Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Mevcut uygulamaları süs bitkisi ihracatını nasıl etkiliyor?

Avrupa Birliği’nin Uyguladığı yönetmelik ile Türkiye’den Avrupa’ya girişi yasaklanan süs bitkisi türleri için Türkiye Mütekabiliyet esasına dayalı bir uygulama yapıyor mu?

Dergimizin bu sayısında yıllardır üzerinde durulan lakin hiçbir şekilde çözüm bulunamayan, kısır döngüler içerisinde uzayıp giden, her defasında ülkemiz süs bitkisi sektörünün başını öne eğen iki konuyu irdelemek istedim.

“Yasak” kelime anlamı; bir şeyin yapılmasına karşı konulan yasal ya da yasal olmayan engel. Aslında çözümsüzlüğün en kestirme cevabı olarak karşımıza çıkıyor yıllardır.

Peki neden yasak? Mevcut kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere göre yasak! Peki neymiş bu yasak? Yetişkin meyve ağaçlarının süs bitkisi olarak ihracatı. Avrupa ülkelerin ’de yasak mı? Hayır, onlar rahatlıkla ihraç edebiliyorlar.

Peki bizde neden yasak? Yasak kardeşim yasak. Sertifika olmadan satmak yasak. İhracatın yapıldığı ülke bizden fidan sertifikası istiyor mu? Hayır sadece sağlık sertifikası istiyor.

Peki İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa, Yunanistan bu ülkelerin Tarım Bakanlıkları yetişkin meyve ağaçları için kendi firmalarından sertifika istiyor mu?  Hayır, sadece sağlık sertifikası yeterli.

Peki bizim Bakanlığımız neden sadece sağlık sertifikası ile ihracatına izin vermiyor? Çünkü ilgili yasalara göre bu durum yasak…

Peki neden yasak, kim hazırlıyor bu yasaları? Hangi bilimsel verilere göre hazırlanıyor bu yasalar? Kaç yılında hazırlanmış, kim hazırlamış, sektör temsilcilerinden görüş alınmış mı? Neden yıllardır binlerce kanun tüzük yönetmelik genelge değişmiş de bu konudakilere zinhar el sürülmemiş? Sorular uzayıp gider ve kısır döngüler içerisinde bir sonraki yıla devredilerek konu kapatılır ve yine müşteriler İspanya veya İtalya’ya gider ürününü alır döner ülkesine, biz de arkalarından bakar, dururuz. Biz çok zengin bir ülkeyiz, varsın sökülüp yakacak odun olsun bizim portakal, limon, zeytin, incir, elma, dut, nar ağaçlarımız! Bizim ihraç gelirine ihtiyacımız mı var!

Dünyadaki süs bitkisi ihracatı değeri yaklaşık 23 milyar dolardır. Hollanda’nın süs bitkisi ihracatı 11 milyar dolar, İtalya’nın 1,1 milyar dolar, Kenya’nın 779 milyon dolardır. Türkiye ise dört mevsimin yaşandığı, hektarlarca verimli toprağı ve işgücü olan ve de jeopolitik konumu itibarı ile dünyanın merkezi durumunda bir ülke olarak yaklaşık 100 milyon dolar seviyelerinde kalmaktadır. Sektörün her türlü ihracat gelirine ihtiyacı vardır. Artan gelir üretim yatırımlarını ve dolayısıyla da ihracat rakamlarımızı arttıracaktır.

İşgücü İhtiyacı Yüksek

Süs Bitkisi sektörü emek yoğun bir sektördür. Tarımdaki diğer sektörlere göre işgücü ihtiyacı daha fazladır. Doğrudan 100 bin vasıfsız eleman çalıştıran ülkemiz süs bitkileri sektörü diğer tarım faaliyetlerine göre dekar başına daha fazla istihdam sağlamaktadır. Sadece bu veriler doğrultusunda bile mevzu bahis Kanun, Tüzük, Yönetmelik ve Genelgeler üreticinin lehine olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve de Ticaret Bakanımızın her seferinde vurgulayarak belirttiği gibi ülkemiz ihracatının hızlı ivmelerle daha yukarıları taşınması gerekmektedir. Ülkemizin zaman kaybetme lüksü yoktur.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin öncelikle aşağıda açıklanan hususları çok iyi değerlendirmeleri ve anlamaları gerekmektedir;

1- Meyve Bahçe tesisi amacı ile ihraç edilen meyve fidanları ile peyzaj amaçlı talep edilen yetişkin meyve ağaçlarının ayırt edilmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse hiçbir Kuveytli müşteri alacağı 20 yaşında bir portakal ağacı ile meyve bahçesi tesis etmek istemez. Tek amacı villasının bahçesine üzerinde meyvesi olan yetişkin bir portakal ağacı dikmektir. Zaten mevcut iklimi bu meyvenin yetiştirilip meyve olarak ticaretinin yapılmasına uygun bile değildir.

2- Mevzu bahis ağaçlar biz ihracat yapalım diye köklenmemektedir. Genellikle bu ağaçlar, tarla sahibinin tarlasını başka bir tarımsal amaç için kullanmayı düşünmesi, mesela sera yapımı, veya verimden düşmüş yetişkin ağaçların yerine yeni fidanlar dikmek istemesi gibi nedenlerle tarla sahibi tarafından sökülmekte ve/veya kesilmektedir. Birçok kez de yol, baraj ve diğer inşaat konulu nedenlerle sökülüp atılacak bu ağaçlar fidancılık sektörü tarafından alınarak ekonomiye yeniden kazandırılmaktadır.

3- Süs Bitkisi sektörü yetişkin meyve ağacı da satmayıversin, başka ağaç mı kalmadı satacak?

Bu ağaçlarla birlikte aynı tır veya konteyner ile talep edilen diğer süs bitkilerini de satamıyoruz. Örneğin bir sipariş listesinde 10 tane limon veya keçiboynuzu ağacı var ise tırın geri kalanı ürettiğimiz diğer süs bitkisi fidanları olabiliyor. Meyve ağacı satışı yapamayınca müşterilerimiz diğer ağaçları da dahil ederek siparişinin tamamını Yunanistan İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz gibi ülkelerden kolayca tedarik etmekte ve büyük bir ihraç geliri göz göre göre rakip ülkelere kaymaktadır. Bu ülkeler türüne bakmaksızın her türlü yetişkin meyve ağaçlarını peyzaj amaçlı olarak ihraç edebilmektedir.

4- Milli çeşidin yurtdışına çıkarak gittiği ülkede tescil edilme kaygısı; zeytin, incir, asma, fındık, antep fıstığı gibi türlerin ihracatına yurtiçinde sertifikalandırılmış ve milli çeşit listesinde yayımlanmış olmak kaydıyla izin verilmektedir. Bu ancak 1 veya 2 yaşlı fidanlarda mümkün olabilmektedir. Ancak 60 yaşında çeşidi tarla sahibi tarafından bilinen bir zeytine nasıl sertifika düzenlenecek?

Öncelikle bu konuda Avrupa birliği ülkelerinin nasıl bir yol izlediğine bakılmalıdır. İspanya dünyada zeytin dikili alanların % ile 1.sırada, İtalya ile 3.sırada, Yunanistan %9,4 ile 4. ve de Türkiye %9,3 ile 5. sıradadır. Bununla birlikte İspanya ve İtalya peyzaj amaçlı en çok yetişkin zeytin ağacı ihraç eden ülkelerdir. İspanya’daki bir fidanlığın, Dubai’ye tek seferde 2 milyon dolar değerinde zeytin ağacı satışına bizzat şahit oldum. Bu ülkeler için de zeytin stratejik bir tarımsal üründür. Peki bu ülkelerdeki fidanlıklar yetişkin zeytin veya meyve ağaçlarını nasıl ihraç etmektedir? Aynı kaygı bu ülkelerin Bakanlıklarında neden yoktur?

İspanya’nın en büyük fidanlıklarından birinin sahibi ile bu konuyu konuştum. Söyledikleri ilk cümle şu oldu: “Bizim bakanlığımız meyve bahçesi tesisi ile peyzaj amaçlı kullanımı net bir şekilde ayırmaktadır. 100 Yaşında bir zeytin ağacının Katar’a gitmesini bir bahçe kurulumu amaçlı algılamaz, zaten orada bu ağacın tarımsal faaliyette kullanılamayacağını bilirler. Biz her sene tarlalardan sökeceğimiz ağaçlar için izin alırız. İlçe Tarım yetkilileri gelir ve ağaçları kontrol ederler, zaten o bölgede yetiştirilen zeytin ağacının türü yıllardır bilinmektedir. Önemli olan ağacın sağlık durumudur.”

Kısacası İspanya’da Zeytin tarımının yapıldığı alanlar kayıt altında olduğu için her bölgenin parsel parsel hangi çeşit ve yaşta olduğu bilinir. Tarladan bitkinin sökümü öncesi yetkili mühendis gelir ve bir rapor düzenler ve o belge ile ağaçlar fidanlıklara taşınır. Zamanı gelince de sağlık sertifikası düzenlenerek ihraç edilir. Yani tüm aşamalar Tarım İlçe Müdürlüklerinin kontrolü altındadır. Bizim Ülkemizde de aynı sistem uygulanabilir. Bakanlığımızın bunu sağlayacak imkanlara sahip olduğunu düşünüyorum.

5-Anıtsal değer taşıyan ağaçları kaybetme korkusu. Bu korku zeytin ağaçlarımız için geçerlidir. Diğer meyve ağaçları için bu kaygıya gerek yoktur. Anıt portakal veya mandalina ağacı hiç duymadım ben. Bununla birlikte İtalya ve İspanya’da anıtsal değeri olan zeytin ağaçlarına GPS koordinatları ile birlikte numara çakılmıştır. Tarla sahipleri bu ağaçları bırakın sökmeyi budamayı bile belli bir izinle yapmaktadır. Bizim ülkemizde de ivedilikle bu çalışma yapılarak Marmara, Ege ve Akdeniz sahili boyunca zeytin tarımı yapılan alanlarda anıtsal değer taşıyan ağaçlar İl Müdürlüklerince yetkilendirilmiş ziraat mühendisleri tarafından tespit edilmeli ve korumaya alınmalıdır.

6-İhracata izin verilirse memlekette ağaç kalmaz korkusu? Ülkemizin bütün ilçelerinde Tarım İlçe Müdürlükleri mevcut. Mevzu bahis ağaçlar ihraç etmek isteyen kişi veya kurum tarafından kendi emeğiyle peyzajda kullanılmak üzere değişik form ve ölçülerde yetiştirilmişse ve firmanın bitki pasaportu kayıt sistemine de dahilse buna zaten hiçbir koşul öne sürülmeden Tarım İlçe Müdürlüklerinden alınan uygunluk belgesi ve zirai karantina Müdürlüğünün düzenleyeceği sağlıklı sertifikası ile izin verilmelidir.

Çiftçi tarafından kendi tarlasından sökülmek istenen diğer meyve ağaçları için de yine Tarım İlçe Müdürlükleri tarafından bir belge düzenlenebilir ve neden söküldüğü, çeşidi, yaşı, ebatları belirtilerek bir kayıt formu düzenlenebilir ve kayıt altına alınabilir. Böylece ihracatçı kayıtlı bu belge ile ağaçları fidanlığına sevk ederek saksılayabilir ve zamanı geldiğinde bu belge ile Tarım İl Müdürlüklerinden peyzaj amaçlı ihracat ön izni alabilir. Normalde hiçbir üretici kendisine gelir getiren bir meyve ağacını sökmek istemez. Yukarıda bahsettiğim üzere ya başka bir ürüne yönelmek istemekte ya verimden düşen ağaçlar yerine yenisini dikmek istemekte ya da arazisine sera inşa etmek istediği için ağaçlarını sökmek istemektedir. Bu ağaçların yakacak odun olarak kullanılmaktansa ekonomiye kazandırılması daha hayırlıdır.

Yukarıdaki resimde Peyzaj amaçlı Kullanılacak, gövde kalınlığı 10 cm olan bir limon ağacı ile sertifikalı ve de bahçe tesisi amaçlı kullanılan gövde kalınlığı 1,5cm olan bir fidan resmi gösterilmektedir.

Sonuç ve Öneri;

Yetişkin meyve ağaçlarının diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ihracatına izin verilmesi hem Süs Bitkileri üretim ve ihracatı yapan sektöre hem de ülke ekonomimize katkı sağlayacağı açıktır. Avrupa’da olduğu gibi peyzaj amacı taşıyan yetişkin meyve ağaçlarının ihracatında sadece sağlık sertifikası yeterli olmalıdır. Tarım ilçe müdürlüklerinin düzenleyeceği belge ile de tüm meyve ağaçlarının ticari hareketleri tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi kontrol altına alınmış olur.

Gelelim ikinci meseleye; Avrupa Birliği yayınladığı bir yönetmelikle, Acacia, Acer,Albizia, Alnus,Bauhinia, Berberis, Betula, Caeselpinia,Cassia, Castanea, Cornus, Crateagus, Cycas, Diospyrus, Eucalyptus, Fagus, Ficus, Fraxinus, Hamamelis, Jasminum, Juglans,Ligustrum, Lonicera, Malus, Nerium, Ostrya, Persea, Populus, Prunus, Quercus,Robinia, Salix, Sorbus, Syringa, Taxus, Tilia ve Ulmus Cinsi Fidanların Avrupa’ya girişini ağaçların torflu olup olmadığına bakılmaksızın yasaklamıştır. Ne var ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Tarım ve Orman Bakanlığı aynı ağaçları topraklı olup olmadığına dahi bakmaksızın Avrupa’dan ithalatına izin vermektedir.

Şimdi soru şu; Avrupa Birliği nerdeyse Türkiye’de yetiştirilen bütün fidanların Avrupa’ya girişini yasaklarken bizim ilgili Bakanlık yetkilileri aynı ağaç türleri için mütekabiliyet esası gereği bir yasaklama getirmiş midir?

İhracat konusunda kılı kırk yaran yetkili yöneticilerimizin ithalatta da aynı hassasiyeti göstermeleri gerekmiyor mu? Ayrıca Avrupa Birliği’nin bu yasağı karşısında milli bir duruş sergilenerek ivedi bir şekilde mütekabiliyet uygulanması gerekmiyor mu? Yoksa biz hala eski Türkiye miyiz? Onların fidanlıkları bize istediği ağacı satacak, bize sıra gelince yasak! Bu olaya karşı dik durmak her onurlu Türk vatandaşı gibi Bakanlık yetkililerinin de görevidir. Bu husus kabul edilebilir bir durum değildir. Yakın bir zamanda bir firmamızın 0 torflu üretilmiş, sağlıklı fidanları Albizia lebbeck adlı bir bitki türü nedeni ile Yunan giriş kapısından gümrükleme işlemlerinin yapıldığı Antalya iline geri çevrilmiştir.  Derhal aynı bitki türlerinin Avrupa’dan Türkiye’ye girişi yasaklanmalıdır, ta ki onlar bu yasağı kaldırana kadar.

Bununla birlikte tırı kapıdan haksız yere çevrilen firma, ürünlerini geri alabilmek için aynı ithalattaki gibi muayene, karantina ve gümrük vergisi ödeme durumda bırakılmıştır. Yani firma Yunan kapısından haksız yere çevrilen kendi ürünleri için ithalat işlemlerindeki vergi ve harçları ödemek zorunda bırakılarak bir kez daha mağdur edilmiştir.

Umarım bu yazımda bahsettiğim sorunlar sektörümüzün güzide çalışanları ve Bakanlık yetkilileri tarafından ehemmiyetle ele alınarak çözüme kavuşturulur. Bakanlık yetkililerinin süs bitkisi sektörü ile ilgili alacağı kararlarda sektör temsilcilerinin de görüşlerine başvurması gerekmiyor mu?

 

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz