Siirt Örneğinde Bağ-Bostan

Mezopotamya , insanlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olan tarımın geliştiği ve ilk yerleşik toplumların oluştuğu bölgedir. Bölgede tarımsal yapı , coğrafi yapıya ve yaşam özellikleriyle besin kaynakları arasındaki ilişkiye bağlı olarak farklılaşmış ve gelişmiş; bu süreçte, yöresel bahçeler bağlar ve bostanlar oluşmuştur. Geleneksel yaşam da bağlar , kuru tarıma dayalı meyve ihtiyacının karşılandığı ; bostanlar ise sulu tarıma dayalı, daha çok sebze üretiminin yapıldığı tarım alanlarıdır. Mezopotamya’nın yüksek kısımlarında kurulan Siirt şehri , dünyanın en eski bağ bostan yetiştiriciliği yapılan yerlerdendir. Siirt’in bağ ve bostanları Mezopotamya bölgesinin yerleşik hayata geçişi ve meyveciliğin başlangıcının bir sonucu olarak günümüze kadar gelmiş geleneksel bahçeler olarak tanımlanabilir. Yörede bu köklü kültürün izleri görülmektedir. On yedinci yüzyılda Evliya Çelebi `` Seyahatname`` de Siirt bağlarında yetişen ve ``Şafii üzümü ``adıyla tanınan ünlü üzüm çeşidinden bahsetmektedir. Günümüzde halen, bölgedeki bağlarda mahalli olarak, otuzbeş çeşit üzüm yetiştirilmektedir. Siirt, 1960’lara kadar, birbirine bitişik taş evlerin yoğun olduğu , etrafında bağ ve bostanların bulunduğu bir şehir idi. Bölgede, geçmişten günümüze gelen yerel beslenme ilişkileri çerçevesinde, meyve-sebze ihtiyacını karşılayan ve üretim fazlasıyla gelir sağlayan bağlar bostanlar ; geçmişteki işlevini ve ekonomik önemini kaybetmiş olsa da halen varlığını sürdürmektedir.

Şehrin etrafındaki bağ ve bostanların günümüze kadar varlıklarını sürdürmelerinin en önemli nedenleri arasında halkın beslenmesindeki yerleri ve ekonomik getirisi yanında günlük yaşamın sıradanlığından kaynaklanan sıkıntılardan kurtulup doğa ile bir arada olunabilen ve yaz sıcaklığında sığınacak bir alan olarak görülmüş olmasıdır.

Siirt’te bağlar

Siirt bağları şehrin yakın çevresinde, bölgenin topoğrafik özelliklerine uygun konumdadır. Konumlanmada, şehre uzaklık belirleyici faktör olmuş; aradaki mesafeyi yürüyerek veya yük hayvanlarıyla aşma zorunluğu, bağların genişlemesini sınırlamıştır. Genel olarak bağların planlamasında, basitlik hakimdir. Belirli tasarım kuralları olmasa da genel kullanıma dayalı bir tarz oluşmuştur. Buna göre merkez- de, gölgesinde oturulacak büyük taç yapan bir ağaç vardır. Yakın çevrede, erkenci ve sofralık üzüm çeşitleri dikilirken, merkezden uzaklaştıkça geçici ve kurutmalık üzüm çeşitleri yer alır. Badem, fıstık, incir ağaçları genelde asmalara gölge yapmayacak şekilde , yamaçlarda ve bağın dışa yakın yerlerinde bulunur. Yamaçlarda, dikilen ağaçların gelişmesine yardımcı olmak ve budamayı, meyve toplamayı kolaylaştırmak için, ağaçların etrafı teraslarla çevrilir. 

 

Bağların önemli bir özelliği de bir araya gelen yakın akrabalar tarafından kurulmasıdır. Bağlar, aileden olmayana satılmaz, böylece mahremiyet ve güvenlik sağlanmış olur. İçe dönüklük, bağların değişmez karakterini oluşturmuştur.

Bölge bağlarının esas bitkisi, halkın şeker ihtiyacını karşılamaya yönelik üzümdür. Üzüm, yaş ve kuru tüketiminin yanı sıra, Hristiyanlarca şarap yapımında kullanmak için yetiştirilirdi. Ticari olarak Antep fıstığı ve badem, evlerde tüketim için de armut, incir, sumak yetiştirilir.

Bağlarda sınırları belirlemek amacıyla; dip sürgünleriyle yayılan ve kuraklığa dayanıklı kuşburnu (Rosa canina L.), acemsarısı (Rosa foetida J. Hermann), kadıngöbeği (Rosa hemisphaerica J. Hermann) gibi bitkilerin yanı sıra; sınır ihtilafında sorun oluşturmayacak ekonomik değeri nispeten az olan badem, sumak gibi ağaçlar dikilir.

Bağlar, günlük yaşantının sıradanlığından kurtulup, doğayla iç içe olunan bir sığınaktır. Yaz aylarında sıcak ve kurak olan Siirt’te, halk şehirden uzaklaşmak için gölge ve daha serin olan bağlara sığınır. Bağa gelenlerin su ihtiyacını karşılamak için, birkaç bağın beraber kullanabileceği bir kuyu açılır, kuyunun yanına gölge yapacak yapraklı ağaç dikilir. Aynı zamanda, çeşitli türler ve yaban hayatı için yaşam ortamı da oluşturan bağlar, birçok yaban hayvanının geçiş koridorudur.

Siirt’te bostanlar

Genel olarak bostanlarda, ticari amaçlarla sebze yetiştirilir. Bostanın büyüklüğünü, su kaynağının büyüklüğü belirler. Bağlarda olduğu gibi bostanlarda da ulaşım ve uzaklık, bostanın konumunu belirleyen önemli bir faktördür.

Bostanda iki kısım bulunur; su kaynağı olan havuz ve çevresi ile sebze yetişti- rilen bölge. Havuz ve çevresi, herkese açık olup isteyen buradaki sudan istifade edebilir. Bostan havuzu, kare-dikdörtgen-daire-elips vbşekillerde olabilir. Havuzun orta kısmında, abdest almak için basamak yapılır ve yan tarafında, kıbleye yönelik yüzeyi düzgün bir taş konur. Havuzun çevresinde, genellikle hızlı büyüyen ve kaba-bol yapraklı dut ağaçları yetiştirilir.

 

Havuz, su kaynağına en yakın noktada yapılır. Suyun havuza boşaldığı yerde bir oyuk olur su burada birikir. Havuzun, biri altta-dipte, diğeri üstte yüzeyde olmak üzere iki çıkışı vardır. Sulama yapılacağı zaman, alttaki çıkış kullanılır ve su bostana yönlendirilir; havuz taştığında ise üstten boşalan su, kenarlara yönlendirilir.

Havuz, bostanın merkezi konumundadır. Havuza yakın yerler, genel olarak maydanoz reyhan gibi yeşillikler ile hıyar, domates, biber gibi günlük toplanan sebzeler için ayrılır. Uzak yerlerde, daha seyrek hasat edilen kabak, patlıcan vb sebzeler yetiştirilir. Bostanlarda yetiştirilen sebzeler, hetaze olarak tüketilir; hem de kurutarak veya salça, turşu yaparak saklanır.

Bostanların etrafında, çit bitkisi olarak, su isteyen türler ve özellikle nar tercih edilir. Ayrıca elma, sumak, kuşburnu, acemsarısı , kadıngöbeği gibi bitkiler yetiştirilir. Nar ağaçlarının dibinde görülen nergis (Narcissus tazetta L.) bireyleri, ilkbaharda vejetasyon dönemi başlayınca, bölgede toprağın ısındığı ve belleme zamanının geldiğinin işaretidir.

Sonuç

Şehrin yöresel bahçeleri olan ve kimliğinde önemli yeri bulunan bağlar ve bostanlar, üç temel faktörün etkisiyle şekillenmiştir. Bulunduğu şehrin coğrafi ve iklim koşulları; toplumun üretim-tüketim ilişkileri; farklı etnik ve sosyal yapıların kültürel-dini birikimleri. Bölge insanının temelde toprakla ilişkisine dayanan toplumsal örgütlenme- sinde, ticaret, tarımın yanında kendine yer bulmuş ve tarımı etkilemiştir. Yetiştirilen sebze-meyve, toprak sahipleri ve şehir halkının tüketimini karşılarken, ticari ürün olarak da kullanılır. Beslenme olanakları bir ölçüde bağ ve bostanlara bağlı olan şehirliler, aynı zamanda, bağ ve bostanları ayakta tutarak, üretim için itici güç sağlamıştır.

 Bağ ve bostan kültürünün oluşmasında, İslam’da “Ağaçlarla gölgelendirilmiş ve her türlü meyve ağacının bulunduğu yer.” olarak tasvir edilen ‘Cennet’ tanımına uygunluk, bağlarda bostanlarda yansımasını bulmuştur. Hıristiyanlıkta ise şarap ve üzümün dindeki önemli yeri, bölgede bağcılığın gelişmesi ve mahalli üzümlerin çeşitlenmesinde önemli rol oynamıştır.

Bölge halkının içinde yaşadığı ve ihtiyaçlarını karşıladığı alan olan bağlar bostanlar, yörede doğaya ve doğadaki bitkilere hayvanlara hürmet ve hayranlık sembolü olarak algılanmış ; adeta hayal edilen cennetin yansıması küçük bir modeli olarak benimsenmiştir. Bağ ve bostanlara doğanın parçası olarak yaklaşan yöre halkı, diğer doğu toplumlarının aksine bağ ve bostanlarda her türlü abartıdan kaçınarak, bu alanları işlevine ve ihtiyaçlarına uygun olarak şekillenmiş ve kullanmıştır.

Geçmişte canlı bir bağ bostan merkezi olan Siirt, günümüzde bu değerlerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bağda bostanda maliyetlerin yükselmesi, modern tarımsal üretimin artması, tüketimin giderek kentlileşmesi vb sorunlar sonucu; bağlar bostanlar, konumunu değiştirmekte, toprağını kaybetmekte, işlevini önemini yitirmektedir. 

Kaynakça

Alp Ş., Melikoğlu Y., 2018. Regional Gardens Of Anatolia Vineyard – Vegetable Garden; Siirt Example, XXX. International Horticultural Congress 12 - 16 August, Istanbul

Aslanoğlu Evyapan, G., 1974. Tarih İçinde Formel Bahçenin Gelişimi ve Türk Bahçesinde Etkiler, ODTÜ, Mimarlık Fak., Yayın No: 21

Orians G. H., 2017. Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare Evrim Beğenilerimizi ve Korkularımızı Nasıl  Şekillendirir ? Metis Yayınları

Özgen N., Karadoğan S. 2009. Siirt Şehrinin Kuruluşu ve Gelişimi Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt: 19, Sayı: 2, Sayfa: 61-81

Özgen, N. ve S. Karadoğan, “Siirt Şehri’nin Kuruluşu ve Gelişimi”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 19-2 (2009): 61-81.

Sarkowicz H., (ed.), 2003. Bahçelerin ve Parkların  Tarihi (Çev. E. Kayaoğlu), Dost Kitabevi, Ankara,

Uyak C., Doğan A., Kazankaya A., 2011. Siirt İli Bağcılığının Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri, YYÜ TAR BİL DERGİSİ, 21(3): 225-234

Zohary, D. Hopf, M. ve E. Weiss, Domestication of plants in the Old World: the origin and spread of domesticated plants in Southwest Asia, Europe and the Mediterranean Basin. Oxford, 2012.

Prof. Dr. Şevket Alp

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi

 

 

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz