Peyzaj ve kazandırdığı özellikler, insan refahına ve yaşam kalitesine önemli ölçüde katkıda bulundukları için modern insan yaşamında son derece büyük öneme sahiptir. Estetik açıdan hoş ve kültürel açıdan anlamlı peyzaj alanlarında yaşamak, refah duygumuzu geliştirir, insanların doğayla yeniden bağlantı kurmasını, zihinlerini ve bedenlerini tazelemelerini ve sahip olduğumuz doğal mirası daha iyi anlamamızı sağlar.

Kentsel alanların içerisinde bulunan peyzaj alanları, şehirlerdeki yaşam kalitesinin artırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda şehirlerin ve yerleşim bölgelerinin görsel kimliklerine de katkıda bulunurlar. Kentsel peyzaj alanları turizmi desteklemede ve şehirlerin "temiz ve yeşil" imajını güçlendirerek ekonomiye değer katmaktadır. Kentsel peyzaj alanları, yerel halkın ve bir bölgeye yatırım planlayanların ilgisini çekerek yerel ekonomileri güçlendirebilmektedir.

Günümüzde mimari, peyzaj ve şehircilik arasındaki ilişki konusunda büyük bir kafa karışıklığı bulunmaktadır. Artan şehir merkezi nüfusuyla birlikte, şehirlere ve ilçelere yönelik kamu binaları, otogar, cami, okul gibi işlevsel ve mekansal talepler yüksek bir hızla artmaktadır.

Şehirlerde peyzaj alanlarına ayrılacak bölgelerin mimari ve bahsedilen şehircilik alanları ile kısıtlanması sonucunda, bölgede önemli ölçüde bir alanı kaplayan karayollarında peyzaj projeleri oluşturulmasındaki en büyük gereksinim haline gelmiştir. Peyzaj alanlarının belki de en büyük gereksinimlerinden biri olan sulama ihtiyaçları, bu projelerin oluşturulmasındaki en büyük engel ve belki de karayollarında peyzaj uygulamalarının en aşılamaz sorunu gibi kendini göstermektedir.

Peyzaj projelerinin karayollarında oluşturulması, bu alanların sulama uygulamalarının yoğun araç trafiği olan bölgelerde yapılıyor olması, bir karayolunun altından peyzaj sulama borularının ve sinyal kablolarının geçirilmesi ve bazen bir metreden az olan bir alanlarda çalışmayı gerektirmesi aklımıza en büyük sorunları getirebilmektedir. Birçok karayolu peyzajı ve refüj sulaması projelerinde yaşanan durum sulama profesyonellerinin karşılaşmak zorunda kaldığı en zorlu koşullardan bazılarıdır.

SULAMA ZORLUKLARI

Sulama yapılacak peyzaj alanlarında genellikle bitki adalarının genişlikleri çok büyük olmamaktadır. Büyük alanların peyzaj bölgeleri yerine, bir karayolunun yapılmasındaki başlıca motivasyon olan karayolunun kullanımına ayrılması kaçınılmazdır. Bu da zaman zaman genişlikleri 80 – 100 cm gibi sulama sistemi için potansiyel zorluklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu noktada yağmurlama sulamanın gereksinim duyduğu püskürtme için çok fazla çim genişliği olmaması ve su ihtiyacı görece fazla olan çim bitkisinin kullanılması ciddi zorluklar ortaya çıkarır.

Çim ve çalı bitki alanlarının aynı bölgede oluşturulduğu düzende, sulamanın en yüksek su ihtiyacına olan çim bitkisine göre düzenlenmesi kaçınılmazdır. Bu durumun telafi edilmesi için projelendirme ve uygulama ekiplerinin çim ve çalı alanlarının ayrı ayrı bölgelendirilmesi bir zorunluluk haline dönüşmelidir.

VERİMLİLİK ZORLUKLARI

Su tarih boyunca başlıca insanlar olmak üzere tüm canlılar tarafından yaşamsal bir kaynak olarak kullanılmıştır. Gelişen teknoloji ve bilime rağmen yaşamın temel kaynağı olan suyun sağlanması için kullanılabilir su kaynaklarından vazgeçmek ya da alternatif yaratmak ekonomik olarak da olsa imkansıza yakın haldedir. Su kaynağının, peyzaj alanlarında öncelikle görsele hitap etmesi dolayısıyla en azından verimli ve sadece ihtiyaç oranında kullanılması bir zorunluluktan ziyade alışılagelmiş bir refleks oluşmasını gerektirmektedir.

Verimlik, sadece suyun doğru kullanılmasını aklımıza getirmemelidir. Kaynakların verimli kullanılması su kadar, sulama uygulama ve sistemlerinde kullanılan elektrik, plastik malzeme, insan gücü vb. kaynakların kullanılmasını gerektirir. Proje kapsamında doğada bırakacağımız karbon ayak izinin de optimum miktarda tutulması gereklidir.

Aynı zamanda suyun verimsiz kullanımı karayolu üzerine su püskürtülmesi veya su sızması sorunlarına yol açarak trafik güvenliğini olumsuz etkileyecektir.

ZAMANLAMA ZORLUKLARI

Sulamanın bitkisel zorunluluklar nedeniyle gece, güneşin olmadığı zamanlarda yapılma gerekliliği, bir gece boyunca yapılacak peyzaj sulama miktarının, tanker ya da kamyonlar ile yapılacak sulamada son derece yetersiz kalacağı aşikardır. Ayrıca güvenlik problemlerinin bu karanlık saatlerde daha yüksek olması son derece yüksek ihtimal dahilindedir.

Tanker ve sulama kamyonlarının yetersiz kapasiteleri ile belediyelere ait geniş yeşil alanların yeterince sulanamaması, özellikle sıcak günlerde her gün sulama yapılmasını gerektiren bitkilerin, gerektiği şekli ile sulanamamasına neden olacak, peyzaj alanı için yapılan yatırımın ya da geri dönüşün planlanandan kötü sonuç ortaya koymasına neden olacaktır.

Aynı zamanda bu noktalarda ölçüsüz biçimde uygulanan sulama suyu miktarı, bitkilerin talebinden fazla olmasıyla bitkinin su tarafından boğulmasına, homojen olmayan sulama nedeniyle az ya da fazla ıslatılmış bölgelere ve karayoluna gereksizce akan suya neden olabilecektir.

GÜVENLİK ZORLUKLARI

Birçok refüj sulaması, büyükşehir veya ilçe belediyelerinin şehrin en işlek caddelerinin en az bir şeridini kapatarak peyzaj alanına su götüren kamyon ve sulama tankerlerini kullanılarak yapılmaya devam edilmektedir. Bu caddelerin şeritlerinin trafiğe kapatılması trafik sorunu, güvenlik sorunu ve kaynakların verimsiz kullanımı sorununu ortaya çıkarmaktadır. Aynı zamanda belediyenin insan iş gücünü de verimsiz kullanarak sürücü, sulama yapan görevli, trafik güvenliği için bayrak ya da kuka yerleştiren görevliler gibi personelin de bu işlerde verimsiz kullanılması, tehlike ve riske atılması, araç yakıt israfı, amortisman, kira gibi masraflara yol açmaktadır.

PEKİ, NE YAPILABİLİR?

Peyzaj Dizaynı

Dış mekan su verimliliği peyzajın kendisiyle başlar. Toprak, eğimler, dikimler ve yeşilliklerin yerleştirilmesi, çok su kullanılan bir peyzaj ile sulama verimsizliği arasındaki farkı yaratabilir.

Saha Hazırlığı

Yerel bitki örtüsüne ait bitkilerin kullanılması ve mümkün oldukça doğal toprakların bulunması gerekmektedir, bu sayede normal yağışlara ek olarak çok az sulama suyuna ihtiyaç duyulacaktır.

Uygun şekilde derecelendirme ya da teraslama yaparak, peyzajdaki dik yamaçlardan yüzey akış potansiyeli azaltılmalıdır. Peyzaj tasarımında eğimlerden kaçınılamıyorsa, stabilizasyon sağlamak ve erozyonu önlemek için derin kök bölgelerine sahip bitkiler kullanılmalıdır.

Peyzaj alanı kurulmadan önce, toprağın suyu tutacak uygun şekilde yenilendiğinden, işlendiğinden ve konumlandırıldığından emin olunmalıdır. Çimin kullanıldığı yerlerde, etkili kök bölgesinde suyu kolayca emebilen ve tutabilen en az 15 cm derinliğinde iyi işlenmiş toprak bulunmalıdır.

 

Bitki Seçimi

Belirli bir alanda en uyumlu şekilde eşleşen saha koşulları ve bitki türleri değerlendirilmelidir. Aynı sahada kullanılacak bitkiler, toprak tipi istekleri, güneş ve rüzgara maruz kalma durumları, buharlaşma oranları gibi faktörlerde birbirine yakın özelliklere sahip olmalıdır.

 

Peyzaj alanına mümkün olduğunca gölge ağaçları dahil edilmeli veya büyük gölgeli ağaçların yanında oluşturulmalıdır. Gölgeli alanlar tipik olarak doğrudan güneşe maruz kalan alanlara göre daha az ek sulama suyu gerektirir. Hidro bölgeleme veya benzer sulama ihtiyaçları olan bitkileri birlikte gruplama uygulaması yapılabilir. Örneğin, çim alanlar ve çalılık alanlar, farklı su ihtiyaçlarını karşılamak için her zaman farklı sulama bölgelerine ayrılmalıdır.

Kaldırım ve cadde aralarında dar genişliğe sahip çim şeritleri yerleştirmekten kaçınılmalıdır çünkü bu alanların bakımı ve verimli bir şekilde sulanması zor, hata yapılma durumunda toleransları düşüktür. Bitki havuzlarının suyu doğal yağıştan, sulama ekipmanlarından, kara yollarından ve kaldırımlardan gelen yağmur suyunu tutmak için tasarlanmış ve uyarlanmış eğimlere sahip uygun dikimleri içermelidir.

Sulama

Ülkenin birçok yerinde tek başına yağışlarla yaşayabilecek bir peyzaj tasarlamak çok mümkün olmasa da peyzaj sağlığı ve estetik özellikleri korumak için daha çok sulamaya ihtiyaç duyabilir ürünleri kullanmak zorunda kalınabilinir. Sulama suyu kullanımını azaltmanın anahtarı, sulama yapmayı tamamen ortadan kaldırmak yerine verimli sulama uygulamalarını verimli teknolojilerle birleştirmektir.

Alana uygulanan suyun miktarını ölçmek için ayrı bir sayaç takılmalıdır. Bu sayede atık su maliyetleri azaltabilir ve boru patlamaları kaynaklı sızıntıların daha hızlı tespit edilmesi sağlanabilir.

Sulama ekipmanını kurarken, Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) verimlilik ve performans kriterlerini karşılamak için bağımsız olarak onaylanmış WaterSense – Suya Duyarlı etiketine sahip sulama kontrol üniteleri ve sprinkler başlıkları kullanılabilir. Bu ürünler su verimliliğini artırabilir, su maliyetinden tasarruf sağlayabilir, bakım maliyetlerini azaltmaya yardımcı olabilir ve karayolu güvenliğini sağlayabilir. Bu özelliğe sahip sulama kontrol üniteleri ne zaman ve ne kadar sulama yapılacağını belirlemek için yerel hava ve arazi koşullarını kullanırlar.

Toprak nemine dayalı kontrol teknolojileri, nemi ölçmek için toprağa eklenebilir ve sulamayı düzenler, böylece toprak nemi belirli bir eşiğin altına düşmeden ya da belirli bir eşiği üzerine çıktığında sulama gerçekleşmez. Yeterli yağış dönemlerinde sulamanın yapılmasını önlemek için yağmur algılama teknolojisine sahip yağmur sensörleri kurulabilir.

Su yönetiminin çeşitli iletişim araçlarıyla birden çok yerde birden fazla sulama sistemini merkezi olarak çalıştırmasını ve yönetmesini sağlamak için sulama kontrol ünitelerinin merkezi kontrol sistemleri ile yönetilmesi sağlanabilir. Yağmurlama sulamada yüksek su tüketimine sahip sprey başlıklar yerine döner nozul ya da rotator tip başlıklar veya mikro sulama yöntemleri kullanılabilir.

Peyzaj sulama başlıkları genellikle sprinkler nozulu için önerilenden daha yüksek basınçta olduğu yerlerde kurulmuştur, bu nedenle aşırı akış, sisleme ve eşit olmayan kapsama ile sistem verimsizliklerine neden olur. Bütünleşmiş basınç regülasyonuna sahip sprinkler gövdeleri peyzaj alanı boyunca daha homojen su dağılımı sağlamak için sprinkler nozulunda sabit bir akış sağlayabilir. Çek valfli sprinkler başlıklar kullanılarak, sulama sonrası borularda kalan suyun tutulmasını sağlanabilir ve yüzeye bırakılması önlenebilir.

Sulama, Trafik Kazaların Nedeni Değildir!

Özetle, ülkemizde, karayollarında sulama suyu akması, çok sayıda kazada maddi ve manevi zararlara yol açmış, birçok vatandaşımız maalesef bu kazalarda canlarını kaybetmiştir. Ancak yapılan yanlış; suçlunun sulama suyu kaynaklı olduğu yanılgısıdır. Doğru yapılan uygulamalarda bu sorunların üstesinden gelinebilmektedir.

Örneğin;

  • Alanın ölçülerine uygun sulama sprinkler ve başlıklarının kullanılması, atış mesafesi ve açı ayarlarının taşıt ve yaya yollarını ıslatmayacak şekilde düzenlenmesi,
  • Daha düşük su uygulama oranlarına sahip döner nozul ve rotator sprinkler başlıkların tercih edilmesi,
  • Dış etkilerden ve Vandal uygulamalardan korunmak için başlıklar yetkisizce kurcalandığında su atış yönü ve açısını koruyan açı hafızalı ürünler tercih edilmesi,
  • Yüksek su basıncına sahip sulama uygulamalardan kaçınılması, basınç düşürücü ekipmanların kullanılması,
  • Elle, arazöz, tanker ve benzeri insan kaynaklı hatalara açık, kontrol edilmesi zor ve güvenlik tertibatı olmayan ilkel sulama metodlarının tercih edilmemesi,
  • Sulamayı yerel ya da mümkünse merkezi olarak kontrol eden, sulama sürelerini ve miktarını alanda ihtiyaç duyulan seviyede yapılmasına olanak tanıyan sulama kontrol üniteleri ile yapılması,
  • Yağmurlu, rüzgarlı havalarda sulama yapılmasını otomatik olarak önleyici sensör ekipmanları yerleştirilmesi,

 

gibi günümüz teknolojisiyle basit, ucuz, efektif ve çevre dostu ufak önlemlerle üstesinden gelinmesi çok kolay bir sistem haline gelmektedir. Tüm bu uygulamaların doğru şekilde yapılması, peyzaj alanında gerekli sulama suyunun sağlanmasına rağmen karayolları için güvenlik çekincelerin ortaya çıkmamasını sağlayabilecektir.

Sonuç

Sağlıklı yerleşim yerleri ve ekonomik canlılık için çabalayan topluluklarda, çevre düzenlemesi ve peyzaj kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmiştir. Sonradan oluşturulmuş peyzaj alanlarının kentsel yolların çevresine yerleştirilmesi, genellikle ulaştırma yetkilileri tarafından bir güvenlik riski olarak algılanmaktadır. Ancak yol kenarı peyzajına sahip olmanın birçok toplumsal yararı vardır ve şehir planlamacıları yol kenarı peyzajını teşvik etmektedir.

Refüj peyzajının karayoluna entegrasyonu, çevredeki topluluk için gelişmiş mülk değeri, çevresel faydalar ve iyi bilinen estetik iyileştirmeler dahil olmak üzere birçok avantaj sunmaktadır. Aynı zamanda yurtdışında yapılan çalışmalar, refüj peyzajının sadece estetik amaçlı değil sürücü ve yaya psikolojisi, trafiğin doğal akışının kontrolü, uygun ve limitlenmiş sürüş hızları sağlaması ve arzu edilen trafik davranışlarını harekete geçiren sosyal etkileşimleri teşvik etmek için yol koridoru içinde düzenlenebileceğine dair teoriler üzerinde çalışmaktadır. Doğru bir dizayn, saha hazırlığı, bitki seçimi, sulama ve bakım ile refüj peyzajı, verimli ve güvenilir biçimde ve kimse zarar görmeden yapılabilir.

 

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz