Sokak ağaçları, halka açık yol kenarında sıralar veya gruplar halinde dikilen ağaçlardır. Bu ağaçlar hem kentsel hem de kırsal alanlarda yolların ayrılmaz bir parçasıdır. Sokak ağaçları; bulundukları ortamdaki mikro iklim koşullarını iyileştirerek, başta gölge olmak üzere, eğlence ve estetik vb. değer sağlayarak hem kentte ve hem de kent halkına önemli faydalar sağlar.

Kentsel yeşil dokunun temel bileşeni olan sokak ağaçlarının büyük faydaları için sağlıklı ve canlı olmaları gerekir. Ancak; giderek büyüyen şehirlerde değişen mikro iklim koşulları; aşırı ısı, sınırlı su varlığı, mekanik hasar, vandalizm, yerel rüzgâr esintileri, değişen yeraltı suyu seviyesi, azalmış toprak besin içeriği, tuz kontaminasyonu, toprak sıkışması, strüktürü zayıf toprak, sınırlı toprak hacmi, toprak ve hava kirliliğinden kaynaklanan streslerden dolayı canlılığını sürdürmesi gittikçe zorlaşmaktadır. Bu yüzden sokak ağaçlarının sağlıklı büyümeleri için bu çevresel stres koşularına karşı yeterince dirençli olması gerekir.

Çevresel bir faktöre tolerans, o faktörün dayattığı stres karşısında zindeliği sürdürme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca tolerans, geri dönüşü olmayan hasarlara maruz kalmadan streslere dayanma yeteneği olarak da ifade edilmektedir. Toleransın aksi olan strese duyarlılık, stres altında zindeliği koruyamama ve ardından geri dönüşü olmayan hasarların ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Bir ağaç, belirli bir dereceye kadar değişken çevresiyle baş edebiliyorsa o çevresel koşullara tahammülü, uzun bir süre boyunca çevresel koşullarda daha büyük değişikliklerle de başa çıkabiliyorsa, örneğin; hava sıcaklığında uzun vadeli bir artış gibi o çevresel koşullara dayanıklı olarak tanımlanır. Bu iki özellik birlikte tür veya çeşidin adaptasyon kabiliyetini oluşturur.

Küresel ısınmanın bir sonucu olarak iklim değişikliğinin etkileri artık göz ardı edilemez. Bu nedenle, yaşamımızın hemen hemen her alanında beklenen adaptasyon zorunluluğu sokak ağaçları için de geçerlidir. Küresel iklim değişliğine adaptasyon, “gerçek veya beklenen iklim değişikliğine ve etkilerine uyum süreci” olarak tanımlanmaktadır. Bitkilerin iklim direnci “sıcaklık, aşırı kuraklık, toprağın su basması, radyasyon vb. gibi hava koşullarından kaynaklanan olağanüstü streslere karşı direnci” olarak tanımlanmaktadır. İklimden kaynaklanan streslerin uyum sürecinde insan müdahalesi zaman zaman kolaylaştırıcı rol oynayabilir.

Kırsal çevre ile karşılaştırıldığında, kentsel alanlarda iklim, kentsel ısı adası etkisi olarak bilinen daha yüksek ortam hava sıcaklıkları, daha düşük bağıl nem, azaltılmış veya artırılmış rüzgâr hızı ve ayrıca artan hava kirliliği ile karakterize edilir. Kentsel ısı adası (KIA), gelen güneş radyasyonu yapı malzemesi tarafından emilip, uzun dalga radyasyonu şeklinde salınması ve antropojenik ısı emisyonları ile birlikte sıcaklık gradyanının artmasıdır. Bu sıcaklık farkı en çok gece saatlerinde belirgindir. Örneğin, sıcak hava dalgalanmaları sırasında şehrin özellikle yoğun bölgelerinde ortalama olarak 1 °C ile 4 °C arasında artarken bu durum zaman zaman 9 °C'ye kadar çıktığı gözlenmiştir.

Sokak ağaçlarında küresel iklim değişikliği nedeniyle yüzleşeceği en belirgin şekilde görüleceği stres faktörleri; sıcaklık ve kuraklıktır. Kentsel alanlardaki kuraklık stresi; tipik olarak, artan yüzey akışı ve/veya daha düşük yeraltı suyu seviyesi nedeniyle sınırlı su mevcudiyetinden kaynaklanırken, ısı stresi; kentsel ısı adası etkisi, binalardan ve taşıtlardan yayılan aşırı ısının geri dönüşü nedeniyle oluşur.

İklim değişikliği nedeniyle hava sıcaklığındaki artış, buharlaşma talebini artırırken toprak ve su dengesi bozulmaktadır. İklim değişikliğinin kentlerde yoğun ve uzun süreli yaz kuraklıkları gibi daha iklimsel aşırılıklara doğru bir eğilim şimdiden gözlemlenebilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, kentlerdeki küresel sokak ağaçlarının ölümünü iklim değişikliğiyle, özellikle de kuraklıkla ilişkilendirmektedir. Daha yüksek stres seviyelerinin ağaç canlılığını azalttığına, hatta ciddi durumlarda ölümlere yol açabileceği ve gelecekteki iklim değişikliği altında zararlılara ve hastalıklara karşı direnci azalttığına inanılmaktadır. Yine de, iklim değişikliğinin sokak ağaç türleri üzerindeki kesin etkisine ilişkin belirsizlik devam etmektedir.

İklim değişikliğinin, sıcaklık ve yağıştaki değişikliklerden dolayı doğrudan ve dolaylı olarak sokak ağaçlarının sağlığına iki ana başlıkta etkileyeceği tahmin edilmektedir.

Sokak Ağaçlarında Sıcaklık Stresi

Sıcaklık stresi, bitkilerin metabolizmasını ve canlılığını etkiler. Bitkilerde yüksek sıcaklık doğrudan güneş radyasyonundan veya çevredeki havanın yüksek sıcaklığı nedeniyle oluşmaktadır. Çok fazla içeri akan ısı enerjisi yeterince hızlı serbest bırakılamazsa, bitkilerin aşırı ısınmasına neden olur.

Tolere edilen eşiğin üzerindeki sıcaklıklarda; bitki hücrelerinin membran bütünlüğü kaybolması ve enzimlerin moleküler yapısının bozulup, yapılarında bir boyut küçülmesi ve bunun sonucunda enzim fonksiyonunun kaybını ve doku nekrozyonlarının oluşmasına neden olmaktadır.

Kentsel alanlardaki özellikle asfalt ve beton gibi sızdırmaz yüzeylere sahip sokaklarda yaz aylarında sıcaklık 60-70 °C'ye kadar ulaştığı bilinmektedir. Bu durum sokak ağaçlarının maruz kaldıkları ısı stresini de artırmaktadır. Ilıman bölgelerdeki olgun bir sokak ağacın tacı ve yaprakları yüzey sıcaklıklarından çalı ve otsu bitki örtüsüne göre daha az etkilenmektedir. Ilıman bölgelerdeki genellikle yaprak döken ağaçlar vejetatif dönemde yaklaşık 50 °C'de zarar görürken, gölgeli yerlere adapte olan ağaçlar 40 °C'de zarar görmektedir.

Bitkinin; yaprak şekli, yetiştiği ortamın güneşli veya gölge olması, ağacın yaşı, vejetasyon dönemi, ağacın ısıya maruz kalması nedeni ve süresi gibi faktörler sıcaklık stresine dayanımı etkilemektedir.

Sıcaklık stresiyle aynı anda kuraklık stresi meydana geldiğinde aşırı ısınmadan dolayı su kaybını önlemek için bitkiler stomalarını kapamaktadır. Bu durumda terleme azalır fakat yaprağın yeterli oranda soğuması sağlanamaz.

 

Sokak Ağaçlarında Kuraklık Stresi

Kuraklık en yıkıcı çevresel stres faktördür. Bütün iklim değişikliği senaryolarında kuraklığın şiddetinin ve sıklığının artacağı öngörülmektedir. Bitkiler için kuraklık, en az arka arkaya beş günlük yağışsız geçen dönemde başlar. Buna göre günlük yağışın 1.0 mm'nin altında olan her güne kuru gün denir. Kuraklık stresinde, sadece yağış eksikliği değil, aynı zamanda toprak nem içeriğinin eksikliği de dikkate alır. Bu yüzden kuraklığın etkisi; kuraklığın etkilediği tür ve çeşit kadar ağacın dikildiği toprak koşulları açısından da önemlidir.

Kuraklık stresi, genellikle yüksek buharlaşma taleplerine ve düşük toprak suyu mevcudiyetine neden olan yüksek güneş radyasyonu ve düşük hava neminin bir sonucudur. Yüksek sıcaklıklarda, havanın nem tutma kapasitesi artar, bu da buharlaşmayı artırır ve bu da yine kuraklık koşullarının oluşumunu teşvik eder. Bu nedenle, ısı dalgaları aynı zamanda kuraklık koşullarının oluşumuna da katkıda bulunur ve durumu ciddi şekilde kötüleştirebilir. Kuraklık, özellikle su mevcudiyetinin azaldığı kentsel alanlarda sokak ağaçlar için en sık görülen stres etkenlerinden biridir. Kuraklık stresi bir ağaca büyümeyi kısıtlayarak veya dolaylı yollardan ağaçları patojenlere yatkın hale getirerek zarar verebilir.

Kuraklığa tepki tür ve çeşide bağlı olarak değişmektedir. Kuraklığın ilk döneminde, toprak kururken toprak su potansiyeli azalır. Bu durumda, su taşınımını sağlamak için, ağaç içindeki su potansiyellerinin, kökten tepeye kadar eğimi sürdürecek ve su alımını sağlayacak şekilde ayarlama olur. Ancak, türe göre değişen ksilem su potansiyeli eşiğin altına düşerse, su taşınmasını bozan emboliler meydana gelebilir.

Kuraklık döneminde stomaların kapanması su kaybını azaltır. Böylece CO2 alımı sınırlı hale gelir, bu nedenle bitkinin fotosentez hızı düşer ve sonuçta bitkide karbon açlığı oluşur. Stomaların kapanması, evaporatif soğutmanın olmaması ısı stresini tetikler böylece bitkinin stresi şiddetlenir. Aynı zamanda, yeterince karbonhidrat üretemeyen ağaçlar zayıflamaya ve patojenlerden gelecek saldırılara yatkın ve savunmasız halede gelir.

Sokak Ağaçları için Türkiye’de İklim ve İklim Değişikliği

Kentleşme, doğal ekosistemler ve kentsel yeşil alanlar üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Kentlerdeki doğal yeşil alanlar ve bitki örtüsü ile kaplı yüzeylerin yerine geçen yüksek yoğunluklu binaların kentin enerji dengesini sokak ağaçlarının aleyhine değiştirmektedir. Küresel iklim değişikliği ve antropojenik emisyonların ülkemizin sokak ağaçlarını nasıl etkileyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.

Bugün, ülkemizdeki nüfusun dörtte üçü kentsel alanlarda yaşadığı, şehirlerin nüfusunun giderek arttığı, ekonominin merkezlerine ev sahipliği yaptığını ve kentsel alanlarda daha sert iklimsel etkilerle karşı karşıya kalınacağı düşündüğümüzde özellikle sokak ağaçlarında uyum daha özel bir önem kazanmaktadır. Ülkemizde, gelecek için bu uyumu zorlayacak iklim değişikliği etkileri artık göz ardı edilemez.

Bu çerçevede, ülke için beklenen değişikliklere ilişkin genel ifadeler dikkate alındığında Anadolu’da genel olarak; Akdeniz, Karadeniz, Karasal ve Geçiş iklimlerini bulunmaktadır. Bu büyük ölçekli iklimler yanında iklimlerin etkisini değiştiren topografyada büyük farklılıklar bulunmaktadır. Anadolu, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız coğrafyalardan biri olmakla birlikte ülkede, öngörülen iklim değişikliklerinin bölgesel ve mevsimsel olarak çeşitlilik göstereceği bilinmektedir.

Tüm kentlerde, artan sıcaklıklar ve şiddetli yağışlar yanında daha sık görülecek fırtınalar, daha kısa ve daha sıcak kışlara kadar çeşitli stres faktörlerinin etkileri görülecektir. Bu stres faktörlerinin her biri sokak ağaçlarını daha savunmasız hale getirecektir.

Bu temel sorunların yanında kentlerde gittikçe artan 'ısı adası' etkisinden kaynaklanan artan yaz sıcaklıkları ile birlikte artan toprak ve atmosferik kirlilik seviyeleri, ağaçları artan ölçüde stres altına sokmaktadır. Son yıllarda gündemde olan küresel ısınma sokak ağaçları için de ciddi bir tehlike olarak ön plana çıkmaktadır.

Sonuç

Bu yüzden, kentlerimizi sokaklarına alışıla gelen aynı tür veya çeşitleri dikersek, dikilecek ağaçlar; hastalık, kuraklık ve fırtınalara karşı duyarlı olabileceğinden, önümüzdeki 15 yıl içinde daha düşük bir hayatta kalma oranına sahip olunacaktır. Değişen sıcaklıklara veya daha yağışlı veya daha kuru koşullara uyum sağlayacak ağaçların dikilmesi, iklimimiz değiştikçe sokak ağaçlarını dayanıklılığını artırmaya yardımcı olacaktır.

Kentsel bitki örtüsünün bir parçası olan sokak ağaçları ile birlikte kentsel yeşil alanların kentsel mikro iklim yoluyla kentlerin aşırı ısınmasını ve hava kirliliğini azaltarak iyileştirebileceği yaygın olarak kabul edilmektedir. Sokak ağaçları; bitki terlemesi, buharlaşma, yüzeylerin gölgelenmesi ve radyasyonun yansıması gibi çeşitli yollarla kent sokaklarının soğumasına katkı sağlarlar. Olgun ağaçlar, diğer bitkilerden daha geç kurudukları için daha uzun bir süre boyunca bir soğutma etkisi sağlamaktadırlar. Bu nedenle kentsel yeşil alanlarda iklim değişikliğine uyumda dikkatli tür ve çeşit seçimi, entegre kentsel planlama ve yeterli yönetim uygulamaları daha fazla önem kazanmaktadır.

Tüm iklim öngörüleri gelecekteki olası gelişmelerin belirli bant genişliklerinde öngörüldüğüden, bugün gelecekteki iklim hakkında kesin tahminler vermek imkânsızdır. Bu nedenle, değişen veya stresli koşullara uyumda fizyolojik uyum yanında fenotipik plastisite yetenekleri yüksek tür ve çeşitler dikkate alınmalıdır. Fakat son zamanlarda kentlerimizin sokaklarına, yaygın olarak geniş yapraklı ağaçların kaldırılıp, daha küçük, bazen daha kısa ömürlü ve daha az sorun teşkil ettiğine inanılan, ancak kısa veya uzun vadede hiçbir şekilde kıyaslanabilir değeri olmayan türlerin dikildiği gözlenmektedir.

Oysa küresel iklim değişikliğine yardımcı olmak için sokak ağaçları doğru tür ve çeşitlerin dikilmesi önemlidir Bu yüzden daha stratejik düşünmek gereklidir. Bu amaçla, kuraklığa dayanıklı meşe, kayın ve akçaağaç gibi geniş yapraklı türleri seçmek gerekir. Çünkü bu türler daha fazla fotosentez üreten daha geniş bir yaprak yüzey alanına sahip oldukları için ibreli türlere göre daha fazla ısı emerler.

Günümüz şehirlerinde iklim değişikliğine uyum için alınması gereken diğer teknik ve teknik olmayan önlemler yanında sokak ağaçlarının kentsel yeşil doku içindeki konumlarını güçlendirilmesi gerekmektedir.  Kentlerde sağlıklı bir planlama ile sokak ağaçları, yüksek yaz hava sıcaklıklarını azaltıcı etkiye sahip olabilir ve böylece kentsel ısı adası etkisinin hafifletilmesine yardımcı olurlar. Ayrıca, sokaklardaki sıcaklıklarda meydana gelen düşüş aynı anda sokak üzerindeki bir binanın soğutma için enerji talebini azaltır ve bu da klimanın elektrik kullanımı için emisyonları azaltır. Böylece sokak ağaçları hem direk hem de dolaylı yoldan küresel ısınmaya karşı mücadele sürecinde önemli rol oynayabilir.

İklim değişikliği, gezegenin karşı karşıya olduğu en acil; çevresel, sosyal ve ekonomik bir sorundur. İklim değişikliğinin sonuçları; küresel, uzun vadeli ve bazı durumlarda geri döndürülemez durumdadır. Yerel yönetimler sokak ağaçlarının yönetiminde mevcut ve gelecekteki zorlukların farkında olarak ve gelecekteki koşullarla başa çıkabilmek için planlama yapması gerekir.

Kaynaklar

Aroca, R., (ed.) 2012. Plant Responses to Drought Stress. From Morphological to Molecular Features, Heidelberg, New York, Dordrecht, London: Springer. 466 pages.

Bassuk, N., Curtis, D.F., Marranca, B.Z., Neal, B., (2009): Recommended urban trees: Site assessment and tree selection for stress tolerance, Ithaca, New York. 122 pages.

Berland, A., 2012. Long-term urbanization effects on tree canopy cover along an urban rural gradient. Urban Ecosystems, 15 (3), pp. 721–738.

Bowler, D.E., Buyung-Ali, L., Knight, T.M., Pullin, A.S., 2010. Urban greening to cool towns and cities: A systematic review of the empirical evidence. Landscape and Urban Planning, 97 (3), pp. 147–155.

Britt, C., Johnston, M., 2008. Trees in Town II: A new survey of urban trees in England and their condition and management. Research for Amenity Trees Series No. 9 London: Department for Communities and Local Government.

Brune, M., 2016. Urban trees under climate change. Potential impacts of dry spells and heat waves in three German regions in the 2050s. Report 24. Climate Service Center Germany, Hamburg.

Dandy, N., 2010. The social and cultural values, and governance, of street trees, Forest Research’s Social and Economic Research Group

Öztürk, M.Z., Çetinkaya, G., Aydın, S., 2017. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Türkiye’nin iklim tipleri. Cografya Dergisi, 35, 17-27.

Türkeş, M., 2018. Küresel ve bölgesel iklim değişikliklerinin Anadolu coğrafyasına etkileri, Bilim ve Ütopya, Sayı: 292, 37-44

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz