Suyun insan yaşamının her alanında, tarımsal üretimde, ekonomik ve sosyal kalkınmada önemi yadsınamaz. Dahası, doğal sistemler, yaban hayatı ve çevresel direnç için su gereklidir. Su, sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştirilmektedir. Suyun sürdürülebilirliği için, su kaynakları ve dağıtımından, su kullanımına ve atık su deşarjına kadar, bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç durmaktadır. Kentsel alanlarda sürdürülebilir kalkınma, suyun kolay erişilebilir, adil ve güvenilir söz konusudur. Bununla birlikte, daha büyük ölçekte, su kaynakları, sürdürülebilirliğin ana faktörleri olarak sosyal, ekolojik, ekonomik ve fiziksel boyutların çeşitli yönleriyle ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle, su kaynaklarının planlanması ve yönetimi, özellikle gelişmekte olan bir ülkede önemli bir zorluk yaratmıştır. Burada, bir su kaynağı planlama yaklaşımında, su kaynağı sürdürülebilirliği için dikkate alınması gereken temel boyutları açıklanmaya çalışılmaktadır.

Artan şehirler ve nüfusla birlikte, su kaynakların yıpranmasına sebep olmuş ve dünyanın çoğu bölgesinde su kıtlığı yaşanmaya başladı. Bugün, dünya nüfusunun üçte biri su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve istatistiklere göre, 2025 yılına kadar, dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlasında su kıtlığı yükselecek (Hoekstra ve diğerleri, 2012). Tarihteki dünya liderlerinin en büyük toplantısı olan Milenyum Zirvesi'ndeki (Eylül 2000) Binyıl Kalkınma Hedeflerinin çoğu, doğrudan veya dolaylı olarak su sorunlarıyla bağlantı olmaktadır. Su sürdürülebilirliği, küçük ölçekte olan su sorunları (kentsel alanlarda su kullanımı ve su temini) ve su kaynakları, havzalar gibi daha büyük ölçeklerde, su kaynakları sorunları ile ilgilenmektedir.

Coğrafi, hidrolojik ve ekolojik durumları ve peyzaj nitelikleri gibi her su kaynağının çeşitli özellikleri ile ilgili olarak, su kaynaklarının her yönetim planı mekânsal ve spesifik olmalıdır. Mevcut ekolojik sorunları ele almalı, ekonomik kaynakları sürdürmeli veya iyileştirmeli, sosyal gereksinimlere cevap vermeli ve alanda yapılı çevrenin özelliklerine göre ayarlamalıdırlar. Ancak tüm su kaynakları planlama yaklaşımında dikkate alınması gereken ortak dört ana faktör vardır. Planlama ve yönetim süreci sırasında ekoloji, toplum, ekonomi ve yapılı çevrenin dört ana faktörünün değerlendirilmesi bir gerek sayılmaktadır.

Ekolojik Faktör

Su kaynağı, biyolojik topluluklarda yaşayan, birbirleriyle ve kimyasal ve fiziksel çevreleriyle etkileşime giren hayvanları, bitkileri ve mikroorganizmaları içeren bir ekosistemdir. Su kaynakları ekolojik olarak sağlıklı olmalı ve ekosistem fonksiyonlarını sürdürülebilir bir şekilde yerine getirmelidir. Günümüz su kaynaklarının çoğu, su havzasında değişen arazi kullanımları, tarımsal gübre kullanımından dolayı suyu kirletmeleri ve nehirlerin hidrolojik döngüsüne müdahale nedeniyle, insan tarafından, çeşitli tehditler altındadır.

Ekolojik sürdürülebilirlik için nehir sistemlerinin doğal ağ bağlantıları korunmalı, akarsuların minimum su akışı sürdürülmelidir; nehir kıyılarının ve nehir yataklarının erozyonu önlenmelidir; ve su kaynaklarındaki organik ve kimyasal yükler kontrol edilmeli ve izlenmelidir. Su sistemlerinin kendisine rağmen, kara, hava, jeoloji, ekosistem, mineraller, enerji, kum, ormanlar, yaban hayatı, balıklar gibi diğer kaynaklar su bölgesinde bilinmeli ve korunmalıdır. Doğal çevredeki ekolojik entegrasyonu korumak ve tüm bu kaynakları uzun süre kullanmak için su bölgesi üzerindeki insani gelişme etkileri analiz edilmelidir. Ayrıca, iklim değişikliği su sistemlerini, su miktarını ve kalite kontrolünü etkilemekten dolayı ve biyolojik çeşitlilik ve habitatın korunması su kaynakları yönetimi planlarında ele alınmalıdır.

 

Toplumsal Faktör

Su kaynaklarının planlanmasında bilinen bir birim olan su havzası, insanların tüm faaliyetleriyle kaplandığı büyük hektarlık arazileri kapsamaktadır. Su kaynakları sürdürülebilirlik hedeflerinden biri de bireylerin yaşadıkları ve çalıştıkları yerlerden neye ihtiyaç duyduklarını anlayarak sağlıklı topluluklar ve refah yaratmaktır. Sosyal konular, planlama ve yönetim yoluyla sürdürülebilir su kaynaklarının önemli yönleridir.

Sosyal olarak sürdürülebilir toplumlar çeşitli, eşitlikçi ve demokratiktir ve bu da iyi bir yaşam kalitesini destekler. Sosyal olarak su sürdürülebilirliği, tüm insanların yeterli miktarda ve kalitede suya erişme hakkı ile ilgilidir. Kullanıcıların memnuniyeti, ihtiyaçları, değer tercihleri ​​ve beklentileri, tutumları ve su hizmetlerinin halk tarafından kabulü (Marques ve diğerleri, 2015) yeterli yiyecek ve su, sanitasyon, halkın katılımının yanı sıra yönetim planları hakkında farkındalık, su havza planlarda dikkate alınmalıdır (Shen ve diğerleri, 2011). İnsanların tavır ve tutumlarının analizleri, su kullanım modelini sürdürülebilir bir su tasarrufu ve temini için doğru bir yol çizilmesini sağlayacaktır. Sosyal değerlerin ve hakların göz ardı edilmesi, özellikle uygulama aşamasında planın başarısız olmasına yol açacaktır.

Ekonomik Faktör

Su kaynakları; yerleşim alanları, tarım alanları, ormanlar, yollar vb. dahil olmak üzere devasa hektarlık alanı kaplamaktadır. Ekonomik sürdürülebilirlik, uzun vadeli sürdürülebilir değerleri üretmek için su bölgesinde hem insan hem de doğal kaynakları tutmak anlamına gelir. Su havzalarındaki doğal kaynaklar, hayvancılık, balıkçılık, tarım, turizm vb. İçin potansiyeller sağlayarak bölgede yaşayan insanlar için ekonomik değerlere sahiptir. Çevre koruma hedeflerini takip ederken, su bölgelerindeki mevcut ekonomik faaliyetlerin sınırlandırılması, insanların geçim kaynakları için başka fırsatlar yaratılması gerekmektedir. Planın insanların ekonomik yaşamı üzerindeki etkileri dikkate alınmadan, önerilen yönetim planı sürdürülebilirlik ilkeleri açısından başarısız olacaktır. Su kaynağı planları, kaynakların optimum kullanımı, su geri dönüşümü ve atık geri kazanımı, organik tarım, tarımsal kalkınma, su ve ekosistem hizmetleri için ödeme, hidrolik enerji üretimi yoluyla ekonomik gelişme için yeni fırsatlar sunabilir (Xing ve diğerleri, 2018; Shen ve diğerleri, 2011).

 

Yapılı çevre Faktörü

Su ve toprak arasında güçlü bir ilişki olması nedeniyle, arazi kullanım planlarının su kaynaklarının yönetim planıyla entegrasyonunu vurgulamalıdır. Su bölgesindeki yapılı çevre, binalar, bina alanlarına hizmet etmek için yaşam alanı, su altyapıları, ulaşım ve diğer hizmet sistemlerini içerir.

Sürdürülebilir bir yapılı çevre, ulaşım, altyapı, toplu taşıma, konut ve enerji tesislerini, barınma, istihdam, eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirmenin yanı sıra hava ve su kalitesini sürdürmeyi amaçlamaktadır. Su kaynaklarında, su dağıtım sistemleri, sulama sistemleri, atık su arıtma, besin geri dönüşümü ve su depolamayla ilgili altyapılar yeterli ve güvenilir olmalıdır (Brattebø, 2012).

Su bölgelerinde insan yapımı ve ulaşımından kaynaklanan çeşitli çevre sorunları bulunmaktadır. İnsan yapısının belirgin etkilerinden biri, betonlu yüzeyler yaparak toprağa su sızmasını önlemek su kaynakların kirlenmesine neden olmaktır. Kırsal toplulukların çoğunda kanalizasyon arıtma yönetim sistemlerinin olmaması nehir kirliliğine neden olmuş ve içme suyu kalitesini düşürmüştür (Kosolapova vd., 2017). Su bölgelerinin arazi kullanım planları, karma kullanımlı yerleşim, yüksek bina yoğunluğu, habitat koruması, nehir kenarındaki peyzajdaki inşaat kısıtlamaları, kalkınmanın çevresel etki değerlendirmesi, ve su tasarruflu cihazlarla su tüketiminin azaltılması gibi bazı stratejiler yoluyla suyun sürdürülebilirliğine katkıda bulunabilir. Yeni altyapı teknolojileri sayesinde, yağmur suyu su depolarında toplanabilir veya peyzaj sulaması için kullanılabilir (Gregory ve Hall, 2011; Ma ve diğerleri, 2015).

Tartışılan maddelere ek olarak, havza planlamasının en başarılı uygulanan projelerinde bazı önemli yönetim faktörleri ele alınmaktadır. Bu faktörler arasında 3 önemli konu bulunmaktadır;

Kurumsal yapı ve politika: su kaynaklarının korunması konusu; kanunlar, politikalar ve reformlarla sıkı bir şekilde desteklenmelidir. Başarılı su kaynakları yönetimi ve planlaması projeleri her zaman ülkenin baskın kanunlarındaki kritik bir değişiklikle ilişkilendirilir. Siyasi reformlar yoluyla, su kaynaklarının planlanması ve korunması için gereklilikler daha fazla öncelik kazanacak ve ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde çeşitli sektörler tarafından takip edilecektir. Kanada'daki yeni projelerde (Don nehri su havzası planı ve Collingwood Limanı iyileştirici eylem planı), su yönetimi planları yasa gereği temel ve güçlü kalkınma planlarına bağlandığında, su havza planların uygulanmasının garanti edildiğini göstermiştir (Krantzberg, 2003; TRC , 2009).

Katılım: Halkın ve kullanıcılar ve paydaşlarının katılımı su havza planları prosesinde, AB su çerçeve direktifinde de vurgulanan önemli bir faktördür. Plan kararlarından etkilenen kişilerin katılımı, planlama sürecinin ilk adımlarından itibaren gereklidir. Süreçteki halkın farkındalıkları ve katılımları, su kaynaklarının temel sorunlarının çözülmesine ve sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulanmasına yol açacaktır.

Yönetim teknikleri ve stratejileri: Kamu ve devlet kurumları, yönetim sektörlerindeki her su kaynağı için belirli öncelikleri su kaynaklarının durumuna göre tasarlamalıdır. Kurumsal koordinasyon için stratejiler, halkın katılımı; bilgi ve belgelere erişim; politikaların açıklığı; şehir planlaması ile uyumlu stratejiler (Marques ve diğerleri, 2015); ve ekolojik sınırlar, yönetim yoluyla belirlenir. Aynı zamanda içme su ve toprak koruması, pestisit ve atık yönetimi, nokta ve nokta olmayan kaynak kirliliği kontrolü, sulak alanların korunması, su temini ve hava kirliliği etkilerini, yönetim teknikleriyle ele alınmaktadır. Su kaynağının kimyasal, fiziksel, biyolojik ve habitat durumunun izlenmesi ve ölçülmesi, su havzası yönetim programının önemli bir unsurudur (Russo ve diğerleri, 2008).

Sonuç

Su kaynakları planlaması, çeşitli sektörler ve kurumlar tarafından çeşitli ölçeklerde takip edilmesi gereken gerçekten çok çaba gerektirmektedir. Tüm faaliyetler, aynı hedefleri takip eden kapsamlı bir süreç içinde kurulmalıdır, ancak belirli bir su bölgesi için bulunan alternatiflere dayalı olarak farklı stratejiler olabilir. Türkiye gibi yüzey su kaynaklarının içme suyu için kritik kaynaklar olduğu bir ülkede, su kaynakları planlaması ve yönetimindeki zorluk, araştırmacılar ve akademisyenler için de öncelikli olmalıdır. Genel olarak, su kaynaklarının planlanmasında dört ana adım gerekli görünmektedir;

Plan kararından etkilenecek veya benzer deneyim ve bilgiye sahip olan kişilerden, grup paydaşlarından ve kuruluşlardan bir ortaklık kurmanın ilk adımıdır. Bu komite, alandaki temel hedefleri, sorunları ve endişeleri belirler. İkinci adım, su bölgesini (ekolojik, sosyal, ekonomik ve yapılı çevreler) karakterize etmek, verileri toplamak ve analiz etmektir. Üçüncü adım, çözümleri ve alternatifleri ve yönetim kapsamlarını belirlemektir. Ve son adımlar, programın tasarlanması ve uygulanması, ilerlemenin analizi için bir organizasyon yapılmasından oluşmaktadır.  Bu adımlar, su kaynağı planlama yapısında açıklığa kavuşturulması gereken çeşitli alt konuları içerir.

 

Referanslar

  1. Brattebø, H., Alegre, H., Cabrera, E., Marques, R., Hein, A., and Cruz, C. (2013). A Master Framework for UWCS Sustainability. TRUST Project.
  2. Gregory, A., and Hall, M., (2011).  Urban water sustainability, chapter 6, pp75-88.
  3. Hoekstra Y.,   Mekonnen M. M., Chapagain A. K., Mathews R. E., and Richter B. D. (2012). Global monthly water scarcity: Blue water footprints versus blue water availability. PLOS One 7, e32688.
  4. Krantzberg, G. (2003). Keeping Remedial Action Plans on Target: Lessons Learned from Collingwood Harbour, journal of  Great Lakes Res. 29(4):641–651 Internat. Assoc. Great Lakes Res..
  5. Kosolapova, N.A., Matveeva, L.G., Nikitaeva, A.Y., Molapisi, L. (2017). Modeling resource basis for social and economic development strategies: Water resource case Journal of Hydrology, 553, 438–446 http://dx.doi.org/10.1016/j.jhydrol.2017.08.007.
  6. Ma, X. , Xue, X., González-Mejía, A., Garland, J., and Cashdollar, J. (2015). Sustainable Water Systems for the City of Tomorrow—A Conceptual Framework Sustainability, 7, 12071-12105; doi:10.3390/su70912071
  7. Marques, C.R., Cruz, F.d.N., and Pires, O. J. (2015). Measuring the sustainability of urban water services, Environmental Science and Policy,54, 142–151.

8.     Russo, R. C., Rashleigh, B., and Ambrose, R.B. (2008). Watershed Management In the United States , Gönenç et al. (eds.), Sustainable Use and Development of Watersheds, 173–198.  Springer Science + Business Media B.V. DOI: 10.1007/978-1-4020-8558-1_11.

  1. Shen L., J., Ochoa J.J., Shah M.N., Zhang X., (2011). The application of urban sustainability indicators: A comparison between various practices, Habitat International, 35 17e29 doi:10.1016/j.habitatint.2010.03.006 .
  2. TRC.(2009). Don River Watershed Plan :Implementation Guide, Tornto and Region Conservation for living city, ISBN: 978-0-9811107-4-5, Retrieved September, 2020, from http://www.trca.on.ca/dotAsset/68775.pdf.
  3. Xing, Z., Wang, Y., Ji, Y., Fu Q, Li, H., Qu, R. (2018). Health assessment and spatial variability analysis of the Naolihe Basin using a water-based system. Ecol Indic 92:181–188. https://doi.org/10.1016/j.ecolind.2017.08.045.

 

 

Resim 1: İstanbul Büyükçekmece su havzası ve ve yakın çevresindeki arazi kuıllanımı (2019)

Resim 2: İstanbul'daki Elmalı Braj Gölü görüntüsü (2019)

Resim 3: Her bir su havzası kendine özel bir habitata sahiptir (Büyükçekmece, 2019).

Resim 4: Türkiyedeki su havzalarında, su ve çevre kirliğili temel sorunlardan birisidir (Büyükçekmece, 2019).

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz