Tarihte bahçe insanoğlunun hayatında değişik şekillerde yer etmiştir. Tarihin içindeyken kullanım ve yaşam biçimlerine göre değişken anlamlarda “bahçe” kavramında tanımlamalar vardır. Bahçeler tarihin ekonomik, kültürel ve mimari, sanatsal ve çevresel karakteristik özelliklerini yansıtan mekânlar olmuştur. Özellikle dış mekân kullanım biçimi ve bitkisel tasarım bağlamında geçirdiği süreçler tarihsel kültürün yansıması olarak da görülmektedir.

Dünyada farklı dönemlerde ve kültürlerde oluşturulmuş bahçeler arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları, ihtiyaç ve gereksinimlere göre tasarım üsluplarına değinilmiştir. Geçmişten günümüze toplumların bahçelere olan gereksinimi ve gelişimini anlayabilme ve ilk çağın bahçe örneklerine, barok sanat akımının bahçe kavramına etkisinden bahsedilmiştir. Tarihi yapıların ve bahçeleri konusunda tasarım öğeleri (form, biçim) ve bitkisel materyal kullanım şekilleri de konu olarak ele alınmıştır.

İnsan hayatının bir parçası olan bahçeler, değişik şekillerde doğadaki yerini almışlardır. İnsanların günlük hayatlarının sıkıntılarından kurtulup, aynı zamanda zamanının büyük bir kısmını geçirdiği, belli bir görselliği olan meyve, sebze, şifalı ot gibi bitkilerin yetiştirildiği, çeşitli aktivitelerin yapıldığı tabiata ait varlıklarıyla sıkı bir ilişki kurabilecekleri sığınaklar olmuştur. Bahçe kelimesinin kökeni Farsça “küçük bağ” kelimesinden gelir. Bahçeler, tarihin belli dönemlerinde toplumların yaşam koşulları, ekonomik ve kültürel nitelikleri yansıtan, bulunduğu bölgenin özellikleri doğrultusunda biçimlenmiş mekânlar olup aynı zamanda çevre ile bütünleşmiş içe dönük avlulardır (Khabbazi ve Erdoğan, 2012).

Toplumsal sürekliliğin en önemli bileşeni olan kültür; bir toplumda geçerli olan ve öteden beri devam eden her türlü duygu, düşünce, yaşam ve sanat anlayışlarının bütünüdür. Kültürel etkileşiminin ve genel kültür karakteristiğinin önemli bir göstergesi olan mekânsal kullanımlar ve doğa ilişkisi ise; kültürün mimari ve sanatsal birikiminin en önemli bir ürünüdür. Özellikle dış mekân kullanım biçimi ve bitkisel tasarım bağlamında geçirdiği süreçler tarihsel kültürün yansıması olarak görülmektedir (Tazebay ve Akpınar, 2010).

Bahçe kültürü, insanın doğa ile ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkarak tarihsel süreç içinde her dönemin; coğrafi, tarihi, sosyolojik, ekonomik, felsefi ve kültürel şartları ile bağlantılı olarak değişmiş ve gelişmiştir. Zamanın ışığında bağlayıcı özelliğe sahip olan kültürlerin değişim süreçlerini incelemek, bize toplumlar hakkında ipucu vermektedir. İnsanoğlu, göçebe hayattan yerleşik düzene geçiş sürecinin sonucunda tarımsal faaliyetlerini sürdürdükleri bahçelere sahip olmuş ve zamanla bu bahçeler Mezopotamya, Mısır, İran, eski Yunan ve Roma’da örnekleri görülen estetik bahçelere dönüşmüş ve farklı toplumların birbirinden etkilenmeleri ile de bahçe kültürü gelişimini sürdürmüştür (Aşur ve Yazıcı, 2018). Bahçe sanatı, diğer birçok sanat dallarından farklı olarak ilk insanların toprak üzerine yerleşmeleri ve onu ekonomik faaliyetlerinin dışında da bir yaşam ortamı olarak düzenleme ihtiyacı duymaları ile başlamaktadır (Akdoğan,1974).

Dünya’nın 7 harikasından biri Babil’in Asma Bahçeleri

Mezopotamya’da mimari alanında Sümerliler, bahçe sanatında ise Babil’liler İlk Çağın en güzel örneklerini vermişlerdir. M.Ö.604–562 yılları arasında Babil Kralı II. Nebukadnezar, sarayların üzerini kapatan Babil’in asma bahçeleri yaptırmıştır (Korkut ve ark.,2010). Babil‘deki kraliyet sarayında yapılmış olan bu bahçeler bir dizi teras üzerine kurulu çatı bahçeleridir. Bahçeler revaklar ve kemerli duvarlar üzerinde yükselen teraslardan oluşmuştur. Terasların üstü taş balkonlarla kaplıdır.

Bu bahçede kullanılan meyve ağaçları ile palmiye (Washingtonia sp.), akasya (Acacia sp.), kavak (Populus sp.), servi (Cupressus sp.) gibi boylu bitkiler yetiştirilmiştir. Ayrıca kemer ve sütunlardan aşağıya doğru sarkan sarkıcı bitkiler kullanılmıştır. Bu bahçelerde su iletim sistemi ile toplanan sular, yüksek duvarlar üzerinde terasların yukarısındaki bir sarnıca boşaltılmakta, su buradan dereler ve çağlayanlar halinde bütün bahçeleri sulamaktadır (Nurlu ve Erdem 1994).

Dünya’nın 7 büyük harikasından biri olarak kabul edilen bu bahçelere ait kalıntılar günümüzde büyük ölçüde harap olmuştur. Farklı dönemlerde ve kültürlerde oluşturulmuş bahçeler, sanat akımlarından etkilenmiştir.

Rönesans Döneminden Barok Sanatına “VERSAILLES SARAYI ve BAHÇESİ”

17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da Aristokrat sınıfın hâkimiyeti süresince “barok” tarzı olarak en parlak dönemini yaşamıştır. Paris yakınlarındaki Versailles Sarayı’nın bahçesi bu tarzının günümüzde mevcut en tipik örneklerindendir (Özgüner, 2003). Barok döneminin en önemli eseri olan Versailles Sarayı ve bahçesi, görkemi ve eşsizliği dillere destan bir eserdir. Barok dönem 17 – 18 yy. da Roma’da ortaya çıkıp gelişerek Avrupa’ya yayılmıştır. Aynı zamanda bu dönemde yaşayan hanedanın nasıl bir zenginlik içinde yaşadığının bir kanıtı ve göstergesidir. Rönesans sanatının sert ve düzenli kurallarının yerini alan Barok sanatı, sanat dünyasına hareketlilik ve serbestlik katmıştır. Bu dönemde tasarımlar büyük ölçeklerde biçim karşıtlıklarını bir araya getirerek gelişir.   

Düz hatlar sonsuzluk hissi vermek için göz önüne çıkartılmış, sade geometrik şekiller ile oluşan bölümler, çeşitliliğe karşın, gözün yorulmaması için sadelikle işlenmiştir.

Bitkilerin budanarak forma sokulması ve bu yöntem ile oluşan bitki heykelleri ile alanlar tekrarlanıp yansıtılır. Bu dönemde yapılan bahçelerde, sonsuza uzanan akslar uçsuz bucaksızlık hissiyatı vermeye çalışır. Bahçeyi oluşturan geometrik şekillerin tasarımı, küçük ölçekler ve bahçenin bölümleri dışında, gökyüzünden bakıldığında tüm bahçenin bir desen haline gözükmesi amacıyla büyük ölçeklerde de uygulanmıştır.

Versailles Sarayı’nın bahçesinin geometrik ve matematiksel hesaplar ile tasarlanıp kusursuz olması istenmiştir. Geometrik düzen şimşir çitlerle ve bitkilerin budanarak forma sokulmasıyla oluşturulmuş, etrafına ise ağaçlar ve çalılar gelecek şekilde düzenlenmiştir.

Su ögesi uzun akslar ile bahçelerde yer alırken, sade geometrik şekiller ile çeşitlilik göz yormayacak hale getirilmiş ve yöneticinin üstün bir zevkinin olduğunu göstermek için, bahçelerde heybetli sütunlar, gösterişli heykeller, çeşmeler ve havuzlar kullanılmıştır. Andre Le Notre, Fransa’nın en büyük peyzaj mimarlarından biri olarak, barok dönemde çok önemli eserler vermiştir. Le Notre’nin çalışmalarında bahçeler daha küçük bölümlere sahip olurken birleşik mekânlar ve karmaşık etkiler ile oluşan mekânsal kompozisyonları vardır (Kural,2014).

Le Notre bahçeyi merkezi dikey eksenle, birkaç enine ekseni, etrafındaki çeşitli özelliklerin düzenlendiği bir çerçeve mantığında tasarlamıştır. Merkezde olan Büyük Kanal ana aks olarak bütün bahçe boyunca devam ederken, labirent, tiyatro ve gezinti alanları da bahçede yer almıştır. Barok döneminin getirisi olan görkemlilik sadece bitki düzenlemesi ile değil, heykeller, çeşmeler, fıskiyeli havuzlar ile de bahçede kendini gösterir.

Sonuç

Bu çalışmada tarihsel süreç boyunca toplumların kültürleri ve yaşam biçimlerinden doğan, içinde bulunduğu dönemi yansıtan bahçe sanatlarından bahsedilmiştir. İnsanların hayatında önemli bir yer tutan bahçeler ile yaşam biçimi verilmeye çalışılmıştır. Bahçe sanat tarihinin kültürel birikimin yaşam mekanlarının biçimlendirilme sürecinde canlı ve cansız materyallerin bir arada kullanıldığı çevresel, ekolojik boyutu ile de önemli mekanların da kaynağı olmuştur. Bu bağlamda; kültürel birikimin en önemli göstergelerinden biri olan bahçeler, tarihsel süreç içindeki kimliği ile genel karakteristiğin korunarak yaratılması gelecek nesillere aktarılması toplumsal bir bütünlüğü açısından büyük önem taşımaktadır.

 

 

 

Kaynaklar

Aşur, F. ve Yazıcı, K., 2018. Bitkisel Tasarım Çerçevesinde Bitki Kullanım Kültürü; İran bahçe örneği, Gaziosmanpaşa Bilimsel Araştırma Dergisi(GBAD), sayı:1, yıl:2018; ISSN:2146-8168, Sayfa:34-42.

Deniz, Çalış Kural, “with 2D and 3D representations of Ottoman gardens: “Versailles’dan Kağıthane’ye: Ara mekanda hayaller ve hikayelerle örülen peyzaj kültürü,”” Arredamento Mimarlık 278 (2014), 120-127

Khabbazi P.A, ve Erdoğan E., 2012. İslam Bahçeleri, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, cilt/ volume: 9 sayı/number:2, page:20-31.

Korkut, A.B., Şişman, E.E. ve Özyavuz, M.,2010. Peyzaj Mimarlığı, sayfa:419, Verda yayıncılık & Danışmanlık, İstanbul.

Nurlu, E., Erdem, Ü., 1994. Peyzaj Sanatı Tarihi. Ege Üniversitesi basımevi, İzmir.

Özgüner, H. 2003. İnsan – Doğa İlişkilerinin Gelişimi ve Peyzaj Tasarımında ‘Doğal’ Stilin 20. Yüzyılda Önem Kazanmasının Nedenleri, Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, seri: A, sayı: 1, yıl:2003; ISSN: 1302-7085, sayfa:43-54.

Tazebay, İ. ve Akpınar, N. 2010. Türk Kültüründe Bahçe, Bilig, Yaz 2010, sayı:54,243-253.

Yerli, Ö., ve Kaya, S., 2015. Bahçe Sanatının Tarihsel Gelişimi, Çukurova Üniversitesi I. Uluslararası Sanat Araştırmaları Sempozyumu, sayfa:407.

URL1-: www.tr.wikipedia.org/babilasmabahçeleri.com

URL 2-3: www. http://en.chateauversailles.com

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz