TORFTA TEMEL GÜBRELEME

Torf, çok yağışlı ve nemli, yaz sıcaklığı düşük bölgelerde yetişen bitkilere ait artıkların mikroorganizma faaliyetinin engellendiği, asit, havasız, suyla doymuş ve besin elementlerinden yoksun ortamlarda, kısmen çürümesiyle oluşan organik madde olup, topraksız kok ortamlarının ana maddesidir. Bataklıklarda oluşması çok yavaş olduğundan, yılda 1 mm’lik bir torf tabakası meydana gelir. Torflar, buzul cağından sonraki 15000 yıl içinde oluşmuştur. Öğütülerek tanecik çapı 1-1,5 mm’ye getirilir. Tek başına veya mineral madde ya da organik maddelerle karıştırılarak kullanılabilir. Torfun tohum ve fide harcında kullanımı 1930’da İngiltere‘ deki John Innes Enstitüsünde başlamış, 1960’larda topraksız ortamlardaki ana madde haline gelmiştir. Torfda pH‘ın 5,4’un altına düşmesi Ca ve Mg alınabilirliğini azaltır. İz elementlerden Fe, Mn , Zn ve Cu’ın aşırı alımına neden olur ve P’un yıkanmasını yükseltir. Ayrıca amonyum azotuna hassaslığı artırır. Torfda, Ph 6,5’dan yüksekse P, Fe, Mn Zn, Cu ve B’un alınamaz duruma geçmesine neden olur. Molibden alımı ise, diğer iz elementlerin aksine pH 6,5’un altında azalır, üstünde ise artar. Torfun pH’ının 5,8-6,2 olması uygundur. Topraklı ortamlarda ise pH’ın 6,2-6,8 olması gerekir. Torfda, hacim ağırlığı 0.1 g / cm3 , boşluk hacmi yüzde 96`dan fazla ve organik madde ise yüzde 98`den fazladır. Buna göre torf, hafif, yüksek su tutma kapasitesine sahip (eşit miktarlarda torf ve kum karışımı yalnız kumdan ağırlık esasına göre yüzde  800 daha fazla su tutar ) ve besin elementlerini de iyi tutabilen, geçirgen, nispeten steril ve hava miktarı fazla olan bir yetiştirme ortamıdır (Varış ve Altay, 2011; Argo ve Fisher, 2001).

Torfun pH`ı 3.5 - 4.0 olup, kireç verilerek pH 5.8- 6.2 arasına çıkarılır. Bu, mineral toprakların ideal pH`ı olan 6.2 - 6.8`dan 0.4-1.0 birim daha azdır. Toprak besin element noksanlıklarına karşı yedek besin maddeleri içerir. Örneğin P topraktan kolayca yıkanmaz ve üst gübrelemelerle nadiren P verilir. Torfda ise depo edilmiş besin maddesi olmayıp, ağırlık/hacim olarak yüzde 0.25 N, yüzde 0.003 P ve yüzde 0.004 K içermesine karşın bunların alınabilir duruma gecen miktarları çok azdır. Bu, torfun tamponluk kapasitesinin toprağa göre çok düşük olduğunu gösterir. Bu nedenle, tüm ihtiyaçlar gübrelerle karşılanmalıdır. Verilen gübreler, suda çözünebilen, kolayca alınabilen ve yıkanabilen maddeler olduğundan üst gübrelemede P da verilir. Toprakta iz element noksanlığı sık görülmez. Fakat torf onları da depo etmediğinden temel gübre olarak katılmaları gerekir. Ülkemizdeki torflu harçlar, yüzde 100 torf olarak hazırlanmaktadır. Torf kuruyunca, nemlendirilmesi zor olduğundan, yüzde 25 oranında süper iri perlit ( capı 1,5 mm ) katılması, yani üç hacim torf ve bir hacim süper iri perlit şeklinde, 3 : 1 oranına göre hazırlanması, torfun nemlendirilmesini kolaylaştıracağı gibi, su tutmasını azaltıp, havalanmayı arttırarak ısınmasını da çabuklaştırır. Perlit, öğütüldükten sonra, 1000°C’ye kadar ısıtılarak, beyaz, hafif ve tanecikli yapıya dönüştürülmüş, volkanik orijinli alüminyum silikat olup, steril ve taşınması kolay, mineral bir maddedir. Perlitin özellikleri şöyle sıralanabilir (Varış, 1991).

1. Kimyasal ve biyolojik olarak fazla ayrışmadığından kalitesi değişmez ve yıllarca kullanılabilir. Bu üretim maliyetini düşürür.

2. Nötr ( pH = 6.5-7.5 ) olduğundan bitki gelişmesine uygun bir ortamdır.

3. Perlitin ısı iletkenliği çok düşük olduğundan sıcaklığında ani değişmeler olmaz. Toprak sıcaklığı 10 cm derinlikte 20 0C değiştiğinde, aynı derinlikteki perlit sıcaklığı 4-5 0C değişir.

4. Sıkışmadığından fideler ve köklenmiş çelikler perlitten kolayca çıkarılabilir. Köklere yapışması nedeniyle çıkarma sırasında kok kaybını önler.

5. Temiz, kokusuz, standart ve hafif olması nedeniyle, güvenle kullanılabilir.

6. Perlitin katyon değişim kapasitesi çok düşük olup, pratikte besince yoksun olarak kabul edilir. Bu nedenle, yetiştirici, besin element miktarlarını gereken oranlarda hazırlayıp, erkencilik ve verimi kontrol edebilir.

7. Kullanım öncesinde herhangi bir on işlem gerektirmediğinden, seradaki üretimin bitiminde yeni yetiştirme donemi hemen başlatılabilir. Sadece, torbalara doldurulurken tozunun çıkmaması için, besin çözeltisiyle veya suyla hafifçe nemlendirilmeli; tozu göze kaçarsa, göz, oğuşturulmadan suyla yıkanmalıdır.

8. Kökler için çok uygun şartlar sağlanıp, bitkilerin beslenmesi kolayca kontrol edilebildiğinden, büyüme, gelişme ve verim daha iyidir.

9. Köklerin ısıtılması ve ısıtılmış besin çözeltisi uygulamaları mümkün olduğundan ısıtılmayan seralara göre erkencilik, kalite ve verim artırılabilir.

10. Toprakların standart olmamasından doğan gelişim farkları görülmez. Ülkemizde son yıllarda bitki yetiştirme ve üretimi için topraklı harçlar yerine torf ve perlit karışımları tercih edilmektedir. Kullanılan torflar Bolu civarından çıkarılıp, özel şirketlerce pH ve besin element dengeleri düzenlenerek, paketler halinde satılmaktadır. Ayrıca ithal torflar da mevcuttur. Topraklı harçlardan torflu harçlara geçiş nedenlerini açıklamak için her iki harcın yarar ve sakıncalarının belirtilmesi yerinde olur (Varış ve Altay, 2011; Bunt, 1976):

Görüldüğü gibi torflu harçların avantajları daha fazla olduğundan topraklı harçların yerine kullanımları ülkemizde de başlamıştır. Yetiştirici, kendi hazırladığı topraklı harçta mı yoksa hazır satılan torf veya torf-perlit karışımlarınlarında mı bitki yetiştirmenin daha iyi ve ekonomik olup olmadığına kendi tecrübe, bilgi birikimi ve maddi gücüne göre karar verecektir. Diğer bir yol da yetiştiricinin öğütülmüş Bolu torfunu satın alıp, perlit, pH ve besin element seviyelerini ayarlayarak kullanmasıdır. Torfa hacim olarak yüzde 25 oranında süper iri perlit (1,5-5 mm çapında ) katılması onun havalanması ve nemlendirilmesini kolaylaştırdığı gibi sıkışmasını da azaltır. Perlit karıştırıldıktan sonra, ortamın pH’ı ölçülüp, pH’ı 5.8-6.2 arasına getirmek için gerekli olan öğütülmüş kireçtaşı katılarak, karıştırılır. Örneğin İrlanda sphagnum torfunda pH’ı bir birim yükseltmek için gereken kireç miktarı 1.1 kg/m3 ’tur. Katılacak kirecin eşit hacimlerde öğütülmüş kireçtaşı (CaCO3) ve magnezyumlu kireçtaşı (dolomit, yüzde 12 Mg) şeklinde verilmesi, Mg noksanlığının önlenmesi yönünden daha uygundur. Torfa temel gübre olarak katılan süper fosfat ise, 0.75 kg/m3 verildiğinde, pH’ı 0.5 birim; 1.5 kg/m3 verildiğinde ise 0.7 birim düşürür. İngiltere` deki Glasshouse Crops Research Institute (GCRI), tohum ekimi ve çelik köklendirilme harcı olarak, yüzde 50 sphagnum torf, yüzde 50 süper iri perlit (1,5-5 mm çaplı) ve aşağıdaki gübreleri önermektedir: 

Bu gübreler (mg/L) olarak 52 N, 60 P ve 152 K ve 1200 Ca verir.

İngiltere` deki GCRI dikim harcı olarak, 3 hacim sphagnum torf, 1 hacim süper iri perlit ve aşağıdaki gübreleri önermektedir:

Bu gübreler (mg/L) olarak 230 N, 120 P, 290 K, 1350 Ca ve 270 Mg‘u temel gübre olarak sağlarlar. N` un yüzde 30’u, NH4 - N, yüzde 70`i ise NO3 – N’u dur.

Frit, iz elementleri içeren öğütülmüş cam maddeler olup, iz elementlerin harçta yavaş yavaş serbest kalmasını sağlar.

FTE WM 225’in içerdiği iz elementlerin ağırlık/ağırlık olarak (yüzde)‘leri ve harçtaki besin element miktarları (mg/L)

Frit İngiltere’de yaygın olarak kullanılmasına rağmen ülkemizde henüz mevcut olmadığından bunun yerine torflu harçlara, özel iz element karışımı, piyasada mevcut iz element gübrelerinden hazırlanabilir.

Torflu harçlara temel gübre şeklinde verilen iz element karışımları belirli bir sure iz element noksanlıklarını önler. İz element noksanlığının ortaya çıkmamasını garantilemek için, sulu gübreleme başladıktan sonra, her üç iz elementsiz sulu gübre uygulamasından sonra, bir defa, iz elementleri içeren sulu gübre, uygulanan normal sulu gübreye katılarak verilebilir. Bu sulu gübre için gereken gübreler ve seyreltik çözeltide sağlayacakları iz element miktarları şöyledir:

Torfun tek başına yetiştirme ortamı olarak kullanımı, kuruduğunda tekrar nemlendirilmesi güç olduğundan risklidir. Bu nedenle hacim olarak yüzde 25 oranında süper iri perlit (1,5 - 5 mm çaplı) karıştırılması gerekir. Torfa kuru gübreler karıştırılacaksa torf kuruyken karıştırılmaları homojen dağılımı sağlar. Toz gübreler ıslak torfa katılırsa dağılım düzensiz olur. Taneli gübreler ise toz gübrelerden daha iyi karışır. En iyi nemlendirme yöntemi, karıştırıcı çalışırken, kuru torf üzerine sürekli su püskürtmektir. Torfun nemlendirilmesi için polyetilen sorbiten yağ asidi esterleri de İngiltere`de kullanılmaktadır. Bunlardan, genelde 100 - 150 ml alınıp, 20 L` lık suda çözündürüldükten sonra, 1 m3 hacmindeki torfa karıştırıcı içindeyken püskürtülür.

GÜBRELEME YÖNTEMLERİ

Gübreleme, her sulamada veya belirli aralıklarla uygulanabilir (Ecke III ve ark.,2004).

1. Her sulamada sulu gübre Bu yöntem, en çok yeğlenen ve en ekonomik olanıdır. Otomatik olarak, az sulamada, verilen gübre miktarını sınırlar ve sulama esnasında drenaj oluşumundan sonra fazla su verilse bile tuz yükselmesini önler. Tüm sulama suları istenilen derişimde gübre içerdiğinde, uygulamada bir sorun yaşanmaz. Yüksek ışıklı ve sıcak ortamlarda hızlı büyüyen bitkilerin su gereksinimi arttığından daha fazla gübre verilir. Bitkinin yavaş geliştiği serin ve bulutlu havalarda ise bitkiler daha az gübre alır. Tüm urun 1-2 farklı gübre formülüyle yetiştirilebilir. Gübreleme aralarında gübresiz su da, tüm ürüne, gerekirse uygulanabilir.

2. Belirli aralıklarla sulu gübre Sulu gübre haftalık veya belirli aralıklarla, her sulamadakinden daha yüksek derişimlerde uygulanarak, gübresiz su verildiğinde, besin seviyelerinin fazla azalmaması sağlanır.

3. Yavaş salınımlı gübrelerin kök ortamına katılması Her sulamada sulu gübre uygulamasına benzer bir etki yapar fakat gübrenin alınabilir olması verilen miktar, kok ortamının sıcaklığı ve sulama sıklığına bağlıdır. Osmocote (N, P2O2, K2O) 14-14-14 veya Sierra 12-12-15 Atatürk çiçekleri için uygundur. Kok ortamı drenajı iyi ve ideal sulamanın yapıldığı bir ortamsa üst gübreleme olarak, 15 cm çapındaki (1,65 litre) saksıya 5 g veya 3 g/L olarak verilebilir. Dikim öncesi kok ortamına karıştırılacaksa 4,2-6 g/L dozunda uygulanır. Osmocote 12 hafta etkisini sürdürür. Eylül ortasında verildiğinde urunu çiçeklenmeye kadar taşıyabilir. Yavaş etkili gübreler, mevcut sulu gübrelemeye ek olarak da kullanılabilir. Bu durumda önerilen normal dozun yarısından az dozda kullanılması uygundur. Çeliğin direkt satılacağı saksıda köklendirilmesi şeklinde yapılan üretimde, sisleme altındaki çeliklere sulu gübre verme imkanı olmaz. Sürekli sisleme kok ortamındaki temel gübreleri de yıkar. Bu durumda yavaş salınımlı gübre, köklenen çeliklerin besin ihtiyacının karşılanmasını sağlar (Ecke, Jr. ve ark., 1990).

SULU GÜBRE DERİŞİMLERİ

Genelde Atatürk çiçekleri fazla besin isteyen bitkiler olarak kabul edilmelerine karşın, yetiştiriciler, günümüzde orta seviyede besin uygular. Bunun ilk nedeni, 1990’lardaki beğenilen çeşitlerin, yüksek gübrelemeyle oluşan brakte kenar yanıklığına hassas olmalarıdır. İkinci nedeni ise alttan sulama yöntemleriyle drenajsız yetiştiriciliğin uygulanması nedeniyle gübre miktarlarının yarıya düşürülmesidir. Son nedeni de koyu yeşil yapraklı çeşitlerin popüler olmasıyla, güzel görünümlü yaprak sağlamak için daha az gübre gerekmesidir (Ecke III ve ark., 2004).

Dikimden 2-3 hafta sonra, kok gelişimi tamamlanınca sulu gübre uygulamasına başlanır. Eğer kullanılacaksa kalsiyum nitrat dikimden bir hafta sonra verilmeye başlanır. Kalsiyum nitrat derişik çözeltisi, sulu gübre tankında çökelme oluşturmaması için ayrı bir tankta saklanmalıdır. Birçok yetiştirici daha kolay olduğu için hazır çözelti kullanmaktadır. Uygun gübreleme programı şu şekildedir (Potter ve Eames, 1997):

1. Kalsiyum nitrat kullanımına dikimden bir hafta sonra başlanılır ve eylülün sonuna kadar her sulamada uygulanır. Bitkilere verilecek seyreltik çözeltide 0,5 g/L kalsiyum nitrat (5Ca(NO3)2.NH4 NO3.10 H2O (yüzde 19 Ca, yüzde 14.4 NO3-N, yüzde 1.1 NH4-N) olmalıdır. Bu seyreltik çözelti mg/L olarak 95 Ca, 72 NO3-N, 5.5 NH4-N ve toplam olarak 77,5 N içerir.

2. Ek olarak, dikimden 2-3 hafta sonra 1g/L dozunda 20-10-20 (N-P2O5-K2O) veya 20-4,4-16,6 (N-P-K) içeren seyreltik çözelti uygulamasına başlanır ve eylül sonuna kadar her sulamada verilir. Seyreltik çözelti mg/L olarak 200 N, 100 P2O5, 200 K20 veya 200 N, 44 P, 166 K içerir.

3. Ekim başından itibaren yüksek potasyumlu gübreleme için 16-8-32 (N-P2O5-K20) veya 16-3.52-26.6 (N-P-K) 1g/L içeren seyreltik çözelti her sulamada uygulanır. Seyreltik çözelti mg/L olarak 160 N, 80 P2O5, 320 K20 veya 160 N, 35 P, 266 K içerir.

4. Bu gübrelemeye ek olarak, kalsiyum nitratın verilmesi her üç sulu gübrelemede bir defa olmak üzere sürdürülür.

5. Sodyum molibdat (yüzde 40 Mo) sulu gübresinin uygulaması uç almadan önce önerilir. Çünkü Atatürk çiçekleri molibdat noksanlığına hassastır. Sodyum molibdat derişik çözeltisi şu şekilde hazırlanır:

5 g sodyum molibdat 100 litre suda eritilerek derişik çözelti hazırlanır. Bu çözelti 1:200 oranında seyreltildiğinde (5 ml/L) 0.1 mg/L Mo verir. Atatürk çiçeği için farklı seviyelerde element içeren sulu gübre önerileri vardır: Uygun gübre derişimin belirlenmesi, su kalitesine, kok ortamının içeriğine, sulama uygulamasına, sulu gübreleme uygulama sıklığına, bitki gelişim safhasına ve sera ortam şartlarına bağlıdır. Ecke III ve ark.(2004)’ e göre, her sulamada, genelde 250 ppm N’la başlanıp, bitki gelişimine, görünümüne ve kok ortamı EC’sine göre düzenleme yapılır. Kok ortamı temel gübre içermiyorsa, 300-400 ppm N dikimden sonraki ilk hafta suresinde de uygulananabilir. Kullanılan gübre 20-10-20 (N,P2O5, K2O) kompoze gübresidir.

Bunt (1976), her sulamada, mg/L olarak, 250 N, 30 P, 150 K ve 0,1 Mo uygulanabileceğini belirtmiştir; 1988 yılında ise her sulamada başlangıçta 250 N, 20 P, 150 K ve 0,1 Mo; satış öncesi, yetiştiriciliğin son birkaç haftasında ise, yüksek NH4-N’den sakınılmasını ve 150 N, 20 P, 200 K ve 0,1 Mo dozlarının kullanılmasını önermiştir.

Louisiana State Üniversitesi (2018)’e göre, gübreleme programı çeşide, büyüme safhasına, kok ortamına, sulama yöntemine, su kalitesine ve iklime bağlıdır. Gübreleme sıklığına göre besin element seviyeleri değişir. Haftada bir gübrelemede kompoze (20-10-20) gübreden; azot seviyesi 300- 400 ppm olmalıdır. Bu durumda seyreltik çözelti ppm olarak, 300-400 N, 150-200 P2O5 ve 300-400 K20 verir. EC satürasyon ekstraktı yöntemine göre 2,5 mS/cm’yi geçmemelidir. Kok ortamında EC 3,5 mS/ cm’den yüksek veya 2 mS/cm’den düşükse beslenme problemi olduğunu gösterir. Aşırı gübreleme sık sık kök ortamı EC’si kontrol edilerek önlenir. Her sulamada, sulu gübre uygulamasında, azot seviyesi 200-300 ppm olmalıdır. Koyu yeşil yapraklı çeşitler için 100-150 ppm’e düşürülebilir. Bu dozlarda, drenajla saksının dışına akacak miktar azaltılır, ayrıca daha güçlü bir bitki sağlanır.

Dikimden sonra, sulu gübrede amonyum azotu yüzde 60’a çıkarılarak hızlı büyüme teşvik edilir. Uç almadan sonra, daha yüksek miktarda nitrat içeren gübre tercihen kalsiyum nitrat önerilir. Bu yan sürgünleri güçlendirip, bitkide satış öncesindeki kırılmaları önler.

Kalsiyum, brakte kenar yanıklığını engeller. Kalsiyumun yaprak gübrelemesi olarak haftalık uygulamasında, 200-400 ppm kalsiyum, yayıcı yapıştırıcı ile birlikte kalsiyum nitrattan (1,13-2,26 g/L) veya kalsiyum klorürden (0,75-1,5 g/L) verilerek sağlanır. Sulu gübrede çok fazla Ca kullanılırsa, antagonistik etki nedeniyle Mg noksanlığı oluşur. Mg noksanlığı yaşlı yapraklarda damarlar arası sararma ile kendini gösterir. Ayrıca, sera sıcaklığı 100C’nin altına düşerse de görülür. Sulu gübreye 40-50 ppm Mg, magnezyum sulfattan katılabilir. Mo sulu gübreye 0,1 ppm olarak sodyum veya amonyum molibdattan (0,2 g/L) verilerek sağlanır.

Eğer besin element sorunları ortaya çıkarsa, noksanlık belirtisi gösteren olgun yapraklardan örnek alınıp, besin element analizi yapılır.

Olgun Atatürk çiçeği yapraklarında yeterli makro ve mikro element seviyeleri (A/A)

Süs Bitkileri için Satürasyon ekstraktı yöntemine göre kök ortamı element seviyeleri (ppm)

Atatürk çiçekleri fazla miktarda N, orta seviye P ve K ister. Kok ortamında düşük miktarda K olduğunda bile Atatürk çiçeğinin K gereksinimini karşılar. Bu bitki K’u diğer bitkilerden daha etkili şekilde alabilir.

Aşağıda verilen Atatürk çiçeği sulu gübrelemesinde, P kaynağı olarak fosforik asit(A/A yüzde 75, d=1,58 g/ml) kullanılmıştır. Kullanılacak asit miktarı, sudaki bikarbonat seviyesinin 122 ppm olduğu seviyede hesaplanmıştır. Su kaynağındaki bikarbonat seviyesi bu seviyeden farklıysa, kullanılacak fosforik asit miktarı da buna göre değişir.

Derişik asitler laboratuvarda tezgah altındaki kapalı dolaplarda saklanmalı, hiçbir zaman güneş gören bir pencere veya radyatör önünde depolanmamalıdır. Kullanırken lastik eldiven, yüz ve göze koruyucu maske takılmalı, koruyucu elbise ve çizme giyilmeli, dökme yerini sifon pompası kullanımı yeğlenmelidir. Derişik asit seyreltilirken, önce kaba su konup üzerine asit eklenmelidir. Derişik asitin üzerine asla su katılmamalıdır. Aksi halde patlamaya neden olur. Asitin deri ve giysilere sıçramamasına dikkat edilmeli, eller işlemden sonra mutlaka yıkanmalıdır. Asit karışımı kullanılacaksa kaba su konup, üzerine önce derişik nitrik sonra da fosforik asit katılmalıdır (Varış ve ark.,2012).

Atatürk Çiçeği sulu gübreleme programı (Ecke, Jr. ve ark, 1990):

Ecke ve ark(1990)’daki her sulamada sulu gübre uygulamasında, seyreltik çözelti için önerilen N, P, K ve Mo dozları amonyum nitrat(yüzde 33N), monoamonyum fosfat (yüzde 12N, yüzde 27 P), potasyum nitrat(yüzde 13N, yüzde 38K) ve amonyum molibdat (yüzde 54 Mo) gübrelerinden seyreltme oranı 1/100 olan derişik çözelti şeklinde de hazırlanabilir. Bu durumda seyreltik çözelti Ca içermez, fakat gerekirse bitkilere yaprak gübresi olarak Ca verilebilir. Orneğin1/100 oranında seyreltildiğinde (10 ml/L) ppm olarak 264 N, 46 P, 135 K ve 0,1 Mo verecek bir litre derişik çözelti için gereken gübre miktarları: 60 g amonyum nitrat(yüzde 33N), 17 g monoamonyum fosfat (yüzde 12N, yüzde 27 P), 36 g potasyum nitrat(yüzde 13N, yüzde 38K) ve 0,02 g amonyum molibdat (yüzde 54 Mo) dur. Bu derişik çözeltiden 10 ml alınıp, 1 litre suya katıldığında seyreltik çözelti ppm olarak 264 N, 46 P, 135 K ve 0,1 ppm Mo verir.

Hartley (1992)’ye göre; sulu gübrede her sulamada N seviyesi 250-300 ppm olmalıdır. Gübre kaynağı 20-10-20 veya 15-5-25 (N-P2O5-K20) olup, iz elementleri de içerir. Başlangıçta verilecek sulu gübre seviyesi, yetiştirme sonundakinden daha fazladır. Genelde Atatürk çiçeği yetiştiriciliğinin en kritik sureci yetiştiriciliğin ilk ayıdır. Bitkilerde iyi bir gelişmenin başlaması için N seviyesinin 400 ppm’e çıkarılması gerekir. Ekim ayı ve kasım başında, bitkiler, gelişmesinin büyük bir bölümünü sağlarken, her sulamada besin seviyesi 250-300 ppm N olmalıdır. Bitkileri güçlendirmek ve satış sonu kalitesini muhafaza etmek için, gübre seviyeleri düşürülür veya brakteler oluştuktan sonra gübreleme tamamen kesilir. Brakteler oluştuktan sonra, Atatürk çiçeği çok düşük miktarda besin ister, eğer yüksek miktarda gübreleme sürdürülürse bitkilerde pişkinleşme gerçekleşmez ve brakte kenar yanıklığı oluşur.

Dole ve Wilkins (1999), üstten sulanan bitkiler için 225-300 ppm N, alttan sulananlar için ise 100-225 ppm N verecek kompoze 20-10-20 (N, P2O5, K20)’yu her sulamada önermişlerdir. Koyu yeşil yapraklı çeşitlere, acık yeşil yapraklılardan yüzde 25 daha düşük ppm element seviyeleri kullanılmalıdır. Ca güçlü gövde oluşturur, yaprak ve brakte kenar yanıklığını önler. Kok ortamında yeterli Ca olmalı ve pH’ı 5,5 ya da daha yüksekte tutulmalıdır. Yaprak gübresi 200- 400 ppm Ca verecek miktarda kalsiyum klorürden hazırlanıp, yayıcı yapıştırıcı katılarak, haftalık olarak çiçek tozları görülünceye dek püskürtülür. Yaprak gübresi olarak, kalsiyum nitrat gübresinin kullanımı, sadece anaç bitkiler için yapılmalıdır, çünkü kalsiyum nitratın braktelere toksik etkisi kalsiyum klorürden daha fazladır.

Hamrick (2003), koklu çelik dikimi Eylül başında olan ve dikimden iki hafta sonra uç alma yapılan, ekim başında doğal kısa güne giren ve aralık başında satışa gelen bitki için sulu gübre programına üç safhaya bölmüştür:

Safha 1 (dikimden 1 Ekim’e kadar): 20-10-20 (N, P2O5, K20) kompoze gübresinden her sulamada 250 ppm N uygulanır. Kok ortamı pH’ı 5,8-6,2 ve satürasyona göre EC’si 1,0-1,5 mS/cm olmalıdır.

Safha 2 (1 Ekim’den brakte renklenmesine dek): Her sulamada 250 ppm N uygulaması sürdürülür. Fakat 20-10-20 gübresi ve kalsiyum nitrat gübresi dönüşümlü olarak 250 ppm N’u verecek şekilde kullanılır. Kok ortamı pH’ı 5,8-6,2 ve satürasyona göre EC’si 1,0-1,5 mS/cm’de tutulur.

Safha 3 (Brakte renklenmesinden satışa dek): 14-0-14 (N, P2O5, K20) gübresinden 150-200 ppm N ve 150-200 ppm K20 verilecek şekilde besin seviyesi düşürülür. Gubreleme haftada bir yapılır. Urun sonunda besin seviyesi azaltılmazsa brakte kenar yanıklığı artar. Kok ortamı pH’ı 5,8-6,2 ve satürasyona göre EC’si 1,0-1,5 mS/cm olarak sürdürülür.

Yetiştirme sırasında amonyum azotu ve nitrat azotu seviyeleri değiştirilerek de büyüme etkilenebilir. Dikimden hemen sonra azotun yüzde 30-35’i amonyum azotu olmalıdır. Bu dallanmayı, yaprak büyümesini ve brakte renklenmesini arttırır. İlk brakte rengi görülünce amonyum azotu yüzde 15’e düşürülüp, nitrat azotu artırılarak bitkinin pişkinleşmesi, üst yaprakların ebatlarının azaltılması, kok gelişmesinin artırılması ve satış sonu yaşam suresinin iyileştirilmesi sağlanır.

Bölümümüzde üretilip, kullanılan sulu gübre seyreltik çözeltide ppm olarak, 350 N, 100 P2O5 ve 400 K20 içermektedir. Kullanılan gübreler amonyum nitrat(yüzde 33N), monoamonyum fosfat (yüzde 12N, yüzde 27 P), potasyum nitrat (yüzde 13N, yüzde 38K)’dur. Dikimden iki hafta sonra kök gelişimi tamamlanınca, her sulamada uygulanır. Brakte renklenmesinden satışa dek olan surede ise, ppm olarak; 175 N, 50 P2O5 ve 200 K20’ya düşürülerek haftada bir verilir. Sulu gübredeki azotun yüzde 30’u amonyum azotu , yüzde 70’i nitrat azotudur.

Atatürk çiçekleri büyüme sırasında değişik oranlarda besin alır. Dikimden hemen sonra kökler saksı kenarına ulaşmadan önce besin alımı çok azdır. Bitkilerde uç alma yapılması besin alımını durdurur. Bitkiler vejetatif safhadan generatif safhaya geçince (kısa günlerin başlaması veya doğal şartlarda 25 Eylül- 5 Ekim arası) besin alımı tekrar azalır. Ayrıca, ilk geçiş braktesinin görülmesinden çiçek tozu dökülmesine kadar olan sure sırasında da, besin alımı, gittikçe azalan bir durum gösterir. Atatürk çiçeklerinin Mo gereksinimi yüksek olup, her sulamada 0,1 ppm Mo verilmelidir (Hamrick, 2003).

Mini Atatürk çiçeği yetiştiriciliğinde torf temel gübre içeriyorsa, dikimden sonra, sulu gübre uygulaması gerekmez. Eşmen (2019) tarafından bölümümüzde yapılan yüksek lisans tezinde, Klassmann potground-H sphagnum torfu kullanılmış olup, EC’si 0,72 mS/cm (1:2 süspansiyon yöntemine göre), pH’ı 5,5-6,5; içerdiği gübre 14-10-18 (N, P2O5, K20)1,5 kg/m3 olup, mg/L olarak 210 N, 150 P2O5 ve 270 K20 verir. Bu temel gübre araştırmada kullanılan mini Atatürk çiçeği yetiştiriciliğinde yeterli olmaktadır.

Araştırmada koksuz çelikler 17.10.2018’de perlite dikilmiş, koklu çelikler saksılardaki torfa 21.11.2018’da dikilmiş, 18.12.2018’da bitkilere beş farklı gübre uygulamasına başlanmış, çiçeklenme 06.02.2019’da başlayıp, 14.03.2019’da bitmiştir.

Denemede perlit kontrol için hidroponik çözelti: ppm olarak 140 N, 41 P, 272K, 125 Ca, 25 Mg, 57 S, 3 Fe, 0.7 Mn, 0.4 B, 0.2 Cu, 0.2 Zn ve 0.05 Mo kullanılmıştır. Perlit saksı kültürü için altlıklar bir havuz olarak kullanılmış, bu altlık daha büyük bir altlık içine konup, yüzde 10-20 drenaj çözeltisi ikinci altlıkla toplanarak atılmıştır. Havuzdaki çözelti bitince saksı üstünden sulama kabıyla hidroponik çözeltisi uygulanmıştır. Torf ve yüzde 75 torf yüzde 25 perlit ortamları ise beş farklı su ve gübre uygulamasıyla faktöriyel olarak düzenlenmiştir.

Torf ortamlarında su ve gübre uygulamaları:

1. Sadece su

2. Bölüm çözeltisi ppm olarak 350 N, 100 P2O5, 400 K2O her sulamada verilmiştir.

3. Hidroponik çözelti(Her sulamada verilmiştir.

4. 264 N, 46 P2O5, 135 K2O + 0.1ppm Mo (Ecke ve ark, 1999) Her sulamada verilmiştir.

5. Osmocote (yavaş etkili granül gübre) 15-9-12-2+TE (N, P2O5, K2O, Mg) den 3,3g/L üst gübreleme olarak verilip, torfa karıştırılmış ve tek uygulama yapılmıştır.

Deneme sonuçlarına göre, hidroponik çözeltiyle yetiştirilen perlit kontrol ortamı çiçek sayısı ve kok ağırlığında, en iyi sonucu vermiştir. Koklu ve koksuz bitki ağırlığında, perlit kontrol en yüksek ağırlığı vermiş fakat torf +sadece su ile aynı grupta yer almıştır. Brakte sayısı yönünden ise yüzde 75 torf +yüzde25 süper iri perlit+osmocote kombinasyonu birinci, perlit kontrol ise ikinci gruptadır. Buna göre mini Atatürk çiçeği yetiştiriciliğinde, bitkilerin, perlit ortamında hidroponik çözeltiyle yetiştirilmesi, en iyi sonucu verecektir. Torf ortamlarında ise, torfa temel gübre katılmışsa, satışa kadar sadece su verilmesi, bitki gelişmesi için yeterli olacaktır. Brakte sayısı yönünden ise torf için, yüzde 75 torf +yüzde 25 süper iri perlit+osmocote kombinasyonu önerilebilir. Torfa temel gübre katılmamışsa, mini Atatürk çiçeği için de normal sulu gübre uygulaması yapılmalıdır.

Prof. Dr. Servet Varış

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü

Araş. Gör. Fatma Seren Sağır

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü  

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz