Hepimiz yaşadığımız mekanları yani evlerimizi temiz ve düzenli tutmaya özen gösteririz. Ancak içinde yaşadığımız kentlerimiz için aynı şeyi söylemek her zaman mümkün olmuyor. Çevrecilik kültürüne her birey sahip değil maalesef. Ömrümüzü geçirdiğimiz özellikle kalabalık nüfuslu şehirlerde doğal çevreyi korumadığımız gibi aşırı kentsel dönüşümden dolayı tarımsal etkinliklerden de iyice uzaklaşmakta veya uzaklaştırılmaktayız. Ticaret, sanayi ve hizmet yönetimi ile uğraşan kent insanının yaşadığı alanda iklim değişikliği, hızla gelişen teknoloji ve tüketim alışkanlıkları gibi değişkenlerin de etkisiyle doğa tahrip edildiğinden ağaçlandırması, ışıklandırması, mis kokan rengarenk çiçekleri ile belki su havzalarıyla peyzaj mimarlığı çok önem kazanmakta. Peyzaj mimarlığının insan hayatındaki önemi yadsınamaz. İşine gidip gelen veya çeşitli sebeplerle evlerinden dışarı çıkan insanların özellikle büyük kentlerin trafik karmaşası, kalabalığı, binaların yoğunluğu, yeşil alanın azlığı yüzünden bir an önce evlerine dönmek istemeleri kaçınılmaz olmakta. Her ne kadar acılan her kafe ve lokantaların her an dolu olduğunu gözlemekteysek de bu imkanlar maddi durumu müsait bireylere mahsus. Oysa kent nüfusunun büyük çoğunluğu bu imkanlara ya sahip değil ya da çok az yararlanabiliyor. Öyleyse bu insanların günlük yaşamın stresini atmalarını sağlayacak yeşil alanlara çok ihtiyaç var. Bu yeşil alanlar, peyzaj mimarlığı ile taçlandırıldığında kent insanının huzuru yakalamasına ve ruhsal dinginliğe erişmesine vesile olunmakta..

Ülkemizde peyzaj mimarının son kullanıcıya direkt ilişkisini genellikle parklar ve bahçeler, yol kenarları tanımlamakta. Büyük kentlerde otoban kenarlarındaki yeşil duvarları da bunlara dahil edebiliriz. Doğa ve peyzajla olan ilişkimizi farklı ölçeklere taşırsak, kentlerdeki büyük parklara cep ve mahalle parklarını ilave edebiliriz. Sadece ağaçlardan veya sadece çiçeklerden yahut bunların birlikteliğinden oluşan bu mini parklar insan hayatına renk katacaktır. Hem görsellik hem de sanatsal dokunuşların olduğu bu mekanların oluşturulması, mahalle halkının tasarımsal katılımıyla sağlanabilir. Öncelik olarak pilot mahalle seçilir. Günümüzde artık pek çok mahallede gönüllü evleri bulunmakta. Buralara asılacak duyurularla tasarım projeleri istenebilir. Gönüllü olarak yapılacak projelerin o mahalledeki boş alana en uygunu seçilir. Belediyeler parkın sadece alt yapısını hazırlayacaklardır. Çiçek veya ağaçlar yine gönüllü bağışları ile tedarik edilebilir. Bu konuda belediyelere ait olan park ve bahçeler müdürlüklerinden satın alabilecekleri bitkiler vs. yine gönüllüler tarafından bu mini parklara çevre günü kapsamında ekilir. Bu noktada parkın peyzajı yine projeler bazında sağlanır. Bu konuda halkın katılabileceği kısa sureli hobi kursları veya atölye çalışmaları yapılarak insanların hem kendi sanatsal becerilerini değerlendirebilecekleri hem de çevrelerine katkıda bulunabilecekleri ortamlar hazırlanır. Amatör peyzaj tasarımı projeleri için dünyaca meşhur Japon bahçelerinden ve Japon Çiçek Düzenleme Sanatı / Ikebana’nın eşsiz özelliklerinden faydalanılabilir. Ikebana öğretmenliği surecimde Hatay, Kütahya ve Çanakkale’den 3 peyzaj mimarının ikebana öğrenerek peyzaj mimarlığı ile harmanlaması, bugün bana önce mahalle parklarında, gelecekte de büyük ölçekli parklarda Japon Çiçek Düzenleme Sanatının uygulanma olasılığı fikrini vermekte. Ayrıca İstanbul, Ankara ve Kırşehir’deki Japon park ve bahçeleri muhteşem birer örnektir.

 

Günümüzde hem kentlerde hem turistik mekanlarda çeşitli ölçeklerde siteler yapılmakta. Birden fazla apartman, villa veya bahçe içinde tek tek evlerin olduğu bu sitelerin peyzajı profesyonel peyzaj mimarları tarafından gerçekleştirilmekte. Ancak bu profesyonellik siteyi yapan müteahhidin bütçesi ile sınırlı. Bundan dolayı da kısıtlı imkanlarla yapılan peyzaj sadece sıradan ağaç ve çiçeklerle yapılabiliyor. Yine pilot site seçilerek site yönetiminin katılımıyla peyzaj projeleri yarışması açılabilir. Önceden verilecek kurs veya atölye çalışmalarına katılan site yaşayanlarının hazırlayacakları projelerden en uygunu seçilerek hayata geçirilebilir. Ayrıca site içindeki bahçesi olan yapıların bahçe peyzajları da maliklerin kendilerinin tasarımları olarak düzenlenebilir. Yine seçilen pilot mahalleden başlamak üzere, teras ve balkon bahçeleri çalışmaları yapılarak insanların hem kendi hayatlarına hem de kent hayatına dokunabilecekleri ortamlar hazırlanabilir. Bu noktada park ve bahçeler müdürlüklerinden uygun fiyatlarla alınacak toprak ve fideler, tohumlar vs. katılımı arttıracaktır. Bu uygulama tarzı hem satanın hem alanın faydasına olacaktır. Mahallelerde apartman tarzı binaların çoğunlukta olduğu düşünülürse balkon bahçeleri de önem kazanmakta. Balkonsuz yapılarda ise yeşil duvarlar düşünülebilir.

Tüm bu bahsedilen projeler, peyzaj mimarı ve Japon bahçe tasarımcısı ve Japon Çiçek Düzenleme Sanatı uygulayıcısının kontrolünde olması gereken uygulamalar. Hobi edinmek isteyen bireyler, o mahallenin bağlı bulunduğu Halk Eğitim Merkezleri’nde veya mahalle gönüllü evlerinde, cüzi ücretlerle verilecek kısa vadeli kurs veya yapılacak atölye çalışmaları ile bilgilendirilerek proje yarışmaları açılabilir. Ayrıca şehir dışında, şehre yakın bir mesafede yapılacak merkezlerde hobi bahçeleri açılabilir. Alt yapısı hazırlanmış bu bahçeler belediyeler tarafından uygun fiyatlarla satılabilir veya kiraya verilebilir. Hafta içi veya sadece hafta sonu bile olsa kendilerinin yaratacakları mini peyzaj düzenlemeleri ile günlük hayatın yoğun uğraşlarından uzaklaşmalarına ve doğayla baş başa kalarak stres atmalarına, terapiye girmişçesine rahatlamalarına vesile olacaktır. Hobi bahçelerinde peyzaj uygulamalarının yanı sıra, tarımsal etkinlikler de yapılabilir. İsteyen istediğini ekip biçebilir tabii ki küçük ölçekli olmak şartı ile. Domates, biber, maydanoz, nane, dereotu gibi yeşillikler yetiştirmenin keyfine varmamak imkansızdır. Ortam organik tarıma da müsaitse muhteşem olur. Hobi bahçelerindeki bu uygulamalar yine önceden verilecek eğitimlerle desteklenebilir. Peyzaj mimarlarının kentsel yaşama bir diğer dokunuşları da hobi bahçelerinin bulunduğu cevrede yapacakları düzenlemelerdir. Bu mekanlar, içinde küçük ölçekli hobi bahçelerinin bulunduğu mega parklar olarak tasarlanabilir. Bu parklarda yeme içme mekanları gibi günlük ihtiyaca hitap eden birimler kurularak buraların işletmesinden elde edilecek gelir, hobi bahçelerinin ve şehir içinde mahalle bazında kurulacak mini parkların alt yapı masraflarında kullanılabilir. Böylece halktan alınan halka geri verilmiş olur. Sözün özü, kent insanının yaşamında büyük ihtiyaç duyulan yeşil alanlar için, maliyet halkın gönüllü desteği ile paylaşılınca daha çok sayıda mini birimler kurulabilir. Buraların bakımlarının uzman kişiler tarafından yapılması gerekeceğinden istihdam da yaratılmış olur.

Fotoğraflar: Japon Çiçek Düzenleme Sanatı örnekleri

Türkan Füsun Güleç özel arşivi

İkebana Sanatçısı 

Türkan Füsun Güleç

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz