Kentsel Tarım

Tüm dünyada hızlı kentleşme olgusu, bilimsel araştırmaların önde gelen konusu haline gelmiştir. Nüfusun kentlerde toplanması ve kentsel yayılma sonucu kent çevresinde tarıma ayrılan alanlar giderek azalmaya başlamış, hızla artan dünya nüfusuna paralel artış gösteren cevre sorunları ile kent ve çevresinde meydana gelen hava, su, toprak kirlenmeleri de gıda güvenliği sorununun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu değişim, kentsel nüfusa yeterli miktarda gıda, su, enerji, ulaşım ve atık hizmetinin sürdürülebilir bir şekilde sunulması gibi çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetişim konularında bir dizi yeni zorluk getirmiştir (Akyol, 2011).

Doğal kaynakların hızlı bir yok oluş surecine girdiği ve sürdürülebilirliğin büyük önem kazandığı günümüzde “gıda güvenliği” en önemli sorunlardan biri olarak görülmektedir. Gelecek nesillerin gıda güvenliğini tehdit eden bu durum “kentsel tarım” kavramını gündeme getirmiştir (Açıksöz, 2001).

UNDP (1996)’ya göre, tarih boyunca birçok antik kentte bulunan tarımsal faaliyetler, sanayi devrimi ile birlikte kırsal aktivite olarak görülmüş, dolayısıyla kentsel tarım faaliyetleri kırsal tarım faaliyetlerine göre kent içerisinde tam olarak kabul görmemiştir. Kentsel tarım, kent içerisinde geçici, ekonomik değeri olmayan ve kentsel yerleşmelere uygun düşmeyen, bunun yanında rekreasyon alanları olarak kullanılabilen, kentlere estetik değer katan bir faaliyet olarak görülmektedir (Solduk,2010). UNDP (1996) kentsel tarımı, farklı gelir seviyelerindeki insanlar için düşük maliyetli ve kaliteli yiyeceklere kolay erişim sağlayan kolay girişimci bir faaliyet olarak tanımlamıştır (Lesher, 2006).

Kentsel tarım, kent içinde ve çevresinde bulunan büyük ölçüde insan ve malzeme kaynaklarını, ürünlerini ve hizmetlerini kullanarak çeşitli gıda ürünleri yetiştiren, işleyen ve dağıtan bir endüstridir. Kentsel tarım, kent koşullarından büyük ölçüde etkilenen ve onu etkileyen, kentsel ekolojik ve sosyo-ekonomik sistemin ayrılmaz bir parçasıdır (Mougeot, 2000).

Kentsel tarım yeni gündeme gelmiş bir konu değildir. İnsanlık, yerleşik hayata geçtiği doneme kadar besin kaynağı bulmak adına çeşitli uğraşlar vermiştir ve hala vermeye devam etmektedir. Kentsel tarım daha çok savaş ve ekonomik kriz gibi bunalım anlarında çözüm olarak ortaya çıkmıştır (Kaufmann ve Bailkey, 2000).

Kentsel tarımı kırsal tarımdan ayıran, tarımın yapıldığı yer değil, kentsel tarımın içerisinde barınan bileşenlerdir. Bunlar ekonomik faaliyet türleri, gıda ve gıda dışı ürünler ve alt kategorileri, kent içinde ve etrafında bulunan alanın konumu, uygulama alanının türleri, farklı üretim sistemleri, üretim ölçeği ve urun varış yeridir (Şekil 1) (Mougeot, 2000).

                                            Şekil 1 Kentsel Tarımın Bileşenleri (Mougeout,2000)

Kent içerisinde farklı mekanlarda ticari olmayan amaçlarla yapılabildiği gibi ticari amaçlı üretimler de kentsel tarıma dahildir (Açıksöz, 2001). Kentsel tarım çeşitli şekillerde yapılabilmekte ama genel olarak ticari olan, ticari olmayan ve hibrit çalışmalar şeklinde üç kategoride incelenmektedir. Ticari kentsel tarım çalışmaları, pazar satışlarına yönelik çalışmaları, kent ve etrafındaki çiftlikleri, arıcılığı, topraksız ve hidroponik sistemleri içermektedir. Hibrit çalışmalar genellikle gıdanın üretimi, işlenmesi, dağıtımı ve pazarlamasından oluşan sosyal faaliyetleri, ayrıca sosyal, ekonomik veya çevresel amaçlara yonelik farklı kurumlar aracılığıyla yapılan ücretsiz eğitim faaliyetleri olarak sıralanabilmektedir (Rasouli, 2012). Ticari olmayan çalışmalar ise konut bahçeleri, topluluk bahçeleri, kurum bahçeleri, gerilla bahçeleri, hobi bahçeleri, yenilebilir peyzaj uygulamaları ve uygulamaları - uygulamalarını kapsamaktadır (Kaufmann ve Bailkey, 2000) (Şekil 2).

                                                            Şekil 2 Gerilla Bahçesi (URL-1, URL-2)

UNDP (1996) kentsel tarımın yapılabileceği mekanları şoyle sıralamaktadır:

• Binalar üzerindeki ve çevresindeki alanlar,

• Kamusal alanlar ve parklar,

• Çiftçiliğe uygun hale getirilecek yol kenarları,

• Yerleşime uygun olmayan taşkın ovaları,

• Dik yamaçlar,

• Havaalanına yakın tampon bölgeler,

• Sulak alanlar ve su yapıları (deniz, nehirler, goller, kanallar vb.) (Açıksöz, 2001).

Kentsel Tarımın Faydaları ve Riskleri

Kentsel tarım, uygulandığı alanlarda yapılacak tarımsal aktivitelerin amaç, ölçek ve faaliyet türüne, kimler tarafından hangi yasal düzlemde yapıldığı ölçütlere göre farklılıklar gösteren kapsamlı bir uygulamadır (Solduk, 2010). Toplum refahı, cevre ve ekonomi acısından önemli bir yere sahiptir ve diğer kentsel faaliyetlerde olduğu gibi, hem olumlu hem de olumsuz etkileri bulunmaktadır (van Veenhuizen,2006). Grimm (2009), kentsel alanlarda yapılan bu uygulamanın çevresel, sosyal ve ekonomik çıktıları olduğunu belirtmiştir (Şekil 3).

                                                Şekil 3 Kentsel Tarımın Çıktıları (Grimm, 2009).

Başlıca hedefi gıda güvenliği olan, 850 milyon insan yetersiz beslendiği, kentsel alanlarda yaşayanların u’inin gıda sıkıntısı çektiği, geleneksel tarımın toplam sera gazı emisyonlarının ’unu oluşturduğu (Ranhagen ve Groth, 2012) Dünyada kentsel tarımın;

• Yerel urun tüketimi ile emisyonları artıran uzun mesafe taşımacılığına bağımlılık, gıdaya erişim sıkıntısı ve sera gazı emisyonlarını azaltması,

• Kentte biyoçeşitliliği arttırması (Grimm, 2009),

• Üretim alanları oluşumu,

• Kentsel toprakların, flora ve yaban hayatının korunması,

• Atık ve besin geri donuşumu,

• Suyun yönetimi,

• Küresel ısınma ve atmosfer kirliliği,

• Cevre bilincinin artırılması gibi çevresel faydaları bulunmaktadır (Deelstra ve Girardet, 2000).

Yerel istihdama katkıda bulunmak ve ek gelir sağlamak gibi ekonomik faydaları bulunan kentsel tarımın; sağlıklı beslenme alışkanlıklarının gelişimi, eğitim ve serbest zaman aktivitelerine katkı, yerel işletmelerden alışveriş etme alışkanlıkları, çocukların yeterli beslenmesine katkı gibi sosyal faydaları da bulunmaktadır (Grimm, 2009).

Kentsel tarım, çeşitli çevresel ve sosyo-ekonomik yararlarının yanı sıra, sağlık ve çevresel acılardan riskler içerebilmekte, risklere karşı uygun önleyici ve yol gösterici önlemler alınmadığı takdirde olumsuz etkilere de neden olmaktadır (van Veenhuizen ve Danso, 2007).

Kentsel alanlarda sanayi, trafik ve yüksek nüfus yoğunluğu, su, toprak ve hava kirliliğine neden olmaktadır. Kentsel tarım için en büyük zorluklardan biri, bu kirli ortamlarda gıda güvenliğinin sağlanmasıdır. Çünkü tarımsal faaliyette kullanılacak toprak, su ve havanın ağır metallerle (toprak, kadmiyum, krom, çinko, bakır, nikel, cıva, mangan, selenyum ve arsenik dahil) ve patolojik organizmalar ile kirlenme riski bulunmaktadır (Tixier ve Bon, 2006). Ayrıca kentsel tarımın, hayvanlardan bulaşan hastalıklar, gıda işleme ve pazarlamadan kaynaklanan hasat sonrası kirlilik sebebiyle oluşabilecek riskleri de bulunmaktadır (Boischio vd., 2006).

Küresel bir sorun olan iklim değişikliği, doğal kaynak tüketimi ve çevresel tehditler göz önünde bulundurulduğunda yeni nesillerin geleceği adına endişe duyulmaktadır. Fakat günümüzde geleneksel kentsel tarım uygulamaları sorunların çözümünde yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple daha yaşanabilir bir gelecek oluşturmak, bunun yanında sosyal ve ekonomik fırsatlar da sunmak için yeniliklere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple acık hava çiftlikleri, dikey tarım, çatı bahçeleri-seraları, iç mekan tasarımını da dahil olmak üzere kentsel binalarda ve şehir yüzeylerinde yenilikçi kentsel tarım uygulamaları gündeme gelmektedir (Thomaier vd., 2015).

Yenilikçi Kentsel Tarım Uygulamaları ve Fikirleri

Kentsel tarımda yenilikçi uygulamaların; güvenli hasat, düşük enerji kullanımı, düşük işçilik maliyeti, düşük su kullanımı, düşük nakliye maliyeti, geniş urun yelpazesi, maksimum urun verimi ve yetiştirme alanı artışı gibi avantajları vardır (Al-Kodmany, 2018). Yenilikçi kentsel tarım uygulamalarından olan Hidroponik Sistem, topraksız ortamda yapılan uygulamalar içerisinde en yaygın olanıdır. Sistemde su ve bitki besin çözeltileri ile bitkisel üretim yapılmaktadır. Bu yöntemin kullanılması ile su tüketiminde oldukça fazla tasarruf edilmektedir. Çünkü bitkiye ihtiyacı olan kadar besin takviyesi sağlanmaktadır (Şahin ve Kendirli, 2016) (Şekil 4)

                                                           Şekil 4 Hidroponik Tarım Uygulaması (URL-3)

Mevcut hidrokültür uygulamaları içerisinde en fazla su tasarrufu ise Aeroponik Sistem ile sağlanmaktadır. Topraksız ve çok az su içeren hava/sisleme ortamında yetiştiricilik olarak tanımlanmaktadır. Aeroponik Sistemde su ile karışmış haldeki bitki besin maddeleri bir düzenek yardımıyla, sis/buhar halinde kökleri açıkta bulunan bitkilere püskürtülerek fazla su kullanımının önüne geçilmektedir (Şekil 5). Bir Aeroponik Sistem, en verimli hidroponik sistemlerden bile yüzde 90 daha az su kullanan dikey bahçeler için en verimli bitki yetiştirme sistemidir. Aeroponik Sistemlerde yetişen bitkilerin daha sağlıklı ve potansiyel olarak daha besleyici kılan daha fazla mineral ve vitamin aldıkları gözlemlenmiştir (Birkby, 2016).

                                                      Şekil 5 Aeroponik Tarım Sistemi

Aquaponik Sistem, yenilikçi kentsel tarım uygulamaları içinde en büyük avantajlara sahip olanıdır. Bitkileri ve balıkları aynı ekosistemde birleştirerek topraksız tarım sistemini bir adım daha ileri taşımaktadır (Birkby, 2016). Balık atıkları bitkiler için biyolojik gübre kaynağı olmakta, bitki kökleri de balık havuzu için doğal filtre görevini sağlayarak simbiyotik bir yaşam ortamı oluşmaktadır (Dede ve Türkan, 2009) (Şekil 6).

           Şekil 6 Endonezya'daki Aquaponik Tarım Uygulamaları (URL-5)

Yönetişim ve planlama; kentleşme, geçim kaynakları ve sosyal değerlere, etnik ve kültürel bütünleşmeye, demokratik hakların genişletilmesine ve yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunabilmektedir. Ancak hızlı ve plansız kentsel büyüme, genellikle kentler ve bireyler için olumsuz çevresel ve sosyal etkilere neden olmaktadır. Bu sebeple İsveç Hükümeti SymbioCity kavramıyla çeşitli girişimlerde bulunmaktadır (Ranhagen ve Groth, 2012). Verimli kaynaklarla daha kaliteli kentsel ortamlar elde etmek için sürdürülebilir kentsel gelişimle bütüncül ve çok disiplinli bir yaklaşım desteklenmektedir. Bu kapsamda bir kentsel tarım teklifi sunulmuştur. Yapılacak çok katlı kentsel tarım tesisi ile ulaşım maliyetleri ve emisyonların azaltılması ve günlük taze gıda sunulması hedeflemektedir (URL-6) (Şekil 6). Yapılacak proje ile gıda güvenliği sağlanacak olup, 1000 ton CO2 emisyonu azaltılması, 50 milyon litre sudan tasarruf edilmesi ve 60.000 m2 üretim alanı oluşturulması beklenmektedir (URL-7).

                                                   Şekil 7 SymbioCity Çok Katlı Sera Projesi (URL-7)

Singapur’daki Sky Green Dünya’nın ilk düşük karbonlu dikey çiftliği olma özelliğine sahiptir (Şekil 8). Bu çiftliğin hedefi; en az toprak, su ve enerji kaynaklarını kullanarak yeşil, sürdürülebilir, güvenli, taze ve lezzetli sebze üretimini sağlamaktır (URL-8). Yerel sebze üretiminin yalnızca yüzde 7'sini karşılayan Singapur’un bu çiftlik ile gıda güvenliği ile yerel gıdaya erişimin artırılması hedeflenmektedir (URL-9).

 

SONUÇ

Kentler konut, sağlık, eğitim, ulaşım, altyapı ve iş gibi olanakları sağlaması sebebiyle, taşıma kapasitelerinin üzerinde taleplerin baskısı altında kalarak, söz konusu ihtiyaçları karşılayamayacak duruma gelmişlerdir (Rasouli, 2012). Bu sebeple açlık ve yetersiz beslenme ila karşı karşıya kalan ülkelerdeki sorunlarla başa çıkmada kasaba, kent ya da metropoliten bölgenin kentsel tarımı kullanarak gıda acısından kendine olan güvenine katkıda bulunması büyük önem taşımaktadır. Çünkü kentsel tarım, kentleri besleyen ve kent sisteminin sürekliliğini sağlayarak yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bir kavramdır (Açıksöz, 2001). Ülkemizde Ankara Kazıkiçi Bostanları, İstanbul Yedikule Bostanları ve Atatürk Orman Çiftliği gibi örnekleri olan kentsel tarım, ülkemizde bir kültür mirasıdır ve korunup geliştirilmesi gereken bir olgudur. Bu anlamda Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan raporda, bir dizi öneride bulunulmuştur. Buna göre;

• Kentsel tarım resmi anlamda kentsel arazi kullanımı olarak kabul edilmeli ve elverişli bir politika ortamı oluşturulmalıdır.

• Boş acık kentsel alanlara erişim artırılmalıdır.

• Kentsel çiftçi örgütlerinin kurulması ve güçlendirilmesi desteklenmelidir.

• Kent çiftçiliği eğitimi, teknik danışmanlık ve krediye erişimin artırarak kentsel tarımın üretkenliğinin ve ekonomik uygulanabilirliğinin artırılması gerekmektedir.

• Kentsel tarımın sağlık ve çevresel risklerinin azaltılmasını sağlayan tedbirlerin alınması (sağlık riskleri ve ilgili yönetim uygulamaları, imar, sulama suyunun ve ürünlerin kalite kontrolüyle ilgili çiftçi eğitimi) gerekmektedir (van Veenhuizen ve Danso,2007).

Kentsel tarım, günümüzün kentleşmiş dünyasında giderek artan olumlu bir etki yaratmaktadır. Sadece eğlence ve zaman geçirme yeri değil aynı zamanda kenti beslemeyi ve daha yaşanabilir bir hale getirmeyi de hedeflemektedir. Kentlerin sürdürülebilirliğinde ve kent halkının beslenmesinde rol oynayan bir sektör olarak kabul edilmektedir. Kentsel tarımın gerçek potansiyelinin belirlenmesi, sorunlarına çözümler getirilmesi, doğru plan ve projelerle geliştirilmesi ve yasal-yönetsel boyutta desteklenmesi ile daha başarılı sonuçlar elde edilmesi sağlanacaktır. Yenilikçi kentsel tarım uygulamaları sayesinde doğayla kentin karşılıklı yarar sağladığı simbiyotik bir planlama modeli ortaya çıkacaktır.

KAYNAKÇA

Açıksöz, S. (2001). Ankara’da Kentsel Tarım Kapsamında Atatürk Orman Çiftliği’nin Günümüz Koşullarında Yeniden Değerlendirilmesi Üzerinde Bir Araştırma. Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı Ankara.

Akyol, M. (2011). Evolution of Urban Agriculture Concept and Determination of Design Criteria. M. Sc. Thesis. İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, Department of Lansdcape Architecture.

Al-Kodmany, K. (2018). The Vertical Farm: A Review af Developments and Implications for The Vertical City. Buildings, 8(2), 24, doi: 10. 3390/buildings8020024.

Birkby, J. (2016). Vertical Farming, ATTRA Sustainable Agriculture, NCAT IP516, s. 1 – 12.

Boischio, A., Clegg, A., & Mwagore, D. (2006). Health Risks and Benefits of Urban and Peri-urban Agriculture and Livestock (UA) in Sub-Saharan Africa: Resource Papers and Workshop Proceedings. Urban Poverty and Environment series;1.

Dede, G. & Turkan, E. (2009). Balık ve Bitkilerin Birlikte Yetiştirildiği Sistem: Aquaponik Sistemler, 

Sakarya Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü. Erişim Adresi için TIKLAYIN

Deelstra T & Girardet H (2000). Urban Agriculture and Sustainable Cities. In: Bakker N, Dubbeling M, Gundel S, Sabel-Koschella U, de Zeeuw H (eds) Growing Cities. Growing Food. Dtsch Stift int Entw, Feldafing, 43–66.

Grimm, J. (2009). Food Urbanism: A Sustainable Design Option for Urban Communities. Landscape Architecture and Environmental Studies, Iowa State University, Ames, USA.

Kaufmann, J. & Bailkey, M. (2000). Farming InsideCities: Entrepreneurial Urban Agriculture in The United States, Working Paper, Lincoln Institute of Land Policy, Cambridge, MA.

Lesher Jr, C. W. (2006). Urban Agriculture: A Literature Review—Urban Agriculture: Differing Phenomena in Differing Regions of the World.

Mougeot, L. J. (2000). Urban Agriculture: Definition, Presence, Potentials and Risks, and Policy Challenges. Cities Feeding People Series Report: 31. International Development Research Centre (IDRC), November.

Rasouli, S. (2012). Surdurulebilir Kentsel Tasarımda Kentsel Tarımın Rolu, “İstanbul Orneği”, İstanbul Teknik Universitesi, Disiplinerarası Kentsel Tasarım Yuksek Lisans Programı. Fen Bilimleri Enstitusu, İstanbul.

Ranhagen, U. & Groth, K. (2012). The SymbioCity Approach: A Conceptual Framework for Sustainable Urban Development. SKL International.

Solduk, B. B. (2010). Surdurulebilir Kentsel Gelişmenin Sağlanması Acısından Kentsel Tarımın Rolu, İstanbul Metropoliten Alan Orneği, Yuksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Universitesi, Şehir ve Bolge Planlama Anabilim Dalı.

Şahin, G., & Kendirli, B. (2016). Yeni Bir Zirai İşletme Modeli: Dikey Ciftlikler, TUCAUM Uluslar arası Coğrafya Sempozyumu International Geography Symposium. 13-14 Ekim 2016 /13-14 October 2016, Ankara.

Thomaier, S., Specht, K., Henckel, D., Dierich, A., Siebert, R., Freisinger, U. B., & Sawicka, M. (2015).

Farming in and on Urban Buildings: Present Practice and Specific Novelties of Zero-Acreage Farming (ZFarming). Renewable Agriculture and Food Systems, 30(1), 43-54.

Tixier, P., & de Bon, H. (2006). Urban Horticulture. In R. van Veenhuizen (Ed.), Cities Farming for the Future – Urban Agriculture for Green and Productive Cities, 316–347. Published by RUAF Foundation, IDRC and IIRR.

van Veenhuizen, R. (2006). Cities Farming for the Future, Urban Agriculture for Green and Productive Cities, (Ed. By van Veenhuizen, R.), Published by RUAF Foundation, IDRC and IIRR.

van Veenhuizen, R. & Danso, G. (2007). Profitability and Sustainability of Urban and Peri-Urban Agriculture. FAO Agricultural Management, Marketing and Finance Occasional Paper No 19. Rome: FAO.

URL-1. Gerilla Bahcesi. Erişim Adresi için : TIKLAYINIZ

URL-2. Gerilla Bahcesi. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-3. Hidroponik Sistem. Erişim Adresi :  TIKLAYINIZ 

URL-4. Aeroponik Sistem. Erişim Adresi :  TIKLAYINIZ

URL-5. Akuaponik Sistem. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-6. SymbioCity. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-7. SymbioCity. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-8. Sky Greens. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-9. Sky Greens. Erişim Adresi : TIKLAYINIZ

URL-10. Sky Greens. Erişim Adres i: TIKLAYINIZ

Prof. Dr. Sebahat Açıksöz                                                                                                                

Bartın Üniversitesi,Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü   

Arş. Gör. İdil Dal  

Bartın Üniversitesi,Orman Fakültesi, Peyzaj  Mimarlığı Bölümü

Doktora Öğrencisi Makbule Özlem Özbek

Bartın Üniversitesi,Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz