KÖKLÜ ÇELİK ÜRETİMİ (Ecke III ve ark, 2004; Lopez, 2009)

Üretimin planlanması

Yılbaşında çiçeklenme için temmuz-ağustos en uygun çelik alma zamanıdır. Atatürk çiçeği tepe çeliğiyle üretilir. İyi bir kök yapısı için 3-4 hafta gerekir.

Atatürk çiçeğinden gövde çelikleri alıp, köklendirerek üretmek de mümkündür fakat ticari üretimde standart bitki yetiştirmek için gövde çelikleri yeğlenmez.

Çelikler, yetiştiricinin kendi anaç bitkilerinden veya anaç bitki üreten şirketlerden sağlanabilir.

Çeliklerin Alınması

Anaç bitkilerden son uç almadan 5-6 hafta sonra çelik alınır. Olgunlaşmamış çelikler alınırsa köklenme yavaş ve düzensizdir. Çelikler güçlü, boğum araları kısa, çelik boyu 5-6 cm, gövde çapı 4-6 mm olmalıdır. Bu çeliklerde yaklaşık iki olgun yapraklar bulunur ve yapraklı alan genişliği 15-18 cm’dir.

Çelikte yapraklar çok büyük olmamalıdır çünkü büyük yapraklarda solma daha fazla görülür ve üretim sırasında botrytise yakalanma riski daha çoktur. Ayrıca bu tip çelikler üretim masasında daha çok yer kaplar. Çelik alınırken, kesim, boğum altından veya boğumlar arasından yapılabilir çünkü Atatürk çiçeğinde kökler boğum olsun olmasın çeliğin dip kısmından oluşur. Kesim sırasında çıkan özsuyun diğer çeliklere ve yapraklara bulaşması engellenmelidir. Aksi halde yapraklarda şekil bozukluğuna yol açar. Çelik alırken yapraklara zarar verilmesi hastalık riskini artırır ve düzensiz bitki gelişimine yol açar. Anaç bitkilerde 6-8’den fazla olgun yaprak içeren uzun sürgünlerden çelik alınmamalıdır çünkü çiçek taslaklarının erken oluşma riski vardır. Çelik alınan anaç bitki gövdesinde, 2-4 olgun yaprak kalması sonradan alınacak çeliklerin gelişmesini sağlar.

Çeliklerin alt yapraklarının alınması, dikim sırasında kök ortamının içinde kalmadıkları veya kök ortamının yüzeyine dokunmadıkları durumlar dışında gerekmez. Aşırı yaprak alımı, besin kaynaklarının azaltılmasına ve yara yerlerinden hastalık bulaşma riskinin artırılmasına yol açar.

Anaç bitkilerden çelik alımı, sabah serin saatlerde elle kırarak, öğleden sonra sıcak saatlerde ise keskin bir bıçakla keserek yapılır. Sıcak saatlerde elle kırarak yapılırsa, pörsüyen bitkiden çelik alımı sırasında aşırı yaralanma oluşur bu da hastalık riskini artırır.

Çelik alındıktan sonra anaç gövdesinden özsuyu akışını önlemek için yara yerinin ılık suya batırılması veya hafifçe mum alevine tutulması, alınan çelikten özsuyu çıkışını durdurmak için de dip kısmının ılık suda 15-20 dakika tutulması ve dikimden önce yara yerlerinin iyice kurutulması Orçun (1972) tarafından önerilse de ticari üretimde bu tip uygulamalar yapılmaz.

Çelikler alınırken aletlerin A/H Trisodyum fosfat çözeltisi (10 g TSP bir plastik kaba konup,suyla 100 ml’ye tamamlanıriçine 3 dakika batırılarak dezenfekte edilmesi gerekir. Trisodyum fosfat inorganik bir bileşik olup, beyaz, daneli, kristal veya toz halinde bir katı maddedir. Suda yüksek oranda çözünür. Trisodyum ortofosfat veya sadece sodyum fosfat olarak da isimlendirilir. Molekül ağırlığı=164 g, pH (%1 A/H çözeltisinde) 12, yoğunluğu 1.62 g/cm3olup, A/A olarak,9 oksijen, B Nave P içerir. Her farklı anaç bitki kesiminde, aletlerin dezenfeksiyon işlemi tekrarlanmalıdır. Kesimi yapan işçiler de, her uygulamadan önce ve anaç bitki değişiminde, ellerini p H/H’lık etanol(etil alkol) içine batırmalı veya alkolle silmelidir.

Köklendirme serasında sisleme sisteminin çalışması ve tıkalı olup, olmadığı kontrol edilmeli, sera iyice temizlenmeli, hastalık etmenleri, böcek, yosun, yabancı ot, çöp ve zeminde serbest su olmaması sağlanmalıdır. Üretim için yüksek kalitede suya gereksinim vardır. Bu nedenle suyun pH, EC ve bikarbonat durumu kontrol edilmeli ve gereken ayarlamalar yapılmalıdır.

Atatürk çiçeğinde, toksik etki yaptığından, dezenfektan olarak çamaşır suyu kullanılmamalıdır.

Anaç bitki yetiştiricilerinden köksüz çelik satın alınırsa, bu çeliklerin nemli kağıda sarılı halde, buz torbası içeren kutularda gönderilmesini sağlamak gerekir. Kutular gelir gelmez açılıp, çelikler kontrol edilmeli ve hemen dikilmelidir. Hemen dikim yapılmayacaksa, kutuları nemli bir soğutucuda 10-13°C’de tutup, ertesi sabah dikim yapılmalıdır. Depolama ve üretim sırasında çelikler asla suyunu kaybetmemelidir. Köksüz çelikler kutularından çıkarılır çıkarılmaz dikilip, sisleme altına yerleştirilmelidir. Sıcak bir yaz günü, serada, çeliklerin kalıcı olarak pörsümesi için 10-15 dakika yeterlidir. Dikimden önce gövdenin yeniden kesilmesi, yeni yaralar açıp, hastalık riskini artıracağından yapılmamalıdır. Çeliklerin vejetatif safhada, hastalık ve zararlıdan arındırılmış, uygun boy, çap ve olgunlukta olup olmadığı kontrol edilmelidir. Vejetatif safhada olmayan veya boy, çap ve olgunluk durumları bir örmek olmayan çeliklerde, köklenme ve gelişme düzensiz olup, ürünün gecikmesine neden olur.

Köklü çelik satın alınmışsa, bunların kutuları hemen açılıp, çelikler sulanmalı serin ve direkt güneş ışığı almayan tezgâhlarda tutulmalıdır. Kuruyan çeliklerin kurtulmaları çok güçtür. Köklü çelikler, kutularında yüksek sıcaklıkta tutulursa da, benzer stres oluştuğundan, tutmaları zordur. Bu nedenle köklü çeliklerin dikimi, alınır alınmaz hemen yapılmalıdır. Dikim ne kadar gecikirse, su stresi ve kök çürüklüğü de o kadar artar.

Köklü çelik kutuları hemen açılıp, sıcak hava ve nemin dışarı çıkması sağlanmalı ve mümkünse 10-15°C’de direkt güneş almayan bir yerde tutulmalıdır. Eğer hemen dikimleri mümkün değilse serada 18-20 cm sıra arasıyla yerleştirilmeli, kök ortamı kuruma nedeniyle oluşabilecek yaprak yanıklığı ve kök zararını önlemek için iyice sulanmalıdır. Köklü çelikler teslim alındıktan sonra, en geç iki gün içinde dikilmeli, bu mümkün olmuyorsa, gün aşırı 200 ppm N içeren 15-0-15 (N,P2O5,K2O) gübresi yapraktan uygulanmalıdır. Bu aşamada fosfor içeren 20-10-20 gübresi verilmemeli, verilmesi gerekiyorsa uygulamadan hemen sonra yapraklar gübresiz suyla yıkanmalıdır. Aksi halde fosfor, yapraklarda kırmızılaşma, sertleşme ve şekil bozukluğu oluşturur.

Köklük veya köksüz tüm çeliklerin, serada tezgah üzerine yayılması gerekirse, tezgah üstü streç filmle kapatıldıktan sonra çelikler yerleştirilmeli, steril olmayan sera zeminine kazaen düşen çelikler atılmalıdır (Ecke ve ark. , 1990).

Çeliklerin köklendirilmesinde, hastalıksız bir ortam, anaç bitkiden kesimden sonra su stresinin önlenmesi ve 22-26°C kök ortamı sıcaklığı sağlanmalıdır.

Çeliklerin köklendirilmesinde en çok perlit, kalıp haline getirilmiş kaya yünü, oasis süngeri ve özel tarımsal sert plastik süngerleri, jiffy tabletleri (sıkıştırılmış torf tabletleri), 0 torf, hacim/hacim (H/H) olarak torf+perlit (P-P), torf+perlit (u-%) ve torf+vermikulit (P-P), kullanılır. Bu ortamlar, temiz, kolayca kullanılabilen, iyi havlanma ve su tutma kapasitesine sahip, çeliklerin çabuk köklenmesini sağlayan ideal ortamlardır.

Bölümümüzde köklü çelik üretiminde 0 perlit kullanılmaktadır.

Kök ortamlarının özellikleri, temel gübreleme ve su kalitesine ait daha geniş bilgiler, makalemizin III. ve IV. bölümlerinde verilmiştir.

Köklendirme ortamına çeliğin yaklaşık 2,5 cm’lik kısmı dikilmelidir.Kök ortamında H/H olarak hava kapasitesi yaklaşık , su kapasitesi ise P olmalıdır.

Kök ortamının aşırı ıslak olması, oksijen azlığına, kallus dokusunun fazla büyümesine, kök oluşumu ve büyümenin yavaşlamasına neden olur.

Kök Hormonu Kullanımı

Optimum çevre koşullarında köklendirme hormonu olmaksızın da ideal köklenme sağlanır. Çevre koşulları uygun değilse veya kök oluşumunun teşvik edilmesinde çeliğin 2 cm’lik alt ucunun hormon çözelti veya tozuna batırılması yararlıdır.

Kullanılan hormonlar 1500-2500 ppm indole-3-butyric asit ( IBA ) veya 1500 ppm IBA+500 ppm naphthalene asetik asit (NAA)’in sıvı veya tozlarıdır. Hormon kullanımının riski, aynı çözeltiye veya toza batırılan çeliklerde hastalık yayılmasıdır. Tozun çeliklerin alt ucuna ayrı ayrı serpilmesi hastalık yayılmasını önler. Fakat sıvı kullanımı, toza göre daha tekdüze bir sonuç verir. Hormonun yaprak sapları ve yapraklara gelmemesine dikkat etmelidir aksi halde yapraklarda kıvrılma ve şekil bozukluğuna neden olur.

Köksüz Çelik Dikimi ve Dikim Sıklığı

Çeliğin 2.5 cm’lik dip kısmı, dikim kazığıyla önceden açılan çukurlara yerleştirilir veya gevşek ve nemli durumdaki köklenme ortamına batırılır. Dikimden sonra can suyu verilmez fakat sisleme hemen başlatılır. Can suyu verilmesi kök ortamının gövde etrafında sıkışmasına, aşırı nem içermesine ve kök bölgesinde oksijenin azalmasına neden olur. Bu da, bakteriyel yumuşak çürüklük hastalığının, dikimden 2-3 gün sonra görülmesine yol açar.

 

Çeliklerin çok sık dikilmesi, zayıf büyüme, uzama, yavaş köklenme ve Botrytis hastalığına neden olur.

Altı santimetre çapındaki saksılara doldurulmuş kök ortamına, hazır kalıp halindeki oasis süngeri, jiffy tabletleri veya kayayününe dikilmiş çeliklerde aralık ve mesafe 9cmx9cm olmalıdır. Bu da, 123 çelik/m2’ dir. Bir çeliğin yapraklarının diğer çeliğin yapraklarına dokunmaması sağlanarak, çelikler arasında hava dolaşımına imkân verilmelidir. Çeliklerde tepe uçları sislemeye ve güneş ışıklarına açık durumda olmalıdır. Aksi durumda köklenme yavaşlar.

Köklendirme Yöntemleri

Serada Masaüstü Alçak Tünelde Köklendirme (Dole ve ark., 2006; Williams, 2006).

Tünelde köklendirmenin, sisleme sistemlerine göre avantaları; aşırı sulamanın ve sera tabanındaki yosunlaşmanın önlenmesi, sisleme sisteminin kurulup, düzenli çalışmasıyla ilgili sorunların ortadan kaldırılması ve tünel içinde daha homojen bir ortamın sağlanmasıdır. Tünel, sislemeye göre, yapraklardan besin yıkanmasını önler, yaprak üzerindeki serbest nemi düşürür ve hastalık riskini azaltır. Tünel sistemini dezavantajları ise; tünellerin kurulması, havalandırılması ve plastiğin kullanılıp, atılmasıdır.

Tünel sistemi, yüksek ışık yoğunluğuna ve sıcaklığa sahip bölgelerde, tünel altında aşırı sıcaklık oluşması nedeniyle, uygun değildir. Serada gölgeleme yapılması bile, tünelin aşırı ısınmasını önleme de yeterli olmayabilir.

Genelde tünellerde, kışın ışık yoğunluğu düşük olduğundan saydam plastik, yazın ise ışık yoğunluğu yüksek olduğundan beyaz plastik kullanılır. Işık yoğunluğunun ve sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde, tüm yıl boyunca beyaz plastik kullanılmalıdır.

Tünellerin kurulmasında, ızgaralı tezgâh üzeri delikli plastikle kaplanıp, plastiğin tezgâh kenarlarından 30 cm aşağı sarkması sağlanır. Köklendirme saksıları veya kapları plastiğin üzerine yerleştirilir. Çelikler, bir defa elle sisleme (parçacık büyüklüğü 50-100 micron) şeklinde sulanır. Tünel çatı demirlerinin üzeri, mevsime göre saydam veya beyaz plastikle örtülür. İlk 24 saat tünel tamamen kapalı tutulur. Sonra her gün, havalanma süresi artacak şekilde, tünele taze hava girmesi, sıcaklığın düşürülmesi ve köklenmeye başlayan çeliklerin pişkinleştirilmesi için havalandırma yapılır. Bu sürede sisleme gerekirse, hortum ucuna bağlı sisleme başlığıyla yapılmalıdır.

Tünel sisteminin diğer bir avantajı da, yetiştiricinin tünele farklı günlerde çelikleri yerleştirebilmesidir. Sisleme sisteminde ise tüm çeliklerin aynı zamanda yerleştirilmesi gerekir.

Tünel sisteminde, etilen birikmesine hassas olan geraniums (sardunya)ların üretilmesi sakıncalıdır.

Resim Galerisi

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz