Arş. Gör. Berfin ŞENİK, Arş. Gör. Melek YILMAZ KAYA, Prof. Dr. Osman UZUN

Açık yeşil alanlar, yerleşik hayata geçişten günümüze değiş çok farklı tipolojilere sahip olmuşlardır.  Açık ve yeşil alan sistemlerinin tarihsel gelişiminin anlaşılması için bu yazıda dört başlık altında bir inceleme gerçekleştirilmiştir (Şekil 1).

Şekil 1. Chen (2013)’e göre 19. yüzyıldan günümüze açık yeşil alan sistemlerinin tarihsel gelişimi (Olgun 2018)

1. 1850 Yılı Öncesi Özel Bahçeler Dönemi

Elimizdeki tarihsel verilere bakarsak, en eski yerleşim kabul edilen Çatalhöyük’ün veya Sümer, Mısır, Asur, Yunan ve İran gibi uygarlıkların yerleşim biçimlerinde açık alanların özellikle din, felsefe ve mitoloji ışığında tasarlandığı görülmektedir. Sümerler’de Ziguratların, Babil’de asma bahçelerinin, Ortaçağ’da manastır bahçelerinin, Yunan ve Roma’nın filozof bahçelerinin, Budist rahipler için Lumbini’deki düzenlemelerin ve Anadolu’da gülistan tasarımlarının ön planda olduğu görülmektedir (Akdoğan, 1972).  Rönesans (yeniden doğuş) (15.yy-17.yy.) ise, bahçe ve mimarinin iç içe geçtiği, doğaya yönelmenin başladığı bir dönemdir (Benevelo, 1995; Aydemir, 2004). Mimari açıdan kent çeperine varlıklı aileler için yapılan villalar, bahçe sanatını da etkilemiştir. Bu değişim, Floransa Villaları Devri (1450-1503), Mimarlar Devri (1503-1573), Barok Devri (1573-1773) olarak 3 dönemde değerlendirilebilir (URL-1) (şekil 2).

Şekil 2. Versay Sarayı ve bahçesi (URL-2)

2. 1850-1900 Sanayileşme ile Birlikte Gelişen Kentler Dönemi

1890’larda, Paris’de Haussman’ın geliştirdiği planlama yaklaşımı yoğun tepkiler almış ve geçmişin estetik değerlerini tekrar yaşatmayı hedefleyen Güzel Kent, Camillo Sitte’cilik, Bahçe Kent, Bant Şehir, Park Hareketi, Sanayi Kenti akımları ortaya çıkmıştır. Modernizmin ortaya çıkardığı mekanik yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkan Park Hareketi’nin öncüsü Frederick Law Olmsted, “bahçe içinde şehir” ve “park yol” fikrini ortaya atmıştır. Zümrüt Gerdanlık (Emerald Necklace) olarak adlandırılan (Şekil-3) tasarımı bu dönemde ön plana çıkmıştır (Eisenman, 2013; Şenik, 2019).  19. yüzyılın ikinci yarısında, özel bahçelerden park gibi daha büyük ölçekli kamusal alanlara, parklara geçiş, peyzaj mimarlığı anlamında önemli bir eşik olmuştur.

Sanayi devrimi sonrası hızla gerçekleşen kırsal bir toplumdan, kentsel bir topluma geçişte doğal kaynakları koruma ihtiyacı dikkatleri çekmiştir. Kent plancısı Ebenezer Howard, “Bahçe Kent” yaklaşımıyla Paris başta olmak üzere pek çok kent yıkılıp, modernist ilkelere göre kır-kent arasında bütünleşmeyi sağlamak üzere yeniden inşa edilmiştir (Erbaş Gürler, 2012; Şenik, 2019).

Şekil 3. Olmsted’in Zümrüt Gerdanlık Planı (Kaid Benfield Archive, 2021)

3. 1900-1980 Arası Açık Yeşil Alanların Modernist Çerçeveyle Ele Alındığı Dönem

Açık yeşil alanlara ilişkin niceliksel bağlamda standartlaştırma çalışmaları 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır (Byrne ve Sipe, 2010). Öte yandan, bu dönemde sanayi kentlerinin sorunlarına çözüm arayan yeni arayışlar ortaya çıkmaya devam etmiştir. Frank Lloyd Wright’ın 1932 yılında geliştirdiği Broadacre Kent yaklaşımında, Wright, Güzel Kent hareketinin kentsel mekânın estetik yönüne odaklanmasını eleştirerek, işlevselliği temel alan bir yaklaşım geliştirmiştir. Ebenezer Howard, bahçe kentte kır-kent bütünleşmesini ilke edinirken, Wright da kır-kent ayrımını sonlandırmayı amaçlamıştır (Ünlü, 2017). Öte yandan, Bahçe Kentin kompakt kent fikrinin tersine, Broadacre kent yaklaşımında desantralize olmuş kullanımlar nedeniyle kentlerin geniş bir alana yayılması ön görülmüştür. Le Corbusier’in kent vurgusuna zıt düşen yaklaşımda (Büyükcivelek, 2017), düşük yoğunluklu yerleşimler, geniş alana yayılma vurgusu, tarımsal kullanımlara ağırlık verilmesi gibi unsurlarla aslında daha fazla açık yeşil alanın yerleşim ve yakın çevresinde konumlanmasının sağlandığı söylenebilir.  

1928-1953 yılları arasında düzenlenen Uluslararası Modern Mimarlık Kongresi (CIAM)’nde kentlerin, modernist çerçeveyle ele alınması gerektiği vurgulanmış, geçmişle bağlarının yapılacak yeni binalarla koparılması (yaratıcı-yıkım) ve işlevlerine göre kentsel mekânın parçalara ayrılması ön görülmüştür (Ünlü, 2017). Le Corbusier bu bağlamda 1922’de “Çağdaş Kent”, 1935’te “Işıyan Kent” yaklaşımlarını ortaya koymuştur. Unité ismini verdiği yerleşim birimlerinde yer alan geniş yeşil alanların doğal peyzajı koruması ön görülmüş (Ertan, 2004), böylece Wright gibi insan ve doğanın bütünleştiği mekânların oluşturulması amaçlanmıştır (Ünlü, 2017). Le Corbusier ayrıca 1951-1961 yılları arasında Hindistan’ın Chandigarh kenti için açık yeşil alanların yoğun bir biçimde yer aldığı bir plan da hazırlamıştır (Chandigarh, 2021) (Şekil 4). 

Bu dönemde açık yeşil alanlar hem niceliksel standartla ele alınmış hem de modernist çerçevede gelişim gösteren farklı şehircilik akımlarının ilkelerine uygun olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, biçimsel özellikleriyle bir sistem oluşturma çabasıyla yeşil kuşak, yeşil kama gibi farklı açık yeşil alan sistemleri yaklaşımları da bu dönemdeki çalışmalara entegre edilmiştir. Randolph (2004)’a göre, 1980 öncesi dönemi park ve rekreasyon planlaması olarak nitelendirilmektedir.

Şekil 4. Le Corbusier’in  Chandigarh Planı (Cities Technology People, 2021)

4.1980 Sonrası Açık Yeşil Alanların Farklı İşlevler Kazandığı Dönem

Uluslararası Modern Mimarlık Kongresi’nde ön görülen tek kullanımlı bölgeleme ile fiziksel planlama çalışmalarının başarısız olarak nitelendirilmesi, 1993’te Virginia (ABD)’da düzenlenen Yeni Şehircilik Kongresi’nde yeniden değerlendirilmiş ve bu anlamda yeni bir yaklaşım ortaya konmuştur (Weller, 2008). Bu yaklaşımla kentsel yayılmaya karşı kompaktlık, tek kullanımlı bölgelemeye karşı karma kullanım ve esas olarak modernizme karşı daha sürdürülebilir yaklaşımlara yönelinmesi hedeflenmiştir. En önemli temsilcilerinden Andres Duany,‘kentsel transekt’ ile kent ile doğa arasında bir süreklilik sağlamayı hedeflemiş ve doğa bilimcilerin bir farklı ekosistemler arasındaki geçiş için kullandıkları transekt kavramını içselleştirmiştir. Aydınlatma elemanı seçimi ve ana yollar için ağaç türleri de dahil olmak üzere kentsel mekanı uygun biçimde detaylandıran bir planlama aracı olarak kentsel transekt kavramıyla kentsel alanın kırsallaştırılması ya da tersi durumun önüne geçilmesi hedeflenmiştir (DPZ, 2021). Böylelikle, açık yeşil alanların bu süreçte çok farklı fonksiyonlarla kentsel mekânda yer bulmasının önü açılmıştır.

Bir diğer yaklaşım, Maryland Valisi Parris Glendening tarafından 1997 yılında ortaya konan akıllı büyümedir (Sınmaz, 2013). Akıllı büyüme ile yeni şehircilik yaklaşımı arasında yakın ilişki söz konusu ise de; akıllı büyüme, yeni şehircilik yaklaşımına göre daha bölgesel ölçekte öneriler sunarken, yeni şehircilik hareketi plancılardan ziyade mimarlık kökenli kişiler tarafından geliştirilmiştir (Tekin, 2010). Akıllı büyüme yaklaşımın temel hedefleri arasında, sürdürülebilir, açık alanları ve doğal kaynakları koruyan, yürünebilir yerleşimler oluşturulması yer almaktadır. Öte yandan, yeşil altyapının, yağmur suyu denetiminin, yaban hayatı koridorları/yeşil yollarının geliştirilmesi, tarımsal yeşil kuşakların korunması desteklenmektedir (American Planning Association, 2021).

1997 yılında Charles Waldheim tarafından organize edilen “Peyzaj Şehirciliği Sempozyumu”nda gündeme gelen peyzaj şehirciliği yaklaşımı, bölgeleri, ekosistemleri, ağları, altyapıları ve geniş kentsel alanları peyzaj kavramıyla organize edebilme amacıyla ortaya çıkmıştır (Aytaç, 2018). Kentler burada sadece yapılar/binalardan oluşan bir olgu olarak ele alınmaz; peyzajın doğal ve kültürel tüm bileşenleri ile değerlendirilir (Akman, 2017). Ayrıca, yıpranmış/yok olmuş habitatları, işlevini yitirmiş dev endüstri binaları, vb. kentte yeniden canlandırmayı da amaçlamaktadır. Nitekim, New York’ta eski bir demiryolunu lineer bir kent parkına dönüştürmüş olan James Corner’ın High Line projesi bu anlamda peyzaj şehirciliğinin en önemli örnekleri arasındadır (Aytaç ve Kuşuluoğlu, 2015). High Line projesinin yanı sıra Bernard Tschumi tarafından yeşil alana çevrildiği Parc de la Vilette peyzajın şehircilik faaliyetlerinin merkezinde olması gerektiğine vurgu yapıldığı bir diğer önemli projedir (Çabuk  ve diğ., 2013).

Öte yandan High Line, Boston Rose Kennedy Greenway gibi projeler aynı zamanda yeşil alt yapı kavramıyla da özdeşleştirilmektedir (Coşkun Hepcan, 2019). Randolph (2004), açık yeşil alan planlanmasına ilişkin ortaya çıkan farklı süreçleri 1980’lerde açık alan planlaması, 1990’larda yeşil yollar ve açık alan planlaması ve 2000’lerde yeşil alt yapı olarak tanımlamaktadır. Ortaya çıkan yeşil altyapı kavramı açık yeşil alan sistem planlamasıyla doğrudan ilişkili bir kavram olarak değerlendirilmektedir (Sandström, 2002). Çünkü birbiriyle bağlantısı sağlanan açık yeşil alanlarla parçalarının toplamından çok daha iyi bir bütüne ulaşılmaktadır (Whyte, 1968). Yeşil altyapı kavramı, çevre koşullarını ve dolayısıyla kent sakinlerinin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirebilen farklı ekosistem hizmetlerini sunmak amacıyla tasarlanmış ve yönetilebilen yeşil alan ağıdır (Panagopoulos, et al., 2016). Aynı zamanda, birbirine bağlanan su yüzeyleri, ormanlar, vb. alanlardan oluşan doğal yaşam destek sistemidir (Benedict & McMahon, 2006). Dolayısıyla fiziki olarak farklı ölçeklerde doğal, yarı-doğal ve/veya kültürel süreçlerin ürünü olarak, merkezler (hubs), bölgeler (sites) ve bağlantılardan (links) oluşmaktadır (Mejía ve ark. 2015). Bu bağlamda açık yeşil alanların sadece biçimsel özelliklerini (yeşil kuşak, yeşil kama, yeşil örgün, yeşil kalp), rekreasyonel ve doğa koruma işlevlerini odağa alan yaklaşımlar yerine son yıllarda, ekosistem hizmetlerini kapsamına alan çok işlevli kullanımlar, biyoçeşitliliğin arttırılmasına yönelik yeşil altyapı planlaması ve yönetimi bağlamında giderek çok boyutlu bir biçimde ele alındığı görülmektedir (Niemala, et al., 2011).

Şekil 5. High Line ve Parc de la Vilette projeleri (High Line: URL-3; Parc dela Vilette: URL-4)

Sonuç olarak açık ve yeşil alan sistemlerinin, insanoğlunun doğaya hükmetme hedeflerinin, doğayla bir arada yaşama hedeflerine doğru evrildiği 21. yüzyılda, açık yeşil alanlar gelişerek, değişerek planlanmasına ve yönetilmesine devam edilmektedir. Bu süreç içinde de Bahçe kültürünün özellikle 1850li yılların öncesindeki kişiye, krala ya da güce özgü konumundan, kamuya, halka doğru gelişim süreci yukarıda kısaca özetlenmeye çalışılmıştır. Bu sürecin küresel, ulusal ve yerel ölçeklerde yönetilmesi son yıllarda gündemde olan iklim değişikliği, dirençli kentler oluşumu, ekolojik ağların geliştirilmesi gibi kavramların içselleştirilmesi bağlamında oldukça önemlidir.

 

KAYNAKÇA

Akdoğan, G. 1972. Bahçe ve Peyzaj Sanatı Tarihi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları.

Akman, S. D. (2017). ‘Parametric Landscape Urbanism: A Model Proposal For Operational Framework’, Master

Thesis, Middle East Technical University Graduate School of Natural and Applied Sciences, Ankara, Turkey.

American Planning Association 2021,  Smarth growth,  Erişim tarihi: 12.01.2021, .

Aydemir, S. E. 2004. Planlama ve Planlamanın Evrimi. Kitap Bölümü. Akademi Kitabevi. Trabzon.

Aytaç, G. 2018,  Erişim tarihi:12.01.2021, .

Aytaç G., Kuşuluoğlu D., D 2015, Kent parkları. Erişim tarihi:12.01.2021, .

Benedict M. A. and McMahon, E. T. (2006) Green Infrastructure: Smart Conservation for the 21st Century. Sprawl Watch Clearinghouse Monograph Series. Washington, DC.

Benevelo, L. 1995. Avrupa Tarihinde Kentler. Afa Yayınları. İstanbul.

Büyükcivelek, B. (2017). Tarih içinde kent. İçinde Kent Planlama (ss. 69-93). Ankara: İmge Yayınevi.

Byrne, J., & Sipe, N. (2010). Green and open space planning for urban consolidation – A review of the literature and best practice. Brisbane: Urban Research Program Issues Griffith University.

Chandigarh 2021, Erişim tarihi: 12.01.2021,  .

Cities Technology People 2021, Erişim tarihi 12.01.2021, .

Coşkun Hepcan, Ç., (2019). Kentlerde İklim Değişikliği İle Mücadele İçin Yeşil Altyapı Çözümleri. < http> Erişim tarihi: 12.01.2021.

Çabuk, S. N., Çabuk, A., Ersoy, M., Şenöz, E. (2013). Dönüşen peyzaj ve doğa ile tasarım bağlamında peyzaj şehirciliği ve geotasarım kuramları. İçinde Peyzaj Mimarlığı 5. Kongresi Bildiri Kitabı 14-17 Kasım 2013, Adana (ss. 474-487).

DPZ 2021,  Erişim tarihi:12.01.2021,  .

Eisenman, T.S. 2013 . Frederick Law Olmsted, Green İnfrastructure And The Evolving  City. Journal of Planning History, 12(4), 287-311.

Erbaş Gürler, E. 2012. Peyzaj Tasarım Kavramlarının Disiplinlerarası Etkileşimler Çerçevesinde Değerlendirilmesi. Doktora Tezi. İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı. İstanbul.

Ertan, K. A. (2004). 20. yüzyıl kent ütopyaları. Çağdaş yerel Yönetimler Dergisi. 13(3), 5-21.

Kaid Benfield Archive, 2021, Erişim tarihi: 12.01.2021, .

Mejía C. V., Shirotova L., and de Almeida I. F. M. (2015) Green Infrastructure and German Landscape Planning: A Comparison of Approaches. Urbani izziv, 26, s.25-S37.

Niemelä, J., Breuste, J. H., Guntenspergen, G., McIntyre, N. E., Elmqvist, T., & James, P. (Eds.). (2011). Urban ecology: patterns, processes, and applications. OUP Oxford.

Olgun, R. 2018. Niğde Kenti Açık ve Yeşil Alanlarına Yönelik Stratejik Hedeflerin Belirlenmesi Ve Planlama Stratejilerinin Geliştirilmesi, Akdeniz Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı Basılmamış Doktora Tezi Antalya

Panagopoulos, T.; Duque, J.A.G.; Bostenaru Dan, M. Urban planning with respect to environmental quality and human well-being. Environ. Pollut. 2016, 208, 137–144

Randolph, J. (2004). Environmental Land Use Planning and Management. Washington, DC: Island Press.

Sandström, U. G. (2002). Green Infrastructure Planning in Urban Sweden. Planning Practice and Research, 17(4), 373–385.

Sınmaz, S. (2014). ‘Akıllı Yerleşme Kurgusu ve Küçük Ölçekli Yerleşmelerin Enerji Verimli Gelişimi’. Doktora Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, Türkiye.

Tekin, H. A. (2010). ‘Kentsel Tasarımda Yeni Şehircilik Yaklaşımı Ve Kadıköy Yeldeğirmeni Örneği’. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, Türkiye.

URL-1: http://docs.neu.edu.tr/staff/buket.asilsoy/PM 204_3.pdf,  Erişim Tarihi: 11.01.2021

URL-2: https://www.ekoyapidergisi.org/4128-versay-sarayi-avrupanin-muazzam-klasiszmi.html, Erişim Tarihi: 12.01.2021

URL-3: https://www.asla.org/2010awards/173.html, Erişim Tarihi: 12.01.2021

URL-4: https://www.cnc.fr/jeu-video/actualites/un-espace-jeu-video-permanent-ouvre-a-la-cite-des-sciences-et-de-lindustrie_924855, Erişim Tarihi: 12.01.2021

Ünlü, T. (2017). Mekanın Biçimlendirilmesi, Kentsel Planlama ve Plancı. İçinde Kent Planlama (ss. 95-126). Ankara: İmge Kitabevi.

Weller, R. (2008). Landscape (Sub)Urbanism in theory and practice. Landscape Journal. 27(2), 255-278.

Whyte, W. H. (1968). The Last Landscape Garden City. New York: Doubleday & Co.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz