Kur’an-ı Kerim’deki cennet tasviri, İslam bahçe anlayışının temelini oluşturmaktadır. Ayetlerde yer alan bir takım detaylar, akarsular, çiçek açmış ağaçlar, her türlü meyveler gibi, cennetin güzelliklerini ifade etmekte; dolayısıyla da bir mutluluk mekanı olarak ifade edilmektedir. Kuran’da cennet ağaçlarla gölgelendirilmiş, fıskiyeli havuzların serinlettiği bir yaşam mekanı olarak tasvir edilirken; Müslümanlar da cennete olan özlemlerinden dolayı yaşadıkları mekanları cennete benzetmeye çalışmışlardır. Bu amaçla bahçe mekanlarında meyveli ağaçlar, renkli ve kokulu çiçekler, durgun ve akan sular kullanarak tasarımlar yapmışlardır. İslam bahçeleri genellikle sıcak ve kurak iklim bölgelerinde görülmelerine karşın, su ve gölge bu bahçelerin ana temasını oluşturmaktadır. Birbirini kesen formal su aksları ile geometrik şekillere sahip bahçeler tasarlanmıştır (Aslani, 1984). Bundan dolayı da 

İslamiyeti kabul eden medeniyetlerde, Kuran’da tasvir edilen cennet bahçelerine benzetilmeye çalışılan pek çok önemli örnek bulunmaktadır.

Cennet kavramının anlamı

Cennet, tüm dinlerde ve inanışlarda, insanların öldükten veya kıyamet koptuktan sonra gidecekleri ve mutluluk içinde sonsuza kadar yaşayacakları bir yer olarak tanımlanmaktadır.
 Kelime olarak ise “cenn” sözünden türemiştir. “Cenn”, “örtmek, gizlemek” anlamlarına gelmekte olup, burada aynı zamanda “bitki ve ağaçları ile toprağı örten bahçe” anlamında kullanılmaktadır (Şahin, 1993). 

Eski Farsça’da “etrafı çevrilmiş yer, ağaçlı bahçe” ve batı dillerinde de “paradis” sözcüklerine karşılık gelen “cennet”, Kızılderili toplumlarında “kötülük olmayan ülke”; diğer bütün ilkel dinlerde de “ölümden sonra mutlu bir hayatın yaşanacağı yer” anlamını taşımaktadır (Şahin, 1993). 
Sümerlere ait M.Ö. 2000’lere ait kaynaklara göre “cennet” “Dilmun”un karşılığıdır. Dilmun, “güneşin doğduğu yere uzanan, mutlu insanlar ülkesi ya da ölümsüzler ülkesi, hayat ülkesi”dir. Dilmun’da suların bol olduğuna, her yerin yemyeşil ve ağaçların meyvelerle kaplı olduğuna, hiçbir hastalık ya da ölümün olmadığına inanılmış ve bu şekilde yorumlanmıştır (Şahin, 1993).
Eski Yunan ve Roma kaynaklarına göre cennet dünyevi bir anlayışla ifade edilmektedir. Hindular cenneti, ortasından dört nehrin geçtiği ve kutsal Meru Dağı’nın üzerinde olan bir yer olarak tarif etmişlerdir. Hindular gibi Budistler de cennetin Meru Dağı üzerinde bulunduğuna inanmışlardır. Buna göre cennet mücevherlerle süslü ağaçlarla ve bol sularla kaplı, kuşların olduğu yemyeşil bir sonsuzluktur. Japonlar cenneti bir bahçeye benzetmiş, Yahudiler ve Hristiyanlar ise cennetin karşılığı olarak “Eden bahçesi” terimini kullanmışlardır. Burada yine ırmaklardan ve hayat ağacı ile iyiyi-kötüyü bilme ağacından söz edilmektedir (Şahin, 1993). 
Kur’an-ı Kerim’de “müfred”, “tesniye” ve “cemi” şekilleriyle 147 defa geçen cennet kelimesi, 35 yerde dünyadaki bağ, bahçe; 6 yerde Hz. Adem ile Hz. Havva’nın iskan edildiği mekan; 1 yerde Hz. Peygamber’in, yanında Cebrail’i gördüğü sidretü’i-müntehanın civarında bulunan me’va cenneti, diğer yerlerde de ahiret cenneti anlamında kullanılmıştır. Çeşitli hadislerde ise hem bahçe, hem de ahiret cenneti anlamında yer almıştır (Topaloğlu, 1993). Kur’an-ı Kerim’de geçen cennet adlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

• Firdevs — Cennetin en yüksek bahçeleri (Kehf:107, Mü’minun:11)
• Dâru’l-mukâme — Ev/Yuva (Fatır:35)
• Dâru’s selâm — Huzur evi/yuvası (Yunus:25)
• Cennetü Adn — Ebedi mutluluğun bahçesi (Tevbe:72, Ra’d:23)
• Dâru’l-hulûd — Ebedi Bahçeler (Furkan:15)
• Cennetü’l-Me’vâ — Barınağın bahçesi (Necm:15)
• Cennâtü’n-naîm — Sevinç Bahçesi (Maide:65, Yunus:9, Hac:56)
• el-Makâmü’l-emîn — Güvenlik evi 
(Duha:51)                 

Kur’an-ı Kerim’de geçen ve cennetin bahçe ile ilişkilendirildiği ayetler:

Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi 25. Ayeti: “(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce de rızıklandığımızdır” derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.” der. Aynı şekilde Al-i İmran Suresi (15., 136., 198. Ayetleri), Nisa Suresi (57., 122. Ayetleri), Maide Suresi (85., 119. Ayetleri), Araf Suresi (43., 50. Ayetleri), Enfal Suresi 4. Ayeti, Tevbe Suresi (21., 72., 89., 100. Ayetleri), Yunus Suresi 9. Ayeti, Rad Suresi 35. Ayeti, İbrahim Suresi 23. Ayeti, Hicr Suresi 45. Ayeti, Nahl Suresi 31. Ayeti, Kehf Suresi 31. Ayeti, Taha Suresi (76., 121. Ayetleri), Hac Suresi 23. Ayeti, Furkan Suresi 10. Ayeti, Ankebut Suresi 58. Ayeti, Rum Suresi 15. Ayeti, Lokman Suresi 8. Ayeti, Yasin Suresi 57. Ayeti, Saffat Suresi 42. Ayeti, Zümer Suresi 20. Ayeti, Şura Suresi 22. Ayeti, Muhammed Suresi 15. Ayeti, Rahman Suresi (48., 64., 66., 68. Ayetleri), Vakıa Suresi (28., 29., 30., 31., 32., 33., 79. Ayetleri), Hadid Suresi 12. Ayeti, Mücadele Suresi 22. Ayeti, Saff Suresi 12. Ayeti, Tegabün Suresi 9. Ayeti, Talak Suresi 11. Ayeti, Buruc Suresi 11. Ayeti, Gaşiya Suresi 12. Ayeti, Beyyine Suresi 8. Ayetinde geçen cennet kelimesi de “altlarından ırmaklar akan, türlü meyve ağaçlarının ve sayısız nimetlerin olduğu, gölgeliklerin yer aldığı” bir cennetten söz etmektedir.    

Cennet mekan ve islam bahçelerine etkileri   
                                                                                                     
İslam bahçelerinin şekillenmesinde cennete duyulan özlemin yansımaları görülmektedir. Ağaçlarla gölgelenmiş, fıskiyeli havuzların serinlettiği, akan ve durağan sularla kaplı, meyve ağaçlarıyla, renkli ve kokulu çiçeklerle bezenmiş olması cennet tasvirinin bahçeleştirilmeye veya bahçelerin cennete benzetilmeye çalışıldığını göstermektedir. Bunun yanı sıra İslam bahçelerinde mükemmel bir dinlenme ve düşünce mekanı olarak cennet anımsatılmaya çalışılmıştır. 

İslam bahçe anlayışı ve tasarım özellikleri

İslam bahçeleri genellikle sıcak ve kurak iklim bölgelerinde görülmelerine karşın, su ve gölge bu bahçelerin ana teması olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkilerin beslenecekleri suyun sağlanması için su kaynağından veya akarsulardan yararlanarak bahçe alanı sulamaya elverişli hale getirilmiştir. Bu yöntemleri uygulamak için zeminin hafif eğimli olması, kanalların akıntısını kolaylaştırmak açısından gerekli olmuştur. Birbirini düz hatlarla kesen kanal şebekesi geometrik bahçe tasarımının temelini oluşturmuştur (Aslani, 1984).

İslam bahçelerine ait en çok bilinen eserler 12. – 19. yüzyıl arasındaki zaman diliminde oluşturulmuştur. Fakat aslında arkeolojik bulgular M.S. 730’lu yıllara kadar uzanmaktadır (Macdoughall ve Ettinghausen, 1976; Demiröz, 2002).  

İslam bahçeleri örneklerinin en yoğun olarak gözlendiği İran, İspanya ve Hindistan’da saray çevrelerine yapılmış büyük ve geniş bahçeler, yalnızca saray çevresinin kullanımı ile sınırlı kalmamıştır. Bu tarz bahçeler, büyük ya da küçük hemen hemen tüm evlerin avlularında oluşturulmuş; bu avlular ağaçlar, çiçekler, fıskiyeli havuzlar ve su depoları ile süslenmişlerdir. Bunlar, Müslümanların bahçe kavramına verdikleri önemin ve bahçenin Müslümanlar arasında ne kadar yaygın olduğunun birer kanıtıdır (Demiröz, 2002) (Şekil 3).  

Bahçe düzenlemenin Müslümanlar arasında hem sosyal olarak, hem de coğrafi açıdan bu kadar yaygın ve önemli oluşunun iki ana nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki “Cennet Düşüncesi”dir. İslam bahçe sanatında çok sık karşılaşılan dört su kanalı ile bahçenin bölünmesi olgusu, aslında cennet bahçesinde akan dört ırmağı simgelemektedir (Demiröz, 2002).    

İran’da Safevi Devleti zamanında ve Hindistan’da Moğol İmparatorluğu döneminde, bahçeleri çiçekler, ağaçlar ve su kanalları ile kaplı olan sekizgen saray köşkleri inşa edilmiş olup; bu köşkler sekiz cennet anlamına gelen “Heşt bihişt” adıyla anılmıştır. Köşk bahçelerinde mezar yapılarının bulunması bu düşünceyi daha da kuvvetlendirmektedir (Demiröz, 2002).   

İslam bahçelerinin vazgeçilmez bir tasarım unsuru olan düz ve uzun kanallar da sonsuzluğu çağrıştırmakta olup; bu kanallardaki suların şeffaf olmaması ya da kanal derinliğinin tam anlaşılamaması da yine belirsizlikle birlikte sonsuzluğu ifade etmektedir (Lehrman, 1980; Demiröz, 2002).    

“Char-bagh” denilen bahçe planları İslam bahçeleri tasarımının temelini oluşturan sistemdir. Char-bagh’da iki kanalın birbirini kestiği nokta, bahçenin en çekici noktası konumundadır (Şekil 4). Burada oluşan merkez noktada bir ana havuz ya da köşk benzeri yapılar inşa edilmiştir. Bazen de cihannüma (alana hakim nokta) bu nokta yapay olarak yükseltilerek bir tasarım oluşturulmuştur. Eğimli araziler üzerine kurulan bu bahçelerde kanallar, arazinin eğim yönüne doğru biçimlendirilmiş; ara kanallar ise bunları dik kesecek şekilde ve birbirlerine paralel olarak oluşturulmuştur. Bu açıdan bakıldığında char-bagh sistemi, bir ızgarayı anımsatmaktadır. Bahçeler, istinat duvarları ile teraslanmış ve böylece kademelendirilmiştir (Khabbazi ve Erdoğan, 2012) .  

İslam dünyasında bahçe sanatının gelişimindeki ikinci etken, “Kraliyet Keyif Bahçeleri”dir. Bu bahçeler özellikle İslamiyet öncesi İran’da yapılmış olan bahçelerdir. İslamiyet’le birlikte, “cennet” düşüncesi ile “kraliyet keyif bahçeleri” olgusu harmanlanarak hem kutsal ve düşsel, hem de dünyevi nitelikli bahçeler yapılmıştır. Bahçelerin oluşturulmasında ekolojik koşullar en önemli ve sınırlayıcı faktörlerin başında gelmektedir. Çünkü İslamiyet’in yayıldığı alanlar ekolojik açıdan değerlendirildiğinde, kuru, çorak, sıcaktan kavrulmuş, monoton, belirgin niteliklerden yoksun alanlar oldukları görülmektedir. Bu alanların en çok ilgi çeken özelliği ise vaha oluşumlarıdır. Vahaları örnek alan insanlar, çeşitli su düzenekleri yardımıyla formal biçimli bahçeler oluşturmuşlardır. Etrafı duvarlarla çevrelenen bahçe, sahibinin yeryüzündeki bahçesi anlamını taşımıştır (Wescoat, 1986; Demiröz, 2002).      

İslam bahçe sanatının ortak noktalarını şu şekilde özetlemek mümkündür (Demiröz, 2002):
• Bahçelerin büyük çoğunluğunun ruhani anlamlar taşıyan kuruluşlara sahip olmaları.  
• Diğer amaçların yanında maddi olarak ürün sağlanan mekanlar olmaları. 
• Bahçelerin hepsinde, köşk, kasr, pavyon, saray ya da benzeri şekillerde inşa edilmiş yapılar ya da yapı gruplarının bulunması. 
• Bahçelerin seyre uygun olması ve yukarıda sözü edilen yapılardan kesintisiz görünüm alınabilen noktalar bulunması. 
• Hemen her zaman belirgin şekilde çevrelenmiş bulunmaları; dış dünya ile bahçenin engelsiz bir geçişe sahip olmaması. 
• Su varlığının belirgin ve çoğunlukla gösterişli şekilde gözlemciye sunulması. 
• Mimari açıdan çoğunlukla sağlam bir geometrik düzen hakimken bir kısım çiçek ve ağaçların serbestçe, neredeyse rastlantısal bir düzenle büyümesi
• Bahçe şemasını belirginleştiren yollar bulunması, yolların her zaman düz olması ve hiçbir hattın asla tesadüfi olmaması, bakışı ya da kişiyi köşklere yöneltme amacı gütmesi.  

İslam bahçe sanatına ait yukarıda anlatılan tasarım özelliklerinin en iyi gözlemlendiği günümüze kadar gelmiş örnekler bulunmaktadır. Bunlar özellikle İspanya, İran ve Hindistan’da yer alan bahçe ve avlulardır.

İspanya’daki İslam bahçe örnekleri

İspanya’da Müslümanlar Doğu’dan taşıdıkları İslam bahçe anlayışıyla bazıları günümüze ulaşan çok sayıda ve bahçe sanatının şaheserleri sayılabilecek seviyede bahçeler düzenlemişlerdir. İspanya’daki İslam avlu ve bahçeleri arasında günümüze kadar ulaşan Cordoba’daki Patio de Los Naranjos (Şekil 5) ile Sevilla’daki Patio de Los Naranjos 

avluları (bunların ikisi de X. yüzyıla ait cami avlusu ve ön taşlığı mahiyetinde mekanlardır. İki avluda da satrançvari dizili ağaçların yuvalarını birleştiren ince su kanalları, iyi tasarlanmış bir sulama sistemi meydana getirmektedir);  Sevilla’daki Alkazar (Alcazar) Saray Bahçesi (Şekil 6) (XIV. yüzyıl); Granada’daki Elhamra Sarayı’nın avlu 

ve bahçeleriyle (Şekil 7) yazlık saray Generalife’ye ait bahçeleri (Şekil 8) (bunların yapımı XIII. yüzyılda Muhammed b. Ahmer tarafından başlatılmıştır. Alkazaba Kalesi’nce korunan, duvarla da çevrili Elhamra Sarayı’na ait Aslanlı Avlu (Patio de los Leones) ve Mersin Otlu Avlu (Patio de los Anayanes) en ünlü olanlarıdır) saymak mümkündür (Evyapan, 1991).

İran’daki İslam bahçe örnekleri

İran bahçeleri İslam bahçelerinin geometrik düzenine sahiptir. En basit bahçe türü iki yanı ağaçlı, orta kısımda havuzlu bir anayol ile buna paralel tali yollardan ve çiçeklerle dolu aralardan meydana gelmektedir. Bugüne kadar ulaşan İran bahçesi örneklerinden en önemli olanları İsfahan’daki Chehel Sütun (Şekil 9) (XVI. yüzyıl sonu) ve Mader-i Şah Medresesi avlusu (Şekil 10) (XVIII. yüzyıl başı); Siraz’daki Bagh-ı Dilküşe (XVIII. yüzyıl); Tebriz’deki Şah Güli (İstahr-ı Şah) (XVIII. yüzyıl); 

Kaşan’daki Bagh-ı Fin (XVI yüzyılda Şah Abbas tarafından yaptırılıp XIX. yüzyılda yenilenmiştir); Şiraz’daki Bagh-ı Naranjestan (Şekil 11) (XIX. yüzyıl); 

Şiraz’daki Bagh-ı Gülistan (XIX. yüzyıl ortası)’dır (Evyapan, 1991). 

Hindistan’daki İslam bahçe örnekleri

Hint yarımadasında 2000 yıl öncesinden beri bahçe ve park geleneği yerleşmiş durumdadır. Budist manastır 

ve tapınaklarına ait serbest düzenli bahçelerle Hint bahçe sanatı geleneği sürdürülmüştür. Çoğu restore edilmiş ve bugün gayet iyi durumda bulunan başlıca Hindistan İslam bahçeleri arasında şunlar sayılabilir: Agra’daki Aram Bagh (XVI. yüzyıl başı, Babür Şah (I494-1530) zamanı); Delhi’deki Hümayun’un türbesi (XVI. yüzyılın ilk yarısı); Keşmir’deki Nesim Bagh (XVI. yüzyılın ikinci yarısı Ekber (1556-1605) zamanı); Lahor Kalesi’nin avlu ve bahçeleri (inşaatı XVI. yüzyıl ortasında Ekber tarafından başlatılıp Cihangir, Şah Cihan ve Evrengzib tarafından devam ettirilmiştir); Agra Kalesi’nin avlu ve bahçeleri (Ekber zamanı); Agra’daki Ekber’in Türbesi (Ekber zamanında başlanıp Cihangir tarafından bitirilmiştir); Keşmir’deki Akbal (XVII. yüzyıl başlarında Cihangir’in karısı Nurcihan tarafından yaptırılmıştır); Keşmir’deki Nishat Bagh (Şekil 12) (Nurcihan’ın kardeşi Asaf Han tarafından yaptırılmış tır); Lahor’daki Cihangir’in Türbesi; Delhi’deki Kızılkale’nin avlu ve bahçeleri (XVII. yüzyılın birinci yarısı, Şah Cihan zamanı); Agra’daki Tac Mahal (Şekil 13) (Şah Cihan tarafından karısı Mümtaz Mahal için 

yaptırılmıştır); Keşmir’deki Çeşme Şahi (Şah Cihan için yapılmıştır); Lahor’daki Shalamar Bagh (Şekil 14) (Şah Cihan için yapılmıştır) (Evyapan, 1991).  

Sonuç 

Dinler tarihine dair araştırmalar, hemen her din ve inanç sisteminde ölüm sonrası hesaplaşmanın, ceza veya mükafatın varlığının kabul edildiğini göstermektedir. Genel olarak İslam alimlerinin cennet tasviri hakkında benimsedikleri 

görüş, onun mahiyetinin bilinemeyeceği şeklindedir. Çünkü mü’min kullar için ahiret hayatında hazırlanmış mutluluk vesilelerinin hiç kimse tarafından tahayyül edilemeyeceğini ifade eden ayetten (32/Secde,17) başka, kudsi hadis olarak rivayet edilen meşhur metin de bu hususu açıkça belirtmektedir: “Ben, Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve hiçbir beşer zihninin tasavvur edemeyeceği mutluluklar hazırladım.” (Buhari,Tefsir1;Cennet 2-5) (Topaloğlu, 1993).
İslam medeniyeti tarihi boyunca, bahçe konsepti ve içindeki bitkiler, İslam düşüncesinde özel bir öneme sahip olmuştur. 

Bu durum kısmen, Müslümanların çoğunun yaşadıkları kurak topraklardan kaynaklanmaktadır. Geçit vermez çöllerde yaşayan ve sıcaklardan kavrulan Müslümanlar, akan suyun sakinleştirici etkisinin, yer yer görülen ıssız vahaların yeşilliğinin ve özenle geliştirilmiş bir su teknolojisiyle bakımı yapılan etrafı duvarlarla çevrili suni bahçelerdeki renkli bitkilerin her zaman kıymetini bilmiştir.

Kur’an ve İslam edebiyatındaki birçok tasvir, cennetin düzeninden, çiçeklerinden, bitkilerinden ve ağaçlarından bahsetmektedir. Müslüman düşüncesinin cennet tasvirleriyle bu kadar meşgul olması göz önünde bulundurulduğunda, zengin florasıyla bahçe konseptinin Müslüman kültürlerinde ve tabii ki sanatında her zaman başlıca temalardan birini oluşturması şaşırtıcı değildir.

Kaynaklar:

 

Anonim, 2018a. Cennetin bir bahçe olarak tasvir edilmesi.
http://www.diniyazilar.com/2016/05/cennet-esyalari/ 
Anonim, 2018b. İslam bahçe sanatında bir bahçe planı. http://www.rozanehmagazine.com/novedecember02/amongul.html 

Anonim, 2018c. İslam bahçe sanatına ait bir tasvir. 
https://www.platinonline.com/sanat/islam-kulturunde-bahce-duzenleme-sanati-808855 

Anonim, 2018d. Char-ı bagh sistemi. http://www.robsphotography.co.nz/Hamilton-Gardens-3.html 

Anonim, 2018e. Patio de Los Naranjos. 
https://www.tripadvisor.es/LocationPhotoDirectLink-g187430-d6776432-i216526340-Patio_de_los_Naranjos-Cordoba_Province_of_Cordoba_Andalucia.html 

Anonim, 2018f. Alcazar Saray Bahçesi.
https://www.engranajesculturales.com/actividades/cumpleanos-en-el-real-alcazar/cumpleanos-en-el-real-alcazar-patio-de-las-doncellas/

Anonim, 2018g. Elhamra Sarayı bahçesi. https://www.localmadridtours.com/madrid/5-day-southern-spain-historic-and-scenic-tour_4240 

Anonim, 2018h. Generalife bahçesi. http://gezihayallerim.blogspot.com/2016/10/granada-ve-elhamra-saray.html 

Anonim, 2018i. Chehel Sütun. http://www.flickriver.com/photos/twiga_swala/6264558127/ 

Anonim, 2018j. Mader-i Şah Medresesi. https://archnet.org/media_contents/834 

Anonim, 2018k. Bagh-ı Naranjestan. https://gezipgordum.com/siraz-gezilecek-yerler/ 

Anonim, 2018l. Nishat bagh. https://www.gardenvisit.com/gardens/nishat_bagh 

Anonim, 2018m. Tac Mahal.
https://www.elmundo.es/cultura/2017/10/24/59eef1a7468aeb293b8b4639.html 

Anonim, 2018n. Shalamar bagh. https://locallylahore.com/blog/shalimar-garden/ 

Aslani, A. 1984. İran Bahçeleri ve Bu Bahçelerin İslam Bahçeleri İçindeki Yeri. Yüksek Lisans Tezi. Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Bölümü, Ankara, 201s.

Demiröz, Z., 2002. Tarihsel Süreç İçinde İslam Bahçe Sanatı Hint-Moğol Bahçeleri Örneği ve İslam Bahçeleri’nin Türk Bahçe Sanatına Etkileri. Yüksek Lisans Tezi. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı, İstanbul, 130 s.

Evyapan, G., 1991. Bahçe. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, cilt: 4, 477-481 s.
  
Khabbazi, P. A., Erdoğan, E., 2012. İslam Bahçeleri. Namık Kemal Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 2, Tekirdağ, 20-31 s. 

Lehrman, J., 1980. Eartly Paradise: garden and court yard in İslam, University of California Press.

Macdoughall, B. E. and Ettinghausen, R., 1976. The Islamic Garden, Dumbart on Oaks Trustees for Harvard University, Washington DC. 

Şahin, M. S., 1993. Cennet. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, cilt: 7, 374-376 s.

Topaloğlu, B., 1993. Cennetin İsimleri. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, cilt: 7, 376-378 s.

Wescoat Jr., J. L., 1986. Enviromental Design 2, The Islamic Garden: Issues for Landscape Research.

 

The depictions of heaven in the Qur’an forms the basis of the understanding of the Islamic garden. Some details in the verses, streams, blossoming trees, all kinds of fruits, such as the beauty of heaven; hence it is expressed as a place of happiness. In the Qur’an, paradise is depicted with: shaded by trees and cool off function of pools with fountains. Muslims have tried to compare the places they live to heaven because of their longing for heaven. For this purpose, Muslims made designs in the gardens with using fruit trees, colourful and fragrant flowers and with stagnant or flowing water games as well.

Dr. Öğr. Üyesi Arzu Altuntaş

Prof. Dr. Murat E. Yazgan 

 

            

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz