Doğaya olan ilgim beni manzara resimleri çizmeye yöneltmiştir. Peyzaj mimarlığı bölümüne 2004 yılında İran, Tebriz Üniversitesi’nde girdim. Eğitimin ikinci senesinde “Görsel Anlatım” dersinde perspektif ve üç boyut çizim tekniğini öğrendim. Daha sonra ilgili kitaplardan bitkilerin, ağaçların ve manzaraların çizmesini daha detaylı öğrenmeye başladım. Perspektif öğrenmem, manzara çizmem konusunda bana çok katkı sağlamıştır. Perspektif ve üç boyut çizimi yalnız meslek gereği değil artık bir hobi olarak hayatımda anlam kazanmıştır. Peyzaj mimarlığı eğitimim sayesinde elde etiğim çizim yeteneği ile saatlerce hiç sıkılmadan ve severek hayal ettiğim ve izlediğim manzarayı çizebiliyorum.

“Bence doğa dünyamızın ve insanlığın geleceğini içinde barındıran insanoğlunun en büyük kutsal varlığıdır. Biz doğayı sevdikçe doğa da bizi sever ve korur.

 

Son 20 yılda gelişen bilgisayar teknolojisiyle birlikte mimarlıkta kurşun kalem, rapido, cetvel gibi araçların rafa kaldırılmasıyla birlikte serbest el çizimi nerdeyse yok oldu. Oysa son beş yüz yılda dünyada bütün tarihi eserler serbest el ile çizildi. Mimar Sinan'nın bütün eserleri bu el emeğinin sonucu. Bu yazıda serbest perspektifin özellikle de peyzaj mimarlığı bölümündeki önemini özet olarak açıklamaya çalışacağım.

 

Perspektif, gördüğümüz çevrenin ve içinde bulunan tüm elemanlarla birlikte iki boyutlu bir düzlem üzerinde ifade edebilme işlemidir. Üç boyutlu bir peyzaj içinde yaşamaktayız çevremizi oluşturan objelerden gözümüze gelen ışık ışınları, göz merceğinden geçerek retinada bir görüntü yatır. Bu görüntüler optik ve geometrik bir düzen içinde oluşur. Perspektif bilgisinin amacı, bir düzlem üzerinde çizdiklerimizin gözümüzde oluşan görüntüye en yakın olanını çizmemizdir. Perspektif ifadenin en çok karşımıza çıkan şekli, bir fotoğraf makinesinde elde edilen görüntülerdir. Diğer bir değişle gerçekte gözle gördüğümüz görüntülere en yakın görüntülerin düzlem üzerindeki ifadelerdir. Perspektif sözlükte bakış açısı veya nesneleri bir yüzey yüzerine çizme sanatı olarak geçer. Mekanlar, nesneler ve üç boyutlu tüm cisimler bakış açısına ve yerine göre farklı büyüklükte ve farklı şekillerde görünürler.

En temel ifadeyle bakış yerinden uzaklaşan nesnenin büyüklüğü küçülür ve küçülmüş gibi görünür. Perspektif çizim teknikleri en başta mimarlar, mühendisler endüstri tasarımcılar ve peyzaj mimarları grafikerler hata sinema sektörlerinde daha birçok alanda kullanır.

Perspektifteki kural, yakın olan cisimler uzaktakilerden daha büyük ve ayrıntılı gözükürler bir tren yolunda trenin ve tren raylarının uzaklaştıkça daralması, bir koridorun uzaklaştıkça daralması, sütunların uzaklaştıkça küçülmesi, ağaçlı bir yolda yolun daralması ve ağaçların küçülmesi, gökdelenleri aşağıdan veya yukarında bakıldığında gökdelenlerde oluşan daralma veya uzaklaşan binaların küçülmesi perspektifteki bu küçülmeye örnek olarak verilebilir.

Kentsel ve doğa alanlarında bunun çok farklı örneklerini görebiliriz. Otoyolların, karşımızdaki ovalarda ve tepelerde bir ip şeklinde bizden uzaklaşarak kaybolduğunu izleriz. Uzak denizlere giden devasa gemilerin ufukta nokta şeklinde gelip kaybolduğunu, romanlarda ve şiirlerde kelimelerle ifade edildiğine rastlamışızdır. Bizden uzaklaştıkça küçülen görüntüler konusu perspektif geometrisi bilimi içinde araştırılarak yöntemler halinde ortaya konmuştur.

Perspektifin Tarihi

İnsan, yazıyı keşif etmeden önce derdini çizimlerle anlatmıştır. Çok eski çağlarda pespektifin izleri antik süslemelerde görünmektedir. Perspektif kelimesi latince “perspicere” kelimesinden türemekte ve derinliğine bakmak anlamına gelmektedir.

Perspektif, Rönesans döneminde ortaya çıkmıştır. Bu dönemde ortaya çıkan perspektifin kuralları kısa zamanda bütün dünyaya yayılmıştır. Perspektif sanat tarihindeki en önemli buluştur. Flippo Brunelleschi, geometrisi göreceli zor olan sekizgen yapıdaki Vaftizhaneyi bir ayna yardımı ile çizer ve çizgilerin ufukta kavuştuğunu görür, perspektif kavramını anlatmıştır. Bu buluşta perspektif ile çizim yapması bir yöntem haline gelmiştir. Çizgiler ufukta kavuşuyor ve yükseklikleri gözle tahmin edilerek tamamlanıyordu. Bir süre sonra 1435’de Leon Batti- sta Alberti perspektif hakkındaki matematiksel açıklamasını yayınladı. Işık ışınlarını ve benzer üçgenleri kullanarak yüksekliklerini hesaplamış ve problemi çözmüştür. Günümüzde kullandığımız perspektif çizim tekniğinin temelini oluşturmuştur. Günümüze kadar gelişerek gelen perspektif, tasarımın olduğu her alanda kullanılmaktadır.

Çizimde perspektifin kullanılması;

Bir nesnenin bir bakışta üç yüzünü birden görmeye ya da üç boyutlu hacimsel bir nesneyi bir düzlem üzerinde çeşitli çizgisel anlatım yolları ile oluşturulması perspektif çizim tekniğidir. Perspektif çizimlere üç boyutluluk, derinlik ve gerçeklik katar, çizimlerde çeşitli perspektif teknikleri bulunmaktadır. Perspektif, çizgi perspektifi ve renk perspektifi olmak üzere ikiye ayrılır. Çizgi perspektifi; paralel çizgilerin sonsuzda birleşmesi yani küçülmesidir. Tek kaçıslı, çift kaçışlı ve üç kaçışlı olmak üzere üç çeşit perspektif tekniği vardır.

Renk perspektifi, ışık değiştikçe ve cisimler bizden uzaklaştıkça renklerin değişim görmesine denilir. Renk perspektifin bir diğer ismi hava perspektifidir. Ufuk çizgisi ise doğada gök ile yer düzleminin birleştiği çizgidir.

Peyzaj Mimarlığı Meslek Disiplininde Perspektif Çizimin önemi

Çizim, peyzaj mimarların düşüncelerini açıklayan ve göstermeleri için doğal bir yöntemdir. Açıklayıcı bilgiler çizimde yalnızca çizilen elemanlarında değil, belki aralarındaki ilişkilerde de bulunmaktadır. İnsanlar genelde kelimelerin açıklamakta yetersiz kaldığı düşünceleri skeçler, şemalar ve diyagramlarla gösterir. Bir el çizgisi çoğu kez bin anlamı ifade etmektedir.

Karşıdaki kişiye tasarım sonucunun nasıl olacağı konusunda bilgi veren üç boyutlu çizimler; tasarımcının düşündüklerini sunuma aktarabilmesi açısından çok önemlidir. Eskiz aşmasından sonuca kadar, tasarımcının düşüncelerini açıklayan yöntem perspektif tekniğidir. El ile perspektif çizmenin, bilgisayar destekli üç boyutlu sunumlara göre avantajı daha geliştirilebilir nitelikte olmasıdır.

Toplumsal değişmeler kapsamında ve ardından değişen ihtiyaçlara göre peyzaj mimarlığı meslek disiplini de bu ihtiyaçları karşılayabilen, yaratıcı olan ve yeniliklerle kısa sürede sorunları çözebilen tasarımcılardan oluşmalıdır.  Yaratıcı ve yeni fikirler ilk başta beyinde başlar ve daha sonra çizim teknikleriyle kağıda dökülür ve bu şekilde somut düşünceler iki veya üç boyutlu olarak soyut bir şekile dönüşür ve gelişir. Bu nedenle peyzaj mimarlığı gibi alanlarında düşünmeyi soyutlaştıran serbest el karalamalar ve perspektif çizimler oldukça önemli sayılmaktadır. Perspektif çizimler final üründen önce tasarım sürecinde proje geliştirmeye yönelik yeni fikirleri açıklayan bir araç olarak sık sık kullanılmaktadır.

Tasarım süreci bir dizi ileri ve geri beslemeli adımlardan oluşmaktadır. Bunların ilki programlama aşamasıdır. Bu aşamada tasarımcı sörvey ve alan analizi yapmak durumundadır. Tasarımcılar bu süreçte, görsel analiz ve izlenim çizimleri oluşturduktan sonra arayış, araştırıcı ve yaratıcı çizimler oluşturmaktadır. Peyzaj mimarlığının tarihsel gelişiminde önceki yıllarda çoğunlukla el çizimi perspektifler kullanılırken, günümüzde dijital perspektif ve üç boyutlu çizimler kullanılmaktadır. Fakat, yine de projenin birçok aşamasında el çizimi kullanımı yeterli olabilir (Çiğdem, Yılmaz, Özkan, 2017).

Tasarım genellikle bir faaliyet için gerekli olan şemaların veya planların hazırlanma sürecidir Tasarım süreci ise, çeşitli çözüm alternatifleri arasından seçim yapma sürecidir. Tasarım süreçlerini ise işlev şeması, şematik tasarım ve uygulamaya yönelik proje oluşturmaktadır. Bu süreçlerin her adımında tasarımcılar perspektif çizimlere başvurmaktadır.

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz