Röportajlar

Green Statue Topiary Geleceğinizi Tasarlıyor

Can Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Mustafa Can Bayal, 26 yaşındayım. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. Yıllardır süs bitkileri sektöründe, bitki heykelleri ve topiary ile uğraşıyorum. Üniversite eğitimim devam ederken de bu alanda tasarım ve üretim çalışmaları yapıyordum. Siyaset Bilimini de daha iyi yönetebilmek, insanlarla daha iyi iletişim kurmak ve şirket yönetiminde kendimi geliştirmek amacıyla seçtim, oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Firma olarak da bu bize yeni bir ufuk kazandırdı. Kurumsal kimliğimizi, ilişkilerimizi uluslararası boyuta taşımamız açısından yol gösterici oldu.

Green Statue olarak neler yapıyorsunuz?

Green Statue Firması olarak ithalat ve ihracat yapan bir konumdayız firmamızın kuruluş amacı da bu yöndeydi. Yeşil Heykel firmamız daha ziyade yurtiçindeki çalışmalarımızı yürüttüğümüz yeni heykel ve topiary çalışmaları yaptığımız şirketimiz. ‘Green Statue’ yeşil heykel anlamına geliyor, uluslararası çalışmalarımızda, ithalat ve ihracat alanında çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fuarda da deneyimledik, Green Statue ismi daha fazla ilgi gördü ve biz de bu isimle yolumuza devam etme kararı aldık. Peyzaj Mimarları, tasarımcılar da çalışmalarımıza oldukça ilgi gösterdi. Kurumsal çalışmalarımıza ve yeni projelerimiz sektörden oldukça ilgi gördü. Green Statue ismi uluslararası anlamda yeni bağlantılar açısından da daha faydalı oldu.

“Geleceğinizde Varız”

Biz yaptığımız çalışmaları peyzaj sektörünün geleceği olarak görüyoruz. Bu anlamda insanlara verdiğimiz mesaj: “Geleceğinizde Varız”. Bu açıdan logomuzda 2022 tarihini kullandık. Her yıl bir sonraki yılın tarihini kullanacağız ve geleceğinizde olmaya devam edeceğiz. ‘Siz Hayal Edin Biz Tasarlayalım’ sloganıyla çıktığımız bu yolda, hayal gücünü estetik ve doğayla buluşturuyoruz. Bizim tek işimiz bitki heykeli, peyzaj alanlarında gördüğünüz çoğu bitki heykelinin tasarımını ve hayta geçirilmesini biz yaptık. Çalışmalarımıza bu yönde devam ediyoruz. Green Statue olarak daha kapsamlı ve büyük işlere imza atmayı hedefliyoruz. Bu noktada on iki yıllık tecrübeye sahibiz ve artık dünyaya açıldık. Tasarım ve tedarik konusunda bir sorun yaşamıyoruz. Büyük ölçekli uluslararası çalışmalar için hazır durumdayız.

Heykellerin tasarım ve bitkilendirme aşamasından bahseder misiniz?

Bünyemizde iki heykelcimiz, toplamda yirmi çalışanımız var. İki heykelciden birisi büyük tasarımları yapıyor, diğeri ise daha küçük çalışmaların tasarımlarını yapıyor. Bunun sonrasında montaj ve birleştirme konusunda uzman arkadaşlarımız ve bitki uzmanlarımız heykelin son haline gelmesini sağlıyor. Ben de heykellerin satış, pazarlaması ve müşteri ilişkileri alanında çalışmalarımı yürüyorum.

Tüm hayvanlar farklı farklı doğal formlara sahip, tasarımlarımız da bu formlara en uygun biçimde tasarlanıyor. Bu işin aslında en zor kısmı, herkes bunu başarılı bir şekilde yapamıyor. Biz de bazı tasarımlarda iskeleti birkaç kez oluşturuyor ve en doğru formu yakalıyoruz. Örneğin insan formunu demir iskeletle oluşturmak çok zordur. Yapılan heykele formunu kazandıracak olan açıların hesaplanması, iskeletin bu doğrultuda ortaya çıkarılması ve ardından içerisi dolduruluyor, sulama sistemi yerleştiriliyor. Sonrasında heykelin formuna göre binlerce bitki tek tek nakış gibi işlenerek heykel son halini kazanmış oluyor. İskelet tamamlandıktan sonra içerisi doldurulurken; torf, gübre, kozmopot gibi malzemeler kullanıyoruz.

İklime Uygun Tasarımlar

Heykellerimizde kullan bitkiler, iklim ve kullanılacak olan alanlara göre seçiliyor ve uygulanıyor. Bitki heykelleri etrafıyla bütünlük sağlayarak iklim şartlarına dayanıklı uzun soluklu, estetik bir çalışma ortaya çıkıyor. Mevsime göre; şimşir de kullanıyoruz fakat yüzde 90 sedum kullanıyoruz. Sedum kış şartlarına ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı bir bitki, üzerinde kar kalmadığı sürece kışın da uzun süre formunu koruyor. Bunun dışında birçok farklı bitki türünü kullanabiliyoruz. Tabii bazı bitkilerin ülkemizde üretimi yok veya çok az bu noktada arzu edilen bitkilerin temini kilit bir rol oynuyor.

Kullanılan bitkilerin üretimini yapıyor musunuz? Bitkileri nasıl temin ediyorsunuz?

Biz bazı bitki türlerinin üretimini de yapıyoruz. Kullandığımız bitkilerin büyük kısmını dışarıdan tedarik ediyoruz. İç pazarda bulamadığımız bitkileri ithal ediyoruz. İç piyasada bulunan bazı bitkilerin üretimini planlayarak biz de üretimini yapıyoruz çünkü heykellerde yüksek adetlerde bitki ihtiyacımız oluyor. Dört dönümlük bir araziye kurulu seramız mevcut ama tabi yeterli olmuyor. Çalıştığımız birçok üretici mevcut bu açıdan da iç pazarda bitki tedarikçisi konumundayız. Tek bir heykelde 100 bin ile 200 bin bitki kullanabiliyoruz. Küçük ölçekli çalışmalarımızda 20 bin civarında bitki kullanılıyor. Bu sebeple ihtiyacımızın tamamını kendi üretimimiz karşılamıyor. Yüklü adetlerde bitki tedarik ediyoruz. Sakarya, Yalova, İzmir, Antalya gibi süs bitkisi üretimi yapılan şehirlerden ihtiyacımız olan ürünleri temin ediyoruz. İhtiyacımız olan bazı bitkileri üreticilerle anlaşarak istediğimiz kalitede üretiminin yapılmasını sağlıyoruz. Geçtiğimiz ay 150 bin fide kullandık, bu ciddi bir rakam.

“Heykellerin Çok Kolay”

Heykelin içerisinde bulunan ahtapot sulama sistemiyle su ihtiyaçları karşılanıyor. Besin ihtiyaçlarını da heykelin içerisine doldurulan torf ile karşılıyorlar. Bitkiler böylece yaşıyor ve büyümeye devam ediyor. Bitkilerin boyları uzayınca heykelin formuna uygun olmayan büyüklüklere ulaşabiliyorlar. Bitkilerin en fazla 10 cm kadar uzuyor.  Bu aşamada yalnızca bitkileri uçlarından budamak yeterli oluyor. Budama sonrasında ilk formuna yeniden ulaşmış oluyor. Binlerce bitki kullanıyoruz, bunların bazıları ölebiliyor, fakat yüksek miktarda bitki kullandığımız için diğer bitkiler onların yerlerini kapatıyor. Ya da ölen bitkiler sökülerek yerlerine yenileri dikiliyor. Bu aşamada biz bakım süreçlerinde de müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Ürettiğimiz bir heykellerin sulaması ve bakımları yapıldığı sürece sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Burada önemli olan nokta şudur; içerisini doldurduğumuz torfun ve bitkilerin bir ömrü var. Bunların da periyodik bakımları yapıldığı sürece ömür boyu kullanabilirsiniz. Ürünlerimiz yaşayan heykeller olarak düşünülmeli ve bir ağaç gibi uzun yıllar yaşayacaktır. Örneğin zeytin ağacı, biz kullanmıyoruz ama kullanılabilir de bu bitkiler yüzyıllarca yaşayabilir.

“Yurtdışından İlgi Yoğun”

Yurtdışından yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Geçen aylarda Dubai’de birkaç proje gerçekleştirdik. Küçük ürünlerden yüklü adetlerde siparişler geliyor, bin ile 2 bin adetlik talepler var. Bunun dışında; Irak, Umman, Dubai, Kazakistan gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bitki heykellerini, belediyelere, kamu kurumlarına, otel, site gibi alanlarda kullanılıyor. Ayrıca insanlar artık kendi bahçeleri için de satın alıyorlar. Bizim tanınırlığımız arttığı ve ürünlerimizin kalitesi anlaşıldığı ölçüde talepler de artıyor. Yeşil heykel diye internette arandığı zaman insanlar bize ulaşıyorlar. Şiparişler gideceği yere göre, bitkili ya da bitkisiz şekilde tırlara yükleniyor ve gideceği yere ulaştırılıyor. Siparişler 72 saatten uzun sürecek bir mesafeye gidecekse bitkisiz şekilde götürülüyor, sonrasında bitkilendirmesi yapılıyor. Gemi yoluyla gönderdiğimiz siparişlerimiz de iskelet olarak götürülüyor, sonrasın ekibimiz giderek son çalışmalarını yerinde gerçekleştiriyor.

İç pazarda satışlarınız nasıl? Kimler ilgi gösteriyor?

Yeşil heykeller iç pazarda ağırlıklı olarak park ve bahçelerde kullanılıyor. İç pazarda Mersin, Hatay, Tokat, Trabzon, Rize, Erdemli, Toros, Tarsus, Antakya gibi birçok belediye ile aktif olarak çalışıyoruz. Peyzaj projelerinde kullanılmak üzere bitki heykelleri oluşturuyoruz, çok fazla firma bizden heykel sipariş ederek projelerinde kullanıyor.

İki uçak heykeli çalışması yaptık, ilkini altı yıl önce ikincisini dört yıl önce tamamladık. Bir tanesi Adana Şakir Paşa Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı için yapıldı. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın içerisine ve Şakir Paşa Havalimanı’nın giriş kısmına yerleştirildi. Bu çalışmalarda ligustrum bitkisi kullanıldı. Bitkilerin dikimi yapıldıktan sonra sulama ve budama işlemleri yapıldıktan sonra içerisi doluyor. Bu çalışmalar yaşayan birer bitki olarak bulundukları yerlere estetik katıyor. O uçak heykelleri bir ağaç aslında, kökü kesilmediği sürece bulundukları yerde yaşamaya devam edecekler. Tüm heykellerimiz böyle değil, Mosaic cultur çalışmalarımız taşınabilir özelliğe sahip, altında iskelet sistemleri mevcut olduğundan eklenen aparatla istenilen yere taşınabiliyor. Bu ürünler kökünü içerisindeki torfa sarıyor, bu da portatif bir özellik katıyor. En fazla üç ay içerisinde müşterilerimizin, hayal ettiğini bitki heykelini tasarlıyor, bitkilendiriyor ve teslim ediyoruz. Teslim süremiz genelde üç aydan daha kısa oluyor ama en fazla üç ayda tasarım ve uygulama aşamalarını bitirip teslim ediyoruz. Bu süreyi uzun olarak söylememizin sebebi aslında tedarik sürecinin uzamasıdır. Yüksek adetlerde bitki kullandığımızdan temin edilmesi biraz uzun sürebilir bazı zamanlarda. Tasarımlarımız sektörün geleceği olacaktır.

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz