İnsanoğlu varoluşundan bugüne değin yeryüzünde doğanın kendisi ile yetinmeyip, kendisine yeni yaşam ortamları yaratmaya çalışırken, diğer bütün canlı türleri üzerinde egemenlik kurarak aynı zamanda doğayı ve doğayla birlikte kendi yaşam olanaklarını hızla tahrip ve yok etmeye başlamıştır. İnsan eylemleri nedeniyle doğal ve kültürel varlıkların giderek yok olması, su kaynaklarının yitirilmesi ve yaşamı etkileyecek biçimde kirlenmesi, toprak ve hava kirliliği, erozyon ve aşırı kullanım sonucu tarımsal toprakların kaybedilmesi, ormanların tarla açmak üzere yakılması veya inşaat hakkı verilerek yapılaşmaya açılması son yıllarda sıklıkla karşılaşılan sonuçlardır. Bu şekilde açık alanların ormanların, koruların, vadilerin, tepelerin hatta bataklık alanların yapılaşma amacıyla kullanılması ve yitirilmesi, yöreye özgü bitki ve hayvan türlerinin ve yaşadıkları yerlerin bütün bu etkinlikler içinde yok olması, kent içi ve kentler arasında motorlu taşıtların artması sonucu oluşan gürültü ve trafik kirlenmesi ile bir yandan kaynakların tüketilmesi, diğer yandan da çevrenin tahrip edilmesinden dolayı doğal ve ekolojik dengeyi sağlayabilmek için planlama çalışmalarının yeni bir biçimde ele alınması gerekmektedir.

Son yıllarda dünyada yaşanan farklı planlama paradigmaları peyzaj eğitimindeki değişimlerin ve yeni içerikli yaklaşımların sorgulanmasına fırsat yaratmıştır. Yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlik kavramlarının dünya konjonktüründeki ağırlığı peyzaj ve çevre eğitiminde de etkisini göstermeye başlamıştır (Atabay, 2002). Bu nedenle, 1980’li yıllara kadar Dünya’da geleneksel olarak sürdürülmekte olan metre kare yeşil alan/kişi ilişkisi ile hortikültürist anlamdaki peyzaj mimarisi eğitimi anlayışı devrini kapamış ve günümüzde yerini ülkesel, bölgesel ve yerel alan düzeyindeki doğal değerlerin yönetimi bağlamındaki peyzaj planlama anlayışına bırakmak zorunluluğu doğmuştur (Atabay, 2002).

Peyzaj Planlamanın Önemi

Ülkemizde küreselleşme süreçleri ile belirlenen serbest piyasa koşulları, bütünlükten uzak bir planlama pratiği yaşanmasına ve dolayısıyla da parçalı kentsel gelişmeye neden olmaktadır. Hızlı kentleşme olgusu nedeniyle, plan ve planlama,  sağlıklı kentleşmenin bir aracı değil, kente rağmen ve kente karşı istenen her yatırımın gerçekleşmesinin bir aracı haline gelmiştir. Bu anlamda, ülkemizdeki planların kamu yararına olduğunu söylemek mümkün değildir (Çelikyay, 2006).

Avrupa Birliğine uyum sürecinde, sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin benimsenmesi gereğinin daha çok önem kazandığı ülkemizde, sürdürülebilir kalkınma;  ekonomi ve ekosistem arasında dengeyi koruyan, ekolojik açıdan sürdürülebilir nitelikteki ekonomik kalkınma ile mümkündür. Bu nedenle, bölgesel ve yerel alan düzeyindeki doğal kaynaklar ile sosyo-ekonomik ve kültürel bileşenlerin oluşturduğu mekânsal sistemlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin saptanması ve çeşitli plan kademelerinde mikro ölçekten makro ölçeğe değin irdelenip yorumlanması gerekmektedir (Atabay, 1999). İşte bu noktada bölgesel ve kentsel planlama ve tasarım sorunlarına ekolojik planlama yaklaşımı ile çözümler aranması önem kazanmaktadır. Ekolojik planlama yaklaşımı, günümüzde gerek şehir ve bölge planlama ve gerekse peyzaj planlama disiplinlerinde yer alan temel ve en önemli yaklaşımdır.

Nüfusun sürekli olarak çoğaldığı, buna paralel olarak toprağın artmadığı yerküremizde doğal kaynakların sürdürülebilirliği; ekolojik yaklaşımlı ülke, bölge, yerel alan planlama hiyerarşisi sürecinde şehir ve bölge plancısı ve peyzaj plancısı uzmanların birlikte çalışmaları sonucunda koruma ve kullanma dengesinin sağlanması ile mümkün olacaktır (Atabay, 1991). Çevrenin korunması ve geliştirilmesi, fiziki planlama pratiğinde makro ölçekli planlama sürecinin başlangıcında yer alacak peyzaj plancılarının bütüncül planlama yaklaşımları ile mümkün olacak ve ancak o zaman ülkemizin doğal kaynakları olumsuz etkilerden kurtarılabilecektir.

Günümüzde özellikle planlama alanında sıklıkla gündeme gelmeye başlayan ve gelişiminde McHarg’ın “Doğa ile Tasarım” anlayışının etkili olduğu belirtilen, Charles Waldheim tarafından 1997’de ortaya konulan Peyzaj Şehirciliği kavramı da, ekolojik tasarım/planlamaya vurgu yapmaktadır (Çabuk vd., 2013). Peyzaj Şehirciliğinde; yaşanabilir bir kent oluşturmak amacıyla doğal ve kültürel sistemlerin bir arada ele alınması ve sürekliliğinin sağlanmasında, şehircilik faaliyetlerinin merkezinde peyzajın yer alması gerektiğine dikkat çekilmektedir (Steiner, 2011; Çabuk vd., 2013). Burada, şehircilik faaliyetlerini organize eden planlama sürecinde doğanın yer alması hususu, peyzaj planlamanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Şekil 1. ZBK Çevre Düzeni Planı (URL-1)

 

Peyzaj Mimarı Tasarımcı mı, Plancı mı?

Tasarım ve planlama ayrı disiplinlerdir. Dört yıllık lisans eğitimi sürecinde hem tasarımcı, hem de plancı yetiştirmek mümkün müdür? Başka bir deyişle, lisans eğitiminde öğrenciye her ölçekte uygulanabilecek tasarım bilgi ve becerisi ile birlikte her ölçekte uygulanabilecek planlama bilgi ve becerisini kazandırmak mümkün müdür? Peyzaj mimarlığı, mimarlık ve kent planlama ile yakından ilgili bir disiplindir. Mimarlık bölümlerinde dört yıllık tasarım eğitimi, şehir ve bölge planlama bölümlerinde dört yıllık planlama eğitimi verilmektedir. Planlama ve yapı ölçeği ilişkisinin kurulabilmesi için mimarlık eğitiminde planlama dersleri, planlama eğitiminde de mimarlık dersleri ve projeleri vardır. Peyzaj mimarlığı eğitiminde de elbette planlama dersleri ve planlama projeleri bulunmaktadır ancak, peyzaj plancısı yetiştirmek için yeterli olduğu söylenebilir mi? Peyzaj mimarlığı eğitimini peyzajın her ölçekte tasarlanması adına bir mimarlık eğitimi olarak güçlendirmek, peyzaj planlamayı da bir uzmanlık alanı olarak lisansüstü programlara taşımak daha mı iyi olur? Bu soruların yanıtını ararken, ASLA, PEMAT ve PEMKON’un değerlendirmelerinden bahsetmek gerekir.

ASLA'nın (American Society of Landscape Architects) tanımına göre, Peyzaj Mimarlığı; doğal ve kültürel kaynakları yönetme temelinde, kültürel ve bilimsel birikimin yeryüzünde uygulanması kapsamında, doğal ve kültürel elemanların düzenlenmesi, arazinin planlanması, tasarlanması ve yönetimi sanatıdır (Goulty, 1991; Korkut ve Yetim, 2002). Bu tanımdan da açıkça anlaşıldığı üzere peyzaj mimarlığının kapsamına planlama boyutu katılmıştır. Küresel söylemde ve yapılanmada, üst ölçekte bir uğraşı alanı olan planlama ile alt ölçekte yer alan tasarım eylemleri bir araya getirilmiştir.

Gerek yaşanılır bir çevrenin oluşturulması,  gerekse evrensel değerler olan doğal ve kültürel değerlerin sürdürülebilirliği bağlamında peyzaj mimarlığının vizyonu,  hem planlamayı hem de tasarımı içeren bir boyut kazanmıştır.  Her biri dörder yıllık bir eğitime karşılık olan iki disiplinin bir araya gelmesi söz konusudur.  Dolaysıyla bu iki disiplin eş zamanlı olarak ve dört yıllık bir eğitim süreci içinde kazandırılacaksa,  sıkıştırılmış ve yoğun bir içerik taşıması da kaçınılmaz olacaktır.  O halde öncelikle,  ‘Peyzaj Mimarlığı Bölümlerinin Peyzaj Planlama ve Tasarım Bölümlerine’ dönüşmesi gerekmektedir (Çelikyay, 2006).  Misyonunun da bu anlamda gerçekleşebilmesi için,  gerek planlama disiplini ile ilgili kuramsal altyapının, gerek tasarım boyutu ile ilgili kuramsal altyapının,  dünyadaki peyzaj planlama ve tasarım eğitimi veren üniversitelerdekine benzer bir kurguda oluşturulması ve geliştirilmesi gereği kuşkusuzdur.  Bu ise planlama kuramlarından,  ekolojik risk analizine ve ekolojik planlama yöntemlerine, güzel sanat ekollerinden, kentsel mekân analizine ve kentsel tasarım tekniklerine, kent sosyolojisinden,  psikolojiye değin bir dizi öğretinin de eğitim sürecine katılması gereğini gündeme getirmektedir.

Öte yandan, peyzaj mimarlığı alanındaki gelişmeler, sorunlar ve önerilerin değerlendirilmesi amacıyla 1995 yılında başlatılan PEMAT (Peyzaj Mimarlığı Akademik Topluluğu) toplantılarında ‘Peyzaj Mimarlığı Eğitimi’ olgusu ele alınmış, ülkemizdeki peyzaj eğitiminin yeniden yapılanması ve evrensel entegrasyonu konusunda tartışmalar ve çalışmalar yapılmış ve halen PEMKON (Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanları Konseyi) toplantılarında da bu bağlamda değerlendirmeler devam etmektedir. Peyzaj mimarlığı eğitiminin peyzajın planlanması, tasarımı ve yönetimi temeline dayandırılarak geliştirilmesi hususu ülkemizdeki Peyzaj Mimarlığı Bölümlerinin yol haritasını oluşturmuş, bu kapsamda, peyzaj mimarlığı eğitimi sürecinde peyzaj tasarım öğreti ve çalışmalarının yanı sıra peyzaj planlama öğreti ve çalışmalarına da ağırlık verilmiştir. Bu noktada, akreditasyon süreçlerinin de bir gereği olarak, profesyonel eğitim için standartların belirlenmesi, bu standartlara uygunluğun değerlendirilmesi (PEMKON, 2020) ve tüm Peyzaj Mimarlığı Bölümlerinin eğitim programlarının da uyumlulaştırılması gereklidir.

Peyzaj Mimarlığı lisans eğitiminde peyzaj planlama hedefi yer almasına karşın, peyzaj mimarlığının lisansüstü eğitiminde peyzaj planlama adı ile anılan yüksek lisans ve doktora programlarının yer almaması ülkemizdeki peyzaj eğitimini evrensel eğilimler ve gelişmelerin dışında bırakmaktadır.

Yurtdışındaki üniversitelerde planlama ve peyzaj mimarlığı adı altında lisansüstü programları yer almakta, bu programlar içerisinde peyzaj planlama için ayrı, peyzaj mimarlığı için ayrı master ve doktora programları bulunmakta, bu programlar çok sayıda araştırma projeleri ile de desteklenmektedir.

Günümüzde çoğu ülkede peyzaj plancıları ülkesel, bölgesel, yerel, kentsel planlama çalışmalarında yer almaktadır. Hatta bu çalışmaları yürütücü konumunda ekip başkanlığı yapmaktadırlar. Bundan anlaşılacağı üzere, bütüncül planlama yaklaşımları disiplinlerarası planlama süreçlerinin önemini artırmakta, bu önem, ülkemizdeki peyzaj mimarlığı ve peyzaj planlama eğitimlerini yeniden düşünürken, planlama açısından güçlü bir donanıma sahip olunabilecek bir eğitim sürecini evrensel bir gereklilik olarak ortaya koymaktadır.

Bir mekân organizasyonu olan planlama, disiplinlerarası bir eylemdir. Şehir ve bölge plancılarının, peyzaj plancılarının, coğrafyacıların, ekonomistlerin, hukukçuların, arkeologların, ekologların, sosyologların ve daha birçok uzmanlık alanının yer aldığı çok disiplinli planlama süreçlerinde, doğal kaynakların akılcı kullanımının sağlanabilmesi ve sürdürülebilirlik bağlamında peyzaj plancılarına çok önemli görevler düşmektedir.

Ülke, bölge, havza ve yerel alan planlama hiyerarşisi ve sürecinde üst ölçekli planlama çalışmalarında, özellikle de alt ölçekli planlar için belirleyici olan ekolojik temelli master plan çalışmalarında yer alacak peyzaj plancılarına daima ihtiyaç vardır. Ülkemizin mekânsal gelişim sürecinde yer alacak bilgi ve beceri düzeyi yüksek peyzaj mimarları ve peyzaj plancılarını yetiştirmek için, peyzaj mimarlığı eğitiminde politika oluşturma sürecinde bu hususların göz önüne alınması, tasarım ve planlama disiplinlerine ilişkin eğitimin evrensel standartlara taşınması açısından da önem taşımaktadır.

Peyzaj Mimarlığının Yeri

Makro ölçekli planlama sürecinde bir arada olması gereken şehir ve bölge planlama ile peyzaj planlama disiplinlerinin, mikro ölçekli mimarlık ve peyzaj mimarlığı disiplinleri ile de gerek akademik çalışmaların bütünselliği, gerekse disiplinlerararası ekip çalışmalarının verimliliği açısından aynı kurumsal yapı içinde olmaları gerekmektedir (Çelikyay, 2002). Bu nedenle, disiplinlerarası etkileşim ve işbirliği amacıyla, günümüzde çoğu Peyzaj Mimarlığı Bölümleri Mimarlık ve Tasarım Fakültelerinde yeniden yapılanma sürecini gerçekleştirmektedir. Yerleşmelerin planlama ve tasarım boyutunu oluşturan Peyzaj Planlama, Şehir ve Bölge Planlama, Mimarlık ve Peyzaj Mimarlığı disiplinleri, biri olmadan diğerinin gerçek anlamda olamayacağı ve yapılan eylem anlamında da birbiri için veri oluşturan, birbirinden beslenen ve birbirini tamamlayan disiplinler ve uğraşı alanlarıdır (Çelikyay, 2006). Doğal kaynakların korunması ve tüketilmeden kullanılması temelinde,  disiplinlerarası bir çalışma süreci ile iyi ve doğru planlanmış alanlar üzerinde yapılacak fonksiyonel ve estetik dış mekân ve bina tasarımları yaşam kalitemizi iyileştirecek, gelecek kuşaklar için de sağlıklı yaşam ortamları sağlanmış olacaktır.

Şekil 2. Peyzaj planlama ve tasarım (URL-2)

 

Şekil 3. Kamusal peyzaj planlama ve tasarımı (URL-3)

 

Şekil 4. Yaşanılır kentler için peyzaj planlama ve tasarım (URL-4)

 

 

Şekil 5. Yaşanılır kentler için peyzaj tasarımı (URL-5)

 

Kaynaklar

Atabay, S. (2002). Peyzaj Planlama Eğitiminin Önemi, Güncel Durumu ve Geleceği. Peyzaj Eğitimini Yeniden Düşünmek. Ed: S. Atabay, YTÜ Basım-Yayın Merkezi, İstanbul, 5-8.

Atabay, S. (1999). 21. Yüzyılda Sürdürülebilir Turizm Politikaları. 1.Uluslararası Turizm Sempozyumu Kitabı, Ed: S. Atabay. YTÜ Basım-Yayın Merkezi, İstanbul.

Atabay, S. (1991). Doğal Çevreye Uyumlu Planlama, Cumhuriyet Gazetesi, 5 Kasım 1991, İstanbul.

Çabuk, N.S., Çabuk, A., Ersoy, M., Şenöz, E. (2013). Dönüşen Peyzaj Ve Doğa İle Tasarım Bağlamında Peyzaj Şehirciliği Ve Geotasarım Kuramları. Peyzaj Mimarlığı 5. Kongresi, 14-17 Kasım 2013 – Adana, 474-487.

Çelikyay, S. (2002). Peyzaj Eğitimini Yeniden Düşünmek. Peyzaj Eğitimini Yeniden Düşünmek. Ed: Semra Atabay, YTÜ Basım-Yayın Merkezi, İstanbul, 12-15.

Çelikyay, S. (2006). Sürdürülebilirlik İçin Peyzaj Mimarlığı Eğitiminde Kuramsal Altyapı. PEMAT'06 "Peyzaj Mimarlığı Eğitiminde Yeni Açılımlar", 1-3 Haziran 2006, Bilkent/ANKARA.

Korkut, A., Yetim, L. (2002). Planlama Çalışmalarında Peyzaj Mimarlığı Disiplininin Yeri ve Önemi. Peyzaj Eğitimini Yeniden Düşünmek. Ed: Semra Atabay, YTÜ Basım-Yayın Merkezi, İstanbul, 38-51.

PEMKON (2020). “Peyzaj Mimarlığı Eğitim Politikası” Dokümanı.

(URL-1) Zonguldak-Bartın-Karabük  Planlama Bölgesi 1/100000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, Erişim adresi: https://webdosya.csb.gov.tr/db/mpgm/editordosya/file/CDP_100000/zbk/E28_22112017.jpg

(URL-2) https://www.asla.org/climatechange.aspx

(URL-3) https://www.asla.org/community.aspx

(URL-4) https://www.asla.org/2009awards/images/largescale/104_06.jpg

(URL-5) https://www.asla.org/community.aspx

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz