Son yıllarda yetişkin zeytin ağaçları özellikle Arap yarımadası ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke tarafından peyzaj projelerinde kullanılmak üzere talep görmektedir. Ne var ki ilgili mevzuatlar ülkemizden yetişkin zeytin ağaçlarının sus bitkisi olarak yurtdışına çıkmasına müsaade etmemektedir.

Oysaki İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan gibi Akdeniz’de bulunan ve zeytin üretimi gerçekleştiren diğer ülkeler zeytin ağacı ihracatına müsaade etmekte ve milyonlarca dolar ihraç geliri elde etmektedirler. Türkiye dahi peyzaj amaçlı olarak bu ülkelerden zeytin ağacı ithalatı yapmaktadır. Ülkemizdeki ihraç yasağı uygulaması süs bitkisi üretimi yapan sektör için ciddi bir gelir kaybına yol açmaktadır. Bununla birlikte satın alma listelerinde diğer süs bitkileri ile birlikte yer alan zeytin ağacına cevap veremediğimiz için diğer bitkilerin satışına da mani olunmaktadır. Zira talep sahipleri genellikle listelerini bir elden almak istemektedirler. Cevap veremediğimiz yurtdışı müşterilerimiz İtalya ve İspanya gibi ülkelerden zeytinle beraber tüm tedarik listelerini de temin etmektedirler.Konunun bir diğer boyutu da yaşlanan, verimden düşen veya herhangi bir inşaat yapısı nedeni ile köklenen zeytin ağaçlarının süs bitkileri sektörü tarafından kullanılamadığı için yakacak odun olarak kullanılmasıdır. Örneğin birçok zeytin üreticisi yaşlanan veya verimden düşen zeytin ağaçlarını kökleyerek yeni ve meyvesi acısından daha rağbet gören zeytin ağacı türleri dikmek istemektedir.Birçok köyde bu zeytinlerin kesilerek odun yapıldığı görülmüştür. Bu büyük bir servet kaybıdır.Ülkemizde Son yıllarda gelişmekte olan süs bitkisi üretimi sektörünün daha da büyüyerek yatırım ve üretim miktarlarını arttırabilmesi ve de sektörün lider ülkeleri ile rekabet edebilmesi için gelirlerini arttırması gerekmektedir. Süs bitkileri sektörü büyük oranla işçi gücüne dayalı olduğu için bu aynı zamanda istihdamın artması anlamına da gelmektedir. Uygulamadaki mevzuat yalnızca 1-2 yaşlı sertifikalı fidanların yurtdışına çıkmasına müsaade etmektedir.

 Ne var ki talep eden ülkeler bu ağaçları zeytin bahçesi kurmak için değil, peyzaj amaçlı istediğinden 1-2 yaşındaki fidanlar zaten talep görmemektedir. Bununla birlikte milli zeytin çeşitlerimizin korunması da ayrı bir önem arz etmektedir. Bu sebeple sadece tescili yapılmış zeytin türlerinin ihracatına müsaade edecek bir düzenleme bu önemli sorunu çözecektir. Uygulamadaki mevzuat,tescilli ve yurt içinde sertifikalandırmış zeytin ağaçlarının ihracatına müsaade edilir dese de bu sadece 1- 2 yaşlı fidanlar için söz konusu olabileceğinden yetişkin zeytin ağaçlarını otomatik olarak devre dışı bırakmaktadır. Oysaki tescilin yapılmış olması tek başına yeterli olmalıdır. Bu sayede milli tur kaybının zaten önüne geçilecekken ayrıca sertifikalandırılmasına gerek yoktur.

Sonuç ve öneri;

Yetişkin zeytin ağaçlarının sektör tarafından yurt dışına süs bitkisi olarak ihracatının onunun açılması ihracat yapan firmaların gelirini ve de İtalya ve İspanya’daki gibi yurt dışına ciddi bedellerle zeytin ağacı satışı yapan firmalarla rekabet etme gücünü arttıracak, yakacak odun olarak kullanılan yetişkin zeytin ağaçlarını da yeniden ekonomiye kazandıracaktır.

Bu bağlamda Tohumluk İhracatı Uygulama Genelgesi (2017/4) kapsamında belirlenen “Ülkemizde tescili yapılmış ve Milli Çeşit Listesinde yayınlanmış olan çeşitlerin yurt içinde sertifikalandırılmış olanların ihracatına, anılan Kanun ve Genelge hükümleri doğrultusunda izin verilir.” ifadesi “Ülkemizde tescili yapılmış ve Milli Çeşit Listesinde yayınlanmış olan çeşitlerin ihracatına, anılan Kanun ve Genelge hükümleri doğrultusunda izin verilir.” şeklinde düzeltildiğinde ihracatın onu açılacaktır. Zaten bu ağaçların hangi çeşit olduğu üretici ve bölge Tarım İl Müdürlükleri tarafından net olarak bilinmektedir. Ayrıca ‘Zeytin Araştırma Enstitüsü’ veya Üniversitelerden de destek alınabilir.Bu durumda sertifikaya ihtiyaç olmayacak zaten ihracat surecinde ‘Zirai Karantina Müdürlükleri’ ağaçları sağlık yönünden inceleyerek sağlık sertifikası hazırlayacaktır. Bu durumda ihraç edilecek ağaçlar hem tescilli hem de sağlık yönünden sertifikalı olmuş olacaktır. Bununla birlikte anıtsal değer taşıyan zeytin ağaçlarının İspanya ve İtalya’da olduğu gibi numaralama sistemiyle mühürlenerek GPS koordinatları ile birlikte tespit edilmesi ve sökülmesi veya taşınmasının da önüne geçilmesi gerekmektedir.

Hami BAŞOĞLU

Orman Mühendisi

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz