BİR PEYZAJ KEŞFİ OLARAK ÇOCUK OYUN ALANI

BİR PEYZAJ KEŞFİ OLARAK ÇOCUK OYUN ALANI
  Doç.Dr.Meltem ERDEM KAYA
  4 Ocak 2017 Çarşamba

 

Yard. Doç. Dr. Nurgül ERDEM

İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi,

Peyzaj Mimarlığı Bölümü

 

 

Çocuk oyun alanı tasarımı günümüzde çağdaş peyzaj tasarım gündeminde yer tutan en ilgi çekici tasarım konularından biri haline gelmiştir. Gerek çocuğun oyun kavramı ile gelişimine katkı sağlaması gerekse bir açık mekan donatı alanı olarak çocuk oyun alanı tasarımına yönelik genele yayılan uygulama pratiği maalesef çocuk için tanımlı ve belirli motor becerilerin gelişimini hedef alan ve yaş gruplarına göre bir sınıflandırma içeren oyun gruplarının oyun alanı olarak tanımlanan açık mekan içinde yerleştirme çabasından öteye gidememiştir. Çocuk oyun elemanı üretimi bir pazarlama stratejisi haline gelmiş ve her yer için uygulanabilen standart, tek tip uygulamalar söz konusu piyasa arayışının bir sonucu olarak yaygınlaşmıştır. Çocuk oyun alanlarına yönelik genele yayılan uygulama pratiği, doğası gereği son derece yaratıcı olan çocuğun belirli bir alan içerisinde yer alan oyun grupları ile iletişime geçip, çocuğa ne yapabileceğini tanımlayan ve hiçbir esneklik sunmayan daha doğrusu çocuğun doğası ile bağdaşmayan içerikler üzerinden kurgulanmaktadır.

Çocuk oyun alanı tasarımına yönelik güncel pratikleri eleştirel bir açıdan değerlendirmeyi hedefleyen bu makale kapsamında oyun, çocuğun peyzajı keşfine yönelik oyunu bir araç olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda makale, çocuk oyun alanı tasarımını geleneksel anlamda belirli oyun gruplarının sınırları belirli kentsel mekanlara yerleştirilmesi pratiğini benimseyen tasarım yaklaşımlarından ayrılarak yeni tasarım dilinin, çocuğun peyzajla olan ilişkisi üzerinden geliştirilmesi gerektiği savına odaklanmaktadır. Söz konusu ilişkinin tariflenebilmesi için oyunun ne olduğunun ve oyuna yönelik yaklaşımların anlaşılması gerekmektedir.

 

 

OYUN ve OYUN ALANI

 

Oyun, yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence olarak tanımlanmaktadır (Url1). Webster Sözlüğü’ne göre ise oyun alanı; “rekreasyon özellikle çocuklar için ayrılan ve içerisinde bir takım özel ekipmanın yer aldığı arazi parçası” olarak tanımlanmaktadır (Url 2).

Oyun, çocuğun bir çeşit öğrenme biçimidir. Oyun yolu ile çocuklar, yakın çevreden gelen uyaranlar ve bilgiler ile zihinsel ve bedensel gelişimlerini sağlarlar ve hem birey olarak hem de toplumun bir parçası olarak gelişirler. Oyunun çocuğun gelişim süreci içerisindeki rolü yaratıcılık ve hayal gücünün tetiklenmesi, problemlerin çözüm üretmeyi öğrenme, keşif ve muhakeme yeteneğinin gelişimi, sembolik düşünme ve işbirliğini öğrenme şeklinde olmaktadır.

Oyun, çocukları aktif olarak dahil eden, özgürce seçilen, bireysel olarak yönlendirilen, doğası gereği motive edilmiş davranış biçimi olarak da tanımlanabilir (Metin, 2003). Çocuk için dışarıda olmak, onu saran dünyayı tanımanın tek yoludur. Çocukların motor becerilerini özgürce deneyimleyebilecekleri, koşup, atlayabilecekleri, tırmanabilecekleri yer dış mekandır. Aynı zamanda, sallanma, kaldırma ve denge gibi el becerilerini geliştirebilecekleri en uyun alan yine dış mekanlardır. Bir çok durumda, dış mekanların fiziksel yararlının çok daha faydaları olduğu gözlemlenmiştir. Çocuklar dışarıda oyun oynadıkça, yeni oyunlar icat etmekte ve dünyayı kendi yöntemleri ile öğrenmektedirler (Parlson, 2011).

Oyun çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları, çocuğun kendi deneyimlemesiyle öğrenmesi yöntemidir. Sonucu düşünülmeden eğlenmek amacıyla yapılan hareket olarak ve çocuğun duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği ve pekiştirdiği bir deney alanı olarak tanımlanmaktadır. Çocuk için mekan algısı, hem yaşa bağlı olarak bilişsel gelişimle paralel ilerleyen, hem de mekânsal imge zenginliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bir öğrenme mekanizmasıdır. Çocuk bulunduğu mekanda rahat etme, yaratıcılığını geliştirebilme, oyun oynama, dinlenme gibi farklı etkinlikleri gerçekleştirme imkanı arar. Sessizlik, korunma, güneşlenme, değişik öğelerin birbirleri ile karşılaştırılması sonucu düşünme alışkanlıklarının uyarılması, beden ve fikir çalışmaları ile ruhsal ve duyusal gelişime uygun ortam, bağımsız davranabilme, benimseme -kendine ait hissetme-, iletişim kurabilme kriterlerini sağlayan mekanlar çocuğun gelişiminde önemli rol oynar (Acar, 2003).

Oyun, insan hayatının hemen her evresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte özellikle hayatının ilk yıllarında çocuğun kendini, içinde yaşadığı dünyayı tanıması, mutluluklarını, üzüntülerini, hayal kırıklıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun dil olarak ifade edilebilir (Yazar, 2013). Bir başka değişle oyun çocukların evrensel ve temel dili olarak kabul edilmektedir.

Dünya Çocuk Yılı nedeniyle 1977 yılında açıklanan Çocuk Oyun Hakları Malta Deklarasyonunda, oyunun, beslenme, sağlık, barınma ve eğitimin yanı sıra her çocuğun gelişim potansiyeli için yaşamsal önemi olduğu vurgulanır (Şişman ve ark, 2010).

 

 

Oyun kavramına yönelik yapılan diğer tanımlar ise aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Ø  Oyun çocuğun kendisini ifade etmesidir.

Ø  Oyun sonucu düşünülmeden yapılan hareketlerdir.

Ø  Oyun çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleri ile öğrenmesi yöntemidir.

Ø  Oyun çocuğun işidir.

Ø  Oyun bir uyumdur.

Ø  Oyun hayal ile gerçek arasında bir köprüdür.

Ø  Oyun bir sosyal kuruluştur.

Ø  Oyun, çocuğun iç dünyasını yansıtan bir aynadır.

Ø  Oyun, çocuğun kişiliğinin gelişimini sağlayan en ideal bir ortamdır.

Ø  Oyun, çocuğu yetişkin yaşamına hazırlayan son derece önemli bir araçtır.

Ø  Oyun, çocuğun sosyal ve ahlaki değerleri öğrendiği bir arenadır (Koçyiğit ve ark, 2007).

 

Tablo 1: Farklı Kuramlara Göre Oyunun Amacı

Dönem

Kuram

Kuramcı

Oyunun Amacı

Klasik

Fazla Enerji

Spencer, 1878

Vücutta biriken enerjinin atılması

Enerji Kazanma

Lazarus, 1883

Çalışma için enerji toplama

Ön Alıştırmalar

Groos, 1985

Gelecek için pratik yapma

Tekrarlama

Hall, 1920

İlkel davranışların tekrarlanması

Modern

Psikoanalitik

Freud, 1961

Mutsuzluktan arınma denemesi    

Erikson, 1985

Özgüven için, fiziksel ve sosyal becerileri kazanılması

Bilişsel gelişim

Piaget, 1962

Bilgi ve becerilerin farklı türdeki oyunlarla kazanılması

Sosyo-Kültürel

Vygotsky, 1967

Oyunla, düşünceyi yönetme becerisinin kazanılması

Kaynak: Pilten ve Pilten 2013’den alınmıştır.

 

Oyunun değeri psikoloji, eğitim, felsefe ve antropoloji gibi birçok farklı disiplin tarafından araştırılmaktadır. Özellikle çocukluk dönemine odaklanan teorisyenler “oyun”u insan gelişimi için temel bir gereksinim olarak ele alır.

İlk oyun teorisyenleri, oyunun sadece fiziksel yararları üzerine odaklanmıştır. Herbert Spencer’ın “Fazla Enerji Teorisi”ne göre, oyun çocuğun fazla enerjisini boşaltabilmesi için bir gerekliliktir. Spencer’ın görüşünün tam tersi olarak G.T.W. Patrick (1916) oyunun temel amacını enerjinin yenilenmesi (Hughes, 1995) ve rahatlama (Mussen, 1983) gereksinimi olarak değerlendirir (Metin, P. 2003).

Erikson, Freud, Ellis ve Piaget gibi çağdaş teorisyenler, oyunun çocuğun sosyal, bilişsel ve duygusal gelişimi için önemini vurgulamaktadır. Oyunu çocukluğun gerekli ve ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirirler (Hart, 1993, Metin, P. 2003). Signund Freu gibi psikanalitik teorisyenler iyi oyunun en önemli işlevini anksiyetenin azaltılması olarak tarifler. Freud’a göre kızgınlık, sebepsiz korkular ve cinsel merak gibi çocuğa aidat duyguların kaynağı erişkin toplumudur. Oyun ile çocuk uygun görülmeyen duyguları yetişkin tarafından bloke edilmeden keşfeder (Hughes, 1995, Metin, P. 2003).

 

Oyun Teorileri ile genel olarak beş grup altında toplanmaktadır;

Ø  Oyun vücuttaki fazla enerjinin harcanması için bir araçtır

Ø  Oyun sosyal dünyanın anlaşılması için bir araçtır

Ø  Dil de dahil olmak üzere bilişsel becerileri geliştiren bir araçtır

Ø  Oyun aracı ile duygular gelişir

Ø  Oyuna yönelik formal sınıflandırmalar (Hyder, 2004).

 

 

BİR TASARIM ALANI OLARAK

ÇOCUK OYUN ALANI

 

Oyun alanlarının tarihi birbiri ile çelişkili durumları ortaya koymaktadır: Modernite bir yandan oyunu kendiliğinden gelişen, zevkli ve özgür olan ve biyolojik olarak kalıtsal bir dürtü olarak kavramsallaştırmıştır. Oyundan elde edilen sübjektif deneyimleri otonom, tekil kişilik özelliği olarak değerlendirmiştir. Diğer yandan, modern toplumların çocuk oyunlarını dışarıdan sosyal, eğitimsel ve politik amaçlar doğrultusunda şekillendirme çabaları (Kozlovksky, 2007) günümüzde çocuk oyun alanı tasarımlarına yönelik karşılaşılan standartlaşma ve kontrollü çevre yaratma eğilimlerinin de kökenini oluşturmaktadır.

Kentlerin güncel yapılaşma eğilimleri çocukların açık mekanla ilişkilerinin hem nitelik olarak hem de çevre etkileşiminin kalitesi kapsamında olumsuz yönde etkilemiştir. Bu durumun en önemli sonuçlarında birisi de çocuklarda gözlemlenen sağlık problemleri, öğrenme ve gelişiminde gözlemlenen negatif etkilerdir. Oyun için kullanılan çevrenin nitelikleri farklı oyun imkanlarını yaratması açısından önemlidir. Açık mekanlar çocuğun doğa ile iletişime geçebileceği en etkin ortamlardır. Genel olarak oyun alanları doğal ve yapısallaştırılmış olmak üzere iki tip üzerinden değerlendirilir (Parlson, 2011).

DOĞAL OYUN ALANLARI; Yapısal oyun alanları ile karşılaştırıldığında çocuğa duyusal uyarım kapsamında çok daha fazla çeşitlilik sunmaktadır ve duyusal deneyim ve farklı seviyelerde çocuğu zorlayıcı koşullar sunan fiziksel elemanlar açısından çok fazla olanak yaratır. Buna karşın yapısallaştırılmış oyun alanları ise, dikkatli bir şekilde tasarlandığında benzer olasılıklar etrafında şekillenir.

Doğa deneyimi, çocuğun değer yargılarını ve davranışlarını biçimlendirmede önemli bir rol oynar. Oyun aracılığıyla doğa ile çok farklı kanallardan iletişime geçme hali, çocuklarda çevresel bilincin ve kimliğin gelişimi açısından önem taşımasının yanı sıra çocukluk çağında belki de en önemli dürtülerden biri olan yaratıcılık güdüsünü tetiklemede doğal materyalleri keşfetme halini de beraberinde getirir.

Yapılan birçok çalışma çocuğun oyun şeklinin ve oyun ortamının odaklanma ve fiziksel aktivite gelişimi üzerinden doğrudan etkisi olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle ilköğretim okullarında okul bahçelerinde gerçekleştirilen “yeşillendirme” çalışmalarının etkileri tartışılmaktadır ve bulgular okul açık mekanları için gerçekleştirilen yeşillendirme çalışmalarının seviyesinin ve yoğunluğunun öğrencilerin odaklanma becerileri üzerinde olumlu etkiler yarattığını kanıtlamaktadır. Burada “yeşillendirme” olarak tarif edilen doğal elemanların ve süreçlerin yapısallaştırılmış oyun alanı tasarımına entegre edilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Araştırmalar, artan açık mekan aktiviteleri ile çocukluk çağı obezitesinin ve obezite ile ilişkili diğer sağlık problemlerinin azaltılması ve motor becerilerin gelişimi için doğal oyun elemanlarına erişimin gerekliliği vurgulanmaktadır (Parsons, 2011)

Yazılı kaynaklara göre ilk çocuk oyun alanı 19. yy’da kayıt edilmiştir ve oyun alanı, oyun etrafında şekillenen pedagojik bir mekanı simgeler. Bu kavramsallaştırmaya göre öğretmenlerin öğrencilerle birlikte geleneksel oyun aktivitesine katıldığı, küçük ahşap parçaların kullanıldığı, eğitici küçük kartların öğrencilere gösterildiği bir mekan betimlemesi yapılır. Oyunun oynandığı mekan yüksek duvarlarla çevrili, gölge veren ağaçlıkların ve meyve ağaçlarının bulunduğu bir mekandır (Moore, 2006). Oyun alanı içerisinde yer alan tek oyun ekipmanı kendi ekseni etrafında dönen ve kızlar ve erkekler için ayrı ayrı tasarlanmış salıncaktır. Bir kamusal alan olarak ilk çocuk oyun alanı tasarımları kendi içinde benzer özellikler göstermektedir. Park kurgusu içerisinde yer alan oyun alanı, doğal zemin üzerine monte edilen ve hiç bir sınırlandırıcı eleman içermeyen ahşap bir kaydırak şeklinde tasarlanmıştır. 19. yy’ın sonunda bu modelin varyasyonları Alman oyun alanı konseptinden etkilenmiş ve fikir Amerika’da Boston, Chicago ve New York’da birçok okula ve yerleşim alanlarına yayılmıştır. 1906 yılında kurulan Amerika Oyun Kurumu ile çocuk oyun alanı tasarımları, genç insanları sosyal ve fiziksel açıdan güvenli olmayan yerler olarak görülen sokaklardan “güvenli” olarak tarif edilen organize çocuk oyun alanlarına çekmek için belediye ölçeğinde ele alınmıştır (Moore, 2006).

Günümüze yansıyan çocuk oyun alanı tasarım anlayışı, 20. yy’ın endüstrileşmiş kentlerinin bir yan ürünüdür. 1900’lerin başında fiziksel rekreasyon amacı ile inşa edilen çocuk oyun strüktürleri çocuklar için dış mekan tasarımının temel öğesi olmuştur. Bu kapsamda oyun alanı içerisinde bulunduğu peyzajın karakterini tamamlayan, oldukça basit ve odağında eğlence olan bir oyun elemanı ekseninde biçimlenmiştir. 20. yy’ın başlarında ahşap materyal yerine metal kaydıraklar ve salıncaklar çocuk oyun alanını temsil eden ikonik öğeler olarak evrimleşmiştir (Moore, 2006). 1905 yılından 1909’a kadar yüzlercesi inşa edilmiş ve doğanın taklidine dayanan ilk fikirler terk edilmiş ve çocuk oyun alanlarını çelik strüktürler domine etmeye başlamıştır (Parsons, 2011). Bu yapılar çocukların doğaya olan ihtiyaçlarını ihmal etmenin yanı sıra güvenlik sorununu gündeme getirmiştir (İmaj 1,2,3,4).

 

Tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan tipolojiler beş grup altında incelenebilir:

 

 

GELENEKSEL OYUN ALANLARI:

 

19. yy’ın sonu 20. yy’ın başlarında inşa edilen çocuk oyun alanları salıncak, kaydırak ve denge çubukları gibi ahşap oyun elemanlarını içerecek şekilde inşa edilmiştir. İlk oyun alanları mahallede bir merkez olarak hizmet etmiş ve sosyal açıdan dezavantajlı ailelerin çocuklarının sosyal etiğin öğretilmesi için programlı aktiviteler ile üst sınıf sosyal standartlarını deneyimleyebilmeleri için tasarlanmıştır.

Zamanın birçok oyun alanı, çocuğun işte geçireceği zamanı sınırlayan çocuk işçi kanununa bir cevap olarak tasarlanmıştır. Bu oyun alanları kent içinde yaşayan çocukların yaşam standartlarının yükseltilmesi ve alt gelir grubu çocuklarının davranışlarını geliştirmek amacı ile tasarlanmıştır. Temel motivasyona göre düşük gelir grubu çocuklarının davranışları yüksek gelir grubu çocukları tasarından nasıl olması gerektiği gösterilerek öğretilebiliceği inancına dayanır.

Kentte yaşayan birçok çocuk oyunu sadece sokakları, çıkmaz sokaklar ve terk edilmiş alanlarda deneyimlemiştir. Amerika’da 19. yy’ın sonuna doğru büyük kentlerde bulunan devlet okulları özellikle çocuklar için tasarlanmış çocuk oyun alanlarını içermiştir. Kamusal parklardan önce çocuk oyun alanları büyük çoğunlukla kamu eğitim sistemi çerçevesinde ele alınmıştır.

İlk oyun ekipmanları minimal oyun strüktürleri yaratmak için metal ve ahşaptan üretilmiş ve geniş bir beton yüzey veya koşu veya grup oyunları için kullanılan çim alanlarının uzantısı üzerine yerleştirilmiştir. Bu oyun alanları genellikle ortada ebeveynler için kalıcı bir pavilyon içermektedir. Oyun alanları genellikle okul çağı çocuklarına hitap eder ve yoğun vejetasyon dokusu içerirdi.

1920’lerde çocuk oyun ekipmanları tırmanma için kullanılan ve metal çubuklardan inşa edilen ekipmanları içermeye başlamıştır. Bu yeniliği salıncaklar izlemiştir. Ek olarak kum havuzları ve çitler 1920’lerin çocuk oyun alanlarının bir parçası olarak gelişmiştir.

19. yy sonu ve 20. yy’ın başında inşa edilen çocuk oyun alanları toplumun çocuklara oyun ve ahlaki davranışlarını geliştirebilecekleri sosyal bir çevre yaratma çabalarının bir ürünüdür. Bu oyun alanları en temel oyun elemanlarını içerecek ve kalabalık çocuk gruplarını oyuna teşvik edecek şekilde tasarlanmıştır. Öncelikli konuların sosyal gelişime çalışan çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesine odaklanan bu tip oyun alanlarında oyun tipleri, doğa deneyimine fiziksel gelişim üzerinde durulmayan konular olmuştur. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’da çocuk oyun alanları yeni açılımlar sergilemiş ve kendi oyun alanını tasarlaması için çocuklar yapı malzemeleri sağlama gibi yaratıcı oyunlar için yenilikçi fikirleri gelişmiştir (İmaj 5).

 

 

MACERA OYUN ALANLARI:

 

1. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın birçok kesimi fiziksel açıdan harap hale gelmiştir. Yıkıntı halinde olan şehirlerde, çocuklar için oyun alanı tasarlamaya yönelik bütçe yaratılamamıştır. İngiltere ve Danimarka’da çocukların açık mekanda zaman geçirme ihtiyaçlarına ve yıkıntı halinde olan kentlerin fiziksel durumlarına bir cevap olarak çocuklar tarafından yeni bir oyun alanı konsepti geliştirilmiştir. Bu yeni oyun alanı konsepti “Hurda Oyun Alanları” olarak adlandırılmıştır. Bu oyun alanları informel olarak spontan bir şekilde yaratılan ve çocukların terk edilmiş veya boş arazilerde yer alan ve çocukların kullanılmayan konstrüksiyon malzemelerini kullanarak kendi yaratıcılıkları doğrultusunda inşa ettikleri, bozdukları ve yeniden oluşturdukları serbest oyun alanlarıdır (İmaj 6,7).

20. yy’ın ortaları itibari ile bir çok Amerikan kentinde çocuk oyun alanları, parklar ve rekreasyon alanları ortak bir payda olarak gelişmiştir. Hurda oyun alanları güvenlik konuları nedeni ile Amerika’da yaygınlaşamamıştır. Sonuç olarak, hurda çocuk oyunları bugün macera oyun alanları olarak adlandırılan bir tipolojiye dönüşmüştür. Bu oyun alanlarında, çocukların kendi oyun kurgularını geliştirebilecekleri ve güvenlik nedeni ile bir erişkin gözetiminde ve yapım malzemelerine sınırlı erişim sağlayacak şekilde kurgulanmıştır. Ancak macera oyun alanlarının yaygınlaşması 1960’larda gerçekleşmiştir.

Amerika’da tasarlanan macera oyun alanları ve Avrupa’da gelişen hurda oyun alanları arasındaki en temel fark, macera oyun alanlarının ulusal güvenlik standartları nedeni ile ham yapı malzemelerini içermiyor olmasıdır. Bunun yerine politikacılar ve aileler tarafından güvenli olarak tanımlanan yapım malzemelerini içerecek şekilde kurgulanmıştır. Alanda bir yapının yıkılması sonucunda bulunan çivi, kırık ahşap parçaları ve konstrüksiyon malzemeleri yerine macera parkları, ahşap strüktürler, kum gibi doğal elemanları içermekte ve çocuklara bu parçaların yerlerini değiştirme imkanı sunmaktadır.

Macera alanları çoğunlukla, “oyun alanını araziye entegre etmek” adına doğal materyalleri içerecek şekilde tasarlanırdı. Ek olarak, renk çok fazla kullanılmaz ve strüktürler dökme beton veya ip ve büyük ölçekli kereste gibi doğal materyallerle bir araya getirilirdir. 1970’ler itibari ile güvenlik nedenleri ile birçok macera oyun alanını çocuk yaralanmalarını önleme hedefi ile daha çağdaş materyaller ve yüzeyleri içerecek şekilde tasarlanmıştır.

Macera oyun alanları, geleneksel oyun alanlarında bulunmayan bir takım konulara referans vermektedir. Geleneksel oyun alanları sosyal gelişim amacı ile kontrollü bir çevrede sadece programlı oyunları içerirken, macera alanları oyunu tasarlama esnekliğini sunmaktadır. Macera oyun alanları çocukların bir araya gelerek işbirliği içerisinde üretimde bulunmaları ve kendi oyun alanlarının yapımı aşamasında gerekli olan ihtiyaçları karşılamak için yaratıcı çözümler bulmaları yönünde teşvik etmektedir. Doğa deneyimi kapsamında, macera oyun alanları aynı zamanda çocuğun doğal elemanlarla temasını sağlamakta.

1990’lardan sonra macera oyun alanları için yeni bir dönem başlamıştır. Modern macera oyun alanları; “doğal çevre kullanılarak inşa edilen”, “çocukların uygun materyalleri kullanarak kendi oyun alanlarını aktif olarak tasarlayabildiği” ancak kontrollü bir çevre olarak gelişmiştir (İmaj 8).

 

 

HAYALİ OYUN ALANLARI:

 

Hayalli oyun alanları macera alanında sunulan birçok fikri adapte eder. Daha çok Hayali Oyun Alanına taşınabilen prefabrike materyallerle ve çocuk ve ekipman güvenliği konusunda eğitimli kişilerden oluşan “oyun kurumu”nun danışmanlığı doğrultusunda tasarlanan kalıcı oyun ekipmanlarını içerir.

Hayali oyun alanları, konstrüksiyon öncesi oyun elemanları bir takım yaratıcı sosyal etkileşimleri ve fiziksel gelişimi ve yaratıcı düşünme gününü sınırlayabileceği yönünde eleştirilere sahiptir.

 

 

ÇAĞDAŞ OYUN ALANLARI:

 

Çağdaş oyun alanı tasarımları 1950’lerin sonunda macera oyun alanları ile paralel bir şekilde başlamıştır. Çocuk oyun alanı tasarımcıları alana özgü tasarımları içeren ürün imalatı ile entegre çalışmaya başlamıştır. Çağdaş oyun alanlarının ilk örnekleri belirli oyun alanları için tasarlanan sanatsal heykel tasarımlarını içermektedir. 1970’lerde oyun alanına standartları daha sıkı kontrol edilir hale gelmiş, yere özgü tasarlanan oyun elemanları yerine güvenlik ve erişilebilirlik koşulunu yerine getiren ve seri imalat sonucu elde edilen oyun ekipmanlarına bırakmıştır.

Çağdaş oyun alanları, kaydırak, salıncak, tırmanma yapısı gibi darbe emici nitelikte bir oyun yüzeyine yerleştirilen plastik ve metal oyun strüktürlerini içermektedir.

Holmes ve Procaccino’nun belirttiği üzere çağdaş oyun alanları geleneksel oyun alanlarının gelişmiş halini yansıtmaktadır. Çağdaş oyun alanı tasarımları sürekli olarak, oyun ekipmanı üretici firmalarının yenilikleri doğrultusunda gelişmiştir. 1980’lere kadar, oyun alanı tasarımcıları oyun alanı ve yer arasındaki ilişkiyi güçlendirmek için mahallelerin yerel kültür, coğrafya ve tarihi üzerine odaklanmıştır (Parlson, 2011).

 

 

ORMAN OKULLARI:

 

Okulların çocuk oyun alanı meselesine ve oyun alanlarındaki vejetasyon dokusunun eksikliğine yönelik ürettikleri en yaratıcı yaklaşım Orman Okulları ile olmuştur. Orman okulları temelinde doğal ortam içinde oyunu çocukların günlük eğitim programına entegre etmektedir. Orman okulları, orman ortamında çocukların, gençlerin ve erişkinlerin kendine güven kazanmalarına hizmet edecek olanakları sunması bakımından önem taşımaktadır. Öncelikli olarak, bu okullar “yaparak öğrenme” prensibi ile eğitimi benimsemişlerdir ve aşağıdaki prensipler doğrultusunda eğitim verirler:

Ø  Performans temelli değil öğrenme temelli eğitim

Ø  Öğrenenleri program oluşturmaya yardımcı olarak kişiler olarak yaklaşır ve öğrenenlere kendi amaçlarını ve bilgilerini konstrükte etme fırsatı sunar

Ø  Öğreten / öğrenci ilişkisi ders temeli üzerinden değil yönlendirme temeli üzerinden gelişir

Ø  Görevler “her biri kendi içinde bir sonuç olarak görülür” ve her birinin gizli faydaları vardır.

 

Orman okullarında eğitim gören öğrencilere yönelik yapılan çalışmalar bu tür bir eğitim sisteminin çocukların kendine güven kazanmaları, sosyal becerileri geliştirmeleri, motivasyonlarını ve motor becerilerini arttırmaları gibi olumlu etkilere sahip olduğu kanıtlanmıştır.

 

 

BİR PEYZAJ TASARIM ALANI OLARAK ÇOCUK OYUN ALANLARI

 

Çocuk oyun alanlarının tarihsel süreç içerisindeki gelişim eğilimi ilk protiplerden itibaren belirli oyun elemanlarının (imal edilmiş veya alanda bulunan materyaller) etrafında şekillenmiştir. Oyun elemanlarının nasıl bir içerikte sunulması gerektiği veya daha geniş bir içerikte nasıl bir peyzaj karakterini tanımladığı gibi tasarım problemleri çocuk oyun alanı tasarımlarının obje odaklı ve yerleştirmeye dayalı yaklaşımlara karşıt bir duruş sergiler. Oyun teorileri doğrultusunda çocuğun oyun aracılığıyla çevresi ile olan etkileşimini en üst düzeyde sağlayacak olan tasarım fırsatlarının yaratılması çocuk oyun alanı tasarımlarının birincil hedefi olması gerekir. Nitekim çocuk oyun alanı tasarımının seri üretim ve standartlaşan uygulamalar neticesinde her yere uygulanabilen, yere özgünlüğü tartışılan uygulama pratiğine dönüşmüş olması çocuk oyun alanı tasarımlarının karşısında duran en önemli engeldir.

Çağdaş peyzaj tasarım pratiği kapsamında üretilen çocuk oyun alanı tasarımları incelendiğinde birçoğunun çocuk oyun alanı tasarımına yönelik benzer kaygılar güttüğü gözlemlenmektedir. Değişen tasarım algısı içerisinde oyun ekipmanları ile birlikte tüm tasarım bileşenlerinin oyun alanının bir parçası olarak tasarıma entegre edildiği, yani birer oyun yüzeyi olarak ele alınması yaygın bit tasarım taktiğine dönüşmüştür. Söz konusu uygulama pratiklerinin hemen hepsinde topografya bir oyun yüzeyi olarak, dinamik bir tasarım elemanı olarak ele alınır. Materyal çeşitliliği çocuğun dokunma yolu ile farklı dokuları algılaması hedefi ile zengin bir paleti yansıtır. Oyun alanının net sınırları yoktur, tasarım çizgileri ve materyaller kendi mekânsal sınırlarını oluşturur. Üçüncü boyut etkisi güçlü bir şekilde vurgulanır. Ölçek kavramı tasarıma entegre edilen üç boyutlu unsurlarla işlenir, ve bu unsurlar mekânsal bir kurgunun parçası olarak tasarıma dahil olur. Oyun elemanları ise çok işlevli tasarım elemanlarına dönüşür, belirli fiziksel aktivitelerin tanımlanması yerine oyun elemanı çok farklı aktivitelere hizmet edene kullanım çeşitliliği sunan esnek elemanlara dönüşür. Tematik kurgu, çocuk oyun alanlarının tasarımında önemli bir referans noktasıdır. Belirli kavramlar çerçevesinde şekillenen tematik kurgunun tasarıma yansıması çocuk oyun alanının içinde bulunduğu yerel içerikte kimlik kazanmasına ve mekânsal kurgunun çeşitlilik yansıtacak şekilde biçimlenmesine neden olur. Doğa bu tasarımların bazılarında fiziksel olarak vücut bulmaz ancak doğal formlar ve doğal mekanlar tasarımda yorumlanır. Tasarımlar çok farklı içeriklerde vücut bulur; tematik park, alışveriş mekanı, mahalle, okul bahçesi, bahçe festivalleri, çevresel ıslah çalışmaları vb. farklı alanlarda oyun ve çocuk tasarımı güçlendiren bir temaya dönüşür. İncelenen örnekler kapsamında çağdaş çocuk oyun alanı tanımı çağdaş oyun elemanlarının sınırları belirli bir alana yerleştirilme pratiğinden farklı olarak çağdaş tasarım yaklaşımları doğrultusunda bütüncül olarak tasarlanan, yer hissi ve yerel içerikle olan bağları güçlü birer keşif alanı olarak tanımlanır.

 

 

ÇAĞDAŞ ÇOCUK OYUN ALANI TASARIMLARINI YÖNLENDİRECEK ÖNERİ KAVRAMLAR

 

Çocuk oyun alanı tasarımları birçok parametreyi içeren çok yönlü bir tasarım alanıdır. Gelişen teknoloji, güvenlik, materyaller, çevresel içerik vb. birçok faktör çocuk oyun alanı tasarımları birbirinden ayıran özgün tasarım yaklaşımlarının üretilmesi aşamasında devreye giren önemli faktörlerdir. Çocuk oyun alanı tasarımlarında kent içinde yaşayan çocuğun kentsel deneyim ve oyun ilişkisini anlamaya yönelik tasarımlar, çocuk oyun alanlarını kent kurgusunun bir parçası haline getirme eğilimini sergilerle. Bu kapsamda oyun kent mekanının biçimlenme dilimi belirleyen kentsel bir aktiviteye dönüşür. Araştırmanın son kısmı bir kent mekanı olarak çağdaş çocuk oyun alanı tasarımına yönelik öne çıkan kavramlara odaklanmaktadır:

1.      ESNEKLİK: Esneklik çocuk oyun alanı tasarımlarında tasarımı yönlendiren en önemli kavramlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Çocuk oyun alanları çocuğun özgürce oynayabileceği kendi oyun alanını kurgulayabileceği esnekli’ğe sahip olmalıdır. Söz konusu esneklik durumu tasarımda dikte edici formlar ve oyun ekipmanları yerine, çocukların kendi arzuları ile değiştirebileceği, ayarlayabileceği, üretebileceği ve birden fazla olası hareket ağına sahip oyun bileşenleri ve mekânsal kurgu ile sağlanabilir.

2.      ÇOK İŞLEVLİLİK: Çocuk oyun alanlarının, çocuğun oyun deneyimini yaşayabileceği birden fazla işleve sahip olması yani çok-işlevli bir kurguyu yansıtması çocuğun sosyalleşmesi ve çevre etkileşimlerinin arttırılması kapsamında önem taşımaktadır. Bu kapsamda çocuk oyun alanları kentsel mekanda soyutlanan alanlar olarak değil, kentsel mekan kurgusunun bir parçası olarak evrimleşen bir kent yüzeyi olarak tasarlanması çeşitlilik ve sosyal zenginlik kapsamında önem taşır. Çocuk oyun alanı bir kent meydanı, bir kent koridoru, kent avlusuna dönüşür.

3.      SINIR / SINIRSIZLIK: Çocuk oyun alanlarında sınırlar, tasarımının çevreye olan entegrasyonu kapsamında önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Pek çok örnekte çocuk oyun alanları yüksek duvarlarla yakın çevresinde ayrılmaktadır. Çocuk oyun alanlarının sınırlarının davetkar olması, içinde bulunduğu kentsel içerikte geçirgen olmasını sağlayacak tasarım çözümleri ile yorumlanmalıdır. Tasarımın kendi çizgileri, materyaller ve üç boyutlu elemanlar ile oluşturulan geçirgen sınırlarla kurgulanması çocuk oyun alanının yakın çevre ile iletişimini arttıracak bir olasılık olarak değerlendirilmelidir.

4.      TOPOĞRAFİK HAREKETLİLİK: Topoğrafya çocuk oyun alanı tasarımlarında güçlü bir tasarım bileşeni olarak öne çıkar. Topoğrafik çeşitliliğin tasarıma yansıtılması, çocuklar için dinamik bir yüzey olarak tariflenmesi ve çocukların keşfedeceği, koşup, zıplayacağı, görünebilirliği yüksek gizli mekanlar oluşturması oyun alanını aktif bir uğraşı alanına dönüştürür.

5.      MATERYAL ZENGİNLİĞİ: Çocuk oyun alanların farklı materyalleri içermesi, hem oyun alanı içerisinde alt mekanların kurgulanması hem de çocuğun dokunma duyusu yolu ile doğal ve yapay farklı materyalleri deneyimlemesi tasarımın gizli kodlarından biri olabilir. Tasarımın sadece doğal materyaller üzerinden kurgulanmaması, tasarım dilini güçlendirecek yapay materyaller ile birlikte zenginleşmesi önemli bir kriterdir.

6.      ÖLÇEK: Çocuk kendi ölçeği ile dünyayı anlamaya çalışır. Kendi ölçeğini aşan nesneler çocukta heyecan ve merak duygusunu uyandırır. Tasarımda belirli tasarım bileşenlerinin / nesnelerin ölçeklerinin abartılarak tasarıma entegre edilme hali, bir oyun elemanına veya oyun elemanının mekanına dönüşmesine ve çocuklar için cazip alanlar yaratılmasına katkı sağlar.

7.      KEŞİF: Keşif çocuk oyun alanı tasarımlarını yönlendiren belki de en önemli kavramdır. Nitekim çocuklar dış dünyayı keşif yolu ile anlamaya çalışır. Oyun ise bu süresi yönlendiren önemli bir araca dönüşür. Bu kapsamda çocuk oyun alanı tasarımlarını çocukta heyecan, merak uyandıran ve deneyim yolu ile çevreyi keşfedecekleri bir platform olarak tasarlanması aktif bir oyun alanı tasarımının en önemli bileşenlerindendir.

8.      GÜVENLİK: Güvenlik konusu çocuk oyun alanları tasarımlarının sağlaması gereken önemli bir standart haline dönüşmüştür. Nitekim tasarımların, oyun ekipmanlarının saplaması gereken standart güvenlik koşullarının yanı sıra güvensiz mekanlar üretmemesi, görüşe kapalı kuytu mekanlar üretmemesi önemli bir kriterdir.

9.      OYUN KATMANLARI: Çocuk oyun alanları, standart olarak yaş gruplarına göre sınıflandırılır (0-3 yaş, 4-7 yaş, 8-15 yaş) ve donatılar buna göre şekillenir. Çocuk oyun alanlarını çocukların fiziksel kabiliyetlerine ve yaş gruplarına göre ayrıştırma hali pek çok nedenden ötürü kabul gören bir yönteme dönüşmüştür. Ancak söz konusu yöntem gruplaşmalara ve farklı yaş grubu çocuklarını görerek öğrenme ve sosyalleşme olasılığını zayıflatmaktadır. Söz konusu ayrıştırma yerine oyun alanlarını farklı becerilerin gelişimine hizmet edecek oyun katmanları şeklinde tasarlamak ve katmanlar arasındaki ilişkileri, aktif, pasif, geçirgen vb. olmak üzere farklı tasarım taktikleri ile çözmek çocuk oyun alanları bütünleşik ve sosyal bir yer olarak tanımlama adına bir öneri olarak değerlendirilebilir.

10.  ETKİLEŞİM / İLETİŞİM: Çocuk oyun alanları etkileşimin en üst seviyede sağlanması gereken alanlardır. Söz konusu etkileşim gerek sosyal boyutta gerekse çocuğun çevresini tanıması anlamında önemli bir kavram olarak belirginleştirir. Çocuğun dokunarak, koklayarak, duyarak, görerek öğrenmesi, doğa ve/veya kurgu doğa ile etkileşime geçmesi etkin bir çocuk oyun alanı tasarımının çözmesi gereken önemli tasarım problemlerinden biridir.

11.  ÜÇÜNCÜ BOYUT: Tasarımda üçüncü boyutun vurgulanması ve içinde gezebileceği, deneyimleyebileceği tasarım bileşenlerinin varlığı çocukların hayal dünyasını tetiklemesi bakımından önemli bir tasarım kriteri olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda tasarımda tematik olarak yer alacak üç boyutlu elemanların tekrarı, örneğin çubuk ormanı vb. ile oluşacak tematik alanlar tasarımın zenginleşmesi adına önemli bir fırsat sunar.

12.  HİKAYE: Tasarımların çocukların kendi hikayelerini yaşayabilecekleri şekilde kurgulanması, esneklik tanıması önemli bir unsurdur. Hikayeler çoğaldıkça çocukların paylaşım, sosyal bütünleşme, görerek öğrenme, anlatma becerileri de gelişecektir. Dolayısı ile tasarımların hikaye üreten yerler olarak kurgulanması tasarım kurgusunu yönlendirecek önemli bir kriter olarak değerlendirilebilir.

13.  FORMAL YERİNE İNFORMAL: Formal tasarıma karşılık informal tasarım, tasarım ajandasında son dönemlerde tartışılan konulardan biridir. Formal tasarımlar genellikle tasarımcı elinden çıkan tasarım çizgilerinin belirgin olduğu dikte edici tasarımlara doğru yönlendirirken informel tasarımlar daha çok alanın yerel özelliklerini açığa çıkarma eğiliminde olan, yerel halkın katılımını destekleyen, bakım ve yönelik yine yerel halk tarafından sağlanan daha doğrusu yerel halk ile iletişime geçebilen ve sahiplenen, esnek formları ve kullanımları dahil eden bir tavır üzerinden şekillenir. Çocuk oyun alanı tasarımlarında tasarımcı tarafından belirlenen program kurgusuna ek olarak informel tasarımlara da yer vermesi, çocuğun kendi oyun mekanını tasarlayabilecek esnekliği sunması önemli bir kriterdir.

14.  KAPSAYICILIK: Çocuk oyun alanı tasarımlarının kullanıcıyı tasarıma dahil etmesi, kapsayıcılık kavramı ile açıklanabilir. Tasarımın kapsayıcılığı, kullanıcıların kendi inisiyatifleri doğrultusunda değişiklikler yapabilmesi, kullanıcıyı kurguya dahil edebilmesidir. Çocuk oyun alanlarında tasarımların sadece çocukları kapsayacak şekilde değil ebeveynlerin hem kendi aralarında hem de çocukları ile iletişimin kanallarını açacak alternatifleri içermesi kapsayıcı bir tasarımın bir diğer yönüdür. Bu bakımdan tasarım her yaştan kullanıcının keyifli vakit geçireceği eğleneceği, sosyalleşeceği bir kurguyu önermelidir.

 

When childrens playground designs produced in the context of contemporary landscape design practice are examined, it is observed that many of them have similar concerns about the design of childrens playgrounds. In the changing design sense, the design as a part of the playing field of all design components together with the gaming equipment has been integrated, that is, being treated as a game surface has turned into a common bit design tactic.

 

 

 

KAYNAKLAR:

 

Acar, H., 2003. Çocuk Oyun Alanlarında Kullanıcıların Bitki Tercihlerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma: Tr”abzon Kenti Örneği, KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi

Hart, C.H., 1993. Childre on Playground: Research Perspectives and Analysis, Albany:State University of New York Press

Hyder T., 2004, “War, Conflict and Play”, McGraw-Hill Education (UK), S:14-20

Hughes, F. P., 1995. Children, Play, and Development. USA; Allyn & Bacon

Koçyiğit S., Tuğluk M.N., Kök M., 2007. Çocuğun Gelişim Sürecinde Eğitsel Bir Etkinlik Olarak Oyun, Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, S:16, 324-342

Kozlovsky, R., 2007. Adventure Playgrounds and Postwar Reconstruction, in Designing Modern Childhood: History, Space and Material Culture of Children: An International Reader. Marta Gutman and Ning de Coninck-Smith (Eds), Rutgers University Press.

Metin, P., 2003. The Effects of Traditional Playground Equipment Design in Children’s Developmental Needs, Master Thesis, METU

Moore, R. 2006. Playgrounds: A 150 year old model, Safe and Healthy School Environments, Howard Frumkin, Robert Geller, I. Leslie Rubin,Janice Nodvin ed.

Mussen, P.H., 1983. Handbook of Child Psychology. United States of America: John Wiley & Sons,

Parlsons, A. 2011. Youn Children and Nature: Outdoor Play and Development, Experiences Fostering Environmental Consciousness, and the Implications on Playground Design, Master Thesis, Virginia Polytechnic Institute and State University

Pilten P., Pilten G., 2013. Okul Çağı Çocuklarının Oyun Kavramına İlişkin Algılarının ve Oyun Tercihlerinin Değerlendirilmesi, Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 9, Sayı 2, Ağustos 2013, ss.15-31.

Şişman, E.E; Erdinç, L.; Özyavuz M., 2010. The Evaluation of the Playgrounds in Respect of Child Safety: Tekirdağ, Journal of Tekirdag Agricultural Faculty, 141-150

Yazar, A., 2013. “Çocuk ve Oyun: Oyunları Derleme II”, Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları,

Internet Kaynakları:

Url 1. http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.580ccdd4b842d1.67173030

Url 2. http://www.merriam-webster.com/dictionary/playground

Url 3. http://www.dailymail.co.uk/news/article-2130923/Historians-discover-worlds-childrens-slide-built-90-years-ago-plank-wood.html

Url 4. http://www.edinphoto.org.uk/0_a/0_around_edinburgh_-_craigmillar_venchie.htm)

Url 5. http://www.stoss.net/projects/8/safe-zone/

Url 6. http://www.landezine.com/index.php/2016/09/play-landscape-be-mine-beringen-be-by-carve-and-omgeving/

url 7.http://www.stoss.net/projects/8/safe-zone/,

url 8. https://xxi.com.tr/projeler/ozgurlestirici-oyunlar,

url 9. http://www.landezine.com/index.php/2016/09/play-landscape-be-mine-beringen-be-by-carve-and-omgeving/beringen-postindustrial-landscape-playground-08-carve-hannah-schubert/,

Url 10.  http://www.landezine.com/index.php/2016/06/adelaide-zoo-natures-playground-by-wax-design/adelaide-zoo-play-space-nature-wax-design-09/,

Url 11. http://www.landezine.com/index.php/2016/01/taby-torg-an-urban-space-north-of-stockholm/roof-park-plaza-playground-polyform-arkitekter-13/

 

 


Paylaş: