Çocuklar yeryüzünün canlı çiçekleridir.

Maksim Gorki

 

Çocuklarınız sizin değil, hayatın çocuklarıdır.

Halil Cibran

 

Çocuk dünyanın en büyük mutluluğudur ve ailenin merkezidir. Eğer çocuk olmasaydı yaşam çok anlamsız ve çekilmez bir yük olurdu.

Çevre; insan veya başka bir canlının yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortam olarak tanımlanabilir. Günümüzde çevre bilinci sağlıklı bir çevrede yaşamayı, temel insan haklarından biri olarak kabul etmektedir. Çevrenin korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konularında gösterilen çabaların amacı, insanların daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarının sağlanmasıdır. Bunu sağlayacak olan da insanın kendisidir. Çünkü çevreye zarar veren de çevreyi koruyan ve geliştiren de insandır. Doğayı kirleten ve ekolojik dengeyi bozan başlıca etken insan unsurudur.

Çevre kirliliği, doğanın kendini temizleme gücünün üstünde olan yüklerin çevrede meydana getirdiği birikimlerdir. Yapılan araştırmalar dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin P’sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır.

Bireye doğa sevgisi kazandırmak için doğayla iç içe yaşama bilinci verilmelidir. Çevre bilincine sahip olmayan bir insan, yaşadığı dünyayı kendisinden sonra başkalarının da kullanacağını idrak edemez. Halbuki çevre, bize geçmişten kalan bir miras değil; korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere en güzel şekilde devredilmesi gereken bir emanettir. Çevre kirliliğini önlemek için her şeyden önce yayınlarla konferanslarla ve sempozyumlarla halkı bilinçlendirmek önemlidir.

Çocuk ve Oyun

Oyun, çocuğu yetişkin yaşamın etkinliklerine hazırlar, toplumsallaşma süreci için gerekli ortamı sağlar. Evcilik oyunu da çocuğun ileride yuva kurmasına bir hazırlıktır (Engin Gençtan, İnsan Olmak). Çocuklara ileride birer yetişkin olabilmeleri için onlara oyun oynama şansının yaratılması gereklidir (M.Ö.400-Sokrates). Çocuklarınızla güzel anlarınız olsun, önemli olduklarını anlamaları için onlara zaman ayırın; paylaştığınız o değerli anların yerini hiçbir zaman güzel oyuncaklar alamaz (Elaine Hardt).

Çocuklar oyunlarla iletişim güçlerini yani bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreçlerini de geliştirmiş olurlar. Çocuklar oyunlar vasıtasıyla olgunlaşır, geleceğe hazırlanır. Oyunlar, çocuğu yaşama hazırlar. Çocuğu hayata sokak (oyun parkı, okul) hazırlar. İnsanın anayurdu çocukluğudur. Çocuklar yontulmamış bir elmastır. Çocuklarınla beraber oynarsan, onlara her şeyi yaptırabilirsin. Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

Çocuk ve Eğitim

Bir ülkenin geleceği, o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır (Einstein). Bir devletin temeli, gençliğinin eğitim ve öğretimidir. Eğitim, bireyin farklılaşmasının bir aracıdır. Ekmekten sonra, eğitim bir milletin ilk gereksinmesidir. Kitapsız büyüyen çocuk, susuz yaşayan ağaca benzer. Tarlalarımız sürülmediyse, ambarımız boş olacaktır; kitaplarımız okunmadıysa çocuklarımız cahil kalacaktır.

Anne ve babanın yaşamı, çocuğun örnek kitabıdır (Gibson). Çevre konusunda ilköğretim önemli bir aşamadır. Çevre için eğitimin, çok işlevli bir eğitim türü olup temel amacı bilgilendirme (doğayı tanıma), haberdar oluş ve ilgilenme olmalıdır. Bir şeyi sevmek için tanımak lazım, sevmeden tanıtamazsın. Çevre ile ilgili konularda aktif katılım/ projelendirme (Örn: ağaç dikimi, çevre - ulusal park - müze gezisi, geri dönüşümlü atık toplama vb) sağlayacak, olumsuzluklara karşı tepki oluşturacak, bireysel çıkarların toplumsal çıkarlardan ayrı düşünülemeyeceği gerçeğini kavratacak bir eğitim modeli uygulanmasında yarar vardır. Japonya’da doğa sevgisi eğitimi anaokulunda başlıyor. Japonya’da çocuklar, temiz havayı görüp solumaları için, endüstri kentlerinden otobüslerle kırlara götürülmektedir.

Görüntülü düşünce, kelimeli düşünceden önce gelir (Kant). Çevre eğitimi yalnız bilgi vermek ve sorumluluk hissi oluşturmakla kalmamalı, insan davranışını da etkilemelidir. Bunun için eğitim çalışmalarında işitsel ve görsel materyaller (slayt, sinema, video, afiş, sergi vb) ile uygulamaya ağırlık verilmelidir.

Tüm Dünyada 17 Mayıs günü “Okul Dışarıda Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu günde çocuklar ihtiyacı olan dışarıda oyun oynamasına dikkat çekilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, dışarda okul günü etkinlikleri ile, doğadan öğrenme modeli uygulamasını devlet okullarında da başlatmıştır. Her çocuğun doğaya ihtiyacı vardır. Çocuk bahçeleriyle övünen şehirler olmalı.

Büyük şehirlerde yaşama zorunluluğu ve apartman yaşamı, insanı tabiattan koparmakta olup günümüz çocukları, koşullar gereği doğa ile yeterince iç içe değillerdir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarına göre; “Çalışan aileler olarak özellikle hafta sonları mümkünse kapalı mekânlar yerine (AVM’ler vb) orman, piknik alanı, deniz kenarlarında en azından mahalle parkında çocuklarımızla gezintiler düzenlemeliyiz.

Eğitimsiz çocuklar millet enerjisinin, bakımsız topraklar da vatan enerjisinin kaybedilmesi demektir. Bakımsız bir fidan kurur veya yabanileşir. Eğitimsiz çocuklar da suçlu veyahut cani olabilir. Eğitimsiz çocuk, milli bir tehlikedir. Vatanın gelecekteki sahipleri, bugünün çocuklarıdır. Geleceği oluşturacak olan çocuklarımız her şeyden çok daha önemli ve sahip olunabilecek en değerli varlıklarımızdır. Bir toplumun geleceği nasıl ki, çocukları ve gençleri ise, çocukların ve gençliğin en önemli gereksinimi de güvenilir ve sağlıklı bir ortamda elde edecekleri eğitim ve okullaşmadır.

Orman Okulu çalışmaları ile genç yaşta çevre bilincini kavrayan öğrenci sayısını arttırmak hedeflenmektedir. Çocukların doğa ile deneyimleyip öğrendiği bir eğitim modeli olan bu kurumlar özellikle Finlandiya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde ve Güney Kore’de yaygındır. Bu kurumlarda gençler, ağacın adını, kuşun türünü, çiçeklerin hangi mevsimde açtığını öğrenip gerçek zenginliğin topraklarımızın, sularımızın ve yaban hayatımızın çeşitliği ve sağlığında olduğunu kavrayacaklardır (ekolojik okuryazarlık).

“Çocukların doğa ile temas etmesinin faydası; N Vitamini (Nature) almak gibidir (Richard Louv/ Doğadaki Son Çocuk). Geleceğe yatırım olarak, çocuklarımızın zihin tarlalarına küçük yaşlarda çevre sevgisi ve bilincini “Orman Okulları” teması ile aşılayalım. Çocuklar bugünün fidanları geleceğin ağaçlarıdır. Bu ağaçların (gençlerin) meyve (ürün) verebilmesi için onlara çok iyi bakılmalıdır.

Sonuç

Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, hiçbir şeyin değerini bilmeksizin (O.Wide). Orman okulu çalışmaları ile gençlerimizde küçük yaşta çevre bilinci geliştirilerek ormanların devamlılığının sürdürülmesinde ve kamuoyunun oluşturulmasında farkındalık sağlamış olacaktır. Orman Okulu çalışmalarına yatırım (eğitim, tesis vb) yapmak, geleceğe (öğrencilerine) yatırım yapmak demektir.

Unutmayalım, dünyada her şeyin ticareti vardır, yokluğunda alınabilir ve ihtiyaç karşılanabilir. Fakat hiçbir şey karşılığı toprak ve onun üzerindeki orman satın alınamaz. Çevremize sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Doğadaki zengin yaşamı bugünümüz ve yarınlarımız olan çocuklarımız için korumaya var mısınız?

Bu konuda, Orman Mühendisliği ve Peyzaj Mimarlığı bakış açısıyla, Orman Okulları çalışmalarına meslek uzmanı olarak katkı vermek, bu oluşumların içinde öğretmenler ile birlikte iş birliği içinde görev almaktan ülkemiz gençliğinin karlı çıkacağına kuşkum yoktur.

 

Çocuk, çok sevdi ağacı...
Verirdi ona, her kış
Çiçekleri olaydı!

Ağaç, çok sevdi çoçuğu...
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!

Ve ona öptürmek için,
Eğilirdi yerlere kadar; 
Yanakları olaydı!

Dökerdi önüne hepsini
Gümüşten, altından, sedeften
Oyuncakları olaydı!

Ve çocuk gittikten sonra,
Böyle kalır mıydı ağaç? 
Ne olurdu onun da
Bacakları olaydı,
Ayakları olaydı!

Arif Nihat Asya

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz