İstanbul siluetlerinde, Endülüs bahçelerinde göğe sütun gibi yükselen güzelim bir ağaçtan; servi ağacından bahsedeceğiz.

15-20 metreye kadar boylanabilen, her dem yeşil bir ağaçtır. Dallar gövdeye yatay denebilecek şekilde açı yapar. Genel görünüşü sütundur. Mezarlıklarda kullanılabilen bir ağaçtır. Minimum sıcaklık isteği -15°'dir. Ağacın en önemli özelliklerinden birisi çok hafif olmasıdır bu yüzden tınlama uzunluğu çok fazladır. Serviler tek evciklidirler. Erkek ve dişi çiçekler farklı dallarda bulunur. Erkek çiçekler uzunca silindirik ve küçüktür. Tohumlar ikinci yıl olgunlaşır. Kozalak pulları kalkan şeklinde olup kozalağın ortasında bir noktaya bağlanır. Her bir kozalak pulunun altında çok sayıda tohum bulunur. Tohumlar sert kabukludur. Yol ağaçlandırmasında rahatlıkla kullanılmaktadır.

Uygun iklim koşullarının bulunduğu yerlerde rutubetli saf kum topraklardan, hafif veya ağır balçık veya kurak, kireçli topraklara kadar değişik özellikteki topraklarda yetişebilir. Özellikle hiçbir ağaç türünün yetişmediği fazla kireçli topraklarda iyi gelişir. Servi ağaçları uzun oldukları kadar ince bir yapıya sahiptir. Tüm serviler park, bahçe, koruyucu şerit ve canlı çit ağaçları olarak çok dekoratiftirler. Doğal olarak kuzey Irak’ta hazar denizinin Güney sahillerinde ve Akdeniz’in Doğusunda Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Rodos, Kıbrıs, Girit, Anadolu ve bazı Ege adalarında bulunur. Eski çağlarda İtalya’ya getirilmiş buradan hemen bütün Akdeniz çevresine yayılmıştır.

Yapraklarda yağ bezi bulunduğundan ezildiklerinde hoş bir koku çıkarırlar. Kuru, kumlu, kireçli topraklarda, nispi nemi düşük yerlerde yetişebilmektedir. Tuza karşı dayanıklıdırlar. Fazla seçici değildirler. Çok soğuklardan zarar görürler.

Kullanıldığı yerler: Odunu Sert ve dayanıklı olup, güzel kokuludur. Halk arasında ünlü güve giremez diye tanımlanan çeyiz sandığı yapımında ve sualtı inşaatında kullanılır.

Hasat zamanı: Yaprakları yılın hemen her ayında toplanabilir, fakat Nisan-Mayıs ayında toplanırsa daha iyidir. Kozalakları tam olgunlaşamadan yani yeşilken toplanır çay veya tentürü yapılır.

Tıpta kullanım alanları: Servi ağacının dal ve yaprakları ve kozalakları kullanılmaktadır. Dal ve yapraklarından elde edilen uçucu yağı da çok faydalıdır haricen kullanılır. Elde edilen yağın içeriğinde, tanen ve servi kâfurusu vardır. Servi yaprağı sürgünü ve kozalağı çay, tentür, eterik yağ ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

Akdeniz servisinin bizde yetişen iki çeşidi var: Biri, halk arasında “kara servi” ya da “mezarlık servisi” diye bilinen “ehrami” servi (Cupressus sempervirens pyramidalis). Piramidal biçimli bir ağaç; son derece sık olan dalları gövdeye koşut olarak göğe uzanıyor. Zarif bir görünümü var. “Servi boylu” benzetmesi de bu zarifliğinden olsa gerek… Akdeniz ikliminin egemen olduğu her yerde doğal olarak yetişip “orman” sayılabilecek topluluklar oluşturabiliyor. 20-30 metreye kadar boylanıp, 600-700 yıl yaşayabiliyor.

Akdeniz servisinin diğer çeşidi de “dallı servi” (Cupressus sempervirens horizantalis). Ehrami serviden farklı olarak dallı Akdeniz servisinin, dalları yere koşut biçimde gövdeye dik uzanıyor ve görece daha kalın. Manavgat dolaylarındaki Köprülü Kanyon’da 500 hektar genişliğinde saf orman ve kısmen de kızılçamla karışık topluluklar oluşturmuş. Belki de dünyadaki en geniş, dallı servi ormanı bu.

Servinin bir özelliği de sert olduğu için böceklere geçit vermeyen bir ağaç olması. Üstelik hoş kokulu. O yüzden Anadolu’da çeyiz sandıklarında ve giysi dolaplarında servi ağacı da kullanılıyormuş. Güveleri uzaklaştırması bir yana içindeki giysilere değme parfümlerden daha kalıcı ve çekici bir koku veriyor.

Mitolojiye, öykülere ve sanatlara konu olan servi, aslında göğe dimdik yükselen “ehrami servi”. Fars sanatında sıklıkla rastlanan ehrami servinin antik dönemde Akdeniz havzasına getirildiği ve buradan hemen her yere dağıldığı belirtiliyor. İtalya’ya karakterini ve ruhunu veren bu ağaçtır.

Ölümün ve matemin ağacı; o yüzden de daha çok tapınaklara ve mezarlıklara dikilmiş. Daima yeşil olan servi ağaçları, ataların ruhlarının cennette olduğuna ve torunlarının mutlu yaşam süreceğine dair bir güvence olarak görülüyor. Mezarlıklardaki servilerde ataların ruhu göğe, tanrının kutu ise aşağıya kemiklere iner.

Batı’da ölüm ve matemi; Doğu’da ise dayanıklılık ve ölümsüzlüğü simgeler.

Uzaktan bakıldığında, çok büyük yeşil bir alev gibi görünen Akdeniz servisi, İran’da, ateşi kutsal sayan ve onun Ahura Mazda’nın yeryüzündeki temsili olduğunu söyleyen Zerdüşt inancının da kutsal ağaçlarından biri. İnanışa göre Zerdüşt, servi ağacını cennetten getirmiş ve ateş sunağının kapısına dikmiştir. Bundan dolayı servi ağacı kutsanmış ve İran inanç dünyasında önemli bir simgeye dönüşmüştür. Meyve vermediğinden ve daima yeşil kaldığından servi ağacının özgür olduğuna inanılır ve “azad serv”: özgür servi denmiş.

Birçok kültürde servi ağacının izleri var. Kutsal kitaplarda, cennetten gelme olduğu yazılmamış olsa da kimi minyatürlerdeki cennet tasvirlerinde Cennet ağacı olarak karşımıza çıkıyor servi.

Çin kültüründeki yerinden bahsedecek olursak… Çinli rahiplerin bastonları servi ağacından yapılır, ateş ibadeti için yakılacak ateş, servi dallarının sürtülmesiyle elde edilirmiş.

Türkler ise Afganistan’da özellikle de İran’da bulundukları sırada tanımış servi ağacını ve kültürlerine katarak Anadolu’ya getirmişler. Dik gövdesiyle, “doğruluğu” da simgeliyor. Osmanlı kültüründe minareye benzer biçimiyle servi, hayat ağacıdır ve dallarına konmuş kuşlar hayatın içindeki canları, yani insanı simgeler. Doğu Beyazıt’ta İshak Paşa Sarayı’nda, ikinci taç kapısındaki servi motifleri vardır.

Mevlana’nın Mesnevi’sini okurken de servilerin gölgesinde yürür gibiyiz: “Yürüyen servi gibi 3 oğlu vardı” diyerek delikanlıları servi boylu olarak tanımlar,

Osmanlı mezar taşlarında, özellikle kadın mezarlarında, ayaktaşında hayat ağacı motifiyle servileri de görebiliyoruz. Serviler rüzgâr ile hareketlendikçe dallarının zikir eden dervişin “Hû!”, yani “O Allah” deyişine benzeyen bir hışırtısı olduğuna inanılıyor. Kuran-ı Kerim’de, “yeryüzünde canlı cansız her ne varlık var ise Allah’ı kendi lisanınca tespih eder” diyen ayetten kaynaklanıyor olsa gerek.

Manevi anlamlarının ötesinde, Osmanlı’da mezarlıklara, kimi bahçelere ve mesire yerlerine dikilmesinin nedeninin odunundan yararlanmak olduğu da düşünülüyor. Evliya Çelebi, bu ağaçların dalyanlarda direk olarak veya varil ve sandık yapımında kullanıldığını, şifa yağları esnafının da bu ağaçlardan yağ çıkardıklarını, seyahatnamenin İstanbul ile ilgili bölümünde anlatmış. Haliç’te Sütlüce civarındaki bağları andığında fıstık çamı ve servilerle süslenen pek çok yeri anlatmış.

Eski İstanbul resimleri, gravürleri servisiz düşünülemez… Ivan Ayvazovski’nin Tophane sırtlarından İstanbul manzarasında, resmin odağına bir servi ağacını yerleştirmiştir.  Çini sanatında, minyatürlerde, camilerin mihrap figürlerinde, şadırvanlarda ve Topkapı Sarayı’ndaki harem dairesinde yer alan çinilerde servi motifleri var… Fermanlarda padişahların tuğra formunda yer alan isminin harflerinin etrafına bezenen simgelerle yukarıya doğru bir üçgeni andıran şekli servinin uzayan gövdesini sembolize eder. Osmanlı’da kimi gayrimüslim mahallelerinde koleradan korunmak için servi ağacının köklerinin yakıldığı da arşiv belgelerinde yer alıyor.

Rönesans sanatçıları da sembolik imgeler kullanıyordu resimlerinde, yeri geldiğinde bahsediyoruz. Leonardo da Vinci’nin Müjde tablosunda arka fonda servi ağaçları görünüyordu. Daha sonra, Viktorya dönemi boyunca, karanlık dalları ve uzun gövdesiyle yine mezarlığı ve ölümü simgelemeye devam eder. 19. yüzyıl sanatçısı Van Gogh, 1890'da Fransa'nın güneyinde kaldığı sırada yaptığı resimlerde yine bu sembolizmi kullanmış olabilir. Road with Cypress and Star/ Yıldız ve Servili Yol resminde ya da Cpresses/Serviler tablosunda o Fransız kırsalında gördüğü servileri çizerken acaba aklından ne geçiyordu?

…Kısacası servi ağacı; sadece batı kültüründe değil, insanoğlunun tüm yaşamında ve kültüründe var olmuştur. Sadece ağaç olmaktan öte anlamlı hikâyeler, izler ve resimler bırakmıştır.

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz