Tarihi yaklaşık 9 bin yıl öncesine dayanan Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel değeri o kadar derindir ki, dünyanın birçok kaynağında; Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı bu kent ile alakalı bilgiler yer bulmaktadır. Bu bağlamda; Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Şanlıurfa yıllardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Şanlıurfa ili, coğrafi bölge ayırımın-da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat Bölümü’nde yer almaktadır. Kapladığı alan itibariyle, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en geniş ve Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) merkezi konumunda, batısında Gaziantep, kuzeybatısında Adıyaman, kuzey ve kuzeydoğusunda Diyarbakır, doğusunda Mardin illeri ve güneyinde ise, 223 km uzunluğunda Türkiye-Suriye devlet sınırı ile çevrilidir. Şanlıurfa’nın sahip olduğu tarihi ve turistik değerler göz önüne alındığında kent kimliği temelini Göbekli Tepe, Balıklıgöl, Hz. Eyyüp Peygamber Sabır Makamı, Harran gibi turizm öğeleri ile şekillenmektedir.

Türk-İslam Kültürü’nde ‘avlular’ büyük bir öneme sahiptir. Türk mimarisinde avlular genelde üstü açık şekilde bırakılır. Eve giriş kapısı avluya açılır. Birçok avluda süs havuzu bulunur. Avlular çocukların oyunlar oynadığı, yaz günle-rinde yemeklerin yendiği, eğlencelerin düzenlediği yerlerdir. Şanlıurfa insanı, avluya ‘hayat’ der bölgenin kuraklığından kaçıp serin bir nefes alabileceği mekan anlamında… Bir başka deyiş ile; avlu, en sade şekliyle, insanın temel rekreasyon faaliyetlerini gerçekleştirmesini mümkün kılan bir mekan, doğal yaşam alanıdır. Şanlıurfa’nın eski avlulu (hayatlı) evleri incelendiğinde yöre in-sanının bitkiler ile olan etkileşimi daha iyi anlaşılmaktadır.

Şanlıurfa ili ve çevresi, bulunduğu coğrafi konum etkisiyle ülkemizde en kurak şartların yaşandığı alanlardan biridir. Genel olarak kışları az soğuk, yaz ayları ise çok sıcak geçen Urfa’da,

iklim özellikleri bitkisel üretim üzerinde çok büyük bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda; tarım sektörünün temel yapısal sorunlarını ortadan kaldırmak veya en aza indirebilmek için GAP devreye girmiştir.

Temelde olduğu gibi kent ölçeğinde de tasarım ve planlama çalışmalarında kullanılan bitki materyalleri bölgenin çevresel ve fiziksel koşullarına bağlıdır.  Ayrıca kent merkezinde artan nüfusa bağlı olarak çoğalan yapısal alanlar, çevre kirliliğine kaynak olmaları yanında; kent ortamının sıcaklığını, toprak ve havasının nem ekonomisini ve hava hareketlerini, özetle iklimini değiştirmektedir.

Bitkiler; nispi nem oranının artmasını, temiz hava teminini, havanın filtrelenmesini, gürültünün absorbe edilmesini, oksijen üretimini sağlayan, sera etkisini azaltan bitkiler ile kent merkezleri daha konforlu hale getirilebilmektedir.

Yerel koşullara uygun, bölgede doğal olarak yetişen veya adapte olmuş bazı bitki türleri kentlere farklı bir kimlik kazandırmaktadır. Örneğin; Orta Avrupa kentlerinde Aesculus (Atkestanesi), Tilia (Ihlamur), Viyana kentinde Fagus (Kayın), Erzurum kentinde Betula (Huş) türleri Adana ve Mersin’de Citrus aurantium (Turunç), İstanbul’da Cercis siliquastrum (Erguvan), Bursa’da ise Platanus orientalis (Doğu çınarı) kullanılarak söz konusu kentlere özel bir peyzaj görüntüsü kazandırılmıştır.

Bu doğrultuda, Şanlıurfa kentinin iklim ve toprak koşullarına dayanıklı olan, dolayısıyla Şanlıurfa kenti ve yakın çevresinde rahatlıkla yetişebilecek olan Pistacia khinjuk Stocks türünün peyzaj mimarlığı çalışmalarında kullanım olanakları ortaya konmaya çalışılmıştır. Pistacia türleri kayalık, taşlık, meyilli, besin elementlerince zengin olmayan topraklarda da yetişebilmektedir, dinlenme döneminde kış donlarına karşı pek fazla hassas değildir, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sıcaklığın -20oC’ye düştüğü zamanlarda dahi ağaçlarda herhangi bir zarar görülmemiştir (Anonim, 2013). Taban suyunun yükseldiği durumlarda drenaj yapılarak köklerin zarar görmesinin önüne geçilebilmektedir.

Yerel ismi ‘Buttum’ olan P.khinjuk Stocks türü ülkemizde Gaziantep, Siirt, Şanlıurfa, Hakkâri, Bitlis ve kısmen Mardin illerinde yaygın olarak bulunmakta, boyları 10 metreyi bulmaktadır. Yaprak şekli ve büyüklüğü bakımından çok çeşitlilik göstermekle beraber genellikle 2-4 çift yaprakçık içerir. Çiçekleri P.vera çiçeklerine benzemekle birlikte özellikle erkek çiçekler sık salkımlı ve kırmızı renktedir. Çiçek salkım ve yaprakları yeşil veya açık yeşil renktedir. Çiçeklenme zamanı en geç olan türdür. Meyveleri küremsi şekilli, biraz basık yapıdadır. Meyvelerin dış kabuk rengi yeşildir. İri meyveli / küçük meyveli olarak iki tipe ayrılmaktadırlar (Anonim, 2013). Ağaç formunda olan ve düzgün bir gövde ve taç yapısı oluşturabilen P.khinjuk Stocks türleri sonbaharda dekoratif renklenme gösterirler. Bu özellikleri ile estetik açıdan değerlendirildiğindem yöreye uygun bir süs bitkisi olduğu anlaşılan türün soliter, duvar ve çit kullanımı, gürültü ve görüntü kirliliği engelleyici veya rüzgâr perdesi olarak kullanılabilmesi gibi özellikleri de mevcuttur.

  

Güneydoğu Anadolu Bölgesi denildiğinde akla gelen ilk olgulardan olan Pistacia türüne ait doğal bitkilerden olan P.khinjuk Stocks’un kent peyzajında kullanılarak bu türün kent kimliğine entegre edilebilirliği araştırılmak istenmiştir.

Gelişmiş kök yapıları ile toprağın bulunduğu yerde stabil kalmasına yardımcı olur. Ayrıca toprağı şiddetli rüzgar etkisinden de korur. Oluşturduğu geniş taç yapısı ile gölge, sıcak, rüzgardan korunmuş ve nemli alan sayesinde yakın çevresindeki biyolojik aktivitelerin devamlılığını sağlar.

Ek bir bakım ihtiyacı olmadan doğal olarak yetiştikleri için özellikle bölgede yapılan bitkilendirme çalışmalarında ve sıcak iklim koşullarında kullanımları uygundur. Bitkilendirme çalışmalarında özellikle kırsal mekânlardan kentlere doğru bir geçiş bitkisi olarak da tercih edilebilir.

Kentsel mekânların en büyük problemlerinden biri de atıl alanlardır. P.khinjuk Stocks dokulu yapısı ile istenmeyen görüntüleri maskelemek için kullanılabilir. Bu doğrultuda kentsel mekanlarda bulunan bahçeleri sınırlandırmak için de kullanılabilir. Sık dokusu ve yaygın formu ile perde teşkil etmekte başarılı olur.

Kentsel alanlarda kullanılan bitkiler, mikroklimayı ve yüzey akışlarını düzenleme, yaban hayatı türleri için uygun habitatlar oluşturma gibi birçok işlevi ve ekosistem hizmetini yerine getiren önemli kentsel biyotoplardır (Doygun ve İlter, 2007). Bu bağlamda P.khinjuk Stocks türü kentsel mekânlarda yaşayan hayvan türlerinin yaşamına katkı sağlayabilir.

Şanlıurfa’da kent kimliğinin temeli dini ve arkeolojik turizme dayanmaktadır. Bu önemli olguyu özellikle şehirleşme zonunda yöreye has bir bitki materyali ile desteklemenin Şanlıurfa kent kimliğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Son dönemlerde kent içi bitkilendirmenin aynı türlerden yapılması ile hemen hemen tüm şehirlerde karbon kağıdı ile çizilmiş gibi aynı peyzaj görüntüsü oluşmaktadır. Örneğin; diğer kentlerimizde olduğu gibi Şanlıurfa’da da Robinia pseudoacacia ‘Umbraculifera’ (Top akasya), Platanus orientalis (Doğu çınarı), Chamaerops humulis (Akdeniz palmiyesi) gibi türler yoğunlukla kullanılmaktadır. P.khinjuk Stocks türü kimliğine uygun bitkisel çeşitlilik anlamında sorun yaşayan Şanlıurfa gibi sıcak kentlerde bitkisel tasarım çalışmalarına yeni bir tür kazandırması açısından önemlidir.

İlin bir diğer değeri Karagül ise farklı renk yapısı ile birçok sektörde kullanılabilir bir bitkisel materyaldir. Sadece Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde taç yaprakları siyah renk alan bu bitki yarı katmerli ve kokulu olan bu gül, mevsim olarak ilkbahar ve sonbahar aylarında çiçek açar. Karagül’ün 1-1,5 metre

yüksekliğinde bir çalı çiçeği, 6-7 cm. çapında olmaktadır. Bu mikroklima dışarısında da yetişebilen fakat taç yaprakları kırmızıya dönen bu bitki son dönemde kozmetik sektöründe ve hediyelik eşya olarak turistik bir olgu değerlendirilmektedir.

Bu bilgilerin ışığında; bu çalışma ile daha sonra yapılacak benzer çalışmalara altlık oluşturmasına, bölgede doğal olarak bulunan veya sosyo-kültürel önem taşıyan diğer bitkilerin ıslah edilmesi ile Şanlıurfa ve çevresine fonksiyonel ve estetik anlamda katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Kaynakça:

• ANONYMUS, 2013. PRODUCING PISTACHIUM LIVING TO CONSUMER PROBLEMS AND SOLUTIONS WAYS PANEL. 10th OCTOBER 2013 HARRAN UNIVERSITY. p23-24
• AÇAR, İ., 1992. A STUDY ON THE MORPHOLOGICAL AND BIOLOGICAL CHARACTERISTICS OF SELECTED SOME MALE PISTACHIO TYPES IN CEYLANPINAR AGRICULTURE OPERATION. MASTER THESIS. HARRAN UNIVERSITY, 92 S. ŞANLIURFA.
• BERNATZKY, A. 1982. THE CONTRIBUTION OF TREES AND GREEN SPACES TO A TOWN CLIMATE, THE IMPACT OF CLIMATE ON PLANNING AND BUILDING. ELSEVIER SEQUOIA S.A., THE NETHERLANDS PP. 301-311. USA
• DOYGUN, H; İLTER, A., 2007. INVESTIGATION OF ACTIVE GREEN AREA SUFFICIENCY PRESENTED AND PRESENTED IN KAHRAMANMARAS. ECOLOGY,17(65):21-27

Considering the historical and touristic values of Şanlıutfa province shaped by tourism elements such as; Göbekli Tepe, Balıklıgöl, Patience Authority of The Eyyüp Prophet and Harran as well. Couryards are having a great importance in Turkish-Islamic Culture. In Turkish architecture, courtyards are usually designed as upper-side open. The entrance door to the house opens to the courtyard. Many of courtyards indudes ornamental pools.

Pey. Yük. Mimarı İbrahim Halil Hatipoğlu

Prof. Dr. Bekir Erol Ak 

 

 

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz