Cistus; Türkiye, Kanarya Adaları, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın taşlık ve kayalık arazilerinde doğal olarak bulunan 20 kadar türü kapsayan, her dem yeşil bitkilerden oluşan, Cistaceae (Ladengiller) ailesine ait bir cinstir. 

Laden türü bitkilerin yaprakları, dalcıklardan karşılıklı olarak çıkar. İlkbahardan yaz sonuna kadar çiçek açarlar. Çiçekler koyu pembe veya beyaz renkte olup 5 çanak yapraklı (petal)dır. Çiçeklerin ömrü genelde bir gündür.

Beyaz çiçekli Ladenlerden: Cistus laurifoliusDefne Yapraklı Kaya Gülü”, Cistus salviifolius Adaçayı Yapraklı Kaya Gülü”, Cistus monspeliensisMonspelien Ladeni” (yalnız İzmir Karaburun’da gözlenmiştir),  Pembe çiçekli Ladenlerden ise yalnız Cistus creticus Laden” ve Cistus parvifoliusKüçük yapraklı Kaya Gülü” ülkemizde doğal olarak bulunmaktadır.

Pamuk Otlarının ülkemiz güney sahil kuşağında, çam ormanları altında görülen pembe çiçekli türü, Cistus creticus’dur. Muğla dolaylarında, pembe çiçekli Orman Gülü yanında rastlanan, çiçekleri beyaz olan tür ise, Cistus salviifolius’dur.

Cistus laurifolius,Defne Yapraklı Kaya Gülü”: Sahil kuşağından kara iklimine kadar sokulan, dona son derece dayanıklı bir türdür. Akdeniz dışında, Ege,  Trakya ve Orta Anadolu’ya kadar yayılmıştır. Anadolu’da Kızılcahamam ve Afyon dağlarında bile rastlanmaktadır. Afyon’da ölçülen en düşük sıcaklığın -27°C olduğu düşünülürse bu kadar soğuğa dayandığı anlaşılır. İleri derecede donda bile yaprakları kahverengi olmakta ancak ölmemektedir. 1,5–2 metreye kadar boylanabilir. Bir çiçek sapı üzerinde 3–8 adet çiçek açar. Beyaz çiçeklerinin ortası sarıdır.

Toprak için fazla seçici değildir, süzek toprakları tercih eder. Kuraklığa dayanıklıdır. Güneş altında olabildiği gibi, ağaç altında da yetişmektedir. Üretimi ilkbaharda tohumdan veya yazın çelikle veya kök ayrılması ile yapılır. Aşırı budamadan kaçınılmalıdır, bitkinin ölümüne neden olabilir. Cistus’ların bir özelliği de köklerine yerleşen mikorhizalar vasıtası ile gıdaca fakir topraklarda bile gıdalarını alabilmeleridir.

Cistus creticus, “Laden”: Akdeniz bitkilerindendir. Cistus laurifolius a göre biraz daha küçüktür, bir metre kadar boylanabilir. Çiçek sapı üzerinde 3–5 adet pembe-mor, ortası sarı çizgili çiçek açar. Girit’ten doğu Akdeniz’e kadar uzanan sahil kuşağında bulunmaktadır. Gereksinim ve bakımı diğer kaya gülleri gibidir.

Cistus salviifolius Adaçayı yapraklı Kaya Gülü”: Akdeniz havzası ülkelerinde, Türkiye’de ise Akdeniz, Ege, Karadeniz sahil yörelerinde doğal olarak bulunan küçük bir çalıdır. 60 cm. boya kadar büyüyebilir. Yaprakların üst yüzü gri-yeşil, alt yüzü ise soluk yeşil renkli ve tüylüdür. Uzun bir sap üzerindeki beyaz çiçekleri 2-4 cm çapındadır. Beş adet beyaz petalin tabanı ve stamenler sarıdır. Bitkinin yetiştirilmesi ve istekleri diğer Ladenler gibidir. En az -12°C dayanır.

Peyzajda kullanımları: Kaya Gülleri, Doğal yapının, ana tema olduğu Akdeniz Bitki Örtüsü düzenlemelerinde seçilecek bitkilerdir. Küçük veya büyük gruplar halinde açık alanlarda veya orman altı bitkisi olarak kullanılabilirler. Büyük ölçekte hazırlanan kaya bahçeleri için de seçilecek bitkilerdir. Yol kenarlarında sıra halinde de güzel görünürler. Özellikle Cistus laurifolius, karasal iklimin egemen olduğu yörelerde, seçilmesi gereken bir çalı olarak öne çıkmaktadır.

LAVANDULA STOECHAS-LAVANTA-KARABAŞ OTU

Lavandula’lar, Lamiaceae (Ballıbabagiller) ailesine ait bir cins olup 47 türü ve bunlardan türetilmiş birçok hibriti kapsamaktadır. En fazla kültürü yapılan Lavanta türleri; İngiliz Lavantası olarak bilinen Lavandula angustifolia (eski adı Lavandula officinalis), Fransız Lavantası olarak bilinen Lavandula dentata ve Lavandula stoechas türleri ve yeşil renkli yaprakları ile dikkati çeken Lavandula lanata’dır.

Lavandula stoechas bir Akdeniz bitkisidir; Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Akdeniz adalarında doğal olarak bulunmaktadır.

Ülkemiz Akdeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan Karabaş Otu genelde 100 cm boy ve 60 cm genişliğe ulaşabilen her dem yeşil bir çalıdır. Bitkinin yaprakları 1-3 cm uzunluğunda, mekik şeklinde, gri renkli olup üzerleri hafif tüylüdür. Çiçek sapı üzerinde pembe-mor renkte, 5 cm uzunluğunda, oval şekilde brakteler bulunur, bu görünüm tavşan kulağını anımsatır. Çiçeğin alt kısmı, kesitte dikdörtgen şekilde görülür. Çiçeğin taç kısmı, siyahımsı mor renkte, 8 mm kadar uzunlukta, belirgin iki dudak şeklinde görülür. İlkbahar sonu veya yazın açan çiçekler, pembe mor renklidir. Çiçekler, yapraksız bir sap üzerinde yerden 10-30 cm yükseklikte oluşurlar.

Lavandula stoechas; bol güneşli ortamı, iyi drenajlı, kumlu ve çakıllı toprağı tercih eder. Bitki fazla gübreden hoşlanmaz, gübre verilmemeli veya az olarak uygulanmalıdır. Fazla nemli ortamda, mantar hastalığı nedeni ile bitkilerde kök çürümesi sıklıkla görülmektedir. Organik malç, su tutulması ve dolayısı ile mantar infestasyonunu arttırmaktadır. Çakıl ve kumlu ortamda bitki daha rahat gelişmektedir. En iyi gelişmeyi, pH 6-8 ortamda gösterir.

Lavandula stoechas, ticari olarak hava temizleyici ve böcek öldürücü olarak kullanılmaktadır.

Karabaş Otu çiçekleri, ağız yolu ile başağrısı, soğuk algınlığı ve bulantı için,  lokal olarak yaralarda, romatizmal ağrılarda ve sinek kovucu olarak kullanılmaktadır. Çiçekler aromaterapide de kullanılmaktadır. Ticari olarak bitki lavanta yağı elde etmek için üretilmektedir. Elde edilen yağ, parfüm endüstrisinde kullanıldığı gibi, çok çeşitli yemek, sos ve tatlı tariflerinde de yer almaktadır.

Peyzajda kullanımı: Akdeniz peyzajının en önemli öğelerindendir. Susuzluğa dayanıklılığı, özel bakım ve besleme gerektirmemesi, gri yaprakları ve mor çiçekleri ile sergilediği görünüm nedenleri ile sıklıkla peyzajda kullanılmaktadır. Bitkinin grup veya saha uygulamalarında daha başarılıdır. Soliter kullanılmaz, ancak bordür bitkisi olarak da uygundur.

HYPERİCUM CALYCİNUM  - SARI KANTARON - BİNBİRDELİKOTU

Kantaron Otları; Hypericaceae (Sarı kantarongiller) ailesine aittir. Dünyada sıcak ve ılıman bölgelerde 400 kadar türü vardır. Türkiye’de bulunan 89 türün 43’ü endemiktir. Hypericum perforatum: Sarı kantaron Akdeniz sahil kuşağında sık rastlanan ve yaygın olarak tıbbi amaçlarla kullanılan bir türdür.

Hypericum calycinum ise, tıbbi değerinin yanında, büyük çiçekleri nedeni ile peyzajda sıklıkla kullanılan bir türdür. İngilizce’de Rose-of-Sharon veya St-John's wort adları ile bilinir. Güney doğu Avrupa ve Güney batı Asya’ya özgü bir bitkidir. Akdeniz havzası dışında Bulgaristan ve Türkiye’nin Karadeniz sahillerinde de bulunmaktadır. Küçük, her dem yeşil bir çalıdır, boyu en fazla 100 cm, genişliği en fazla 200 cm dir. Oval, yeşil renkli yaprakları karşılıklı, çift olarak çıkarlar, 10 cm kadar uzunluktadırlar. Çiçekleri 3-5 cm çapında, 5 petalli, sarı renkli olup çok sayıda sarı renkte stamen içerirler. Çiçeklenme dönemi Haziran-Eylül aylarıdır. Bitki, ağaç altı, yarı gölge alanları tercih eder,-10°C dona dayanıklıdır.

Hafif ve orta şiddete depresyonlarda alternatif bir antidepresan ilaç olarak önerilmektedir. Ülkemizde yara tedavisinde, romatizmal ağrılarda sıklıkla kullanılmaktadır, ancak kontrolsüz kullanıldığı zaman toksik yan etkiler gösterebilir.

Peyzajda; parlak yeşil yaprakları ve göz alıcı iri sarıçiçekleri için kullanılır. Yarı gölge alanlarda iyi bir yer örtücüdür.

CAPPARİS SPİNOSA - KAPARİ - GEBERE

Capparis spinosa, Capparaceae ailesinden çalı formunda bir Akdeniz bitkisidir. Ülkemiz Akdeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunur, bitki dona dayanıklı olduğundan, Anadolu’nun birçok yöresine dağılmıştır. Çok dallanma gösteren bir çalıdır. Yapraklar dalcıklardan ardışık olarak çıkarlar. Parlak yaprakları; mavimsi renkte, oval şekilde, sert ve kalındır. Gösterişli, hoş kokulu çiçekleri, dört sepal ve dört beyaz yada pembemsi-beyaz tepalden oluşur.

Kapari, kurak veya yarı kurak, bol güneş ışığı alan yerleri sever. Bitki kökleri 16 metre derinliğe kadar uzanabilir, bu sayede suyu bulabildiği gibi fakir topraklarda, mikorhiza yardımı ile mineralleri kolaylıkla alır. Bitki 40°C üzeri sıcaklığa ve şiddetli dona dayanıklıdır.

Peyzajda Kullanımı: Kurakçıl peyzaja uygun bir bitkidir. Özelikle şev bulunan ve heyelan önlenmesi gereken yerlerde, toprak stabilizasyonu için kullanılır. Fazla eğimli, kayalık yerlerde doğal çit olarak da kullanılabilir, dikenli yapısı nedeni ile hayvanlar ve insanlar için bir bariyer oluşturur. Dayanıklı, dikenli ve kökü çok derine giden bir bitki olması sebebiyle kolay yok edilemez, bu nedenle Anadolu’da gebere denilmektedir. Çiçek tomurcukları salata veya turşu olarak yenilmektedir.

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz