Röportajlar

Uluslararası rekabet için AR-GE şart ‘DOKU KÜLTÜRÜ LABORATUVARI KURUYORUZ’

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Başkanı Akgün Altuğ sektörü yakından bilen, bizzat işin içerisinde olan bir isim.

Sakarya’da iç ve dış mekan süs bitkiciliği üretiminin kalite standardının yükseltilmesi ve özellikle ürünlerin yurtiçi ve yurt dışı pazarlarda talep görmesi için çalışmaları mevcut. Şirket ortaklığı bulunan Karya Park’ın sektöre kattığı değer ortadayken, Altuğ şimdilerde bu bilgi birikim ve tecrübesini Ticaret Odası Başkanı sıfatıyla da sektöre, özellikle de Sakarya üretimine artı değer katıyor.

TARIMSAL ÜRÜNLER ÜRETİM MÜKEMMELİYET MERKEZİ

Akgün Altuğ ile öncelikle heyecan verici bir proje üzerine konuştuk. Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi. Sakarya’daki süs bitkileri üretimine sınıf atlatacak olan proje, bu sektörde alınmış en büyük hibe proje. Toplam bütçesi 6 buçuk Milyon TL olan Mükemmeliyet Merkezi ile Sakarya’nın rekabet gücü artacak.

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, arkadaşımız Seda Adıyaman’ın sorularını yanıtladı; sektörü değerlendirdi, samimi içten cevaplar verdi.

Akgün Altuğ; Türkiye’de sektörü nerede görüyor? Sakarya süs bitkiciliğinde nasıl yol aldı? Tüm ilerlememize rağmen, neden hala Avrupa’daki üretimin çok gerisindeyiz? Sakarya Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Festivali sektör dinamiklerine neler katacak? sorularına cevap verdi.

Sektörü çok iyi bilen birisi olarak, ülkemizde sektörün son 10 yılını nasıl değerlendirirsiniz? Beklentileri aşabildik mi? Hala eksiklerimiz var mı? Bu eksiklerimiz nelerdir?

Türkiye Süs Bitkileri sektörü rakip ülkelere göre oldukça genç bir sektördür… Halen Avrupa’daki büyük üreticilerle rekabet edebilecek seviyede değiliz… Dolayısı ile daha çok yolumuz var…

Ülkemiz; ekolojisi ve doğal varlıkları uygun iklimsel ve coğrafi koşulları, pazar ülkelere yakınlığı ve ucuz işgücüne sahip olması gibi nedenlerle önemli avantajlara sahiptir. Bu avantajların katma değere dönmesi sektörün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşması mevcut bazı problemlerin çözümü ile mümkün olacaktır.

Ülke kaynaklarını gözeterek, yasal mevzuata uygun, çalışan ve müşteri memnuniyeti sağlayan, Türkiye’nin süs bitkileri üreten ve pazarlayan bir ülke olduğunu, dünyaya gösterecek sektörel bilincin ve farkındalığın oluşturulması gerekmektedir.

Bütün iyi niyetli çabalarımıza, çalışmalarımıza rağmen hala Avrupa üretiminin çok gerisindeyiz. Aslında doğal şartlar konusunda Avrupa’dan eksiğimiz olmaması, hatta çoğu bölgede çok daha iyi klimaya sahip olmamıza rağmen neden hala Avrupa’yı yakalayamıyoruz? Aradaki makasın açık olmasını sadece tecrübe farkıyla açıklayabilir miyiz?

Avrupa’da finansa ulaşım rahatlığına, yıllardır oluşmuş tecrübeye ve birikime bakınca bugünkü durumumuz anlaşılabiliyor… Ancak makas bu kadar açık kalmayacak… Farkı kapatmak için çalışmalar yapıyoruz.

Sakarya bölgesinde süs bitkiciliği üretim tarihinin canlı tanığı sayılırsınız. Okuyucularımız tarihi biliyor, ama bir de sizin bakış açınızdan dinlemek isteriz. Sakarya bölgesinde süs bitkiciliği üretimi nasıl başladı, nasıl gelişti? Siz, ilk üreticiler olarak neler yaşadınız?

2006’lı yılların başlarında önce yabancı firmaların Sapanca bölgesini keşfetmeleriyle dış mekan süs bitkiciliğinin sektör olduğunu gördük… Ardından aile işletmeleri benzer çalışmalar yapmaya başladı. Zamanın Sapanca Kaymakamı Hasan Duruer ile zamanın Sakarya Valisi Nuri Okutan’ın sektörü desteklemesiyle başlayan süreç, bizi bugünlere getirdi…

Biz üretici olma kararı verince Sapanca havzası içinde alanımızı belirledik, şirketimizi kurduk… Şirketimiz, dünya pazarını izleme ve güncel ihtiyaçları belirlemenin ardından  işin Ar-Ge’sine de yönelerek bugün 125 dönüm saksılı üretim, 1.000 dönüm üzerinde repikaj alanında üretim yapan önemli bir işletme haline geldi… Doku Kültürü Laboratuvarı son dönem çalışma alanımız…

ULUSLARARASI SEKTÖR DİNAMİKLERİ ARASINDA YER ALMAK İSTİYORSAK AR-GE’YE İHTİYACIMIZ VAR

Sakarya nasıl Toskana / Pistoia olur?

Sakarya değerleri çok olan bir şehir… Tarım da sanayi de turizm de gelişiyor…

Toprakları ve mikro iklimi bu işe uygun, ancak zihinlerde gelişim de gerekiyor… Uluslararası sektör dinamikleri arasında yer almak istiyorsak Ar-Ge’ye, disiplinli üretime, konjonktürde tanınmaya ihtiyaç var... Pazarlama ve satış sorunlarını aşmalıyız…

Bu yılın Eylül ayında yapacağımız fuar/festival bir başlangıç olacaktır diye düşünüyorum.

Sakarya’da üretime büyük bir katkı sağlamak amacıyla SATSO olarak önemli bir projeye imza attınız. Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi’nin kurulma amacı nedir?

Sakarya ve çevre bölgemizde değer zincirinde yer alan süs bitkilerinin, yurt içinde ve yurt dışında talep gören, klasik yöntemler ile çoğaltılması zor çeşitlerin, bitki doku kültürü teknikleri kullanarak çoğaltılması ile bölgenin rekabet gücünü artırmak amacındayız…

İthal gelen bazı bitkilerin burada daha ucuza ve hastalıktan ari olarak üretecek bir projedir bu laboratuvar…

Böylelikle aynı zamanda sektör kuruluşların iç ve dış ticaret hacimleri de artacaktır.

Özellikle süs bitkileri yetiştiriciliğinde bölgenin ihtiyacı olan sağlıklı süs bitkileri fidelerinin doku kültürü teknolojisi ile nitelikli materyale dönüşmesi, sektörde dışa bağımlılığın azaltılması ve bölgede faaliyet gösteren sektör kuruluşların ihracat kapasitelerinin arttırılması amaçlanmaktadır. Bu noktada sektör kuruluşların yurt dışından satın aldıkları üretim materyali maliyetlerinin azaltılması önemlidir.

Bu projenin hedefi nedir?

Proje, sektör kuruluşların anaç stok maliyetlerini azaltarak iç ve dış pazardaki rekabet gücünün arttırılmasını hedeflemektedir. Bu bağlamda yıllık 30 milyon adet kapasiteli, kurulması planlanan tarımsal ürünler üretim merkezi ile yıllık 10 milyon adet başlangıç üretimi hedeflenmiştir. Bu gelişmeler sonucunda nitelikli fide üretimi ile sektör üreticilerinin anaç fide maliyetlerini en az yüzde 20 düşürülmesi ve bölgenin mevcut ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 arttırılmasının planlanmakta olduğu görülmektedir.

Proje sektörel bazda ürün ve üretim çeşitliliğinin sağlanması bakımından 4 bin 700 çeşit fide, fidan ve tohumun doku kültürü teknolojisi ile üretimini içermektedir.

SATSO süs bitkileri sektörüne nasıl bakıyor?

Süs bitkileri sektörü dünya genelinde yaklaşık 100 milyar dolar pazarı olan bir sektör olup Türkiye’nin bu pazarda aldığı pay 1-2/1000’in altındadır. Oysa ülkemiz mevcut potansiyeli ile bu oranı daha da yükseltebilecek koşullara sahiptir. Süs Bitkileri genel manada her ne kadar zorunlu mal kategorisinde olmayan ve kişilerin manevi ihtiyaçlarına yönelik yetiştirilen bir ürün olsa da her yıl artan talep ihtiyacı, sektörün gelişmekte olduğunu göstermektedir. Öte yandan sektörün gelişmesi için önemli çalışmalar yapılması gerektiği fikri oldukça pekişmektedir.

Türkiye, süs bitkileri yetiştiriciliğinde iklimsel koşullar, coğrafi şartlar, pazara yakınlık ve ucuz işgücü gibi nedenlerden dolayı önemli avantajlara sahiptir. Doğu Marmara Bölgesi ve Sakarya ili süs bitkileri üretiminde önemli paya sahip olup, her geçen yıl ihracatı artmaktadır.

Bölgede süs bitkileri yetiştiriciliğinin geliştirilmesi hususunda Odamızın stratejik yol haritasına baktığımızda doku kültürü yöntemi ile tarımsal ürünler üretim merkezine ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır.

SAKARYA PEYZAJ VE SÜS BİTKİCİLİĞİ FESTİVALİ İHRACATIMIZI ARTIRACAK

Doku Kültürü Laboratuarı temelde nasıl bir hizmet verecek?

Kuracağımız Doku Kültürü Laboratuvarı; her ne kadar bölgenin süs bitkisi fide ihtiyacını karşılayacak olsa da laboratuvar üretim planına meyve fidanı ve sebze fidesi çeşitlerine de yer verilecektir. Dolayısı ile bu tarımsal ürünler üretim merkezi bünyesindeki üretim materyallerinde süs bitkisinin yanı sıra tohum, fide ve fidan üretimine de yer verilmiştir.

Ülke genelinde doku kültürü ortamında üretim yapan 22 adet firma bulunmaktadır. Bunlardan üç tanesi süs bitkileri için doku kültürü yöntemi kullanmaktadır ve yıllık toplam üretim kapasitelerinin bir milyonu geçmemektedir. Bu veriler ışığında söz konusu tarımsal ürünler üretimine esas süs bitkisi fide üretiminde ihtisaslaşmış bir yatırımın gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Bu üretim merkezi Odamız ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile kurulacaktır. Ulusal ölçekteki tüm projelerde yerel sahiplenmenin önemi tartışılmaz bir gerçektir. Projenin yatırım ve işletme döneminde odanın ve belediyenin etkin olacak olması projede yerel sahiplenmenin yüksek olduğuna delalettir. Nitekim yerel sahiplenmeler projelerin uygulanma süreçlerindeki başarıyı arttırmaktadır.

Haziran ayı içerisinde protokol imzalanacak; inşaat başlayacak. 24 ay içerisinde tamamlanacak.

Arifiye Adliye Köyünde Laboratuvarın kurulacağı alanı 60 yıllığına Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nce tahsis etmiştir.

Bu sektörde alınmış en büyük hibe.

Toplam bütçe: 6.5 Milyon u MARKA hibe desteği– 1,6 Milyon SATSO payı ile yapılacak.

Sakarya üretiminden bahsetmişken, Sakarya Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Festivali’ne büyük önem ve destek veriyorsunuz. Eylül ayında düzenlenecek olan Sakarya Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Festivali’nin önemi nedir? Sektöre neler katacak?

Süs Bitkilerini ihracatın önemli kalemlerinden biri haline getirmek için uluslararası pazarlarda etkin tanıtım faaliyetleri gerçekleştirmek gerekmektedir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar Başta Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ile SATSO işbirliği sonucu MARKA’dan da fuar ve tanıtım desteği alınarak, sektörün iç-dış pazarlarda tanıtılması için kaynak sağlandı, böylece iç ve uluslararası pazarlara ulaşarak ihracatımızı artırım yönünde çalışmalar yapılacak…

Sektör temsilcisi firmaların ulusal tanınmaları açısından festivali önemsiyoruz. Ürünlerin pazarlanması, satışı açısından da mutlaka fark yaratacaktır…

Dış mekan süs bitkiciliğinde atılması gereken adımların nihayet başarılı sonuçlara ulaştığını görmek mutluluk verici olacak…

Üniversite-Sanayi İşbirliği konusunda sanayicinin bakışını özetleyebilir misiniz?

Ülkede daha fazla bilgi üretimini ve bu bilginin ticarileşmesini sağlayan mekanizma için Teknoloji tabanlı ürün ve hizmet üretiminin arttırılarak firmaların, girişimcilerin, akademinin ve ülkemizin büyümesine olanak sağlanmalıdır… Konunun en önemli faktörlerden birisi Ar-Ge faaliyetlerini yeni uygulamalarla teşvik edilmesi ve verimli hale getirilmesidir. Geliştirilen kanunlar ile mali/teknik birçok avantaj elde ediliyor; Ar-Ge Reform Paketi; Ar-Ge işlerini firmalara maliyet yükünden kar merkezine dönüştürmeyi sağlayacak gibi görünüyor…

 

 

 

Haber Resim Galerisi

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz