KOMÜN-AKSİYON DUVARLAR

DİLEK YURUK

16 Nisan 2018 Pazartesi

 

4. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali 2017 yılında gerçekleşirken teması "Süreklilik" olarak belirlenmişti. POT+ tasarım araştırma grubu ve "Komün-Aksiyon Duvarlar / Common-Action Walls" işi de bu tema içerisinde mimari bir eleman olan Duvar'ı yeniden tasarlama ve oluşturma üzerine kurgulanmış ortak üretim ve paylaşımı içeren bir proje olarak tasarlandı. Duvarın boşlukları yenebilir bitkilerin yetiştirilebilmesi için biçimlendirilirken bu bitkilerin ekimi, bakımı ve hasadı ile sürekliliği, sürdürülebilirliği ve katılımcı bir kent bahçesi hayalinin strüktürü ortaya çıktı. Projenin üretim aşamasından önce form ve malzeme konularında Fibrobeton'un Düzce tesislerinde önemli laboratuar araştırmaları yapıldıktan sonra duvarın oluşturulmasında birbirini tamamlayan akışkan yüzeylerden su akşını sağlayan Gyroid örüntüsü bilgisayarda modellenerek maksimum ışık ve hava geçirgenliği ve bitkiler için yer açılması sağlandı. Bu anlamda da geleneksel malzemeye - toprağa kireç, akrilik gibi ek malzemeler katılıp sıkıştırıldı ve form verildi. Sonuç olarak Komün-Aksiyon Duvar performatif bir duvar olarak tasarım ve üretim sürecinin ana bileşenleri olan mimarlık-doğa-teknoloji arasındaki kombinasyonları kurarak yeni soruların önünü açan bir mimari prototip olarak bienalde yerini aldı.

 

 

GYROİD: HESAPLAMALI TASARIM ve GEOMETRİK ÖRÜNTÜ

 

Projenin başında ekip olarak modüler bir sistem yaratarak her türlü boyutta duvar oluşturabilmek ilk kararlardandı. Modülün formunun, bir araya gelişinde taşıyıcılığı sağlaması dışında sürekli bir yüzey kuracak nitelikte olması da gerekiyordu. Pek çok dijital modelleme, gerçek malzeme ve kalıpla denemeden sonra modülü gyroid ile oluşturmaya karar verdik. Gyroid sürekli içbükey yüzeyler kurarak haznelere yağmur suyunun yönlendirilmesini kolaylaştırıyor, dolayısıyla en az malzeme ile en geniş boşluklar açılabiliyor ve bitkiler büyüyecekleri ve güneş alabilecekleri yeterli yere sahip olabiliyordu. Üretim açısından sağladığı kolaylık ve her birimin ters çevrilip birbiri üzerine oturtulduğunda tek bir kalıp ile tüm duvarı üretmekte mümkündü bu sistemde.

 

TOPRAK: KENDİ KENDİNE YETEBİLEN

 

Ana malzemeyi düşünürken kendimize sorduğumuz en önemli sorulardan biri yapmak kadar yıkıldığında da yaşamsal döngüye nasıl dahil olacağıydı Komün-Aksiyon Duvarın. O zaman doğadan gelen ve doğaya dönebilen ‘Toprak' daha bir görünür oldu tüm hikayesiyle...

Kemerburgaz da bir hafriyat alanında başlayan bu hikaye analizler, kireç, alçı, su, elyaf ve perlit gibi malzemelerle karıştırılıp, çelik karkas ile güçlendirilip, enerji tüketmeden insan gücü ile sıkıştırılarak yapısal ve form verilebilir bir hale gelerek sonlandı.

Genel yapıyı oluşturmasının yanında toprak bitkiler için de yuva oldu. Nefes alabilen, suyu tutabilen, yağmur suyunu yönlendiren, içindeki bitkileri besleyen hazneler ortaya çıktı.

 

PEYZAJ: YENİLEBİLİR, SÜRDÜRÜLEBİLİR, ÜRETKEN, EKOLOJİK

 

Ana malzemesi toprak olan bir duvarın sadece ayırıcı bir mimari eleman olarak kullanılması ona haksızlık olurdu. Bu yüzden Komün-Aksiyon Duvar hem bir üretim alanı hem de yuva oldu yerleştirildiği alanda. Kullanmak istediğimiz sürdürülebilir ve üretken peyzaj stratejisi de yataydan dikeye taşındı böylece.

Duvarın sadece duvar olarak sınırlandıran, koruyan, ilişkilendiren işlevleri dışında dikey bir bostan olarak da hem malzemesiyle hem de üzerindeki yenilebilir bitkileri, çevresindeki farklı kullanıcıları ile yaşayan bir strüktüre dönüşmesi permakültür biliminin yol göstericiliği ile sağlandı.

Şifalı otlardan ve baharatlardan oluşan bitkilendirme, duvarın içerisine yerleştirilen damla sulama sistemi, kuşlar için yem konularak onları davet eden boşluklar duvarın peyzaj tasarımı açısından ana karakteristik kararlarıydı.

Nane, biberiye, melisa, maydanoz, ıtır, kekik, marul, fesleğen, reyhan, çeri domates ve biber gibi bitkiler duvarın konumlandığı bölgede ziyaretçilerin meraklı gözlerle duvarı ve bitkileri incelemelerine, parkın ortasında yenilebilir bitkilerin var olduğu gerçekliğine inanmak için dayanamayıp bir tutam koparıp koklamalarına, hatta tatmalarına sahne oldu. Bu kayıtsız kalamama hali gıda-insan ilişkisinin yoğunluğunu gözlemleyebildiğimiz bir çıktı olmakla birlikte kentli insanın kendi gıdasını küçük ölçeklerde bile yetiştirmediği, hatta bu bilgiyi unuttuğu, satın aldıkları ürünlerinde kimler tarafından nasıl yetiştirildiği gerçeğini çoğunlukla sorgulamadıklarının altını çizen bir noktada sonlandı ziyaretçilerle olan sohbetlerimiz de...

Duvarın içine yerleştirilen damlama sulama sistemi Antalya Karaalioğlu Parkı'nın mevcut sulama sistemine entegre edilerek, kurak dönemlerde bitkilerin su ihtiyaçları karşılayacak şekilde duvarla uyumlandı.

Zeminde kapladığı alan bir duvar kadar olsa da üzerinde yetişen bitki sayısı düşüldüğünde tabanın beş katı büyüklüğünde bir alana denk gelen üretim yüzeyi oluşturması, düz ve ters bitki dikim alanlarıyla farklı bir deneyimi yaşatması, gyroid formu sayesinde oluşan boşluklarla bitkinin güneş ve gölge ihtiyacını karşılaması, park kavramı, kentte gıda üretimi, su kaynaklarının korunması ve kullanımı, kentsel peyzaj ve kentli kullanıcının beklentileri sorgulandığın da Antalya'nın en büyük parklarından birinin ortasında duran bu duvar pek çok ezberi bozan bir tasarım ve uygulama süreci sundu.

Komün-Aksiyon Duvar kendi içinde ve çevresiyle kurduğu ilişkiler ve döngüler sayesinde ‘Süreklilik' temalı bu bienalde ziyaretçiler için ufuk açıcı bir kurguyu oluşturdu.

 

PROJE KÜNYESİ

Proje Ofisi:                [POT+] Tasarım Araştırma Grubu

Proje Tipi:                 Geçici Strüktür / Enstalasyon

Tasarım Ekibi:          Fulya Özsel Akipek, Tuğrul Yazar, Özgül Öztürk Aksu, Dilek Yürük, Işıl Çokuğraş, Gizem Akgün, Serkan Uysal

Ana Yüklenici:          Fibrobeton Yapı Elemanları, Rain Bird

 

 

"Common-Action Walls" - If the area covered on the ground is a wall, but the number of plants growing on it is reduced, it is possible to create a production surface corresponding to an area five times the size of the ground, to experience a different experience with flat and inverted planting areas, This wall, which stands in the centre of one of the biggest parks of Antalya (Karaalioğlu Park) where the vegetation is covered by the gaps, the concept of park, food production in the city, conservation and use of water resources, urban landscapes and expectations of the urban user are questioned. presented a design and implementation process.

 

Toplam 0 Yorum

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz