklama süresini geçirmiş, dormant bitkiler de satılabilir. Bu da, döviz kaybını önler.

 

ORTANCANIN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ

Ortanca, dünyanın birçok yerinde yaygın olarak yetiştirilen, 1-3 m arası boylanabilen, kışın yapraklarını döken, çalı gövdeli bir süs bitkisidir. Çok dallı, alttan dallanan, yayılan karaktere sahip, yaprağını döken bir çalıdır. Hydrangeaceae familyasının Hydrangea cinsini oluşturan bu bitkilerin bilimsel adı, "su kabı" anlamındaki Yunanca iki sözcükten (hydro "su"; angeion "kap") gelir. Çünkü ortanca çiçekleri döküldükten sonra ortaya çıkan meyveleri birer minik su kabını andırır.

Kuzey ve Güney Avrupada Doğu ve Güney Doğuda ve Güney Doğu Asyada doğal olarak bilinen 80 kadar türü vardır. Özellikle tropik bölgelerde, tırmanıcı bitki formunda olan türleri de bulunur. Ancak genellikle çalı formunda bitkilerdir. Zarif dalları ve güzel yapraklarıyla bahçeler için çok güzel bir süs bitkisidir (Çoban ve Varış, 2010; Church, 2002).

Ortanca (Hydrangea macrophylla) anavatanı Japonya olup Hydrangea ve Hortensia adında da telaffuz edilmektedir. Güney ve Doğu Asyada (Çin, Japonya, Kore, Himalayalar ve Endonezya) yaygın olarak görülmektedir.

Tablo. 2. Bilimsel Sınıflandırma

Alem

Plantae

Şube

Magnoliophyta

Sınıf

Magnoliopsida

Takım

Cornales

Familya

Hydrangeaceae

Cins

Hyrangea

Tür

H. macrophylla

 

Kalın, karşılıklı yapraklar oval-eliptik, kenarlar testere dişli ve tüysüzdür. Üretken çiçekler, çok küçük yıldız şeklinde taç yapraklardan, kısır çiçekler ise üçlü-beşli genelde dörtlü parlak renkli ve gösterişli çanak yapraklardan oluşur. Bütün çiçekler, küresel veya çukur, terminal yalancı şemsiye üzerinde bulunurlar. Çiçek pembe, kırmızı, mor ve beyazdır. Meyve kapsül meyve durumundadır (Çoban ve Varış, 2010).

 

Belli başlı ortanca türleri şunlardır (Church, 2002; Dirr, 2004):

1. Hydrangea macrophylla

Bunlarda kimoz çiçek durumu(düz veya yuvarlak çiçek başlarında, büyüme ucu bir çiçekle biter, sonraki çiçekler yan sürgünlerden ardı sıra oluşur ve merkezi çiçek genelde diğerlerinden önce açılır) görülür. Mophead (çiçek başı küre şeklinde yuvarlak, top ortanca) ve lacecap (çiçek başı disk şeklinde düz, kelebek ortanca) olmak üzere iki ana tip mevcuttur. Mophead ortancalarda kimoz çiçek durumu büyük çanak yapraklı kısır çiçekler ile bunların altında gömülü olan ve göze çarpmayan normal ve üretken çiçeklerden oluşur. Lacecap ortancalarda ise mopheadlerden farklı olarak, merkezde küçük ve üretken çiçekler olup, bunlar gösterişli ve büyük kısır çiçekler tarafından kuşatılmışlardır. Lacecap ortancalar, ıslah materyali olarak yeni çeşitlerin sağlanmasında yüksek bir potansiyele sahiptirler.

2. Hydrangea paniculata

‘Grandiflora büyük, beyaz ve çam kozalağı şeklinde çiçek başına sahiptir. Bunlara ağaç tipi ortancalar da denir.

3. Hydrangea petiolaris

Tırmanıcı ortancalara örnek olup, kendi kendine tırmanma kapasitesindedirler. Bunlarda budama gerekmez. Sadece çiçeklenecek sürgünlerde bahar ortasında geriye doğru şiddetli bir kesim yapılır.

4. Hydrangea serrata

Yaprak kenarları dişli bir bıçak şeklindedir. H. macrophylla ya benzerler fakat onlar kadar güçlü olmayıp, rüzgar ve yüksek sıcaklığa dayanıklı değillerdir. Soğuğa ise oldukça dayanıklıdırlar. Lacecap tipinde düz çiçek başına sahiptirler.

5. Hydrangea quercifolia

Meşe yapraklı ortancalar olup, konik, piramidimsi çiçek başına sahiptirler.

6. Hydrangea arborescens

‘Annabella 120 cm boyunda bir çalı olup, beyaz çiçekli bir bahçe ortancasıdır.

 

ORTANCANIN SICAKLIK İSTEKLERİ

Minimum sıcaklık isteği (-5°C)dir. Gölge ve aydınlık yer ve soğuk-ılıman iklim ister.Odunlaşmış bitki kışın (-15°C)ye dayandığından soğuk sera için uygundur. Japonyadaki anavatanında ocakta ortalama en düşük sıcaklık (-0.6°C), ağustosta ortalama en yüksek sıcaklık 29°Cdir. Aşırı don çiçek tomurcuklarına zarar verir. İdeal olarak kışın sıcaklık 7°Cden aşağı düşmemelidir. Gündüz sıcaklığının 18-210C, gece sıcaklığının ise 16-180C olması uygundur. Çiçeklenme için soğuklama süresi 4-11°Cde 6-8 haftadır. Soğuklama ihtiyacının ortadan kaldırılması için tomurcuklu bitkileri 16 saat veya daha fazla fotoperiyotta (ışıklanma) tutma yöntemi uygulanabilir. Diğer bir yöntem tomurcuklu bitkilere 1-50ppm GA3ü birkaç defa püskürtmektir. En iyi sonuç 4 hafta soğuklama ve iki defa 10ppm GA3 püskürtme kombinasyonundan alınmıştır (Bailey, 1992; Hamrick, 2003).

IŞIK İSTEKLERİ

Yetiştirmede, 54000-81000 lükslük (1080-1620 micromol/sn, m2) ışık şiddeti uygundur. Sepaller büyüyüp, renklenme başlarken ışık şiddeti 27000-32000 lüks (540-640 micromol/sn, m2)e düşürülerek, solma ve yüksek transpirasyon nedeniyle, sepallerin zarar görmesi önlenir. Sepaller olgunlaşmaya yaklaşırken, gece sıcaklığı düşürülüp, bol havalanma sağlanarak, bitkiler pişkinleştirilmelidir (Hamrick, 2003).

 

TOPRAK İSTEKLERİ

Gevşek, zengin, rutubetli funda ve orman toprağını tercih eder. Organik madde ve humusça zengin iyi drene olmuş topraklarda iyi bir gelişme göstermektedir. Topraksız organik ortamlardan ise torf, cocopeat ve cibre uygundur. Mineral ortamlardan ise perlit ve zeolit ortanca tarımında kullanılabilecek en uygun ortamlardır.  Ortanca tuzluluğa orta -yüksek derecede dayanıklıdır. EC; saturasyon ekstraktı yöntemine göre 1.5-3.0 mS/cm ; süspansiyon (1:2) yöntemine göre ise 0.75-1.20 mS/cm olmalıdır (Bailey, 1997; Varış ve ark., 2016).

 

POPÜLER ÇEŞİTLER

Baute Vendomoise (iri ortanca), Big Smile macrophylla×serrata (hybrid ortanca), Blue Bonnet, Blue Wave, Bluebird, Endless Summer (perpetual bloomer= sürekli çiçeklenen ortanca), Forever Pink, Lilicana, Red Star (kırmızı renkli ortanca), Sister Theresa, Taube (çok tutulan bir İsviçre ortancası), Veitchiidir.

ÜRETİM PLANI

Ortancaların tipik üretim planı, bitkinin doğal gelişiminin taklididir. Vejetatif büyüme ve gelişme, ilkbahar ve yaz aylarında olur; çiçek taslakları, sonbaharda gelişir, bitkilerin yaprak dökümü ve soğuk hava deposuna konması geç sonbaharda yapılır. Çiçek tomurcuğu taşıyan bitkiler, baharda çiçek açmaya zorlanır.

 

25 HAZİRANDA ÇİÇEKLENECEK ŞEKİLDE MİNİ ORTANCALARIN ÜRETİM PLANI (Bailey, 1992):

Satışa Gün Sayısı Tarih Uygulama
154               22.Oca 24 saat ışıklanmada tepe çeliklerini dik, 20°C gece sıcaklığı
126               19.Şub 13cm saksıya dik, 24 saat ışıklanma ve 15°C gece sıcaklığı
   112               5.Mar Gece 10°C, çiçek taslaklarının oluşumu için 8 saat ışıklanma 
70               16.Nis Gece 15°C, saat 22-02 arası 100lux, 25-50ppm GA3 püskürt 
0               25.Haz Satış Tarihi

 

1 NİSANDA ÇİCEKLENECEK ŞEKİLDE ORTANCALARIN ÇELİK İLE ÜRETİM PLANI (Dole and Wilkins,1999)

 

KÜLTÜREL SAFHA                         ÜRETİM SÜRESİ (Hafta)  SICAKLIK(°C) FOTOPERİYOT
15-30Nisan çelik dikimi(10 cm,400 ml saksı) 3.Nis 21 UG*
1-15 Temmuz uç alma  6 18 UG
Bodurlaştırıcı hormon uygulaması 4.Ağu 18 UG
1 Eylül çiçek taslaklarının oluşmaya başlaması 3.May 18 DG*
15 Ekim Yaprakların döktürülmesi 6 18 KG*
Soğuklama süresi 6 4-7 altı K*
20-31 Aralık Zorlama başlangıcı 2.Mar 16-18 DG veya UG
7 Ocak Bodurlaştırıcı hormon uygulaması 2.Mar 16-18 DG veya UG
15 Ocak Bodurlaştırıcı hormon uygulaması 2.Mar 16-18 DG veya UG
1 Mart çiçek tomurcuklarının görülmesi 6 16-18 DG veya UG
Sıcaklığın düşürülmesi 2 Ara.16 DG veya UG
1 Nisan çiçeklenme
Toplam 42-52 hafta

*UG= uzun gün, KG= kısa gün, DG= doğal gün, K=karanlık

Yaprak dökümü elle ya da daha pratik olarak 7500-12500 ppm 2-butyne-1,4-diol hormonu püskürterek yapılabilir. Uygulamadan 7-10 gün sonra tam yaprak dökümü görülür. Dökülen yapraklar Botrytis oluşumunu engellemek için ortamdan uzaklaştırılır.

Yaprak dökümünde kullanılan diğer iki yöntem:

a) Teneke kutudaki etilenle depoya (28 L etilen, 28 m3lük depoya) etilen gazı vermek (1:1000 etilen:hava hacmi).

b) Olgun elmaların verdiği etilenden yararlanmak (35 L elma, 11 m3lük depoya ) dır.Deponun gazı geçirmeyecek şekilde izole edilmesi gerekir.

Bitkiler zorlanmadan önce, yapraklı halde 180Cnin altında 6 hafta ve sonra karanlık soğuk hava deposunda yapraksız halde 6 hafta geçirmelidir. Karanlıktaki doğal yaprak dökümüne, hormon uygulamalarıyla destek olunur.Yaprak dökümü ve koparılması mutlaka yapılmalıdır.Aksi halde Botrytis nedeniyle çiçek tomurcukları çürüyebilir.

Bodurlaştırıcı hormon olarak yeni gelişen yapraklar 3-5cm olduğunda 2500 ppm daminozide püskürtülür ve 10-14 günlük aralarla tekrarlanır.

Dormant bitkilerin üretimi 10 cm (400 ml)lik saksıda yapıldığından,zorlama safhasında bitkilerin 15 cm (2 L), 17 cm (3 L) veya 20 cm (4 L)lik saksılara şaşırtılması gerekir.Şaşırtma,bitkiler zorlama serasına konduktan 2-3 hafta sonra, aktif kök büyümesi başlayınca,yapılmalıdır.Şaşırtma, aktif kök büyümesi başlamadan yapılırsa,bitkilerde kök çürümesi ve yapraklarda kloroz artar.Şaşırtma sırasında, kök yumağı gevşetilerek, köklerin yeni ortama geçişi kolaylaştırılmalıdır.Zorlamanın son iki haftasında,sıcaklık, 12-160Cye düşürülerek,sepal renginin koyulaşması ve bitkinin satış sonrası için pişkinleştirilmesi sağlanır.Ayrıca gübreleme ve ışık seviyesi azaltılarak,pişkinleştirme teşvik edilip, çiçeklerin güneşten yanması engellenir.Ortanca çiçekleri, çok büyük olduğundan, çiçek sürgünlerine,çiçekler tam irileşmeden çubuk takılması, sürgünlerin eğilmesini ve kırılmasını engellemek için gerekir.

 

MAYIS SONU ÇİCEKLENECEK ŞEKİLDE ORTANCALARIN ÇELİK İLE ÜRETİM PLANI (Dole and Wilkins ,1999)

 

KÜLTÜREL SAFHA ÜRETİMSÜRESİ(Hafta)      SICAKLIK(°C)   FOTOPERİYOT
15 Ekim, çelik dikimi (8cm saksıya) 4 18 DG
15 Kasıma kadar bitki gelişimi (gelişmiş bitki süresi) 2 16-18 DG
1 Aralık, sıcaklığın düşürülmesi 4 10 DG
1 Ocak, yaprak dökücü hormon uygulanması 6 4.Tem K
15 Şubat, büyümenin zorlanması başlangıcı 2 16-18 DG veya UG 
1 Mart, 15 cm(2 L)lik saksıya 3 bitki dikimi 2 16-18 DG
15 Mart, bodurlaştırıcı hormon uygulanması 2 16-18 DG
1 Nisan, tomurcukların görülmesi 6 16-18 DG
15 Mayıs, Sıcaklığın düşürülmesi 2 Ara.16 DG
Mayıs sonu, çiçeklenme 
Toplam  30 hafta

ÇELİKLERİN KÖKLENDİRİLMESİ (Bailey, 1992; Dole and Wilkins, 1999; Dirr,2004)

Ortancalar vejetatif yeşil çelikler ile üretilir.Tepe ve gövde çelikleri için, (13-18 cm) ve 3-4 boğumlu sürgünler, nisan sonundan temmuz başına kadar kesilebilir. Bu sürgünler, 5-10 cmlik, koltuklarında göz taşıyan, karşılıklı iki yapraklı, bir adet tepe çeliği ve 3-4 adet tek boğumlu, koltuklarında göz taşıyan, karşılıklı iki yaprağa sahip, gövde çelikleri (kelebek çelikler) haline getirilir. Gövde çelikleri tepeden aşağıya doğru kesilip, tek gözlü çelikler elde edilebilirse de, bunların köklenmesi daha zayıf olup, daha geçtir. Çelikler, 21°C sıcaklığındaki kök ortamına dikilerek köklendirilir.

Ortanca çeliklerinde kökler, boğum aralarından ve boğumlardan oluşur. Hydrangea macrophylla tipleri, gövdelerinde, söğütte olduğu gibi kök taslakları oluşturur. Çeliğin ana bitkiden ayrılması, kök taslaklarının, uygun çevre koşullarında gelişmesini sağlayan bir uyarıcıdır.

Tek boğumlu çeliklerin avantajı, bir sürgünden fazla sayıda çelik sağlanmasıdır. Çeliklerin erken alınması (nisan başı), onların, daha iyi büyüyüp, yaz sonunda daha büyük saksıya şaşırtılmasını veya dormant köklü çelik halinde kışı geçirmesini sağlar. Bu çelikler, çiçek taslaklarını yaz sonundan, sonbahar başına kadar oluşturur. Çiçeklenme ise genel olarak nisan ortası-mayıs periyodunda meydana gelir. Soğuklama zamanı ayarlanarak çiçeklenme zamanı istenen aya göre planlanabilir.

Çeliklerin köklenmesinde %50ye kadar gölgeleme yapılarak, 27000-32000 lüks (540-640 micromol/sn, m2) ışıklanma sağlanmalıdır; daha fazla ışık bitkilere zarar vermektedir.

Köklendirme ortamı olarak perlit, zeolit, torf, cocopeat, cibre veya iri dere kumu kullanılabilir.Perlit,en uygun köklendirme ve yetiştirme ortamıdır. Çeliklerin köklendirme ortamında pH; mavi çiçeklenme için 4.5-5.5, pembe çiçeklenme için ise 5.5-6.5 olmalıdır. Su da, köklendirme ortamı olarak kullanılabilirse de, çürüme riski daha fazladır. Köklendirmenin teşvik edilmesi, 10000ppm IBA tozu içine, dikim öncesi çeliklerin dip kısmının batırılması ve silkelenip, dikilmesi ile yapılabilir. Bu şartlarda tepe çelikleri 3-4 haftada köklenir. Gövde çeliklerinin köklenmesi ise bir hafta daha geç olur.

Serada köklendirme, 8.5 cm çaplı (200 mllik) perlit doldurulmuş saksılarda, veya 32lik viyollerde gölgeleme ve sisleme altında yapılıp, köklenmiş çelikler 10 cm(400 ml)lik süs bitkileri için kullanılan düşük tuzlu torf doldurulmuş altlıksız saksılara şaşırtılabilir. Bu torf, pH, EC ve temel gübre yönünden , diğer torflara göre daha uygundur.Torfun pHı 5.4-6.2; ECsi saturasyona göre 0.76-2.00 mS/cm, süspansiyon (1:2)ye göre ise 0.5-1.0 mS/cm seviyesindedir. Torfa şaşırtılan köklü çeliklere 2 hafta sonra, mg/L olarak 100 N, 50 P2O5 ve 100 K20 içeren sulu gübrenin her sulamada verilmesi gerekir. Torftaki köklü çeliklerin gelişmesi artınca, temmuz, ağustos aylarında, sulu gübreleme, her sulamada, mg/L olarak 200 N, 100 P2O5 ve 200 K20 dozunda uygulanır. Eylülde gübreleme durdurulur. Zorlama sırasında aktif kök büyümesi başlayınca, sulu gübreleme, istenen sepal rengine göre uygun sulu gübreler seçilerek sürdürülür.

Köklendirme için, köksüz çelikler direkt düşük tuzlu torf doldurulmuş 10 cm (400 mllik), altlıksız saksılara dikilip, gölgeleme ve sisleme altında köklendirme yapılırsa, köklenmeden hemen sonra, sisleme durdurulup, her sulamada, sulu gübre uygulanması, yukarıda torf için belirtilen dozlarda yapılır.

Köklendirme ve gelişme safhasında kullanılan altlıksız saksıların her tarafı hava ile çevrili olmalıdır. Bu da, saksıların ızgaralı şekilde yapılmış tezgahların üzerine konması ile sağlanır. Üretim tezgahının üzeri ızgaralı değilse,tezgah drenaj delikli olmalı, naylonla kaplanıp,naylon üzerinde drenaj delikleri açılmalı ve üzerine plastikten yapılmış masa üstü ızgaralar konarak, saksılar da bu ızgaraların üzerine yerleştirilmelidir. Bu şekilde drenaj ve havalanma sağlanır.

Köklendirme, temel gübre (ana ve iz element katılmamış), cibre veya kalıp halinde satılan, sulandırılıp, gevşetildikten sonra kullanılan, temel gübre katılmamış cocopeatte yapılırsa, çeliklerin köklenmesinden hemen sonra, düşük tuzlu perlit (hidroponik) çözeltisi 10 gün kadar her sulamada uygulanır. Sonra da tam perlit (hidroponik) çözeltisinin, her sulamada verilmesine başlanır. Eylülde tekrar düşük tuzlu ve düşük azotlu perlit (hidroponik) çözeltisine geçilerek, çiçek taslaklarının oluşması teşvik edilir. Yaprak dökümü ve soğuklanma süresinde, sulu gübre verilmez. Gerekirse sadece pHı ayarlanmış su verilir. Zorlama sırasında, aktif kök büyümesi başlayınca, tekrar tam perlit (hidroponik) çözeltisine geçilir.

Cibre çok az su tuttuğundan, köklenme sonrası, saksılar, altlıklar üzerine konarak, saksı altlığında bir besin havuzu oluşturulup, altlıktaki çözelti bitmek üzereyken, cibre üzerine yeni çözelti %10-20si altlıktan taşacak şekilde uygulanır. Bu besin çözeltisi uygulaması için bir kolaylık sağlar. Yaprak dökümü ve soğuklanma süresinde, sulu gübre verilmez. Gerekirse sadece pHı ayarlanmış su verilir. Bu nedenle, sulama sonrasında, saksı altlıklarına drenaj olan su, kök çürüklüğüne yol açmamak için hemen boşaltılmalıdır.Cocopeat perlitten daha fazla su tuttuğundan, saksılar altlıksız kullanılmalıdır.

Köklendirme direkt temel gübre (ana ve iz element) katılmış cocopeat doldurulmuş 10 cm (400 ml)lik, altlıksız saksılarda yapılacaksa uygulanacak yöntem ve sulu gübreleme, torfda köklendirmeyle aynıdır.

Serada saksılardaki köklenmiş bitkilere sulu gübre uygulaması, bir besin tankından hortumla yapılabilirse de, ideal olan, her saksıya bir damlatıcı yerleştirerek, damla sulamayla yapmaktır.

Evde köklendirme 200 ml hacmindeki, 8.5 cm çaplı saksıya perlit doldurulup, çeliğin dikilmesinden sonra, üzeri saydam bir plastik torba ile kapatılıp, gölge bir yerde yapılabilir. Köklenmeden sonra köklü çelikler 10 cm çapındaki saksıya 400 ml torf doldurularak dikilirler.

Köklü çelikler üç boğum oluşturduklarından sonra, uç alma yapılarak iki boğuma düşürülür. Tüm uç almalar 1-15 temmuza kadar bitirilmelidir. Genç bitkiler, her sürgünde üç olgun yaprağa sahipse çiçek tomurcuğu oluşturabilirler.

Ortanca üretim şekillerinden biri de doku kültürüdür. Sürgün ucu ve büyüme ucundan, alınan parçacıklarla mikro üretim yapılır. Ortancalarda doku kültürü esas olarak, virüssüz anaç bitki üretimi için kullanılmaktadır.

 

Serada Masa Üstü Alçak Tünelde Köklendirme (Dole ve ark.,2006 ;Williams,2006)

Tünelde köklendirmenin, sisleme sistemlerine göre avantaları; aşırı sulamanın ve sera tabanındaki yosunlaşmanın önlenmesi, sisleme sisteminin kurulup, düzenli çalışmasıyla ilgili sorunların ortadan kaldırılması ve tünel içinde daha homojen bir ortamın sağlanmasıdır. Tünel, sislemeye göre, yapraklardan besin yıkanmasını önler, yaprak üzerindeki serbest nemi düşürür ve hastalık riskini azaltır. Tünel sistemini dezavantajları ise; tünellerin kurulması, havalandırılması ve plastiğin kullanılıp, atılmasıdır.

Tünel sistemi, yüksek ışık yoğunluğuna ve sıcaklığa sahip bölgelerde, tünel altında aşırı sıcaklık oluşması nedeniyle, uygun değildir. Serada gölgeleme yapılması bile, tünelin aşırı ısınmasını önleme de yeterli olmayabilir.

Genelde tünellerde, kışın ışık yoğunluğu düşük olduğundan saydam plastik, yazın ise ışık yoğunluğu yüksek olduğundan beyaz plastik kullanılır. Işık yoğunluğunun ve sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde, tüm yıl boyunca beyaz plastik kullanılmalıdır.

Tünellerin kurulmasında, ızgaralı tezgah üzeri delikli plastikle kaplanıp, plastiğin tezgah kenarlarından 30 cm aşağı sarkması sağlanır. Köklendirme saksıları veya kapları plastiğin üzerine yerleştirilir. Çelikler, bir defa elle sisleme (parçacık büyüklüğü 50-100 micron) şeklinde sulanır. Tünel çatı demirlerinin üzeri, mevsime göre saydam veya beyaz plastikle örtülür. İlk 24 saat tünel tamamen kapalı tutulur. Sonra her gün, havalanma süresi artacak şekilde, tünele taze hava girmesi, sıcaklığın düşürülmesi ve köklenmeye başlayan çeliklerin pişkinleştirilmesi için havalandırma yapılır. Bu sürede sisleme gerekirse, hortum ucuna bağlı sisleme başlığıyla yapılmalıdır.

Tünel sisteminin diğer bir avantajı da, yetiştiricinin tünele farklı günlerde çelikleri yerleştirebilmesidir. Sisleme sisteminde ise tüm çeliklerin aynı zamanda yerleştirilmesi gerekir.

Tünel sisteminde, etilen birikmesine hassas olan geraniums (sardunya)ların üretilmesi sakıncalıdır.

 

PERLİTTE KÖKLENDİRME

Ortanca çelikleri perlit doldurulmuş yataklarda veya kaplarda köklendirilebilir. En pratik yöntem, sisleme yapılmaksızın, 8.5cm (200 ml)lik saksılara perlit doldurup, saksıların altına altlıkları yerleştirip, bunları plastik tohum kasasına koymaktır. Plastik tohum kasalarının içine, altlık seviyesini geçmeyecek şekilde su doldurup, oransal nem yükseltilerek üretim yapılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu tohum kasalarının çıtadan yapılmış ve boşlukları streç filmle kaplı olan tünelle, nem kaybını azaltmak için kapatılmasıdır. Bu üretim şekli, yapay ışıklandırma sistemi olan bir yetiştirme odasındaki tezgahlar üzerinde kolayca yapılabilir. Yapay ışıklandırma sistemi yoksa çok iyi ışık alan batıya veya güneye bakan büyük pencereli bir odada, uygulanabilir. Tünellere direkt güneş ışığı gelmemesi için, gerekirse beyaz kumaştan yapılmış perdeler, pencerelerde kullanılmalıdır. Başlangıçta çeliklerde pörsüme görülürse, gerektiğinde pülverizatörle su püskürtülebilir.

Serada çok miktarda üretim yapılacaksa, altlıksız 10 cm (400 ml), 8.5 cm (200 ml)lik saksılara veya 32lik viyollere perlit doldurulup, ızgaralı tezgahlar üzerinde sisleme ve gölgeleme altında köklendirme yapılabilir. Çeliklerin dikiminden hemen sonra pörsümeyi önlemek için sisleme (parçacık büyüklüğü 50-100 micron) başlatılır. Sisleme sıklığı, ışık yoğunluğuna, sıcaklık, nem, hava hareketi ve köklenme safhasına göre değişir. Geceleri; ilk hafta 3 defa, ikinci hafta 2 defa ve üçüncü haftada ise bir defa, her defasında 10 saniye, sisleme yapılır. Gündüzleri yapılacak sislemede ise; ilk üç gün 10 dakikada bir, sonraki dört gün 15 dakikada bir, sonraki yedi gün 20 dakikada bir, sonraki dört gün 30 dakikada bir ve son üç günde ise 45 dakikada bir, her defasında 10 saniye, sisleme yapılır. Tezgah üstünde sisleme, raylar üzerinde hareket edebilen (boom tipi) bir sulama sistemiyle yapılır. Sisleme başlıkları, eğik olarak yerleştirilerek, çeliklerin yerinden çıkması veya zarar görmesi engellenir. Yaprakların rulo haline gelmesi, aşırı su kaybının belirtisi olup, çevre şartları hemen uygun hale getirilmelidir. Günün öğle saatlerinde, yüksek sisleme oranında bile biraz solma görülmesi ise normaldir. Sislemede su sıcaklığı, 29-320C olmalıdır çünkü soğuk su, gündüzleri kök ortamı sıcaklığının düşmesine yol açar. Sisleme, çeliklerde kallus oluşumu ve kök ortamından su alımı başladığında azaltılır. Kökler kök ortamına yayılırken sisleme durdurulup, üstten sulama (genelde üçüncü veya dördüncü haftada) başlatılır (Ecke III ve ark, 2004).

 

BESİN ÇÖZELTİSİ UYGULAMASI

Perlit, bitkinin alabileceği formda besin elementi içermediğinden, tüm makro ve mikro besin elementlerinin köklenmeden sonra ortama uygulanması gerekir. Köklenmeden sonra bitkilere verilecek besin çözeltisinin pHı 5-5,5, ECsi ise 1-1,5 mS/cm olmalıdır. Düşük tuzlu çözelti uygulamasının nedeni, genç bitkilerin tuzluluğa karşı hassas olmalarıdır. Köklenmeden sonra, kök ortamına düşük tuzlu çözelti ya da yarı yarıya sulandırılmış çözelti, her sulamada uygulanır. Yaklaşık 10 gün sonra da tam hidroponik çözeltiye geçilir. Sulu gübre uygulaması için, saksıların altına altlıklar yerleştirilip, altlıklarda bir besin havuzu oluşturulur. Bu havuzdaki çözelti bitmek üzereyken perlite üstten besin çözeltisi, %10-20 saksı altlığından taşacak şekilde uygulanır. Yaprak dökümü ve soğuklama süresinde, sulu gübre verilmez. Gerekirse sadece pHı ayarlanmış su verilir ve kök çürüklüğünü önlemek için altlığa geçen su hemen boşaltılır. Zorlama sırasında, aktif kök büyümesi başlayınca tekrar tam perlit çözeltisi, altlıklarda havuz oluşturarak uygulanır.

Düşük tuzlu çözelti iki şekilde hazırlanabilir: Birincisi tam besin çözeltisinin pHı ayarlanmış su ile yarı yarıya sulandırılması (1/2 oranında seyreltilmesi) yöntemi, ikincisi ise düşük tuzlu çözelti hazırlanması yöntemidir.

A) Tam çözeltinin, pHı ayarlanmış su ile, yarı yarıya sulandırılması yöntemidir.

Tam Ortanca Çözeltisi: mg/L olarak 124 N, 41 P, 186 K, 125 Ca, 25 Mg, 57 S, 3 Fe, 0.7 Mn, 0.4 B, 0.2 Cu, 0.2 Zn ve 0.05 Mo içerir. Bu çözeltide pH =5.5, EC=1.6 mS/cmdir.

Bunun, pHı ayarlanmış su ile, bu seyreltik çözeltiden yarı yarıya sulandırılmasıyla elde edilen çözelti: mg/L olarak 62 N, 23P, 93 K, 63 Ca, 13 Mg, 29 S, 1,5 Fe, 0.35 Mn, 0.2 B, 0.1 Cu, 0.1 Zn ve 0.03 Mo içerir. Bu seyreltik çözeltide pH =5.5, EC=1 mS/cmdir. (Varış ve ark., 2012 ; Varış ve Altay, 2011)

 

Tam Ortanca Çözeltisinin Hazırlanması

Tam Ortanca Çözeltisi mg/L olarak 124 N, 41 P, 186 K, 125 Ca, 25 Mg, 57 S, 3 Fe, 0.7 Mn, 0.4 B, 0.2 Cu, 0.2 Zn ve 0.05 Mo içerir.

Tekirdağda kullanılan suyun litresinde 36 mg Ca ve 7 mg Mg olup, suyun pHı 8 ve HCO3 seviyesi 166 mg/LHCO3 olduğundan seyreltik çözelti hazırlanırken 1.5 ml/L %10 H/H HNO3 (%A/A 65, d=1.4g/ml) verilerek bitkilere uygulanacak çözelti pHı 5-5.5 oranına düşürüldüğünden ve asit 30 mg NO3 - N/L verdiğinden tüm bunlar dikkate alınmıştır. Gerçekte gübrelerle bir litre için verilen 94 mg N, 89 mg Ca ve 18 mg Mg` dur. Suyun ve asitin sağladığı miktarla reçetedeki 124 mg N, 125 mg Ca ve 25 mg Mg seviyelerine ulaşılmaktadır. Toplam Nun %4ü NH4-Ndur.

Besin elementlerinin oranı şöyledir: K: Ca: Mg = 7.4 :5 :1 ; K: Ca = 1.5 ; K: Mg = 7.4 ; Ca :Mg = 5 ; K:N= 1.5. Seyreltik çözeltinin pH 5.5, ECsi ise 1.6 mS/cmdir.

Besin elementlerini içeren tek bir derişik çözelti hazırlandığında kalsiyum sülfat ve fosfat çökelmesi olacağından, iki ayrı derişik çözelti hazırlanıp, ayrı ayrı plastik tanklarda depolamak gerekir. Üçüncü bir tanka ise seyreltik asit çözeltisi konur. Kimyasal maddelerden verilecek miktarlar aşağıdadır:

 

Derişik Çözelti-A Tankı   (g/L), Seyreltme Oranı: 1/100

47 g 5 Ca(NO3)2.NH4 NO3.10 H2O (%19 Ca, %14.4 NO3-N, %1.1 NH4-N)

5 g Bolikel Demir (Fe EDDHMaNa, %6 Fe)

2 ml % 10H/H HNO3 (%65A/A, d=1.4g/cm3)

 

Derişik Çözelti-B Tankı  (g/L), Seyreltme Oranı: 1/100

18 g KH2PO4 (%23 P, %28 K)

32 g K2SO4 (%42 K, %18 S)

19 g Mg(NO3)2 6H2O (%9.5 Mg, %11 NO3-N)

0.22 g MnSO4. H2O (%32.5 Mn)

0.23 g H3BO3 (%17.5 B)

0.08 g CuSO4 5H2O (%25.5 Cu)

0.09 g ZnSO4 7H2O (%22.7 Zn)

0.01 g (NH4)6 Mo7O24 4H2O (%54.4 Mo)

 

TANK-C (SEYRELTİK ASİT TANKI)

% 10H/H HNO3 (%65 A/A, d = 1.4 g/cm3)

 

Seyreltik (%10 HNO3) hazırlanması: Yakıcı ve çürütücü olan derişik HNO3 (%65, d= 1.4), lastik çizme,  lastik eldiven, önlük, yüz ve göze koruyucu maske kullanarak, aktif maddeye göre olmayan %10H/H çözeltisi için seyreltilirken, önce kaba su konur ve üzerine sifon pompasıyla asit katılır. Aksi halde çok tehlikeli bir patlama ve sıçrama olur. Örneğin bir litre %10 HNO3 hazırlamak için, önce kaba 800 ml su konup, sifon pompasıyla üzerine 100 ml HNO3 (%65, d = 1.4) katılır ve en son olarak da 100 ml su ilave edilerek bir litreye tamamlanmış olur.

Seyreltik çözelti hazırlanması: Seyreltme tankının hacmi örneğin 100 L ise, tanka önce 75 L su konup, üzerine pHı 5.0-5.5 arasına düşürmek için gereken seyreltik asit katılır. Tekirdağdaki su için bu 150 ml %10H/H HNO3e karşılıktır. Tank iyice karıştırılır. Üzerine bir litre derişik - A ve bir litre-B ilave edilip, 22.85 L daha su katılarak tekrar iyice karıştırılarak, bitkilere verilir. Bu şekilde bir tankta seyreltik çözelti hazırlanıp, bitkilere verilmesi küçük çapta yetiştiricilik için uygun olsa bile ticari yetiştiricilikte bu şekilde bir yöntem için çok büyük tanklar gerektiğinden pratik değildir. Bunun yerine derişik A,B ve %10H/H asit için tanklar bu sıraya göre dizilir. Enjektör tipi seyreltici ve pH sensörü kullanılarak otomatik olarak seyreltilmiş ve pHı ayarlanmış çözelti bitkilere verilir. Eğer pH sensörü ve asit tankı,derişik A tankından önce yerleştirilirse,pH controlu hassas olmaz çünkü gübreler suya katılınca,suyun pHı ve tamponluk kapasitesi değişir. Bu üç tanklı sistem yerine gereken asitin yarısı A ve diğer yarısı da B tankına katılarak, iki tanklı sistem de kullanılmaktadır. Ayrıca seyreltik çözelti ECsini istenen seviyeye göre otomatik ayarlayan cihazlar büyük işletmelerde kullanılmaktadır. Bu ideal değildir çünkü tuzluluk tanklardaki gübrelerle artırılıp azaltılmaktadır. Düşük veya yüksek tuzlu çözelti hazırlanmasında ideal yöntem, P ve iz element seviyelerini aynı tutup, diğer element seviyelerini değiştirerek hazırlamadır. Ayrıca 2.5-3mS/cmden fazla yüksek tuzlu çözelti gerektiğinde bunun NaCl kullanarak sağlanması daha uygundur çünkü tuzluluk normal besin elementlerince artırılırsa çözeltideki N,K,Ca ve Mg seviyeleri çok yükselip, bitkilere zarar verebilir.

 

B) Düşük tuzlu çözelti hazırlanması

Düşük tuzlu çözelti: mg/L 93 N, 41 P, 186 K, 126 Ca, 25 Mg, 80 S, 3 Fe, 0.7 Mn, 0,4 B, 0.2 Cu, 0.2 Zn, 0.05 Mo içerir.

Tekirdağda kullanılan suyun litresinde 36 mg Ca ve 7 mg Mg olup, suyun pHı 8 ve HCO3 seviyesi 166 mg/L HCO3 olduğundan seyreltik çözelti hazırlanırken 1.5 ml/L %10 H/H HNO3 (%A/A65, d=1.4g/ml) verilerek, bitkilere uygulanacak çözelti pHı 5-5.5 oranına düşürüldüğünden ve asit 30 mg NO3 - N/L verdiğinden ,tüm bunlar dikkate alınmıştır. Gerçekte gübrelerle bir litre için verilen 63 mg N, 90 mg Ca ve 18 mg Mg` dur. Suyun ve asitin sağladığı miktarla reçetedeki 93 mg N, 126 mg Ca ve 25 mg Mg seviyelerine ulaşılmaktadır.

K:Ca=1.5 ; K:Mg=7.4 ; K:N=2.0 ; Ca:Mg=5

Seyreltik pH=5.5  EC=1.2 mS/cmdir.

Derişik Çözelti-A Tankı   (g/L), Seyreltme Oranı: 1/100

60 ml sıvı Ca(NO3)2.4H2O (%15 Ca, %10.5 N)

5 g Bolikel Demir (Fe EDDHMaNa, %6 Fe)

 

2 ml % 10H/H HNO3 (%65A/A, d=1.4g/cm3)

 

 

Derişik Çözelti-B Tankı  (g/L), Seyreltme Oranı: 1/100

18 g KH2PO4 (%23 P, %28 K)

32 g K2SO4 (%42 K, %18 S)

18 g MgSO4.7H20 (%10 Mg, %13 S)

0.22 g MnSO4.H20(%32.5 Mn)

 

0.24 g H3BO3(%17.5 B)

0.08 g CuSO4.5H20(%25.5 Cu)

0.09 g ZnSO4.7H20(%22.7 Zn)

0.01 g (NH4)6 Mo7O24 4H2O (%54.4 Mo)

TANK-C (SEYRELTİK ASİT TANKI)

% 10H/H HNO3 (%65 A/A, d = 1.4 g/cm3)

 

 

-DEVAM EDECEK-

 

KAYNAKLAR

1.      Argo,W. R. and Fisher, P. R. 2001. Understanding pH Management First: Meister.

2.      Bailey, D. A. 1992. Hydrangeas in: Introduction to Floriculture, 2nd Ed., Edited by R.A. Larson: Academic press pp. 366-381.

3.      Bailey, D. A. 1997. Hydrangeas in: Growing speciality potted crops. Edited by M.L.Gaston, S.A. Carver, C.A. Irwin, R. A. Larson Ohio Florists Association pp-89-93.

4.      Bunt, A. C. 1998. Media and mixes for container grown plants . London: Unwin

5.      Church, G. 2002. Hyrangeas. Toronto: Firefly Books.

6.      Çoban, S. ve Varış, S. 2010. Ortanca Tarımı. Hasad (307): 92-100.

7.      Dirr, A. M. 2004.Hydrangeas for American Gardens. Portland: Timber Press.

8.      Dole, J.M. and Bilderbeck,T.E.2006.Sturucture and equipment. in: cutting propagating.Edited by J.m.Dole and J.LGibson.pp.61-76. Batavi : Ball Publishing,

9.      Dole, J.M. and Wilkins, H.F. 1999. Floriculture, principles and species. New Jersey: Prentice Hall

10.  Ecke III,P., Faust,J.E., Higgins,A. and Williams,J. 2004. The ecke poinsettia manual.Batavia:Ball Publishing.

11.  Hamrick, D. 2003. Ball redbook, crop production, Volume: 2. Batavia: Ball Publishing

12.  Hicthon, M., Szmid, R. and  Hall, D. 1990. Do graded grains make finer toms. Grower, February 22nd., 31.

13.  İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Çalışma Raporu, 1999. İstanbul.

14.  Munsuz, N., Ataman, Y. ve Ünver , I., 1982. Tarımda yetiştirme ortamları ve perlit. Ankara, Etibank Yayınları No:102.

15.  Munsuz, N., ve Ünver , I., 1983.Yetiştiriciler için tarımsal perlit Etibank Broşürü

16.  Opena, G.B. and Williams, K.A., 2003. Use of precharged zeolite to provide aluminum during blue hydrangea production. Journal of plant nutrition, 26(9):1825-1840.

17.  Varış, S. 1991. Sera sebzelerinin perlit doldurulmuş torbalarda topraksız yetiştirilmeleri. Trakya Üniversitesi, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Yayın No:128, Derleme No:10. Tekirdağ.

18.  Varış, S.,Ören, F.ve Gür, E. 2016. Havuzlu perlit torba kültürüyle serada topraksız domates tarımı. Köyüm (3):12-17.

19.  Varış, S. 2016. Gübrelerken yakmayın, yanmayın. Plant (19): 256-260.

20.  Varış, S. ve Altay, H. 2011. Topraklı ve topraksız ortamlarda fide üretimi. NKÜ Ziraat Fakültesi Yayın no:12, Ders kitabı No:5.

21.  Varış, S. 2012. Ülkemizde topraksız kültürün durumu, sorunları ve çözüm önerileri. Tarla Sera(17); (18):72-77: 58-60

22.  Varış, S., Altıntaş, S. ve Küçükçelik, B. 2012. Topraksız kültür yöntemleri, besin çözeltisnde pH, EC kontrolü ve element seviyelerine göre gereken gübre miktarlarının hesaplanması. Tarım Türk (33) Seracılık eki, 18-24.

23.  Varış, S., Kaya, S., Doğan, N. ve Aydın, A. 2014. Topraksız kültürde hangi kök ortamı kullanalım? Tarım Gündem (19); (20):24-28; 26-27.

24.  Williams, K.A. 2006. Water. in: cutting propagating. Edited by J.m.Dole and J.LGibson.pp.61-76. Batavi: Ball Publishing.

 

 

Hydrangea is not only an economically important garden and pot plant but is the queen of shrubs as well. Perlite is a volcanic rock which is ground and heated up to 1000 0C to obtain a lightweight ,well aerated, well drained and sterile medium consisting mainly of aluminium silicate.Peat is the most used soilless medium in pots but perlite which is produced in our country and better and cheaper medium than peat can also be used for growing and production of hydrangea.That is why growing hydrangea in perlite is explained in this article. 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz