Okul Bostanları Projesi

Büyük şehirlerde bulunan anaokulları, ilkokullar ve ortaokullarda mevcut okul bahçe alanları içerisinde ‘permakültür’ tasarım ilkeleri kullanılarak, yenilebilir bitkilerle, bostanlar oluşturulması, çocukların sağlıklı gıdayla büyümelerinin ve bu gıdaya ulaşmalarına dikkat çekilmesi açısından önemlidir. Bu süreçte çocukların; şehir, gıda, çevresel sürdürülebilirlik konularında farkındalıklarının arttırılmasını amaçlayan bir içeriğe sahip “Okul Bostanları Projesi”, Peyzaj Mimarı ve Permakültür Tasarımcı Dilek Yürük tarafından 2014 yılında hayata geçirildi. Öncelikle anaokullarında başlatılan proje zamanla farklı yaş gruplarında ve okullarda deneyimlendi. Paydaşları arasına zaman zaman Sivil Toplum Kuruluşlarının, Belediyelerin de katılmasıyla etki alanı büyüdü ve büyümeye de devam etmektedir.

Öncelikle proje içerisinde kullandığımız tanımlara bakmak gerekirse:

Permakültür; etik temelli sürdürülebilir sistemler oluşturmayı planlayan bir tasarım bilimidir.1974 de Bill Mollison ve David Holmren tarafından Avustralya oluşturulmuştur. Etik ilkesini üç temel prensip oluşturur. Dünyayı koru,  insan koru, fazla olanı paylaş.

Sürdürülebilir sistemler;  ömrü boyu ihtiyaç duyduğu enerjiyi, bakımı ve tekrar yenilenmesi için gereken enerjinin tamamını ya da daha fazlasını kendileri üretebilen sistemlerdir. Bu döngü sırasında sadece başlangıç noktasında dışarıdan girdi alırlar sonrasında bu girdilere ihtiyaç duymadan ayakta kalırlar.

Okul Bahçeleri; öğrencilerin günlerinin anlamlı bir bölümünü geçirdikleri dinlenmek, spor yapmak, oyun oynamak ve sosyalleşmek için kullandıkları alanlar. Bu alanlar şehir ortamında yaşayan çocuklar için çoğu zaman kurtarılmış mekanlar. Arabaların geçtiği yollarda oynamaya çalışmak, yeşilin bulunmadığı sokaklar, güvenlik sorunu bir noktaya kadar okul bahçesi okul saatlerinde ve sonrasında aktif olarak kullanılarak çözülebilir.

Okul Bostanları; Mevsime uygun olan sebze, salata yeşillikleri ve şifalı otların yetiştirildiği, okul bahçesinin durumuna uygun çözümlerle farklı ölçeklerde dikey ve yatay yetiştirme alanlarının oluşturulduğu uygulama alanları.

Okul Bostanlarının Hikâyesi

Bu proje ile şehirde yaşayan çocukların permakültür ilkelerini kullanarak okul bostanları oluştururken tüketici kimliklerinden çıkıp üretici olmak, yerel tohumlar ve kadim bilgiler kullanarak kendi yiyeceklerini üretmek, bu üretim sürecindeki paydaşların ve olayların farkına varmak için önemlidir. Aynı zamanda doğal kaynakları korumak ve verimli kullanmak ( toprak, su vs. ), özellikle yakın çevrelerindeki ekolojik sorunlara ve çözümlerine odaklanmak, mevsimle uyumlu ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak, sağlıklı gıda ile büyüme haklarını korumak,  toprakla bağ kurmak birlikte zaman geçirerek topluluk olmayı, paylaşmayı öğrenmek, bostanda geçirilen zaman da gerçekleştirilen fiziksel aktivite sayesinde hareketli olmak, geri dönüşümü desteklemek başta olmak üzere bu gibi konularda bilinç düzeyi yüksek, farkındalığı olan, ilerleyen yıllarda da seçimlerini yaparken bu deneyim ve bilgileri kullanabilen, yaşam kalitelerini yükselten bireyler ve topluluklar olarak yetişmeleri amaçlanmaktadır.

Projenin başlangıç noktası olarak özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirler seçildi. Şehirde yaşayan çocukların özellikle gıdanın üretim ve tüketim süreçleriyle ve toprakla olan bağlarının kopma noktasındaki hallerine dokunmak için özelikle buralardan başlamak kıymetliydi. Projenin uygulanabilir olması ve özellikle içeriğinde de yer aldığı gibi geri dönüşümü de desteklemesi nedeniyle oluşturulan bütçeler minimum da tutuldu.

Okul Bostanlar Projesinin Süreçleri

  • Okulun seçilmesi
  • Topluluk oluşturulması
  • Permakültür eğitimi
  • Bahçe işleri için gerekli ekipmanların sağlanması
  • Bahçenin tasarımı- uygulaması
  • Bahçe için gerekli doğal kaynakların ( su, toprak vs. ) planlanması
  • Bahçe ekim dikim takviminin oluşturulması
  • Kompost uygulamasının başlatılması
  • Mevsime uygun yerel tohumlar ve fidelerin temini
  • Bahçede ekim dikim faaliyetlerinin başlaması
  • Düzenli olarak bakım ve bahçe işlerinin takibi
  • Hasat zamanı ürünlerin bir şenlik yapılarak toplanması
  • Bir sonra ki yıl kullanmak için ürünlerden tohum almak ve saklama çalışmaları
  • Tüm sürecin kayıt altına alınması

 

Projenin kurulum aşaması olarak bir yıl, sonraki bir yılda ise gözlem ve danışmanlık süreciyle iki yılda proje tamamlanmaktadır. 12 ay boyunca tüm mevsimlerde bahçe işleri, sebze yetiştirmek ve ürün alınması evrelerinin öğrenciler tarafından tecrübe edilmesi önemlidir. Okulların tatil olduğu dönemler, özellikle de yaz ayları, bu proje içerisine alınarak sürdürülebilirlik için çözümler ve sistemler oluşturulması projenin önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.

  

Tüm bu süreçte; şehirli çocukları tüketici öznesinden çıkartarak, üretici öznesine dönüştürebilmek, temel bahçecilik bilgilerini, tohumdan ürüne bir sebzenin nasıl yetiştirildiğini, nelere ihtiyacı olduğunu öğretmek projenin temel amaçlarındandır. Aynı zamanda projeye katılan çocukların beslenme alışkanlıklarının mevsime uygun ve sağlıklı olanlarla değiştirilmesi, çocukların genellikle bilgisayar başında geçirecekleri zaman yerine fiziksel aktiviteler gerçekleştirmelerini sağlamak, çocukların sorumluluk, sabır, yardımlaşma, paylaşım, organizasyon yeteneklerinin gelişmesi, gıdanın yetiştirilmesinden soframıza gelene kadar geçirdiği süreçlerle ilgili farkındalık yaratılması ve çözümler kısa ve uzun vadede ulaşılması hedeflenen amaçlar olarak projede yer almaktadır.

5-10 metrekarelik bu alanlar soframıza gelen gıdanın kim tarafından, nerede ve nasıl yetiştirildiğini, bize nasıl ulaştığını, ulaşırken geçirdiği yolculuğu, bunlar olurken dünyaya ve doğal kaynaklara etkisini konuşmak için fırsatlar ve canlı deneyimler sunmaktadır.

Permakültür tasarım ilkeleri sadece okul bahçelerinde değil tüm yaşam alanlarımızda (mahallelerimizde, bahçelerimizde, balkonlarımızda) sürdürülebilir sistemler kurmayı amaçlar. Okul Bostanları Projesi, bunu yaparken atalık tohumlar, yağmur suyu hasadı, şehirdeki yeşil alan miktarlarını arttırarak hava kirliliğini azaltmak, topluluklar oluşturarak bir arada üretmek okul bahçesinden taşarak içerisine pek çok alanı ve paydaşı da alabilecek bir tohum atma potansiyeline sahiptir.

  

Şehrin kazanımına bakıldığında biyoçeşitliliğin arttırılması, atık yönetimi kültürünün okul yıllarında uygulamalı olarak deneyimlenmesi bu da şehrin uzun vadede çöp sorununa uzanan bir çözümdür. Şehrin içinde kentsel tarım alanları oluşturmak ve kentte tarım yapan yerel üreticilerin fark edilmesi ve desteklenmesi, şehir hayatında sürekli sitem ettiğimiz kaybolan mahalle kültürünün tekrar oluşturulması söz konusudur.

Farklı derslerin okul bostanların da oluşturulacak açık sınıflarda yapılması ise öğrencilerin görsel, işitsel ve dokunsal öğrenme özelliklerini aktive ettiğinden ve eğitim içeriklerini pekiştirdiğinden ikincil amaç ve bahçenin sürdürülebilirliğini kolaylaştırması açısından projede yer almaktadır. Matematik dersindeki alan ve hacim hesaplamalarının bahçe tasarlanırken sebze yataklarının alanda kaç metrekare yer kaplayacağı, içine kaç metreküp toprak gerektiği gibi detaylar üzerinden işlenmesi soyut kavramları somuta dönüştüreceği için başarıyı arttıracaktır ve evrensel ölçekte eğitim sunulmasını sağlamaktadır.

Bu süreçte proje içerisindeki paydaşlarında bir arada çalışması sürdürülebilirlik için çok önemlidir. Projede öğrenciler, okul yöneticileri, bahçe işlerinden sorumlu bir öğretmen, diğer ders öğretmenleri, projeye danışmanlık verecek ve ilk yıl kurulum ve bilgilendirme ikinci yıl devamlılık aşamalarında olacak profesyonel bir permakültür tasarımcısı aynı zamanda peyzaj mimarı/ ziraat mühendisi, okulda görev alan temizlik, güvenlik, sağlık elemanları gibi teknik kadrolar,  veliler, bahçe işlerinden anlayan gönüllüler (uygun mesleklerde okuyan üniversite öğrencileri, destek verebilecek STK’lar vs.), uygulamada sponsor olarak destek olacak kişi ve kurumlar, belediyeler yer almaktadır.

Bu proje tüm okullarda uygulanmalı olarak hayata geçirilmelidir çünkü çocuklar geleceğimizdir. İçilecek temiz su, gıda yetiştirilecek bereketli toprak, nefes alınabilecek hava kısaca kirlenmemiş, bozulmamış doğa onlara bırakacağımız tek kıymetli mirasımızdır. Bu yüzden hem çocuklarımıza hem de doğaya sahip çıkmak zorundayız.

Şehir yaşamının getirdiği maddi zorluklar, çarpık kentleşme, nüfus artışı, yeni konut alanları açmak için yeşil alanların azalması, tarım alanlarının betonlaşması, en önemli ihtiyacımız olan gıdayla tek ilişkimizin market rafları olması, mahalle kültürüyle birlikte imece, paylaşma yok olurken ben olma kültürünün vurgulanması önemlidir. Ve tabi ki bu konuların ortasındaki şehirli çocukların sadece tüketici olmaları ve olmaya devam etmeleri üzerine devam eden bir sistem söz konusudur. Tüketimle büyüyen çöp dağları, kirlenen hava, azalan su, göremediğimiz toprak ihtiyacımız olan temel unsurlardır.

Çağımızda çıkabilecek savaşların su ve gıdanın azalması yüzünden olacağı gerçeğidir. Kendi gıdasını yetiştirme kabiliyetinin ilerleyen yıllarda insanların sahip olabileceği en önemli meziyetlerden biri olacağını öngörmek mümkündür.

‘Okul Bostanları Projesi’ tüm bu gerçeklikler ışığında; çocuk, şehir, gıda, çevre, farkındalık, gelecek ve sürdürülebilirlik kavramlarının buluşmasıyla oluşmuştur.

 Proje ‘çocuklara’ yönelik olmalı çünkü onlar öğrenmeye açık, çevrelerinin farkında ve sistemi değiştirmek için gereken güce sahipler. Sağlıklı gıdaya ulaşma ve öğrenme hakları var. Projenin başlangıcı ‘şehir’ olmalı çünkü burada başlayan bir değişimin etkileri çok daha hızlı yayılabilir. Projenin hedefinde ‘gıda’ olmalı ki; bizi günde üç defa birleştiren yegâne şey olarak, ortak noktamız olmaya devam etsin.

Bu projeyle ve bu bileşenlerle başlayacak bir değişim, farkındalık geleceğe ve çevresel sürdürülebilirliğe yön verebilecek güçte olacaktır.

Bereketle

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz