Süs bitkileri insanların manevi duygularına hitap eden, göz zevkine yönelik olarak yetiştirilen bitkilerdir. Süs bitkileri kavramı genel bir ifade olmakla beraber, iç mekân süs bitkileri, dış mekân süs bitkileri, kesme çiçekler ve doğal çiçek soğanları şeklinde alt gruplara ayrılmaktadır (Gürsan, 2002). Dış mekân süs bitkileri üretimi ülkemizde toplam süs bitkileri üretimi içerisinde yüzde 70’lik bir paya sahiptir (TÜİK, 2018). Dış mekân süs bitkileri, park alanları, bahçeler, yeşil alanlar, yol kenarları ve metropoller gibi yerlerde kullanımı amaçlanan bitkilerdir.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de süs bitkileri yıllar içerisinde hızla gelişerek küresel piyasada kendine yer edinmiştir. Dış mekân süs bitkileri 1990’lı yıllarda ülkemizde sadece Tarım ve Orman Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından üretilmiş olup, o yıllarda çok az miktar özel sektör tarafından yetiştirilmiştir (Söğüt ve Emeksiz, 1992). Ancak yıllar içerisinde yetiştirilen tarım ürünleri içerisinde kendine önemli bir yer bulan süs bitkileri sektörü artık birçok belediyenin yanı sıra özel sektörde de kendine yer edinmiştir. Ülkemizde turizm alanlarının gelişmesi ve kentleşme ile birlikte süs bitkilerine olan talep, her geçen gün artmaktadır (Yazgan ve ark., 2005).

Ülkemizde dış mekân süs bitkilerinin üretim alanı ve miktarı bakımından Marmara ve Ege Bölgeleri önde gelmektedir. Marmara Bölgesinde İstanbul, Ankara ve Bursa gibi metropol şehirlere yakınlığı sebebiyle, Sakarya ve Yalova illeri üretim sektörü için çok önemli bir konumdadır. Ege Bölgesinde İzmir, Akdeniz Bölgesinde Mersin, Karadeniz Bölgesinde Samsun sektörün lider sayılan illeridir (TÜİK, 2019).

Şekil-1: Saksıda dış mekân süs bitkisi yetiştirilen bir üretim alanı

Dış Mekân Süs Bitkileri Yetiştiriciliğindeki Başlıca Sorunlar

Süs bitkileri, hassasiyet gerektiren bir bitki grubu olduğu için yetiştiricilik yapanlar hem üretim alanı hem de nitelikli personel bulmakta zorlanmaktadır. Yetiştiricilik aşamasında hastalık, zararlı, yabancı otlar ile ilgili sorunlar üretimi önemli ölçüde zorlaştırmaktadır. Üretilen süs bitkilerinin pazarlaması sektörde üretimi zorlayan başlıca unsurlardan biridir (Gülgün, 2015). Bölgesel olarak değişmekle birlikte küçük üreticilerin birçoğu eski çiftçi olduğu için süs bitkileri yetiştiriciliği konusunda hem tecrübesiz hem de yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerden oluşmaktadır. Yetiştiricilerin en büyük sorunlarından bir tanesi de yeteri derecede tarım makinalarının kullanılamamasıdır. Tarım alanlarında olduğu gibi süs bitkileri üretiminde de tarım ilacı, gübre ve tarım makinalarının birçoğu ithal edildiği için kur fiyatlarından kaynaklanan girdi maliyeti sorunları yaşanmaktadır (Hekimoğlu ve Altındeğer, 2019).

Süs bitkileri üretiminde yabancı otlar, süs bitkilerine uyguladıkları baskıyla birlikte gelişmeyi olumsuz etkilemesi, kimyasal ilaç ve gübrelerin daha fazla kullanılmasına neden olması ve ekstra iş yükü gerektirmesiyle üretimde ciddi sorunlara yol açmaktadır. Mekanik mücadele yapılamadığı için saksılı üretim alanlarında yabancı otlarla mücadele, toprak üstünde yapılan (repikaj) üretime göre daha zahmetli ve masraflı bir iş haline gelmektedir. Saksılı üretim alanlarındaki yabancı otları yok etmek amacıyla elle yolma yapan üreticiler, ihtiyaç duyulan işgücü için sürekli olarak ek personel çalıştırmaktadırlar (Kıvraklar, 2017).

Dış Mekân Süs Bitkilerinde Yabancı Ot Sorunları ve Çözüm Yolları

Dış mekân süs bitkilerinde toprak üzerinde yapılan yetiştiricilik ile saksıda yapılan yetiştiricilik arasında üretim tekniğine bağlı olarak yabancı ot mücadelesinde önemli farklılıklar vardır. Toprak üzerinde yetiştirilen süs bitkilerinde yabancı ot mücadelesi, seçici olmayan herbisitlerin uygulanabilmesi nedeniyle saksılı süs bitkileri yetiştiriciliğine göre çok daha kolaydır. Yetiştirilen bitkilerin arasındaki mesafeye göre değişmekle birlikte tarım makinaları kullanımı ve tarım ilacı uygulamaları oldukça pratiktir. Yine de aynı uygulamaların sürekli yapılması çeşitli sakıncalar doğurmaktadır. Dış mekân süs bitkilerinin üretim bahçelerinde oldukça yaygın ve yoğun olan yabancı otlara karşı üreticilerce yaygın olarak kullanılan Glyphosate etkin maddeli herbisitlerin, aynı alanlarda sürekli kullanılmaları nedeniyle bazı yabancı ot türlerini yeterince kontrol edemediği bilinmektedir. Saksılı üretimde yabancı ot mücadelesinde mekanizasyon yapılamadığı için elle yolma oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak işçilik gerektiren bu yöntem, işletme masraflarını önemli ölçüde yükseltmektedir.

Özellikle saksılı üretim alanlarında sorun olan yabancı otları baskı altına alarak mevcut sorunları azaltmak, bazı malç materyallerini kullanarak mümkün olabilmektedir. Malçlama tabiri, toprak yüzeyinin ışık geçirmeyen bir materyal ile örtülmesi işlemi olarak tanımlanabilir (Sevgican, 1999). Malç materyalleri kültür bitkilerine zarar vermeden sadece yabancı otlara etki ederek verim ve kalite artışına sağlamaktadır. Malçlama başarılı bir yabancı ot kontrol yöntemi olduğu gibi, bitkisel üretimde önemli bir bileşendir. Malçlama; topraktan buharlaşma yoluyla su kaybını azaltır, toprak sıcaklığını korur, toprağı dona karşı korur, erozyonu önler, topraktaki organik madde miktarını artırır, organik malçların birçoğu topraktaki mikroorganizma faaliyetlerini artırır, bitki köklerinin daha iyi gelişmesini sağlar, ürün kalitesini ve verimini artırır (Kitiş, 2011). Malçlama daha çok süs bitkileri gibi katma değeri yüksek olan bitkilerin üretim alanlarında ya da kimyasal ve mekanik yöntemlerin uygulanması ile ilgili sorunların olduğu alanlarda tercih edilmektedir. Diğer bazı tarım alanlarında olduğu gibi, süs bitkileri üretim alanlarında bölgedeki uygun tarımsal atıklardan elde edilmiş malç materyallerinin kullanımının yanı sıra polietilen (PE) örtü, polivinil klorür (PVC) renkli plastik materyaller, taş vb. gibi inorganik malç materyalleri de kullanılmaktadır (Küçükyumruk, 2006).

Toprak yüzeyi 8-10 cm kapatılarak yapılan malçlama ile birlikte yabancı otların güneş ışığını alması engellenerek yabancı otlar baskı altına alınabilmektedir. Kullanılacak malç materyalleri olarak organik ve inorganik malçlar tercih edilebilir. Yetiştiricilik yapılan bölgedeki duruma göre; buğday samanı, fındık kabuğu, fındık zurufu, yer fıstığı kabuğu, ağaç talaşı, istiridye kabuğu, kavuz, yaprak, bitki sapları gibi doğal olarak bulunan bitki atıklarından malç materyali elde etmek mümkündür. İnorganik malç materyali olarak da toprağın hava ve ışık ile temasını kesebilecek olan polietilen örtü, plastik materyaller, perlit, kaba kum gibi materyaller de kullanılmaktadır (Kitiş, 2011).

Şekil-3: Malç olarak kullanılan kumaş örtü ve buğday samanı

Üretimin 1/3’ünü sağlaması ile Marmara Bölgesi dış mekân süs bitkisi üretiminde önemli bir paya sahip olan Sakarya ilindeki saksılı üretim alanlarında yabancı ot en önemli sorun olarak görülmektedir ve işletmeler yabancı otları aldırmak için işçi çalıştırmaktadır. Bu alanlarda mücadele etmek zor ve maliyetlidir. Düzce Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü’nün desteği ile Doç. Dr. Z. Filiz ARSLAN danışmanlığında araştırmacı Salih İNAN tarafından “Dış Mekân Süs Bitkilerinde Sorun Olan Yabancı Otlara Karşı Bazı Bitkisel Atıkların Malç Olarak Kullanım Olanakları” adlı bir çalışma yürütülmüştür. Bu çalışma kapsamında bazı dış mekân süs bitkilerinin yetiştirildiği saksılı üretim alanlarında siyah naylon ile bölgenin bitkisel atıkları olan fındık zurufu, fındık kabuğu, mısır sapı, buğday samanı, ağaç cipsi materyallerinin yabancı otlara etkisi araştırılmış olup siyah naylon, fındık kabuğu uygulamaları yabancı ot mücadelesinde daha etkili bulunmuştur.

Şekil-4: Taflan ve Leylandi saksılarına uygulanan fındık kabuğu, siyah naylon ve ağaç talaşı malçları.

Sonuç

Yabancı otlar süs bitkileri ile rekabet ederek süs bitkilerinin büyümesini engeller, bunun sonucu olarak bitkilerin kalitesini ve pazar değerini düşürürler. Dış mekân süs bitkileri üretilen saksılarda sorun olan yabancı otlara karşı elle yolma işlemi oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Elle ot aldırmanın işçilik masraflarını artırması sebebiyle, yabancı otlar işletmeler tarafından önemli bir sorun olarak görülmektedir. Elle ot almaya alternatif olarak hem iş gücü kolaylığı hem de süs bitkilerinin gelişmesine olumlu etkileri nedeniyle malçlama tekniği, diğer bitkisel üretimlerde olduğu gibi dış mekân süs bitkileri yetiştiriciliğinde de kullanılmaya başlanmıştır. Saksılı üretim alanlarında sentetik, bitkisel atıklar vb. materyallerle malçlama uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.

Kaynaklar

Gülgün B. 2015. Dünyada ve Türkiye’de Süs Bitkilerine Genel Bakış, Problemler ve Çözüm Önerileri. Türkiye Tohumcular Birliği Dergisi, 14, 4-11.

Gürsan K. 2002. Türkiye süs bitkileri sektörünün genel durumu. II. Ulusal Süs Bitkileri Kongresi, (22-24 Ekim 2002), Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü, 1, Antalya.

Hekimoğlu B., Altındeğer M. 2019. Süs Bitkileri Sektör Raporu. Samsun Valiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü.

Kıvraklar M.K. 2017. Dış Mekan Süs Bitkileri Üretim İşletmelerinde Maliyetleme ve Raporlama, Doktora Tezi, Sakarya Üniversitesi İşletme Enstitüsü, İşletme Bölümü, 26s.

Kitiş Y.E. 2011. Yabancı Ot Mücadelesinde Malç ve Solarizasyon Uygulamaları. GAP VI. Tarım Kongresi, 09–12 Mayıs 2011, Şanlıurfa.

Küçüktumruk C. Kelen M. 2006 Organik Tarımda Malç kullanımı. Türkiye 3. Organik Tarım Sempozyumu, 1-4 Kasım 2006 Yalova. Poster Bildiri, 427-440 s.

Sevgican A. 1999. Örtü Altı Sebzeciliği, Cilt:1. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, Yayın No: 528, s. 302, İzmir.

Söğüt Z., Emeksiz Ö.F. 1992. Türkiye'de Süs Bitkileri Üretim ve Ticaretinin Yapısı ve Gelişimi ile Avrupa Topluluğuna Uyum için Gerekenler.  Türkiye I. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi , (İzmir, Turkey), 723-728.

TÜİK 2018. Türkiye İstatistik Kurumu web sayfası (www.tuik.gov.tr)

TÜİK 2019. Türkiye İstatistik Kurumu web sayfası (www.tuik.gov.tr)

Yazgan M.E., Korkut A.B., Barış E., Erkal S., Yılmaz R. Erken K., Özyavuz M. 2005. Süs Bitkileri üretiminde gelişmeler. Ziraat Mühendisleri Odası Teknik Kongresi, 3-7.

Bu Gönderiyi Sosyal Medyada Paylaş

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz